İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/27 E. 2025/791 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/27
- Karar No
- 2025/791
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/27 Esas KARAR NO : 2025/791 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/09/2022 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 Mahkememizin 2022/652 Esas, 2023/196 Karar, 23/03/2023 tarihli kararı, İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar,30/12/2024 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 10.01.2019 tarihinde ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına istinaden ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat sayılı dosyası ile takip borçlusu ... Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik olarak mahallinde haciz işlemleri tesis ettiğini ve borçlu şirket ile aynı binada faaliyette bulunan müvekkili ... Şti.'nin de mallarına üçüncü şahıs olarak istihkaklı haciz tatbik edildiğini, müvekkili şirket malları üzerinde tesis edilen haciz işlemine karşı istihkak davası açıldığını, ... 29. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile davayı kabul ettiğini, dava dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile haczedilen mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğu ve borçlu ...Ltd. Şti. ile bir ilgisinin bulunmadığının tespit edildiğini ve istinaf kararı ile de yerel mahkemenin kararının onandığı ve kesinleştiğini, müvekkili şirket tarafından açılan istihkak davası devam ederken ... A.Ş.'nin, 21.02.2019 tarihinde ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyası uyarınca müvekkilinin iş yerine gelerek 10.01.2019 tarihli haciz tutanağı ile haczedilen malların muhafazasına başladığını, müvekkilinin muhafaza yapılması halinde ticari faaliyetinin devam ettirme imkanı bulunmadığından yine 21.02.2019 tarihinde haciz sırasında yapılan protokolü haciz ve muhafaza baskısı altında imzalayarak dosya borcunu protokol uyarınca düzenlenen senetlere istinaden ödeyeceğini taahhüt ettiğini, söz konusu taahhütün haciz ve muhafaza baskısı ile alındığından hukuken geçerli olmadığını, müvekkilinin senetlerin icra takibine konu edilmeye başlanması üzerine, davalıya elden ve havale/eft olmak üzere toplam 35.324,34-TL ihtirazi kayıtlı olarak ödemeler yaptığını, haciz ve muhafaza baskısı ile müvekkiline imzalattırılan senetler ve protokole istinaden yapılan ödemelerin iradi olmadığını ve meşru bir hak ve alacağa dayanmadığını beyanla davanın kabulünü, davalının sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olan 35.324,34-TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 17.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının takip borçlusu olmadığını, hacizde istihkak iddia eden 3. Şahıs olduğunu ve haciz tehdidi altında kalarak ödeme yaptığını beyan ettiğini, bu nedenle davanın istirdat davası olarak görülmesi gerektiğini, işbu davanın sebepsiz zenginleşme davası olarak görülmesi halinde ise taraf sıfatlarının bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, davanın taraflarına değil icra takip borçlusuna yönlendirilmesi gerektiğini, haciz baskısı altında ödeme yapıldığı hususunun gerçeğe aykırı olduğunu davacının kendi irade beyanı ile ödemeyi yaptığını, davacı ile ... 31. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yönelik karşılıklı anlaşmaya varılarak protokol imzalandığını, davacının işbu icra dosyası borcuna yönelik kendi rızası ile protokol ile senetler verdiğini ve ödeme yaptığını, davacının protokoldeki ve senetlerdeki imzasına yönelik itirazının da bulunmadığını, davacının davasında, haciz baskısı altında kalarak baskı senetler verdiğini ve akabinde de ödeme yaptığını iddia ettiğini ancak haciz tehdidi ve baskısı altında kalınarak senet imzalanması durumunda dahi TBK. 38. maddede yer alan korkutma sebebi sayılmadığını ve senetteki irade sakatlığını oluşturmadığını, ayrıca gerçekleştirilen haciz işleminin yasaya ve usule uygun olduğunu, borçlu ile davacı arasında fiili ve organik bir bağ bulunduğunu, kısaca davaya konu somut olayda sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığını, davanın taraflarına yöneltilmemesi gerektiğini, haciz tarihlerinin 10.01.2019 ile 21.02.2019 tarihleri olduğunu, ödeme tarihinin ise 01.07.2019 tarihi olduğunu, davacının protokol ile kendi rızası sonucu ödeme yaptığını, haciz baskısı gibi bir durum söz konusu olmadığını beyanla davanın usulden ve esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizin 2022/652 Esas, 2023/196 Karar, 23/03/2023 tarihli kararı ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafça istinaf yoluna gidilmiş, İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar,30/12/2024 tarihli ilamı ile; " Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin alacaklı sıfatıyla dava dışı borçlu ... Şti. aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiği, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası üzerinden takip borçlusunun adresine hacze gelindiği, 10.01.2019 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde ; alacaklı vekilinin K: 2 deki ... LTd. Şti'ne gidi- lerek haciz yapılmasını istediği, K: 2'ye çıkıldığında burada kendilerini ...'nun karşıladığı ,vergi levhasını gösterdiği, alacaklı vekilinin "sunulan vergi levhasında kapı no: ... olaark gözükmekte olup tüm binayı kapsamaktadır. Kaldı ki borçlu ...Şti. de her ne kadar ticaret sicilinde 3. Katta gözükse de birinci katta faaliyetini sürdürmektedir. Apartman girişindeki levhada boydan boya büyük harflerle ve tüm binayı kapsayacak şekilde ... Şti. Levhası bulunmaktadır. Mahalde haciz talebim vardır" şeklinde beyanda bulunduğu, kararın esas icra dairesi tarafından değerlendirilmesi kaydıyla; borçlu şirket ile aynı binada faaliyette bulunan davacı ... Ltd. Şti.'nin mallarına da haciz işlemi yapıldığı, davacı şirket temsilcisi tarafından "borçlu firma ile organik bağlarının bulunmadığı,haczi yapılan malların kendilerine ait olduğu" beyan edilmesine rağmen alacaklı davalı vekilinin talebi doğrultusunda haciz işlemi yapıldığı, mahcuz maların yedi emin olarak ...'ya bırakıldığı, Bilahare davacının İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı istihkak davasında "davacı şirket ile takip borçlusu arasında organik bağın bulunmadığı, haciz işlemi yapılan dava konusu malvarlığının davacıya ait olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, Bundan başka, 21.08.2019 tarihli protokol gereğince, dava dışı kişinin ... 31. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen borcuna mahsuben davacı şirket tarafından 6 adet senet düzenleyerek davalıya verildiği, daha sonra bu senetlerin takibe konulduğu ve davacı tarafça ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Gelinen noktada, icra takibinin davacı şirket adına yapılmamış olması, başka bir deyişle davacının icra dosyasının borçlusu konumunda bulunmaması davanın istirdat davası olmaması yönünden ayırıcıdır. Çünkü yukarıda da izah edildiği üzere, istirdat davalarında icra takibinin borçlusu, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı mallarının muhafaza altına alınmasını engellemek adına dosya borcunu ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü açısından sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun tespiti önem kazanmaktadır. Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle, ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun ödeme tutarı miktarınca borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de; davacı bu ödemeyi asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla yapmış, sonuçta yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nda yapılan görüşmeler sırasında; davacının icra dosyasına parayı yatırmasıyla zenginleşenin dava dışı asıl borçlu olduğu, davalı alacaklının zaten varolan alacağını aldığı, bu sebeple sebepsiz zenginleşme davasının davalısı olamayacağı, direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Bu bilgiler ışığında, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan davada, sebepsiz zenginleşenin takip alacaklısı durumundaki davalı olduğu ve davalıya husumet düştüğü tartışmasızdır. Buna göre , taraflarca gösterilen tüm delillerin celbi, yapılacak yargılama sonunda dosya kapsamına göre hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar tesisi gerekirken davanın husumet yönünden reddi isabetsiz olmuştur." denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile ... 29. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, davacı ve dava dışı ...Firmasının vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 28/08/2025 tarihli raporda; dosya kapsamı tetkik edildiğinde taraflar arasındaki ihtilaf uyuşmazlık konusunun; davacı Simal ile dava dışı takip borçlusu ... şirketleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, mal yada demirbaş devri olup olmadığı, çalışanlarının aynı olup olmadığı ve yine şirket ortaklarının aynı kişiler olup olmadığının tespitiyle ticari münasebetlerinin irdelenerek birbiriyle irtibatlı şirketlerden olup olmadığının tespiti ile arasındaki organik bağ bulunup bulunmadığı, cebri icra tehdidi iddiası kapsamında davalı alacaklının sebepsiz zenginleşme durumunun incelenmesi suretiyle dava tarihi itibariyle alacaklılık borçluluk durumunun mali inceleme yapılmak suretiyle tespiti hususunda toplandığı, davacı ... Şti. 6102 sayılı TTK.m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına tabi olduğu, davacının 2018-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin kağıt ortamda tutulduğu defterlerin açılış tasdikinin kanuni süresi içerisinde yaptırıldığı tespit edildiği, davacı tarafça 2019 yılı ticari defterleri tarafıma sunulmamış, diğer yıllara ait defterlerde ise kapanış tasdikleri sunulmadığı, ticari defterlerin bu haliyle davacı lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı takdirinin Mahkemede olduğu, davacının Simal ile dava dışı takip borçlusu ... şirketleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı; Davacı ... ile dava dışı ... firmasının haciz tarihi itibariyle yalnızca ticari merkezlerinin ...adresi olduğu tespit edildiği, netice itibariyle takdirin Mahkemeye ait olmak üzere davacı ... ile dava dış ...’ ın aralarında organik bağ olduğuna dair somut herhangi bir delil bulunmadığı, mal ya da demirbaş devri olup olmadığı; davacı tarafça sunulan ticari defterler incelendiğinde herhangi bir mal ya demirbaş devrine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, çalışanlarının aynı olup olmadığı ve yine şirket ortaklarının aynı kişiler olup olmadığının tespiti; Mahkeme tarafından celp edilen yazı ekinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen davacı ... ve dava dış ... firmasına ait 2019 yılı personel listeleri karşılaştırıldığına şirketlerde ortak bir personel bulunmadığının görüldüğü, raporun 6.2. ve 6.3. bölümlerinde görüleceği üzere her iki şirket ortaklarının tamamen farklı kişiler olduğu tespit edildiği, ticari münasebetlerinin irdelenerek birbiriyle irtibatlı şirketlerden olup olmadığının tespiti; Dosya içeriğinde ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde incelemeler yapılmış olup; davacı şirketin ticari defterlerinde dava dışı ... Şti. ile herhangi bir ticari alışverişi bulunmadığı, cebri icra tehdidi iddiası kapsamında davalı alacaklının sebepsiz zenginleşme durumunun incelenmesi suretiyle dava tarihi itibariyle alacaklılık borçluluk durumu; davacı şirketin haciz baskısından kurtulmak amacıyla ...31. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına ilişkin olarak ödemesi gereken tutarın kapak hesabı aşağıdaki gibi olup toplamda 35.324,34 TL ödemesi gerektiği, davacı ... tarafından bu tutarın 19.870,00 TL’ lik kısmının 27.06.2019 tarihinde kalan 15.454,34 TL’ lik kısmının ise 01.07.2019 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir. Sayın Mahkemece davalı alacaklının sebepsiz zenginleştiği ve davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılması halinde davacı tarafça ... 31. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına 35.324,34 TL ödeme yaptığı dolayısıyla davacının 35.324,34 TL alacaklı olabileceğinin tespit edildiği, Mahkeme tarafından verilen görevlendirme kararında davacı tarafça cebri icra baskısıyla ödenen tutarın dava tarihindeki değerinin tespiti istenmiş olup paranın zaman değeri kavramı da dikkate alınarak 01.07.2019 tarihinde 35.324,34 TL tutarında yapılan ödemenin 29.09.2022 dava tarihindeki değerinin ¸şeklinde olup 35.324,34 TL x % 149,71 = 52.884,56 TL, 35.324,34 TL + 52.884,56 TL= 88.208,90 TL2019 yılının Temmuz ayında 35.324,34 TL olan parasal değer 2022 yılının Eylül ayında 88.208,90 TL olduğu, netice itibariyle Mahkemece davacının alacağının kabulü halinde davacının cebri icra baskısı nedeniyle 01.07.2019 tarihinde toplamda 35.324,34 TL ödeme yaptığı, Mahkemenin görevlendirme kararına istinaden paranın zaman değeri de dikkate alındığında davacının 01.07.2019 tarihinde ödemiş olduğu 35.324,34 TL’ nin dava tarihi olan 29.09.2022 tarihi itibariyle 88.208,90 TL olabileceği belirtilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, BAM Karar ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin alacaklı sıfatıyla dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiği, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat sayılı dosyası üzerinden takip borçlusunun adresine hacze gelindiği, 10.01.2019 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde ; alacaklı vekilinin K: 2 deki ... LTd. Şti'ne gidilerek haciz yapılmasını istediği, K: 2'ye çıkıldığında burada kendilerini ...'nun karşıladığı ,vergi levhasını gösterdiği, alacaklı vekilinin "sunulan vergi levhasında kapı no: 36-38 olaark gözükmekte olup tüm binayı kapsamaktadır. Kaldı ki borçlu ...Tic. Ltd. Şti. de her ne kadar ticaret sicilinde 3. Katta gözükse de birinci katta faaliyetini sürdürmektedir. Apartman girişindeki levhada boydan boya büyük harflerle ve tüm binayı kapsayacak şekilde ... Ltd. Şti. Levhası bulunmaktadır. Mahalde haciz talebim vardır" şeklinde beyanda bulunduğu, kararın esas icra dairesi tarafından değerlendirilmesi kaydıyla; borçlu şirket ile aynı binada faaliyette bulunan davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin mallarına da haciz işlemi yapıldığı, davacı şirket temsilcisi tarafından "borçlu firma ile organik bağlarının bulunmadığı,haczi yapılan malların kendilerine ait olduğu" beyan edilmesine rağmen alacaklı davalı vekilinin talebi doğrultusunda haciz işlemi yapıldığı, mahcuz maların yedi emin olarak ...'ya bırakıldığı, Bilahare davacının İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı istihkak davasında "davacı şirket ile takip borçlusu arasında organik bağın bulunmadığı, haciz işlemi yapılan dava konusu malvarlığının davacıya ait olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, Bundan başka, 21.08.2019 tarihli protokol gereğince, dava dışı kişinin ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen borcuna mahsuben davacı şirket tarafından 6 adet senet düzenleyerek davalıya verildiği, daha sonra bu senetlerin takibe konulduğu ve davacı tarafça ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu, davacının isteminin haciz tehdidi altında kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğu anlaşılmıştır. ... 29. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile davacı ... Şti.tarafından davalı ...A.Ş.... Ltd. Şti.adına açılan İİK'nun 97.maddesine göre istihkak davasında verilen ... Karar, 22/10/2020 tarihli kararı ile borçlu şirket ile 3. Kişi istihkak iddia eden şirket aynı adreste haciz tarihi itibariyle faaliyet yürütmesine rağmen haciz tutanağının incelenmesinde her iki şirketin aynı binada ama farklı katlarda faaliyet gösterdiği, ticaret sicil kayıtlarında her iki şirketin ortaklık yapısı, kuruluş tarihi ve faaliyet alanlarında farklı yapıda olduğu, bu durumun vergi kayıtları ile tevsik edildiği, her iki şirketin SGK kayıtlarına göre çalışanları arasında bir bağlantının olmadığı, ticari defterlerin incelenmesinde mahcuzların bir kısmının davacı şirketin envanterinde usulüne uygun olarak kaydedildiği görülmüştür. Her ne kadar her iki şirketin haciz adresi olan aynı binada faaliyet göstermesi neticesinde ispat yükü davacı tarafa verilmişse de celp edilen müzekkere cevaplarında ve ticari defterlerin incelenmesinde davacı taraf ile davalı - borçlu şirket arasında muvaazalı bir işleme veya organik bir bağa rastlanmadığından davacının davasını kanıtlamış olduğu görülmekle davanın kabulü ile bu mahcuz mallar üzerindeki hacizlerin İİK 97 ve 97/a maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verildiği, kararın 25/05/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan rapor ile dosya kapsamı tetkik edildiğinde; davacı ... Şti. 6102 sayılı TTK.m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına tabi olduğu, davacının 2018-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin kağıt ortamda tutulduğu defterlerin açılış tasdikinin kanuni süresi içerisinde yaptırıldığı tespit edildiği, davacı ... ile dava dışı ... firmasının haciz tarihi itibariyle yalnızca ticari merkezlerinin....adresi olduğu tespit edildiği, aralarında organik bağ olduğuna dair somut herhangi bir delil bulunmadığı, davacı tarafça sunulan ticari defterler incelendiğinde herhangi bir mal ya demirbaş devrine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen davacı ... ve dava dış ...firmasına ait 2019 yılı personel listeleri karşılaştırıldığına şirketlerde ortak bir personel bulunmadığının görüldüğü, her iki şirket ortaklarının tamamen farklı kişiler olduğu tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinde dava dışı ...Şti. ile herhangi bir ticari alışverişi bulunmadığı tespit edilmiştir. ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası içerisinde bulunan protokol incelendiğinde 21/02/2019 tarihli icra müdürlüğü dosyasına mahsuben ...'dan, 2.000,00 TL nakit ve 5.000,00 TL'lik 5 adet senet ve 3.500,00 TL'lik senet alındığı, bu senetlerden biri vadesinde ödenmediği takdirde diğerlerinin de muacceliyet kazanacağı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine gireceği, alınan senetlerin hiçbir icrai işlemleri durdurmayacağının dercedildiği anlaşılmış, yine icra müdürlüğü dosyasında alacaklı vekilinin talebi üzerine borçlu ...LTD.ŞTİ ye ait menkuller ... 4.İcra Müdürlüğünün...Tal. Sayılı Dosyasından 10.01.2019 tarihinde Haczedilmiş ve 3.Şahsın istihkak iddiasına İcra Mahkemesince Takibin Devamı kararı verildiği, borçlunun 10.01.2019 tarihinde haczedilen muhçuzlar ile borçluya ait başkaca borca yeter menkullerin haczedilerek muhafaza altına alınması için alacaklı vekilince 20.02.2019 tarihinde ... 4 İcra Müdürlüğünün ...Tal. Sayılı Dosyasına Talimat gönderilmesi talep ettiği ve yine icra Müdürlüğünün 21/02/2019 tarihli icra dairesi talimat gönderme yazısı ile yukarıda kayıt edilen borçtan dolayı 10.01.2019 Tarihinde yapılan hacizde istihkak iddiasında bulunulmuş ... 29. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. 2019/39 K. 01.02.2019 Tarihli kararı gereği takibin devamına karar verilmiş olmakla, 10.01.2019 tarihinde haczedilen mahcuzların muhafaza altına alınmasına borcu karşılamadığı taktirde, (İİK 97 ve 99. maddeleri dikkate alınarak) öncelikle talimat adresinin borçlu ve/veya borçlu şirkete ait olup olmadığın tespiti ile tespit neticesinin haciz zaptına dercedilmesine, borçluya ait olup olmadığının anlaşılması halinde alacaklı vekilinin haciz mahalinde talebi alınarak hacizde ısrarlı olup olmadığı sorularak talebin haciz zaptına şerh verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, davacı ... ile dava dışı ...firmasının haciz tarihi itibariyle yalnızca ticari merkezlerinin ...adresi olduğu tespit edildiği, aralarında organik bağ olduğuna dair somut herhangi bir delil bulunmadığı, davacı tarafça sunulan ticari defterler incelendiğinde herhangi bir mal ya demirbaş devrine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen davacı ... ve dava dış ... firmasına ait 2019 yılı personel listeleri karşılaştırıldığına şirketlerde ortak bir personel bulunmadığının görüldüğü, her iki şirket ortaklarının tamamen farklı kişiler olduğu tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinde dava dışı ... Ltd. Şti. ile herhangi bir ticari alışverişi bulunmadığı tespit edilmiş olup, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ... 4.İcra Müdürlüğünün ...Tal. Sayılı dosyasından 10.01.2019 tarihinde haczedilen muhçuzlar ile borçluya ait başkaca borca yeter menkullerin haczedilerek muhafaza altına alınması için alacaklı vekilince 20.02.2019 tarihinde ... 4 İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyasına talimat gönderilmesi talep ettiği ve yine icra Müdürlüğünün 21/02/2019 tarihli icra dairesi talimat gönderme yazısı ile borçlu adresine muhafaza için gidilmesi üzerine 21.02.2019 tarihli protokol gereğince, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen borcuna mahsuben davacı şirket tarafından 6 adet senet düzenleyerek davalıya verildiği, daha sonra bu senetlerin takibe konulması üzerine davacı tarafça haksız haciz tehdidi altında ödeme yapıldığı kanaatine varılarak neticeten Mahkememizce davanın kabulü ile davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 35.324,34-TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 35.324,34-TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.413,01-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 603,26-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.809,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 603,26-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 380,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.983,26TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 13/10/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır