İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/375 E. 2024/467 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/375
Karar No
2024/467
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/375 Esas KARAR NO :2024/467 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:05/06/2023 KARAR TARİHİ:01/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının "... Sk. No:18 Zemin ..." adresinde Kasap olarak faaliyet göstermekte iken dağıtım sistemine müdahale ederek harici hat üzerinden kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bu kapsamda kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen tahakkuka rağmen herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaçak olduğu iddia olunan elektrik kullanımından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira harici hat tesisatının kurulduğu ve kullanıldığı iddia olunan tarih aralığında işbu davaya esas iş yerinin müvekkili tarafından kullanılmamakta dava dışı kiracı tarafından işletilmekte olduğunu, müvekkilinin davaya esas iş yerinin maliki olmakla beraber kaçak elektrik kullanıldığı iddia olunan tarih aralığında ilgili taşınmazın müvekkili tarafından işletilmemekte olduğunu, mezkur taşınmazın fiili olarak elektrik ve inşaat alanı ile iştigal edilmek üzere kiraya verilmiş olup kira akdinin sona erdirilmesinin ardından yaklaşık bir yıl boyunca faaliyete kapalı halde bırakıldığını, müvekkilinin işletmesinde kullanacağı gerekli malzeme eksikliklerinin tamamlanması ve söz konusu kiracının geride bıraktığı faturaların ödenmesi amacıyla sigortalı olarak bir başka kurumda çalışmış ve bu nedenle davaya esas taşınmazda ancak bir yıl sonra mesleki faaliyetlerine başlayabilmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin ne kaçak elektrik tesisatının kurulduğu dönemde ne de kullanımın gerçekleştirildiği dönemde fiili olarak ilgili iş yerinde bulunmadığını, elektrik alanında uzman olan eski kiracının taşınmaz üzerinde gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlerden müvekkilin haberdar olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin, bir başka şahsın gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlerden dolayı sorumlu tutulması isteminin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı yan tarafından düzenlenen kaçak tahakkuk hesap haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı yan tarafından düzenlenen kaçak tahakkuk hesap bülteninde yer alan rakamlar astronomik düzeyde olduğundan alanında uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak elektrik kullanım miktarı belirlenmesi gerektiğini, içerisinde yalnızca bir derin dondurucu barındıran ve ilgili tarihlerde faaliyete kapalı halde bulunan taşınmazın belirtilen miktarda elektrik tüketiminde bulunması mümkün olmadığını, kesin suretle kabul anlamına gelmemekle beraber harici elektrik hat sistemi kurularak kaçak elektrik kullanımında bulunulması ihtimalinde dahi faal durumda bulunmayan bir işletmenin 87.882,82-TL tutarında elektrik kullanımında bulunulduğunun kabulünün abesle iştigal olduğunu, kaçak tahakkuk hesap bülteni geleceğe dönük düzenlenmiş olup herhangi bir geçerliliği bulunmamakta olduğunu, tutanak ocak ayında düzenlenmiş iken tutanağa neden olan eylemin temmuz ve aralık ayında gerçekleşmeyeceğini, henüz gerçekleşmemiş bir husus bakımından tanzim olunan işbu tutanağın dikkate alınmaması gerektiğini, tarih aralıklarının sehven ileriye dönük yazıldığı varsayımında dahi davacı tarafın müvekkile isnat etmekte olduğu gerçek dışı iddialarının dayanağı konumundaki tutanağın gerekli dikkat ve özen gösterilmeden hazırlanmış ve aynı özensiz tavır ile herhangi bir incelemede bulunulmadan mahkemeye sunulmuş olduğunu belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası, kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak elektrik tahakkuku, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin, keşif ve sair delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi, Yargıtay içtihatları ve sair delillere dayanmıştır. Bilirkişi raporu: Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, bilirkişi Erhan Nailoğlu'ndan kök ve ek rapor alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası ile 87.882,82 TL kaçak elektrik bedeli, 4.027,97 TL gecikmiş gün faizi, 725,03 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 92.635,82 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca ) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davalının sicile kaydının bulunmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkere cevabına göre de potansiyel mükellef durumunda olup ortaklık, yöneticilik ve defter tutmakla yükümlü olduğuna dair her hangi kaydına rastlanılamadığına dair cevap verildiği anlaşılmıştır. Dava, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan ilâmsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Yukarıda açıklandığı üzere davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı da bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkememiz uyuşmazlık bakımından görevli olmayıp uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hazır bulunan taraflara ihtarına (ihtar edildi) 4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı.01/07/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/375, K. 2024/467, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-375-e-2024-467-k-3c4a03dacd6d