İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/88 E. 2025/456 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/88
Karar No
2025/456
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/88 Esas KARAR NO : 2025/456 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2025 KARAR TARİHİ : 26/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ana faaliyet alanının akıllı şehir içi ve paylaşımlı ulaşım olduğunun ortada olduğunu, davalının 21.03.2022 - 22.11.2024 tarihleri arasında müvekkil şirket bünyesinde "..." unvanı ile çalıştığını, davalının son brüt maaşının 62.729,55 TL olduğunu, davacı şirkette çalışmakta iken davalının 11.11.2024 tarihinde istifa ettiğini bildirdiğini ve 22.11.2024 tarihinde de işten ayrıldığını, davalının istifa ettikten kısa bir süre sonra davacı şirketin sektördeki rakiplerinden olan ...TAŞ. A.Ş (...) isimli firmada "..."olarak işe başladığını, davalının ismi geçen rakip firmaya transfer olmasında davacı şirketin finans eski ekibinde yer alan dava dışı ..., ... ve ...'ın yönlendirmeleri ve istihdamı kolaylaştırmalarının etkili olduğunu, davalı ...'nun davacı şirkette "..." olarak çalışmış olup doğrudan genel müdüre raporlara yapmakta ve sahaya ilişkin performans değerlendirmelerini analiz etmekte olduğunu, ... TAŞ. A.Ş (...) 2017 yılında yabancı sermayeli olarak kurulmuş bir teknoloji firması olduğunu, işbu şirketin ana sözleşmesi incelendiğinde davacı şirketin faaliyet alanlarıyla aynı olduğunun görüleceğini, görüleceği üzere davalının çalıştığı rakip firma olan ...'ın faaliyet alanlarının davacı şirketin faaliyet alanları ile aynı olduğunu, dolayısıyla gerek davacı şirketin gerekse davalının çalıştığı ...Firmasının ana faaliyet alanlarının birebir aynı olup akıllı şehir içi ulaşım ve paylaşımlı yolculuk temeline dayandığını, görüldüğü gibi davalının, işbu sözleşmeyi imzalayarak yukarıdaki maddeleri kabul etmiş olup davacı şirketin piyasadaki rakiplerinden biri olan ... bünyesinde çalışmaya başlaması ile davalının 24 aylık brüt ücreti üzerinden belirlenen cezai şartın muaccel hale geldiğini, davalının sözleşmenin 11.1 maddesinde yer alan rakip firmada çalışma yasağını ihlal etmekle kalmamış aynı zamanda sözleşmenin 11.4 maddesinde yer alan ikinci ihlali (işverenin işçilerini ayartmama, iş ilişkisi kurmama, iş teklif etmeme) de gerçekleştirdiğini, dolayısıyla her bir ihlal için ayrı ayrı cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının davacı şirketten ayrılır ayrılmaz piyasadaki rakiplerinden birinde çalışmaya başlaması aynı zamanda açık bir kötüniyet göstergesi olduğunu, davalının davacı şirket ile yapmış olduğu rekabet yasağı sözleşmesinin, davalının davacı şirketten ayrılır ayrılmaz piyasadaki rakiplerinden ... TAŞ. A.Ş'de işe girmesi suretiyle ihlal edilmiş olup aynı zamanda ismi geçen kişilerle birlikte hareket ederek rakip firmada istihdam etme, ayartma ve istihdamı kolaylaştırma sebebiyle her bir ihlal için sözleşmedeki 24 brüt maaş cezai şartın ve diğer zararlarının davalı tarafından karşılanması zorunluluğunun doğduğunu belirterek haklı davanın kabulüne davalının davacı şirket ile yapmış olduğu rekabet yasağı sözleşmesini (hem rakip firmada çalışma hem de işverenin işçilerini ayartma-istihdamınına kolaylık sağlama ve istihdam etme bakımından) ihlal ettiği sabit olup sözleşmede kararlaştırılan her bir ihlal için ayrı ayrı olacak şekilde 24 brüt maaş tutarındaki tazminatın, davalının... TAŞ. A.Ş'de çalışmaya başladığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, davacı şirketin uğradığı olumlu zararın tespit edilmesi amacıyla uzman bir bilirkişi görevlendirilerek tespit edilen tutarın sözleşmede yer alan cezai şarta ilaveten davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada zamanaşımı sürelerinin geçmiş olmasından, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davacı şirketin, dava dışı ... ile kendi faaliyet alanlarının aynı olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının davalının eski çalışanları ayartarak rekabet yasağını ihlal ettiğini iddia ettiğini ancak bu iddiaların hiçbir somut delilinin olmadığını, davacı şirketin davalı ... için ticari sır niteliğinde bilgilere sahip olduğunu, bu ticari sır niteliğindeki bilgilerin dava dışı Şirket’e geçtiğini ve davacı şirket’in itibar ve ekonomik açıdan tehlikede olduğunu iddia ettiğini, öncelikle soyut bu iddiaların kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen her faaliyet alanındaki konulara ilişkin ticari sırrın davalı tarafından bilinmesinin takdir edileceği üzere mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davalı müvekkilin tüm ticari sırları bildiği varsayılsa bile rakip olmayan dava dışı ...’a hangi ticarı sırrın aktarılmasından bahsedildiği izaha muhtaç olduğunu, dava dışı ... ile davacı şirketin nace kodları birbirinden farklı olduğunu, davacı şirketin amacının davalı ...’nun kariyerindeki gelişimini engellemek ve yıldırmak suretiyle performansını olumsuz yönde etkilediğini, burada özellikle değinmeleri gereken hususun davalı ...'nun dava dışı ismi geçen işçilerin davacı şirketten ayrılmak istediklerini kati suretle bilmediğini, zira davalının SGK çıkış tarihine bakıldığında dava dışı işçilerden uzun bir zaman sonra dava dışı şirket bünyesinde çalışmaya başladığının tespit edileceğini, mevcut durumda aynı faaliyette iş yapan iki şirketin dahi mevcut olmadığını, tüm açıklamaları doğrultusunda dava dilekçesinde yazılı iddiaların son derece soyut, asılsız ve gerçeklikten uzak olduğunu, hiçbir iddiasının kabulü taraflarınca mümkün olmayıp davanın usulden ve esastan reddinin gerekli olduğunu belirterek davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, görevsiz mahkemede açıldığı için görevsizlik kararı verilmesine, davacı şirketin iddialarının asılsız, delilsiz ve ispatsız olması ve somutlaştırma yükü yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulen reddine, esasa girildiği takdirde, Yargıtay içtihatları ışığında ve dilekçemizde yer verdiğimiz açıklamalarımız doğrultusunda davanın haksız rekabet teşkil etmediği ve davalı ...’nun davacı şirketin eski çalışanlarını ayarttığı, rekabet yasağına aykırı hareket ettiği iddialarının açıkça gerçeğe aykırı olması gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, sona eren hizmet akdi kapsamında davalının rakip sayılabilecek bir şirkette(....A.Ş.) işe girip girmediği, rakip şirkette çalışmanın rekabet yasağına aykırılığın tespiti ve rakip şirkette çalışırken önceki işverenden çalışanlarla iş ilişkisine girilmesi ile bu sözleşmeye dayalı kısmi dava türünde cezai şart alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti getirtilerek incelendiğinde; davacının ...A.Ş., davalının ... olduğu, davanın 06/02/2025 tarihinde açılan sona eren hizmet akdi kapsamında davalının rakip sayılabilecek bir şirkette(...A.Ş.) işe girip girmediği, rakip şirkette çalışmanın rekabet yasağına aykırılığın tespiti ve rakip şirkette çalışırken önceki işverenden çalışanlarla iş ilişkisine girilmesi ile bu sözleşmeye dayalı kısmi dava türünde cezai şart alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davası olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir. Mahkememizdeki iş bu davanın tarafları ve konusu itibariyle ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile birbirini etkileyecek nitelikte olduğu, dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği,... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının daha önce açılmış olduğu anlaşıldığından usul ve dava ekonomisi de göz önüne alınarak her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamanın daha önce açılan ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, dosyamız esasının bu şekilde kapatılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dosyamız ile ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası arasında HMK.'nun 166. maddesi gereğince fiili ve hukuki irtibat bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek olması ve yargılama ekonomisi ile birlikte farklı kararların önlenmesi amacıyla dava dosyamızın ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamanın daha önce açılan ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine, 3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 4-Harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin birleştirilen dosya üzerinden karara bağlanmasına, 5-HMK 166/3 maddesi uyarınca, birleştirme kararının ilk davanın açıldığı mahkemeye derhal bildirilmesine, 6-Sair hususların anılan Mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren ESAS HÜKÜM İLE BİRLİKTE, iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.26/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2025/456, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-88-e-2025-456-k-7d168a4848aa