İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/10 E. 2024/898 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/10
- Karar No
- 2024/898
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/10 Esas KARAR NO :2024/898 DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:23/08/2011 KARAR TARİHİ:19/12/2024 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/12/2013 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/10/2017 tarih ve 2016/9470 esas ve 2017/6580 karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacımn 70 yaşmda bir ev hanımı olduğunu ve kendisine gönderilen ödeme emrine bunun mahiyetini bilmediğinden süresi içinde itiraz edemediğini, davacının davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığım, ipotek konusunda da kimseye vekalet vermediğini, bir vekaletnamenin mevcudiyeti iddia ediliyorsa bunun sahte düzenlenen bir vekaletname olduğunu ifade ederek,müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığımn tespitine karar verilnaesini talep etmiştir. Asıl Davada Cevap: Davalı ...S. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle: davacının noterde kızı ...'e vekalet verdiğini, Semra'nın da bu vekaletten hareketle davacımn taşınmazım müvekkili davalı şirkete ipotek ettiğini, ipotek resmi senedinde ayrıca kefalet sözleşmesinin de mevcut olduğunu, ipotek ve kefaletle ilgili vekaletnamelerin noterce ve düzenleme şeklinde yapıldığım, davacımn kendisine karşı başlatılan takiplere itiraz etmediğini, ayrıca davacı tarafından ipotekli takipte kıymet takdirine itiraz edildiğini, böylece vekaleten yapılan ipotek ve kefalet sözleşmelerine zımnen icazet verildiğini, davanın hiçbir dayanağının bulunmadığım ifade ederek,davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, faturalar ve makbuzların dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 23/12//2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Yapılan tespitlerde davacı müteveffanın, davacı ...Ş. İle ... ... San. ve Tic, A.Ş.'nin borçlu, ...'in ise doğrudan müştereken ve müteselsilen kefaletiyle imza altına alınan 07.10.1997 tarihli ... Faktoring Sözleşmesi'nden doğan borçlara ilişkin, .... İcra Müdürlüğü'nün 27.05.1998 tarihli ... E. sayılı dosyasından borçlu sıfatı ile sorumluluğunun bulunmadığı tespit ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Dosya yeniden değerlendirilmek üzere Mali Müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 11/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; a) Kök raporda belirtilen “davacı müteveffanın, davalı ...Ş. ile ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin borçlu, ...'in ise doğrudan müştereken ve müteselsilen kefaletiyle imza altına alınan 07.10.1997 tarihli ... Faktoring Sözleşmesi'nden doğan borçlara ilişkin, .... İcra Müdürlüğü'nün 27.05.1998 tarihli ... E. sayılı dosyasından borçlu sıfatı ile sorumluluğu bulunmadığı,” yönündeki kanaatimizi değiştirecek bir bulgu veya belge sunulamadığı, kök rapordaki kanaatin aynen korunduğu, b) Davalı defter ve kayıtlarında yapılan incelemede takibe konu edilen finansman işleminin de faktoing mevzuatına uygun olarak yapıldığının ispata muhtaç olduğunun tespit edildiği, sunulan belgeler ile ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği, c) Davalının itirazına konu hukuki konuların tarafımızdan değerlendirilemeyeceği yetkinin Sayın Mahkeme'de bulunduğu, Ancak; d) Sayın Mahkeme'nin takdirinin tarafımızdan yapılan tespit ve kanaatin aksi yönde olması ve davalının alacaklı olduğunun kabul edilmesi yönünde olması halinde; -Davalının 27.05.1998 takip tarihinde anapara alacağının davalı kayıtlarına göre 14.825,03 TL olduğu, -Yapılan finansman işleminin vadesini belirtir bir belge bulunmadığından ve temerrüde düştüğü konusunda belge sunulamadığından takip öncesi faiz hesabının yapılamayacağı, -Asıl alacak tutarı olan 14.825,03 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre 96145,50 oranında faiz talep edilebileceği, e) Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK m. 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkemenin yetkisinde bulunduğunu, f) Tarafların ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin hukuksal değerlendirmeyi gerektirdiği ve Sayın Mahkemenin takdiri olduğu kanaatine varılmıştır. Dava; menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından davacı müteveffa ...’in borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Müteveffa davacı ...’in, ...’e .... Noterliği’nin 04.03.1997 tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Özel Vekaletnamesi ile davacı müteveffanın, ...’i vekil tayin ettiği, yine .... Noterliği’nin 11.03.1997 tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Ek Vekâletname ile davacı müteveffanın, ...’i, vekil tayin ettiği tespit edilmiştir. 22.01.2001 tarihli Grafoloji Uzmanı Bilirkişi Raporu ile iş bu her iki vekâletnamedeki imzaların davacının el ürünü olmadığı sonucuna varılmıştır. 12.01.2001 tarihli İmza ve Fotoğraf Tetkiki konulu Bilirkişi Raporu ile iş bu her iki vekâletnamedeki imzaların davacının el ürünü olmadığı, 04.03.1997 tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Özel Vekâletname üzerinde bulunan fotoğrafın da davacıya ait olmadığı sonucuna varılmıştır Davacı müteveffa tarafından verilmediği iddia edilen vekâletnamelerden sonraki bir tarihte, davalı ...Ş. ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında 07.10.1997 tarihli imza altına alınan ... Faktoring Sözleşmesi ile faktoring alacaklarının temliki karşılığında dava dışı şirkete 10.000.000.000 ETL ön ödeme yapılması hususunda anlaşma sağlandığı, davacı müteveffanın kızı ...’in bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı tespit edilmiştir. İş bu sözleşme imzalanması esnasında ...’in şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, kefaletnamenin davacı müteveffa ...’in vekâleti ile imza altına alınmadığı, şirket ortağı ve yetkilisi olması sıfatıyla imza altına alındığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında kurulan sözleşmeye teminat olarak davacı müteveffa ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine 06.01.1998 tarihli 15.000.000.000 ETL 4. dereceden ipotek tesis edildiği, ipotek alınmasına .... Noterliği’nce 04.03.1997 tarihli, ... yevmiye numaralı vekâletnameye istinaden ...’in vekâlet ettiği tespit edilmiştir. Davalı ...Ş. ile dava dışı ... ... A.Ş. ile kefili ... arasında imza altına alınan 07.10.1997 tarihli ... Faktoring Sözleşmesi gereği ödenmeyen alacakların tahsili için .... Noterliği’nin 29.04.1998 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek 17.356.733,139 ETL’nin 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, alacağı ödenmemesi üzerine; .... İcra Müdürlüğü’nün davada borçlu olunmadığı tespiti istenen dava konusu ... E. sayılı dosyasından 27.05.1998 tarihinde ... ... A.Ş., kefili ... ile taşınmazı iş bu sözleşmeden doğan alacağın teminatı olarak ipotek alınan davacı müteveffa aleyhine, takip başlatıldığı, müteveffanın süresinde takibe itiraz etmeyerek takibin kendisi adına kesinleştiği tespit edilmiştir. İpotekli taşınmazın satışından 4. dereceden ipotek alacaklısı olan davalı ...’in alacağını tahsil edip etmediği veya iş bu alacağın 1.,2. ve 3. Dereceden ipotek alacaklısı dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından tahsil edilip edilmediğinden bağımsız olarak, alacağa müştereken ve müteselsilen kefalet yönünden sorumluluğu bulunmayan davacı müteveffanın .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takipte borçlu olmadığı anlaşılmakla asıl davanın kabulü ile davacı müteveffa ...'in .... İcra Müdürlüğü'nün 27.05.1998 Tarihli ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamından yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davanın KABULÜ ile davacı müteveffa ...'in .... İcra Müdürlüğü'nün 27.05.1998 Tarihli ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.398,05-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 156,22-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.241,83-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.466,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 156,22-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 532,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.088,22TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ve asıl davada davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile YARGITAY nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 19/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır