İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/386 E. 2025/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/386
- Karar No
- 2025/384
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/386 Esas KARAR NO :2025/384 DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/06/2023 KARAR TARİHİ:29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iştigal konusunun ... isimli işletmelere iş zekası, analitik çözümler ve stratejik bilgiler sağlayan global yazılımın, programın satışının yapılması ile ayrıca bu satış sonrası adı geçen ... programının kullanılmasına yönelik danışmanlık hizmetlerinin verilmesi olduğunu, ... programının kullanılmasının ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini, dolayısıyla programın satışının ayrı bir iş, satılan programa ilişkin verilen danışmanlığın ayrı bir iş olduğunu, öte yandan ürün satışının ... ürün yazılımı sahibi (tedarikçi ve telif hakkı sahibi olan) yabancı firmaya ödemesi yapılarak gerçekleştiğini, danışmanlığın ise danışmanlık verilen aylar üzerinden veya müşteriler ile proje özelinde mutabık kalınan koşullar üzerinden ayrıca ücretlendirildiğini, müvekkili tarafından ... programının, ürünün yazılımcısı yabancı şirketten kullanıcı kodlan, şifreleri temin edilerek müşterilere kurulumu şeklinde yapıldığını, müvekkilinin yazılımın satışında müşterilerinden aldığı ücreti ... firmasına ödediğini, bu aşamadan sonra müşterilerin ... programını kendileri kullanabileceği gibi seçecekleri bir danışman şirket ile de programı kullanabildiklerini, müvekkilinin danışmanlık veren bağımsız firmalardan biri olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu olayda davalı ...nin hem 31/12/2019 tarihli ... lisans satış sözleşmesi tahtında yazılımı satın aldığını ayrıca müvekkilinden 02/01/2020 tarihli ... raporlama proje sözleşmesi kapsamında danışmanlık sözleşmesi imzaladığını, lisans sözleşmenin imzalanmasını müteakiben, müvekkili tarafından 3 yıllık ... lisansı davalıya temin edilmesine rağmen, davalıya vadeler halinde ödeme imkanı tanındığını, danışmanlık sözleşmesinin konu kısmında da davalı şirketin ... lisansını aldığını ve bu lisans kapsamında haricen danışmanlık verileceğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen ...nin yazılım satışına ilişkin bir kısım ödemeleri yapmış olduğunu, bakiye tutarın ise halen ödenmediğini, buna rağmen müvekkilinin anılan yazılımın parasını dava dışı ... firmasına ödediğini, davalı ...nin danışmanlık sürecindeki ödemeleri bahane ederek, yazılımın ücretini ödemekten sürekli haksız olarak kaçtığını, konuya ilişkin 01/06/2022 tarihinde ... yevmiye numarası ile ... 25. Noterliği tarafından gönderilen ihtarname ile davalıdan ödeme tahsili talep edildiğini fakat ödeme yapılmadığını, davalının işbu ihtarname ile temerrüde düştüğünü, davalı tarafından ayrıca verilen danışmanlık hizmetine yönelik, danışmanlık hizmetinin gereği gibi ifa edilmediği yönünde iddialarda bulunulmuşsa da davalının söz konusu hizmetten memnun olduğuna hatta ek yeni hizmetler talep ettiklerine dair emaillerin ve tanıkların da mevcut olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonra dava açmadan yöneticiler ile görüşüldüğünü, ödeme noktasında dava açmadan müvekkilinin bekletildiğini, ayrıca müvekkili ile başka bir projenin bedelini ödemediğinin izahtan vareste olduğunu, davanın kabulüne, 23.482,00-EURO bakiye bedel tutarına temerrüt tarihi olan 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca euroya uygulanan en yüksek mevduat faiz oranından hesaplanacak faizi ile birlikte hesaplanacak tutardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki kurdan hesaplanacak olan karşılığının 01/06/2022 tarihinden itibaren ödeme gününe kadar işleyecek kamu bankalarınca euroya uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ortaya konulan, davalı şirketin yazılım lisans ücretini ödemesi nedeniyle danışmanlık ücretinin ödenmesinden kaçtığına dair iddianın asılsız olduğunu, davalı şirketin davacı şirketin sunduğu danışmanlık hizmetlerinin tam ve gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle yazılımı taahhüt edildiği şekilde kullanamadığını, yazılıma ilişkin ücretlerin kalan kısmını da bu nedenle ödemekten imtina ettiğini defaatle davacıya ilettiğini, davacı dilekçesinde, davalı şirketin söz konusu hizmetlerden memnun olduğunu, davalı şirketin davacıdan yeni hizmetler talep ettiğini ve başka projeler için görüşmeler yapıldığını belirttiğini, söz konusu yeni hizmet alımı talepleri ve proje görüşmeleri danışmanlık süresince ortaya çıkan ayıplı hizmetin davacı tarafından telafisi için davalı şirket tarafından iyi niyetle başlatılan görüşmeler olduğunu, bu görüşmelerin yapılmış olmasının davacının davaya konu danışmanlık hizmetini gereği gibi sunduğuna dair herhangi bir hukuki dayanak oluşturamayacağını, davacı ile akdedilen Danışmanlık Sözleşmesi'nde projenin iki ayda tamamlanacağı ve davacının işi belirlenen program ve takvime uygun olarak yerine getireceğinin hüküm altına alındığını, Danışmanlık Sözleşmesi'ne konu projenin 2020 yılının Mart ayında tamamlanması öngörülmüş olsa da işin öngörülen tarihte tamamlanamadığını, bu dönemde ve sonrasında teknik sorunlar ve yetersizliklerin devam ettiğini, projeye dair sorunların çözülmesi için davacı şirketle muhtelif zamanlarda yapılan iletişimlere rağmen projenin tam ve gereği gibi tamamlanamadığını, performans sorunlarının giderilmesi için uyanlar yapılsa da davalı şirket danışmanlık hizmetlerinden ve bu hizmetler kapsamında kullanmayı beklediği yazılımdan herhangi bir şekilde faydalanamadığını, danışmanlık hizmetleri kapsamında ortaya konulan yazılımı kullanamadığını, davalı şirketin projeyi hayata geçirme isteğine istinaden söz konusu yazılımın çeşitli geçici çözüm yollarıyla bir şekilde kullanılmaya çalışıldığını ancak hedeflenen çıktılara müdahale olmaksızın, tam ve eksiksiz şekilde çalışır hale getirilemediğini, buna rağmen, davacı tarafından proje kapsamındaki düzeltme talepleri için ek bedeller talep edildiğini, bunun yerine davacıdan istediği tazminat alacağını borçlanmış olduğu edimin değerinden mahsup yoluyla düşebileceğini, bu doğrultuda davalı şirket tarafından yapılan kısmi lisans ödemesinin yazılıma ilişkin sunulan ayıplı hizmetten doğan zararlarının kısmen mahsup edilmesinden ibaret olduğunu, davacı şirketin hizmetin tam ve gereği gibi verildiğine ve bu hizmetlerden doğan ücret alacaklarını hak ettiğine ilişkin iddialarının asılsız olduğunu , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, ... isimli ürün yazılım bedeli alacağına ilişkin açılan alacak davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, 02.01.2020 tarihli ... raporlama proje sözleşmesi, Davaya taraf şirket sicil kayıtları ve ticari defterler, 01.06.2022 tarihinde ... yevmiye numarası ile ... 25. Noterliği Tarafından gönderilen ihtarname, Bilgisayar kayıtları, proje dökümleri, yazılım çıktıları, email yazışmaları, banka kayıtları, Email yazışmaları, telefon kayıtları, Bilirkişi, uzman görüşü, doktrin, keşif her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Mali Müşavir ...'E tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 04/06/2024 tarihli raporunda özetle ; Sureti dava dosyasında bulunan satıcı sıfatıyla davacı ,alıcı sıfatıyla davalı arasında 31/12/2019 tarihli “... ... Hizmetleri İçin Sipariş Formu” imzalanmış olduğu görülmüştür. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2.Madde Bulut Hizmeti 2.1 Bulut Hizmet Siparişi kapsamında davacı firma tarafından 31/12/2019 - 31/12/2022 dönemlerini kapsayan yıllık bedeli 19.900 EUR. Toplam bedeli (19.900*3) 59.700. EUR. olarak anlaştıklarını, taraflar arsında 02/01/2020 tarihinde yürürlüğe gireceği ifade edilen “... Analytics ... Raporlama Proje Sözleşmesi” nin “Danışmanlık Genel Hüküm ve Koşulları” na göre verilecek hizmetin konusunun yüklenicinin (Davacı), Şirket” in (Davalı) lisansını almış olduğu ... yazılımı ile ilgili vereceği danışmanlık hizmetlerinin hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu belirtildiğini, bu sözleşme dahilindeki işin toplam tutarının 90.000 TL + KDV olduğu kabul edildiğini söz konusu bedelin %40'ının kavramsal tasarım tamamlandığında, %60' ının da canlı kullanıma geçildiğinde faturalanacağını, davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2020-2021-2022 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğunu, davalının 2020,2021 yılları Envanter defteri açılış tasdikinin sunulamadığını, 2022 yılına ait envanter defterinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğunu, 2020 yılına ait Aralık/2020 dönemi beraatının bulunmadığı 2021 ve 2022 yıllarına ait beratlarının bulunduğunu, bu itibarla HMK 222 Md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 Md. gereğince mevcut haliyle Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının 2020-2021 yıllarına ait yasal defterlerde eksiklikler olduğunu, 2022 yılına ait yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 52.474,05 TL tutarın 2021 yılı açılış fişinden geldiğini, 2021 yılında davalı firmanın davacı firmaya fazladan ödeme yaptığı ve açılış fişinde alacak bakiyesi olarak devir olduğu, davacı firma tarafından 31/12/2022 tarihinde davalının açılış fişi bedeli olan 52.474,05 TL kadar değerleme bedeli olarak borçlandırdığını ve davalının 03/01/2020 -31/12/2022 tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığını, davalı firmanın 13/08/2020 Tarihli ...Esas sayısı ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi ile Zayi Bilgesi Verilmesi ile ilgili olarak dava açtığını , mahkemenin 17/05/2022 Tarihinde 2022/506 ile dosyayı karara bağladığı Sayın Mahkemenin kararının Aralık/2019,Ocak/2020,Şubat/2020,Mart/2020,Nisan/2020 dönemine ait e-defterlerinin zayi olduğu kararı ile kesinleştiğini, davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2020-2021-2022 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğunu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğunu, davalının 2020,2021 ve 2022 yılları Envanter defteri açılış yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğunu, Aralık/2019,Ocak/2020,Şubat/2020,Mart/2020,Nisan/2020 dönemlerine ait yasal defterlerin mahkeme kararı ile zayi olduğu , 2021 ve 2022 yıllarına ait beratlarının bulunduğu bu itibarla HMK 222 Md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 Md. Gereğince mevcut haliyle Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının 2020-2021 ve 2022 yılına ait yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davalı firmanın 03/01/2020-19/12/2022 Tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığını, eksik ve ayıplı ifa iddiasının ispata muhtaç olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Mali Müşavir ...'E tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 14/01/2025 tarihli Ek raporunda özetle ; Davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2020-2021-2022 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğunu, davalının 2020,2021 ve 2022 yılları Envanter defteri açılış yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğunu, Aralık/2019,Ocak/2020,Şubat/2020,Mart/2020,Nisan/2020 dönemlerine ait yasal defterlerin mahkeme kararı ile zayi olduğunu , 2021 ve 2022 yıllarına ait beratlarının bulunduğu bu itibarla HMK 222 Md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 Md. Gereğince mevcut haliyle Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının 2020-2021 ve 2022 yılına ait yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı firmanın dava dışı firma olan ... ... AŞ'ne 24/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile dava dosyasına sunduğu 15/11/2021 ve 26/11/2021 Tarihli ... Bankası ödeme aracılığıyla gönderen kısmında davacı firmanın alıcı kısmında dava dışı firmanın bulunduğu 25.000 EUR “luk toplamda 50.000 EUR olarak ödeme yaptığı Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalı firmanın 03/01/2020-19/12/2022 tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığını, dava konusu alacak talebi yazılım lisans bedeline ilişkin olmakla birlikte, söz konusu yazılımın davalı tarafa entegre edilmesi ile birlikte sürecin tamamlanabileceğini, entegrasyon işleminin de yine taraflar arasında imzalanmış olan ve 02/01/2020 tarihinde yürürlüğe gireceği kabul edilen sözleşme ile gerçekleştirilmesi planlandığını, danışmanlık hizmetinin davacı veya bir başka danışmanlık firmasından alınabileceğini ancak bu noktada davalı tarafından, davacı dışında bir başka firmadan danışmanlık hizmeti alınıp alınmadığı hususunda dosyada mevcut bir bulguya rastlanmadığı, lisansı satın alınan ... yazılımının entegrasyon ile birlikte hatalardan arındırılmış bir şekilde canlı kullanıma açıldığını, tam olarak tespit edilemediğinden dolayı kök raporda açıklanan teknik inceleme ve değerlendirmelere ilişkin görüşlerin aynen geçerliliğini koruduğu, eksik ve ayıplı ifa iddiasının ispata muhtaç olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ihtilafın, davacının davalı firmaya, iş zekası, analitik çözümler ve stratejik bilgiler sağlayan ... isimli global yazılım ve programın satışı ve ayrıca bu satış sonrası adı geçen ... programının kullanılmasına yönelik danışmanlık hizmetlerinden kaynaklı alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili; müvekkilinin iştigal konusunun ... isimli işletmelere iş zekası, analitik çözümler ve stratejik bilgiler sağlayan global yazılımın, programın satışının yapılması ile ayrıca bu satış sonrası adı geçen ... programının kullanılmasına yönelik danışmanlık hizmetlerinin verilmesi olduğunu, ... programının kullanılmasının ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini, dolayısıyla programın satışının ayrı bir iş, satılan programa ilişkin verilen danışmanlığın ayrı bir iş olduğunu, öte yandan ürün satışının ... ürün yazılımı sahibi (tedarikçi ve telif hakkı sahibi olan) yabancı firmaya ödemesi yapılarak gerçekleştiğini, danışmanlığın ise danışmanlık verilen aylar üzerinden veya müşteriler ile proje özelinde mutabık kalınan koşullar üzerinden ayrıca ücretlendirildiğini, müvekkili tarafından ... programının, ürünün yazılımcısı yabancı şirketten kullanıcı kodlan, şifreleri temin edilerek müşterilere kurulumu şeklinde yapıldığını, müvekkilinin yazılımın satışında müşterilerinden aldığı ücreti ... firmasına ödediğini, bu aşamadan sonra müşterilerin ... programını kendileri kullanabileceği gibi seçecekleri bir danışman şirket ile de programı kullanabildiklerini, müvekkilinin danışmanlık veren bağımsız firmalardan biri olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu olayda davalı ...nin hem 31/12/2019 tarihli ... lisans satış sözleşmesi tahtında yazılımı satın aldığını ayrıca müvekkilinden 02/01/2020 tarihli ... raporlama proje sözleşmesi kapsamında danışmanlık sözleşmesi imzaladığını, lisans sözleşmenin imzalanmasını müteakiben, müvekkili tarafından 3 yıllık ... lisansı davalıya temin edilmesine rağmen, davalıya vadeler halinde ödeme imkanı tanındığını, danışmanlık sözleşmesinin konu kısmında da davalı şirketin ... lisansını aldığını ve bu lisans kapsamında haricen danışmanlık verileceğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen ...nin yazılım satışına ilişkin bir kısım ödemeleri yapmış olduğunu, bakiye tutarın ise halen ödenmediğini, buna rağmen müvekkilinin anılan yazılımın parasını dava dışı ... firmasına ödediğini, davalı ...nin danışmanlık sürecindeki ödemeleri bahane ederek, yazılımın ücretini ödemekten sürekli haksız olarak kaçtığını, konuya ilişkin 01/06/2022 tarihinde ... yevmiye numarası ile ... 25. Noterliği tarafından gönderilen ihtarname ile davalıdan ödeme tahsili talep edildiğini fakat ödeme yapılmadığını, davalının işbu ihtarname ile temerrüde düştüğünü, davalı tarafından ayrıca verilen danışmanlık hizmetine yönelik, danışmanlık hizmetinin gereği gibi ifa edilmediği yönünde iddialarda bulunulmuşsa da davalının söz konusu hizmetten memnun olduğuna hatta ek yeni hizmetler talep ettiklerine dair emaillerin ve tanıkların da mevcut olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonra dava açmadan yöneticiler ile görüşüldüğünü, ödeme noktasında dava açmadan müvekkilinin bekletildiğini, ayrıca müvekkili ile başka bir projenin bedelini ödemediğinin izahtan vareste olduğunu, davanın kabulüne, 23.482,00-EURO bakiye bedel tutarına temerrüt tarihi olan 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca euroya uygulanan en yüksek mevduat faiz oranından hesaplanacak faizi ile birlikte hesaplanacak tutardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 EURO'nun fiili ödeme günündeki kurdan hesaplanacak olan karşılığının 01/06/2022 tarihinden itibaren ödeme gününe kadar işleyecek kamu bankalarınca euroya uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosyamızdan alınan kök ve ek raporlar ile, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı firmanın 03/01/2020-19/12/2022 tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığı, dava konusu alacak talebi yazılım lisans bedeline ilişkin olmakla birlikte, söz konusu yazılımın davalı tarafa entegre edilmesi ile birlikte sürecin tamamlanabileceği, entegrasyon işleminin de yine taraflar arasında imzalanmış olan ve 02/01/2020 tarihinde yürürlüğe gireceği kabul edilen sözleşme ile gerçekleştirilmesinin planlandığı, danışmanlık hizmetinin davacı veya bir başka danışmanlık firmasından alınabileceği ancak bu noktada davalı tarafından, davacı dışında bir başka firmadan danışmanlık hizmeti alınıp alınmadığı hususunda dosyada mevcut bir bulguya rastlanmadığı, lisansı satın alınan ... yazılımının entegrasyon ile birlikte hatalardan arındırılmış bir şekilde canlı kullanıma açıldığının tam olarak tespit edilemediği, Davalı tarafından sunulan mail yazışmalarına göre, davacı tarafından verilen danışmanlık hizmeti kapsamında; ... yazılımının davaya konu olarak lisans kiralaması yapılan versiyonunun, davalı tarafa entegrasyonu sürecine ilişkin olarak bir takım çalışmaların gerçekleştirildiği, süreçte yaşanan sorunların ... merkezine de iletilmiş olduğu, Haziran 2020 dönemi itibari ile halen test sürecinin devam ettiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte ... sisteminde davaya konu lisansın başlangıç tarihinin 30/09/2020 olarak gözüktüğü, öte yandan sistemin tam olarak hatalardan arındırılmış bir şekilde canlı kullanıma açıldığı tarihin tam olarak tespit edilemediği, canlı kullanıma 30/09/2020 tarihinde geçildiği kabulü durumunda 7 aylık bir gecikmeden bahsedilebileceği, 17/02/2021 tarihli mailden anlaşılacağı üzere söz konusu yazılım ile alınması planlanan raporlama süreçlerinin tamamen işlevsiz olduğundan bahsedilemeyeceği, ancak sonuç itibari ile projenin tamamlanma oranına dair bir sonuca da ulaşılamadığı, Dava konusu programın davalıya teslim edildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, Davalının iddiasının, programın tam olarak kullanılamadığı, danışmanlık ve servis hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmediği yönünde olmasına rağmen, davacının alacak iddiası programın satış fiyatından kaynaklanan bakiye bedelin ödenmesine ilişkin olduğu, davalının programı üç yıllık bir süre ile satın almış olduğu, programı teslim almış olduğu tarih ile ihtarnameyi gönderdiği tarih arasında yaklaşık iki buçuk yıllık bir sürenin geçmiş olduğu, davacının bu süreden önce herhangi bir ihtarda bulunduğuna ilişkin bir veri bulunmadığı gibi program bedeline ilişkin faturaları tarafların ticari defterlerine işlemiş oldukları, program satışına ilişkin faturaların her iki tarafın ticari defterlerine işlendiği, aradan uzun bir zaman geçtiği, faturalara süresi içinde bir itirazda bulunulmadığı dikkate alındığında, ticari defterlerde yer aldığı şekliyle davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda her ne kadar davacı taraf, davalı firmaya, iş zekası, analitik çözümler ve stratejik bilgiler sağlayan ... isimli global yazılım ve programın satışı ve ayrıca bu satış sonrası adı geçen ... programının kullanılmasına yönelik danışmanlık hizmetlerinden kaynaklı alacak talep etmiş ise de; dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli kök ve ek raporları ile; ticari defterlerine göre davalı tarafın davacıya, 03/01/2020-19/12/2022 tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığının tespit edildiği, dava konusu alacak talebi yazılım lisans bedeline ilişkin olmakla birlikte, söz konusu yazılımın davalı tarafa entegre edilmesi ile birlikte sürecin tamamlanabileceği, entegrasyon işleminin de yine taraflar arasında imzalanmış olan ve 02/01/2020 tarihinde yürürlüğe gireceği kabul edilen sözleşme ile gerçekleştirilmesinin planlandığı, danışmanlık hizmetinin davacı veya bir başka danışmanlık firmasından alınabileceği, ancak bu noktada davalı tarafından, davacı dışında bir başka firmadan danışmanlık hizmeti alınıp alınmadığı hususunda dosyada mevcut bir bulguya rastlanmadığı, dolayısı ile davacının, davalı taraftan alacaklı olduğunun ispat edemediği anlaşıldığından; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 194,50-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 24.646,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.29/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır