İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/485 E. 2024/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/485
- Karar No
- 2024/496
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/485 Esas KARAR NO :2024/496 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:20/07/2022 KARAR TARİHİ:08/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından davalı şirkete muhtelif ürün satışlarının yapıldığını, yapılan satışlara ilişkin faturaların düzenlendiğini, davalı şirkete faturaların iletildiğini ve satışı yapılan malların teslim edildiğini, ancak davalı şirket tarafından teslim alınan ürün bedellerinin ödenmemiş olduğunu, davalıya 29.04.2022 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 367.116,92 TL cari hesap borcunun ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davacı müvekkilinin muaccel alacağı olan 443.864,48 TL’nin tahsili talebi ile .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sat-öde, konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğunu, davalı müvekkili ile davacının gerek sözleşme tipini gerek ticari koşullarla ilgili ilk sayfaları gerekse metin bölümlerinin birlikte değerlendirilip görüşüp tartıştıklarını, nihayetinde bu farklı sözleşme türü yöntemleri arasında sat-öde (satıştan ödeme) sözleşme imzalanması hususunda anlaştıklarını, anlaşılan sözleşme tipine göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesinin satıldığı ayın son günü vade başlangıcı olarak kabul edildiğini, bu tarihten 30 gün sonra ise sadece satılan ürünlerin ödemesinin yapıldığını, yine sözleşmeye göre vade, ödenecek tutar bu usule göre belirlendiğini, basit ifade ile ödemenin ürünün satışına bağlanmış olduğunu, bu nedenle davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesinin söz konusu olamayacağını, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davacının bu kez de itirazın kaldırılması için mahkemeye başvurduğunu, yazılı nedenlerle davalı müvekkili şirketin kendilerine borcu bulunmadığını, usul ve sözleşmeye aykırı olan davanın reddedilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin muayyen bir yerleşim yeri olduğunu, İTO ve maliye kayıtları ile ortada olduğunu, davalı müvekkilinin dün olduğu gibi bugünde faaliyetine devam ettiğini, bu hususa ek olarak borçlu müvekkili ...’in mallarını gizlediği ve kaçırmaya tenezzül ettiğine dair hiçbir somut delilde sunulmadığını, davacının kendisine davadan alacaklı gözükmesinin ihtiyati haciz verilmesi için yeterli olmadığını, davacıya gönderilen mutabakat mektubunun tüm tedarikçilere otomatik olarak iletilen bir metin olduğunu, dosyada mevcut mutabakat metninde yazdığı bildirilen tutarın cari hesap bakiyesini göstermekte olduğunu, ancak ödenebilir alacağı ifade etmediğini, ödenebilir alacak sözleşmenin türüne göre ayrıca hesaplanacağından gönderilen metinde net olarak ifade edildiğini, bu nedenle mutabakat metninin kesinleştiği iddiasının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu bölgenin mutabakat mektubu olarak kabulü ve geçerli olabilmesinin en önemli şartının davalı müvekkilinin temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmış olmasına bağlı olduğunu, davalı müvekkili firma kademeli olarak değişen oranlarda ancak mutlaka çift imza ile temsil edildiğini, kayıtsız şartsız borç ikrarı olarak sunulan mutabakat mektubu başlıklı belgenin incelenmesinden söz konusu geçerlilik şartının karşılamadığı, davayı temsil ve ilzama yetkili çift imzanın metinde bulunmadığı görüldüğünü, karşılamadığı, davayı temsil ve ilzama yetkili çift imzanın metinde bulunmadığı görüldüğünü, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı kararında “mutabakat mektubunun davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre usulüne uygun çift imza ile imzalı olmadığı ve dolayısı ile bağlayıcı olamayacağına” karar verildiğini, davacı tarafın borç ikrarı olarak ileri sürdüğü mektubuna onay veren personelin bu konuda yetkisinin bulunmadığını, davalıya temsil ve ilzama yetkili olmadığını, bu nedenle bu personelin onayladığı iddia edilen belgenin davalı açısından bağlayıcı nitelik taşımadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesi, mutabakat mektubu, yazışmalar, tarafların ticari defter ve belgeleri, uzman görüşü, bilirkişi raporu, yemin ve sair delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, İTO kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delilere dayanmıştır. Bilirkişi raporu: Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, dosya mali müşavir bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda: Davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 367.100,46 TL cari alacağı ve 75.443,24 TL temerrüt faizi, toplam 442.543,70 TL olduğuna kanaat getirilmiş olmakla beraber sayın mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise davalının 20.07.2022 tarihi itibari ile 53.586,41 TL cari hesap bakiyesi, 2.999,12 TL temerrüt faizi, davacının son hak ediş bakiyesinin ise 211.975,86 TL olduğuna dair rapor sunmuştur.Dosya hukukçu bilirkişi Prof. Dr. ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda: Taraflar arasındaki sözleşmede sat – öde usulünün varlığına ilişkin bir hükme rastlanmadığı, davalının ödeme yükümlülüğünün, davalı iddiaları aksine, malın müşteri tarafından satın alınmasından sonra davacıya ödenmesi şeklinde bir kurguya sahip olmadığını, davacı tarafından davalıya gönderilen faturaların davalının da ticari kayıtlarına işlendiği ve tarafların cari hesap kayıtlarının birbiriyle tutarlı olduğunun teknik bilirkişi raporunda tespit edildiğini, davalı tarafından işbu davaya konu ürünlerin iade edildiğine ilişkin bir bilgiye dosya kapsamında rastlanmadığı bu itibarla davalı tarafından söz konusu fatura bedellerinin davacıya ödenmesi gerektiğine dair rapor sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından davalı aleyhine 367.116,92 TL asıl alacak, 76.747,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 443.864,48-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalının 02/06/2022 tarihli itirazı üzerine takibin durdurduğu, itiraz dilekçesi henüz davacı alacaklıya tebliğ edilmeden hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında 16/12/2020 tarihli "...- Tedarikçi Satın Alma Esas Sözleşmesi" imzalandığı, davacının davalıya bir kısım ürünleri satıp teslim ettiğini, fatura düzenlendiğini ancak davalının ödeme yapmadığını cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia ettiği, davalının ise taraflar arasında sat-öde sözleşmesi bulunduğunu diğer bir ifadeyle ödemenin ürünün satışına bağlandığını, davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemekle yükümlü olmadığını savunduğu, talebe konu ürünlerin teslim edilmediği yönünde bir savunma da bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı ancak denetime elverişli şekilde düzenlenen ve mahkememizce de uygun bulunup hükme esas alınan mali müşavir tarafından düzenlenen 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu ve defterlerin birbirini doğruladığı, bu kayıtlara göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 367.100,047 TL asıl alacak 75.443,24 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 442.543,70 TL alacaklı olduğu, davalının davacıya hiç ödeme yapmadığı, davalının sat-öde iddiası kapsamında davalının sunduğu hak ediş ekstresine göre ise dava tarihi itibariyle davalının 53.586,41 TL cari hesap bakiyesi, 2.999,12 TL temerrüt faizi ve davacının son hak ediş bakiyesinin 211.975,86 TL olduğu anlaşılmıştır. Esasen davacının sattığı ürünlerin davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının hakdeşinin imzalanan sözleşme uyarınca doğup doğmadığı noktasındadır. 16/12/2020 tarihli sözleşmenin uyuşmazlıkla ilgili maddeleri şöyledir; 2.1 - Bu sözleşme, ... 'in SATICI dan alıp mağazalarında, sanal alışveriş siteleri veya elektronik ortamda, yurt içinde veya yurtdışında sahibi olduğu tüm dağıtım kanallarında, pazarlayacağı/satacağı ürünlerin, satın alma ticari şartlarını, sipariş emri, nakliyat, sigorta, teslimat, iade, ödeme, reklam ve tanıtım ile mağaza içi anons ve raf tahsisi gibi destek hizmetleri vb. gibi TARAFLAR arasındaki iş ilişkilerinin koşullarını düzenlemektedir. 3.6 … Ödeme vadesi; Satıcı Kondisyon Özet Tablosu bölümünde belirtilmiş minimum teslimat oranlarına ulaşılması, Gözden Geçirme ve Kabul Usulünün tamamlanması ile birlikte başlar. 3.18 - ...” in SATICI tarafından sözleşmede kararlaştırılan teslimat noktasına teslim edilen ürünlerle ilgili olarak; Geçerli olan satın alma ve liste numunelerine, sipariş normlarına veya kararlaştırılan kalite veya ambalaj ve ambalaj içi uygunluk şartlarına ve piyasada alışılagelmiş ve/veya taraflarca mutabık kalınmış asgari kalite şartlarına, evrakların yasal mevzuat ve sözleşmeye uygun olup olmadığının denetlenmesi, ayrıca satış fiyatları ile ilgili merkezi kontrollerin yapılabilmesi gibi süreçlerle ilgili olarak, aksi kararlaştırılmadığı takdirde teslimden itibaren asgari 30 günlük bir kabul ve gözden geçirme süresine sahip olduğu taraflarca kabul edilmiştir . 3.27 - ..., satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmaya ürünleri veya mevsimsel ürünleri satıcıyı bilgilendirip (e-posta, faks, ihtar vb.), nakliye bedelleri de satıcıya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini satıcının piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahiptir. Satıcı bu hususu kabul ve taahhüt eder. Ayrıca ..., Satıcıdan gelen sipariş fazlası ürünleri bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satıcıya iade etme hakkına sahiptir. 4.4 - ... satın alma şartlarına uygun olarak ve iskontolar dikkate alınarak, Satıcı Kondisyon Özet Tablosu bölümünde belirlenen minimum oranlardaki malın ilgili ... şubesine veya kararlaştırılmış başka bir teslim adresine ulaştığı yazılı olarak teyit edildikten ve ilgili maddede belirlenen “Gözden geçirme ve kabul usulü” tamamlanıp onay verildikten sonra, satıcının her sipariş formu ve irsaliye için ayrı şekilde sözleşmede belirlenen koşullara uygun olarak düzenleyeceği fatura karşılığında, Satıcı kondisyon özet tablosunda belirlenen ödeme koşullarına uygun şekilde satıcıya ödeme yapacaktır. Yukarıda belirtilen sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca davacı tarafın davalı şirket mağazalarında, sanal alışveriş sitelerinde, elektronik ortamda, yurt içinde veya yurtdışında sahibi olduğu tüm dağıtım kanallarında, satılmak üzere ürün tedarik etmeyi üstlendiği anlaşılmıştır. sözleşmenin 3.6 maddesinde ödeme vadesi “Satıcı Kondisyon Özet Tablosu bölümünde belirtilmiş minimum teslimat oranlarına ulaşılması, Gözden Geçirme ve Kabul Usulünün tamamlanması” olarak belirlenmiş; 4.4 maddesinde ise davacının keseceği faturalar karşılığında satıcı kondisyon özet raporunda belirlenen ödeme koşullarına uygun ödeme yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu hususta kanunda aksine bir düzenleme de bulunmadığından davalı sat- öde savunmasını ispat yükü altında olup davalı tarafça sunulan delillere göre satıcı kondisyon özet raporunda da sat- öde savunmasına yönelik bir açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davalının sözleşme kapsamındaki borcunun, davacı tarafça tedarik ürünlerin müşterilerine satışı şartına bağlanmadığı, davalı tarafça sözleşmenin 3.27. Maddesi kapsamında alacağa konu ürünlerden iade ettiği ürünler olduğuna veya sözleşmeye aykırı ifaya yönelik bir savunmasının da bulunmadığı, bu halde davacının davalı sattığı ürünleri teslim ettiği, fatura düzenlediği faturaların her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarında işlenmiş olduğu davacının davalıdan 367.100,47 TL alacağının bulunduğu, davalının davacıya ödeme yapmadığı, 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Ticari Hükümlerle Yasaklanmış İşlemler İle Mal Ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemenin Sonuçları" başlıklı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesi ile sözleşmeye uygun şekilde yapılan hesaplama uyarınca davacının 75.443,24 TL temerrüt faizi alacağının bulunduğu sonuç olarak davacının davalıdan toplam 442.543,71 TL alacaklı olduğu, bu miktar alacak yönünden davalının icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebine gelince; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının cari hesaba dayalı alacağının davalı ticari defterinden de tespit edilebilir durumda olduğu, likit olduğu, davalının borcun tamamına itiraz ettiği anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile, davalının tarafından .... İcra Dairesi' nin... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 367.100,47 TL asıl alacak, 75.443,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 442.543,71 TL yönünden iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20' si oranında hesaplanan 88.508,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 30.230,16-TL ilam harcından peşin alınan 5.360,78-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 24.869,38-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 5.360,78 -TL peşin harç+80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.441,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 11,50-TL vekalet harcı ve 4.419,50-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.431,00-TL yargılama giderinden davanın kabul (%99,70) ve red (%0,3) oranı dikkate alınarak hesap olunan 4.417,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 67.956,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 1.320,77-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabulucu ücretinin 1.555,32-TL'sinin davalıdan 4,68-TL'sinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, 11-Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 08/07/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ,,, e-imzalı