İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/656 E. 2025/19 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/656
- Karar No
- 2025/19
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/656 Esas KARAR NO :2025/19 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/04/2019 KARAR TARİHİ:09/01/2025 Mahkememizin 20/09/2019 tarihli ... kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/2741 Esas, 2019/2642 karar sayılı, 26/11/2019 tarihli ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı ... Kült. Eğit. Kit. Kırt. Yay.elek. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından tanzim ve imza edilmiş ... Bankası'nın, ... Şubesi'nin ... ... iban numaralı ... çek numaralı 28/02/2019 tarihli 7.000 TL bedelli çeki diğer davacı Lehdar ... Tic. Ltd. Şti.'ye gönderilmek üzere ...'nden ... Şubesi'ne gönderildiği sırada aracın içerisinden çalındığını, davacı ... Kült. Eğit. Kit. Kırt. Yay.elek. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye gönderilen ... numaralı dosyanın da çalınan eşya içinde olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından işbu çekin iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile iptal davasının açıldığını, ve çek için ödeme yasağı kararı verildiğini, daha sonra bu çekin .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulmuş ve davacı şirketlere ödeme emrinin gönderildiğini, gelen ödeme emri üzerine yapılan incelemede çekin arkasında bulunan ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait ciro kaşesinin bu şirkete ait olmadığı ve yine kaşe üzerindeki imzanın da şirketi temsil edenlere ait olmadığının görüldüğünü, imza ve kaşenin sahte olarak atıldığını, sahte olarak atılan imza sebebiyle ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ve takibin iptali davasının açıldığını, çekin arkasında davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin sahte olarak atılmış cirosundan sonra gelen ciroların incelendiğinde beş adet gerçek ve tüzel kişinin bulunduğunu, bu şüphelilerde ...'in cirosunda bulunan telefon numarasının davacı tarafça arandığını, ancak telefona cevap veren kişinin ... isminde birini tanımadığını, böyle biriyle alakasının olmadığını söylediğini, ... ... İth. Peyzaj İnş. Ve Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının çıkartıldığını, bu kayıtlarda bulunan... numaralı telefon numarası aranmış ancak telefon numarası arızalı olarak çaldığını, ... ... San. Ve Tic. A.ş.'nin ticaret sicil kayıtlarının çıkartıldığını, bu kayıtlarda bulunan ... numaralı telefon numarası aranmış ancak telefon numarası ... benzin istasyonu olarak açıldığını, ... ... ve ... isimli şirketlerin her ikisi de şu anda tek ortaklı olduğunu, çekin ortaya çıktığı yer olan ... ... Şubesi'nin bağlı bulunduğu ... Cumhuriyet Başsavcılğı'na resmi evrakta sahtecilik suçlaması ile ... dışında çekin arkasında cirosu bulunan bütün cirantaların şikayet edildiğini, ... Bankası’nın, ... Şubesi'nin ... IBAN numaralı hesabına keşide edilmiş, keşidecisi ... ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti., lehtarı ... Tic. Ltd. Şti. olan 28.02.2019 tarihli 7.000 (yedi bin) TL. tutarındaki, bir adet çekten dolayı davacı tarafların borçlu bulunmadığının (menfi tespit) tespitine, çekin iptaline karar verilmesini, çekin çalınması ve sahte ciro ile piyasaya sürülmesi karşısında, icra veznesine yatırılan paranın teminat karşılığında dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli olması karşısında müvekkiller lehine %20 tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davalının davaya konu çekte son hamil durumunda olup, çekin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak durumunda olmadığı gibi bunu bilebilecek durumda da olmadığını, davalının iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacının eğer ki; aksi yönde bir iddiası var ise bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davalının davacının iddialarını bilmesi veya bilebilecek konumda olmasının mümkün olmadığını, davacının, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığı iddiası bir an için kabul edilse dahi; dava konusu çekin cirolandığını davalının davacının isnat edilen olayı bilmesi çekin ödeme aracı niteliğinden dolayı kendisinden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına göre mümkün de olmadığını, davacının davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu hareket ettiği iddiasını ispata dair sunabildiği hiçbir delilin mevcut olmadığını, davalının huzurdaki olayda herhangi bir kötü niyeti yahut kusuru bulunmadığını, çeki süresinde ibraz edip ödenmediğini tespit ettiren hamil, cirantalara, keşideciye ve diğer çek sorumlularına karşı müracaat hakkını kullanabileceğini, davacı tarafın iddialarının bir kısmı çekin rızası hilafına elden çıktığına ilişkin olsa da bu durum alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığını, takip konusu çek ciro yoluyla davalıya intikal etmiş olup, bu durumda davalının , davacı ve diğer ciranta arasındaki borç ilişkisi olup olmadığını bilebilmesi ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğundan iyiniyetli hamil olduğunun kabulü gerektiğini, ayrıca takip konusu çekteki ciro zinciri incelendiğinde hukuka aykırı bir durum olmadığı imzaların sahte olmadığı, davalı tarafın alacaklı olduğunun, muhatap bankanın TTK.nun 783 maddesi gereğince çek bedelini ödemekle yükümlü olduğu halde, ödeme yapmadığını, davalının yetkili hamil olarak TTK. 808/ b maddesi gereğince çekte sorumluluğu olanlara, karşı başvurma hakkını kazandığını, davacının, dava konusu senede ilişkin borcunun bulunmadığına yönelik iddiası kabul edilse dahi; dava konusu senedin cirolandığını, davalının davacının isnat, iç ilişki ve ticaretini bilmesi, çekin ödeme aracı niteliğinden dolayı kendisinden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığını, keşideci Lehdar ciranta arasındaki şahsi def'iler hamile karşı ileri sürülemeyeceğinden, iyiniyetli hamil olan davalının karşı açılan davanın reddine karar verilmesini, aynı zamanda davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilerek, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının, .... İcra Dairesi'nden gelen senet aslının dosya arasına alındığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen sicil kayıtlarının, .... İcra Dairesi'nden gelen dosya hesap raporu ve tahsilat makbuzlarının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden gelen ... esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı, davacı şirket temsilcilerinin yazı ve imza örneklerinin dosya arasına alındığı, ... Müdürlüğü'nden gelen beyanname ve eklerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... Seri nolu, 28/02/2019 keşide tarihli 7.000,00 TL'lik çek nedeniyle borçlu olunmadığına dair açılan menfi tespit davası ile yargılama sırasında davacı ... .... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, tarafından ödenen çek bedelinin davalıdan istirdadına ilişkin açılan istirdat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller,, alınan ATK raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı ... ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından tanzim ve imza edilen ... Bankası’nın, ... Şubesi'nin ... IBAN numaralı ... çek numaralı 28.02.2019 tarihli 7.000 TL. bedelli çek, diğer davacı-lehdar ... Tic. Ltd. Şti.’ye gönderilmek üzere ...'nden ... Şubesi'ne gönderildiği sırada aracın içerisinden çalındığı, davalı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... Seri nolu, 28/02/2019 keşide tarihli 7.000,00 TL'lik çekte bulunan imzanın ve ciro kaşesinin de davacılara ait olmadığı, sahte imza ve ciro ile davacıların çekten kaynaklı davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı iddia edilmiş olup, davacıların imza itirazına binaen davacıların imza örneklerinin bulunduğu kurumlardan gerekli evraklar celp edilmiş ve davaya konu çek üzerinde Adli Tıp Kurumu Baikanlığı Fizik İhtisas Dairesi vasıtasıyla imza incelemesi yaptırılmış, düzenlenen 26/08/2024 tarihli mahkememizce de kabul ve itibar gören bilirkişi raporuna göre de, dava konusu çekin arka yüzünde yer alan "..." kaşe izi üzerine atılı 1.ciro imzası ile ... ve ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşılmıştır. Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir....." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Somut olayda davacı ... Tic Ltd Şti'nin imza itirazına binaen davacı şirketin yetkili temsilcilerinin imza örneklerinin bulunduğu kurumlardan gerekli evraklar celp edilmiş ve davaya konu çekin üzerinde imza incelemesi yaptırılmış, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan ve mahkememizce de kabul ve itibar gören bilirkişi raporuna göre de, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin elinin ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda çekte sahtecilik iddiası mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceğinden, ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır. Mahkememizce mali müşavir bilirkişi marifetiyle ticari defter ve belgelerin incelenmesi hususunda ara karar kurulmuşsa da davacının süresinde bilirkişi ücretini yatırmadığından bahisle inceleme yapılamadığı, davacı ... Ltd Şti tarafından menfi tespit davası açılmışsa da iş bu davacının çekte bulunan imzaya yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, ticari defter ve belgelerin incelenmesi hususunda verilen kesin süre içerisinde masrafı yatırmadığından bu hususa dair herhangi bir bilgi veya belge ibraz edilemediği anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle kambiyo senetlerinin üzerindeki imzanın sahteliğinin mutlak defi olması ve davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşıldığından davaya konu çekteki imzanın davacı ... Tic Ltd Şti'nin şirket yetkilisine ait olmadığına dair bilirkişi tespiti karşısında davacı ... Tic Ltd Şti'nin davalıya davaya konu çekten dolayı borçlu kabul edilemeyeceği kanaatine ulaşılmış ve davacı ... Tic Ltd Şti'nin menfi tespit talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu ... ... Bankası'nın ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... .... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, lehtarı ... Taah. San. Tic. Ltd. Şti olan, ... Seri nolu, 28/02/2019 keşide tarihli 7.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmiştir. TTK'nın 792. maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çeklerin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çekleri kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Dava konusu çekteki ciro silsilesi düzgün olup, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edilmediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davacı keşideci ... .... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, imzası inkar edilmemiştir. İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği lehtar imzasının sahte olması keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Senedi şeklen düzgün silsile ile ele geçiren hamilin son cirodan önceki cirolardaki imzaların sahte olduğunu bilmesi mümkün olmadığı gibi böyle bir sorumluluğu da yoktur. Senet borçlusu ile senet alacaklısı arasındaki kişisel itiraz ve savunmalar senedi şeklen düzgün ciro silsilesi ile ele geçiren iyi niyetli hamile karşı ileri sürelemeyeceğinden davacı şirket ... Ticaret Ltd Şti' yönünden davanın kabulüne, davacı ... ... İnş Taahhüt San ve Tic Ltd Şti yönünden ise davanın reddine, yine çekin iptaline yönelik talebin, Kötü niyet tazminat talebinin ve istirdat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; A- Davacı ... Ticaret Ltd Şti bakımından; Davanın KABULÜ ile Davacı ... Ticaret Ltd Şti'nin ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... .... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, lehtarı ... Taah. San. Tic. Ltd. Şti olan, ... Seri nolu, 28/02/2019 keşide tarihli 7.000,00 TL'lik çekten dolayı davacı ... Ticaret Ltd Şti 'nin borçlu olmadığının tespitine, B- Davacı ... ... Ltd Şti bakımından; 1-Davanın REDDİNE, 2- Çek bedelinin istirdatına ilişkin talebin REDDİNE, C- Çekin iptaline yönelik talebin ve Kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 119,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 495,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 2-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 7.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-Davacılar tarafından yapılan; 119,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.708,13-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.827,68-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır