İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/105 E. 2025/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/105
Karar No
2025/137
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/105 Esas KARAR NO : 2025/137 DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 29/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkememizce re'sen dikkate alınacak ve yapılacak araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak sebep ve gerekçelerle, her türlü hukuki ve cezai dava ve başvuru haklarının ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, işbu dosyanın, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E sayılı dosya ile birleştirilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalalet ücretlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. İş bu dava dosyası mahkememizin asıl dava dosyası olan 2025/25 esas sayılı dava dosyası ile birleşen ... 1. FSHHM... Esas sayılı dava dosyası olup( tefrik ile mahkememizin 2025/105 esasına kaydı yapılmıştır.) iş bu dava dosyasına yönelik henüz karşı tarafa bir tebliği işlemi yapılmadığından bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi karar tarihi itibari ile iş bu dava dosyası yönünden vekaletname de sunulmamıştır. Mahkememizin 2025/25 esas dava dosyası 21.05.2025 tarihli ara kararı gereğince; Birleşen dava dosyası yönünden dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı, başvurulduysa buna ilişkin tutanağın sunulması için davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş ise de belirtilen kesin süre içerisinde davacı tarafça beyan sunulduğu. Sunulu beyan dilekçesinde davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığının bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalığın; FSEK kapsamında yapılan ihlaller kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu tespit edildi. 18.12.2018 tarih ve 7155 sayılı kanunun Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak Arabuluculuk hakkındaki yasal düzenlemeleri dikkate alındığında; madde 20. düzenlemesinde; 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. 3.Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir. Düzenlemesi geretirilmiştir. Davacının dava dilekçesi kapsamı ve uyuşmazlık konusu incelenidğinde; 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle mahkemece uygulamasının res'en gözetilmesinin zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise bu tarihten sonra açıldığı, ve dava dileçesi incelendiğinde arabulucuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığına dair bir beyan geçmediği gibi dilekçe ekinde de bu yönde belge bulunmadığı, yani arabulucuk başvurunun olumsuz sonuçlandığına dair belge sunulmadan dava açıldığı, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, davacı taraf her ne kadar 29.05.2025 tarihli beyan dilekçesi ile talep yığılmasının söz konusu olduğu durumlarda taleplerden birinin zorunlu arabuluculuk kapsamında olmaması halinde arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmadığını beyan etmiş ise de, davacı beyanının yerinde olduğu ancak iş bu dava yönünden( evveliyatı mahkememizin 2025/82 esas) davacının istemlerinin maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, her iki talebin de zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğundan davacı beyanının iş bu davaya tatbikinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı tarafından açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: 1-Dava konusunun niteliği gereği huzurdaki uyuşmazlıkta zorunlu olarak Arabulucuya başvurması dava şartı olduğundan ve bu şart yerine gelmeden dava açıldığı anlaşıldığından; 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunun 18/A, HMK 115/2 maddeleri gözetilerek DAVA DİLEKÇESİNİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Karar tarihi itibari ile davalı tarafça iş bu dosyaya yönelik sunulan vekaletname ve cevap dilekçesi sunulmadığından Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İş bu dava dosyası yönünden Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İş bu dava dosyasına yönelik Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas hükümle birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 29/05/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/105, K. 2025/137, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-105-e-2025-137-k-cff8487daa06