İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/179 E. 2024/611 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/179
Karar No
2024/611
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/179 Esas KARAR NO :2024/611

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/03/2024 KARAR TARİHİ:16/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Maden Tic. ve San. A.Ş. tarafından 14.12.2018 tarihli Sözleşme doğrultusunda 7033, 8778 ve 8779 sayılı maden ruhsat sahaları, 18.12.2019 tarihinde ... Madencilik Sanayi İthalat İhracat Ltd. Şti.'ye devredildiğini, davacı şirket tarafından devralınan ruhsat sahalarında çalışma başlatmak üzere kamu kurumlarına başvuru yapıldığı sırada ruhsatların davalı şirket adına kayıtlı olduğu dönemde ... Çayı’na pasa (atık) döküldüğünün bildirildiğini, davalının maden ruhsatlarını davacı şirkete devrinden önce Orman Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen hususun, davacı şirketin ruhsat sahasında çalışma başlatmak adına yapmış olduğu başvurular neticesinde anlaşıldığını, davalı şirket tarafından pasa (atık) döküldüğü ve ayıbın gizlenerek devredildiği anlaşılan maden sahası için taraflar arasında müzakere yapıldığını ve davalı şirket tarafından ... Çayı'na pasa (atık) döküldüğü ve doğaya yeniden kazandırma işlemlerinin yapılmadığı kabul edilerek ...’ye Müvekkil şirket tarafından dere ıslahı projesi verilmesi ve bunun uygulanması, proje masraflarının ise ruhsat devir bedellerinden mahsup edilmesi ile ayıbın giderilmeye çalışıldığını, davacı şirketin, maden ruhsat sahaları sınırları içerisinde gerçekleştirmeyi planladığı “Krom Zenginleştirme Tesisi Katı Atık (Pasa) Depolama Ve Şlam (Atıksu) Havuzu” projesi için Adana Valiliği Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne ÇED raporu başvurusunda bulunduğunda, İl Müdürlüğü yaptığı inceleme neticesinde 15.07.2015 tarihli ve 29417 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 15.07.2017 tarihinde yürürlüğe giren Maden Atıkları Yönetmeliğine ve 23.01.2010 tarihli ve 27471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İle Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliğine dayanarak davacı şirketten bilgi ve belge talebinde bulunduğunu, ilgili bilgi ve belgelerin, davacı şirket tarafından daha öncesinde dava konusu maden sahalarının ruhsat sahibi olan ve ruhsatlarının davacıya devreden davalı taraftan ... 57. Noterliği, 04.12.2023 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek talep edildiğini, davalı şirketin davacının hukuka uygun taleplerini Beşiktaş 15. Noterliği, 07.12.2023 tarihli, 18040 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile olumsuz karşıladığını, davalı şirketin Orman Genel Müdürlüğünce açıkça kendileri tarafından maden sahalarının işletildiği tarihte döküldüğü tespit edilen pasadan (atık) sorumlu olmadıklarını iddia ettiğini, davalı şirketin daha öncesinde ... Çayı'na pasa (atık) dökülmesi ve maden ruhsatlarını ayıplı şekilde devretmesi sebebiyle devir bedellerinde indirim yaptığı, öyle ki taraflar arasında ... Çayı'ndaki pasanın (atık) temizlenmesi ve doğaya yeniden kazandırma hususu hakkında müzakereler ve netice olarak anlaşma gerçekleştirildiği gerçeğinin yanında çelişkili, mesnetsiz ve yanıltıcı beyanlar içeren ihtarnamesi karşısında Müvekkil şirket tarafından ... 57. Noterliği, 14.12.2023 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile maden ruhsatlarının devredilmesini konu alan ve taraflar arasında akdedilen 14.12.2018 tarihli sözleşme maddeleri yeniden bildirildiğini, davalının ayıplı devrinin sorumluluğunun kendilerine yükletilemeyeceğini, sözleşmenin gerekliliklerinin yerine getirilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, netice itibari ile davacı şirketin, madencilik faaliyetlerini başlatmak üzere başvurduğu kamu kurumları aracılığıyla davalı şirket tarafından pasa (atık) dökülmesinin ... Çayı ile sınırlı kalmadığı, ruhsatların devrinden önce sahaların muhtelif yerlerine pasa (atık) döküldüğü, hatta pasa dışında fabrika atığı da döküldüğü ve ayrıca işletme ruhsatı sona eren alanlarda rehabilitasyon (ağaçlandırma) çalışmalarının yapılmadığının ortaya çıktığını, ruhsat devri sırasında bu hususlar Müvekkil şirkete bildirilmediği gibi Davalı şirketin ... Çayı’na pasa dökülmesindeki sorumluluğu ortaya çıkmasına rağmen diğer ruhsat sahalarında da rehabilitasyon işlemi yapılmadığının davacı şirketten gizlendiğini, Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği maddelerince ruhsat sahibi ile işletmecinin çalışması halinde sahaların doğaya yeniden kazandırılması sorumluluğu ruhsat sahibine ait olduğunu, doğaya yeniden kazandırma çalışmalarının ise madencilik faaliyetlerinin başlaması ile eş zamanlı başlatıldığını, daha önceki devir sürecinde ... Çayı'na dökülen pasanın (atık) temizlenmesi ve doğaya kazandırma işlemlerinin yapılması için müzakerelerin yapıldığı tarihte davalı şirketin diğer sahalarda mevzuat hükümlerine aykırı hareket ederek davacı şirketin madencilik faaliyetlerini engelleyici olduğunu bildiği halde bu hususu gizlemesi ayıp hükümlerince sorumluluğunu ağırlaştırdığını, bilindiği üzere satıcı açık ya da gizli ayıpların varlığını bilmese bile ayıptan sorumlu olduğunu, davalının ayıptan haberdar olmamasının mümkün olmadığını, ancak eğer ki maldaki ayıp alıcıdan bilerek saklanmış ise 6098 sayılı Kanuna göre satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluk halinin söz konusu olduğunu, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davacıya ait 7033, 8778 ve 8779 ruhsat sayılı maden sahalarındaki madencilik izinleri almamıza engel olan ve ruhsatların davalı adına kayıtlı olduğu dönemden kaynaklanan ayıpların davalı tarafından giderilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; madencilik yapabilmek için çok sayıda kamu kurumundan çok sayıda sertifika, olur, vize vs izin alındığını, davacının hangi kamu kurumundan hangi madencilik iznini alamadığını izah etmediğini, izin başvuru evrakı ile red cevabını sunmadığını, davacının madencilik izni verilmesi için davalının ne yapması gerektiğini, yani Mahkemenin tam olarak neye hükmetmesini istediğini izah etmediğini, davacının var olduğunu iddia ettiği ayıpların giderim bedelini dilekçesine yazmadığını, eksikliklerin giderilmesi için davayı süre verilmesini gerektiğini, verilecek sürede giderilmemesi halinde davanın usulden reddini talep ettiklerini, davalı ... Maden, dava konusu 3 maden ruhsatı ve 2 adet zenginleştirme tesisini icra müdürlüğü ihalesinden (cebri açık artırma) mevcut haliyle ve ruhsat sahibi/borçlu ... Krom İth. İhr. Mad. Tic. ve San. A.Ş.’nden alacağına mahsuben satın aldığını, davacının davalının dava konusu madenlerde madencilik yaptığını iddia etmiş ise de bunun doğru olmadığını, davalının dava konusu 3 maden sahasında ve 2 zenginleştirme tesisinde hiçbir madencilik faaliyetinde bulunmadığını, davacı şirket vekilinin ... ..., temsil ve ilzama yetkili maden mühendisi ...ve danışmanları maden mühendisi ... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ‘nin sahibi ... 2018 yılı Kasım ayında dava konusu ruhsatları devir almak üzere davalı şirket ile görüşmeye başladığını, dava konusu 3 maden sahası ve 2 zenginleştirme tesisini 07.01.2019’da, yani maden sicili nezdinde henüz devir (18.12.2019) yapılmadan yaklaşık 11 ay önce davacıya teslim ettiklerini, taahhütname ’de açıkça yazdığı üzere davacı 07.01.2019 itibariyle maden sahalarında ve zenginleştirme tesislerinde tam bir hakimiyet tesis ettiğini, yani davacının en geç 07.01.2019’da her türlü muayeneyi yapabilecek imkana kavuştuğunu, davacının bu Taahhütname ile mevzuata aykırı madencilik yapması halinde doğacak zararı gidermeyi de taahhüt ettiğini, davacı tarafın yatırım yapmaksızın, para harcamaksızın, orman, ÇED ve sair izin almaksızın, adeta defineci mantığıyla mevzuata aykırı madencilik yapmak konusundaki ısrarı nedeniyle maden mühendisi ...'ın davacı şirketten ayrıldığını, davacı vekilinin “izin alamadıkları” için üretim yapılamadığı iddiasının doğru olmadığını, davacının, madenleri teslim aldığı günden itibaren dava konusu maden sahasında pasadan ve ocaktan yüzlerce ton üretim yaptığını, yaptığı üretimi İşletme Faaliyet Raporu ile ...’e bildirdiğini, madencilik mevzuatında izinler özetle ve basit olarak; süreli veya belirli bir alan veya metraj veya hacimle sınırlı olarak verildiğini, dava konusu madenlerin devri amacıyla 14.12.2018’de sözleşme akdedildiğini, dava konusu madenlerin davacı tarafa 07.01.2019’da teslim edildiğini, maden ruhsatlarının maden sicili nezdinde 18.12.2019’da davacı tarafa devir edildiğini, davanın orman izni almak için 16.03.2020’de müracaat ettiğini, davacının yaklaşık 15 ay dava konusu madenler için alınmış mevcut izinler ile çalıştı ve önemli miktarda üretim yaptığını, şimdi bu izinlerin süresi ve alanının dolduğunu, davacının vahşi madencilik yaparak kullandığı izin alanlarını yeniden doğaya kazandırmak için para harcamak istemediğini, bu masrafı davalı tarafa yıkmak istediğini, dava konusu madenlerin davalı adına tescili için 1.006.732,18-$ harç ve sair resmi ödeme ile 457.577,33-$ devlet hakkı borcu davalı şirket tarafından ödendiğini, davacı tarafın ... çayı ıslah projesiyle ilgili olarak dava dilekçesine yazdıklarının doğru olmadığını, dava konusu sözleşmenin 14.12.2018’de imza edildiği, dava konusu 3 maden sahası ve 2 zenginleştirme tesisinin 07.01.2019’da davacı tarafa teslim edildiğini, maden ruhsatları maden sicili nezdinde 18.12.2019’da davacı tarafa devir edildiğini, davacı tarafın 07.12.2023 tarihli ihtarnameyle yaklaşık 5 yıl sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, dava konusu maden sahaları ve tesislerde hukuki veya maddi bir ayıbın olmadığını, olsaydı bile işbu ayıp ihbarının süresinde olmadığını, bu yüzden ayıp iddialarının dava konusu yapılamayacağını, sözleşmeden doğan talep haklarının zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, bu yüzden zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının ayıp olarak takdim ettiği izinsiz alanda madencilik, izinsiz alana pasa ve atık dökme, ırmak kotunun yükseltilmesi ve daraltılması vs kusurlarının bizzat kendisinden kaynaklandığını, husumet itirazında bulunduklarını, ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu madenlerin 5.350.000-$’a satıldığını, eksik dava harcının işbu meblağın dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru ile TL karşılığı üzerinden tamamlanmasını arz ettiklerini, davacı tarafın ayıp olarak takdim ettiği hususların ayıp olmadığını, zira madencilik sektöründe izinler, farklı kurumlar tarafından belirli süre, hacim, metraj ve sair sınırlamalarla verildiğini, ilanihaye bir iznin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... ... Müdürlüğünden taraflar arasında devredilen maden ruhsat sahalarına ilişkin tüm bilgi ve belgeler, davalının maden ruhsatlarını devretmeden önce maden sahalarındaki faaliyetlerini gösteren uydu fotoğrafları, ...Müdürlüğünden yazışmalar ve uydu görüntüleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden gelen ÇED devir yazıları ve 2 adet CD, davalı vekili tarafından sunulan bir takım fotoğraflar dosyamız içerisine alınmıştır. Dava, taraflar arasında maden işletme ruhsatlarının devri sözleşmesi kapsamında ayıpların giderilmesi istemli tazminat davasıdır. Bilindiği üzere; Madencilik Sektöründe çoğu zaman arama veya işletme ruhsatı alan gerçek veya tüzel kişiler bu ruhsatlarına göre faaliyette bulunmayıp ruhsat gereğince sahip oldukları haklarının tamamını veya bir bölümünü geçici bir süre için üçüncü kişilere devretmektedirler. Ruhsat sahibi olan madenci bu ruhsattaki işletme hakkını devretme karşılığında elde edilen cevher üzerinden veya dönemsel olarak kararlaştırılan maktu ücreti üçüncü kişiden almaktadır. Ruhsat sahibi ile geçici olarak maden işletme hakkını elde eden bu üçüncü kişi arasında yapılan bu sözleşme maden işletme ruhsatı kiralama sözleşmesi olup madencilik sektöründe ve hukuksal uygulamadaki ismi ise rödavans sözleşmesidir. Rödavans sözleşmesi; ruhsatı alınan maden sahasının bir kısmı veya tamamı üzerindeki işletme hakkının, hak sahibi tarafından gerçek veya tüzel üçüncü kişilere geçici bir süre için tahsisini konu alan iki taraflı ürün kira sözleşmesi niteliğine sahiptir. Yargıtay 3. HD'sinin 05/07/2017 tarih E.2017/6471, K.2017/11091 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda sözleşme hükümleri ile 3213 sayılı maden kanununun ilgili hükümleri ve 6098 sayılı TBK'nın 357 vd. maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir. Emsal nitelikte ... BAM 15.HD 2017/2506 E 2018/695 K sayılı kararında "...Davacı vekili dava dilekçesinde, maden arama ruhsat haklarının sahibi olduğunu, bu hakları 27.10.2010 tarihli maden ruhsatı devir sözleşmesi ile davalıya devrettiğini.. Buna rağmen davalının ödemesi gereken maden ruhsat devir bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını ... belirterek itirazın iptalini talep etmiştir....Taraflar arasındaki sözleşme rödavans sözleşmesi olup, dava, rödavans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 HMK 4/1-a maddesi gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine ait olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasa ilişkin karar verilmesi doğru değildir." şeklinde karar verdiği keza ... BAM 6 HD'nin 2019/533 E 2019/935 K sayılı ilamında da benzer şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, maden işletme ruhsatlarının devri sözleşmesi kapsamında ruhsatların davalı adına kayıtlı olduğu dönemlerden kaynaklanan ayıpların giderilmesi talebinde bulunulmuş olup, taraflar arasındaki sözleşmenin rödavans sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin 7.7 maddesinde de mevcut rödovansçıya atıfta bulunulmuş olduğu, buna göre ruhsat sahibi davacı ile rödovansçı davalı arasında uyuşmazlıkta sözleşme hükümleri ile 3213 sayılı maden kanununun ilgili hükümleri ve 6098 sayılı TBK'nın 357 vd. maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanması gerektiği dolayısıyla akdi sorumluluğun değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK m.4/1-a uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu değerlendirilmiş olmakla davacının davasının görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı HMK 4. Maddesi ve ilgili mevzuatın uygulanması ile ilgili ihtilaflara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖB. SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/09/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/179, K. 2024/611, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-179-e-2024-611-k-2db374b3a868