İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/84 E. 2025/499 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/84
- Karar No
- 2025/499
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/84 Esas KARAR NO : 2025/499 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 06/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin davalı ...Ltd. Şti.'den 07.07.2023 tarihinde "..." model ... marka araç satın aldığı; davacının tacir olup bu aracı ticari işletmesi adına, ticari faaliyeti çerçevesinde kullanmak üzere satın aldığı; davacının davalı taraf ile arasındaki sözleşmede; "Araçlarımızı sürekli olarak iyileştirdiğimiz için, herhangi bir araç bileşenine uygulanan veya kullanılan üretim teknolojilerinde veya malzemelerde yapılan değişiklikler de dahil olmak üzere, makul takdirimize bağlı olarak, siparişinizi esaslı olarak etkilemediğ̆i ölçüde, aracınızda değişiklikler yapabiliriz." şeklinde bir ifadeye istinaden davacının 04.07.2023 tarihinde davalı tarafa gönderdiği mail ile siparişinde mevcut olan 2 adet özelliği (...) iptal etmek istediğini ilettiği; davalı taraf davacının elektronik posta yoluyla gönderdiği taleplerin değerlendirilmesine ilişkin olarak hiçbir çaba harcamadığı, "Eşleşme sonrası konfigürasyon değişikliği yapılamamaktadır." diyerek baştan savar bir şekilde müvekkilimizin talebini reddettiği; sonradan görülmüştür ki; VIN atanmış olsa dahi araç özelliklerinde değişiklik mümkün olduğu; esasen tuhaf olan şudur ki; davalı şirketin, davacının Jant değişikliği talebini reddetme gerekçeleri her ne kadar bu şekilde olsa da dsavacıya teslim edilmek üzere gelen araç zaten 19"jant olduğu; davacının değişiklik talebinin haksız ve gerekçesiz bir şekilde reddedildiğinin ispatı olduğu; her ne kadar davacının aracın 20” Jant özelliğini taşıması için davalı şirkete 51.550,00-TL ödemişse de davalı şirket bu edimin karşılığını layıkıyla yerine getirmediği; davacının satın almak istediği aracın teslim bedeli 2.490.006,00-TL olduğu fakat davalı şirket davacının iptal etmek istediği 2 adet özelliği, iptal etmediğinden dolayı davacıya 2.688.998,40-TL tutarında fatura keserek tahsil ettiği; 198.992,40-TL tutarındaki fazlanın davacıya iadesi gerekmektedir. Davacı ilgili şikayetlerini davalı tarafa iletmiş ise de davalı şirket tarafından herhangi bir iadeye veya çözüm yoluna yanaşılmadığı; satım esnasında malın ayıplı olduğunu satıcıya derhal bildirildiği; teslim edilecek olan aracın boyasında çizikler ve lekeler olduğu fark edildiği; davalı şirket, bu edimini de layıkıyla yerine getirmediği satışa konu malı ayıplı şekilde ifa ettiği; davalı yan kötü ifasını telafi etmek için hiçbir girişimde de bulunmadığı; kaldı ki davalı şirket bu kusurları giderip araç boyasındaki çizikler ve lekelerin giderilmesi için gerekli onarımlarını yaptırsaydı bile tüm bu işlemler aracın değerini düşüren işlemler olduğu; davacının satın aldığı aracı 25.08.2023 tarihinde teslim almaya gittiği, teslimat sırasında aracının, siparişine uygun olmadığını fark ettiği, teslim edilen aracın daha düşük özelliklere sahip bir araç olduğu; davacının sipariş verdiği araç 20" Jant olmasına rağmen, kendisine teslim edilen araç 19" Jant olduğu; teslimat esnasında sorumlu kişilere bildirildiği; 3-4 saatlik bir bekleyiş ve konuşmadan sonra sorumlularla anlaşmaya varılamadığı; davacının ürünün siparişi ile uyuşmadığını ifade etmesine karşılık sorumlular, ellerinde 20” Jant olduğunu söyleyerek aksesuar değiştirir gibi aracın jantlarını değiştirdiği; değişim işlemi için ücret almayacaklarını söyledikleri davacının aracı teslim alırken yaptığı son inceleme ve kontrollerde, araç boyasında çizikler ve lekeler olduğu sorumlulara bu durum iletildiğinde; saat geç olduğu için onları da Merter'de bulunan serviste yaptırabilecekleri söylendiği; söz konusu araç daha sıfırken ve teslim alınmadan önce boyadaki leke ve çizik kusurlarının tamiri için servise girmek zorunda kaldığı; davalı tarafın ifasındaki tüm ayıplar, davacının malı kullanmasını ve bundan yararlanmasını önemli ölçüde güçleştirdiği, davacının siparişi ile kendisine teslim edilen mal arasındaki nitelik farkları, üründen beklenen faydaları önemli ölçüde azaltıp değerinde eksilmeye neden olduğu; satışa konu araca sonradan yapılan tadilatlar nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiği satışa konu haliyle araç, davacının ödediği bedelden daha düşük bedelde fiyatlanmakta ve satışa konu bedele alıcı da bulamayacağından satıcının bu ayıplara karşı sorumluluğu bulunduğu; Satılan mal için müvekkilimizden fazladan tahsil edilen 198.992,40-TL bedelin ödeme tarihi olan 09.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, malın daha teslim edilmeden ayıplı çıkması sebebi ile ayıp oranında bedel tenzili neticesinde fazladan ödenen 100 TL bedelin ödeme tarihi olan 09.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı, taraflar arasındaki tam mutabakat kapsamında akdedilen Araç Rezervasyon Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) akit tarihinden sonra siparişinde değişiklik yapılmasını talep ettiği ancak davalı şirketçe bu husus kabul edilmediği için zarara uğradığını iddia ettiği; davacı, Araç siparişini oluşturduğu ve akabinde 2.688.998,40 TL satış bedelini davalı şirkete ödediği; sözleşmeye uygun ifa edildiği; davalı şirketin davacı Sözleşme kapsamında siparişinde değişiklik yapamayacağı hususunda defaatle uyardığı; her müşteri araç siparişini oluşturduğu vakit, siparişine özel olarak aracına VIN numarası (=Araç Kimlik Numarası) tanımlandığı ve aracı siparişi kapsamında hazırlanmaya başlanılarak araç talepler kapsamında konfigüre edildiği; sözleşmede siparişin akabinde Araç’ta yapılabilecek konfigürasyon değişiklikleri, müşterinin siparişine halel getirmeyecek şekilde ve makul olmak kaydıyla yalnızca davalı şirketin tasarrufunda olup davacıya ise böyle bir hak Sözleşme kapsamında verilmediği; davacının iddialarının aksine uyuşmazlığa konu araç ayıptan ari bir biçimde davacıya teslim edildiği; araç teslim anında davacı tarafından kontrol edildiği ve iddialarının aksine herhangi bir eksiklik, bir ayıp bulunmadığı anlaşılarak teslim alındığı; davacı, araçta teslimat anında boyasında leke ve çiziklere rastladığını iddia ettiği; davalı şirket bütün araçlarını çok aşamalı kalite-güvenlik kontrol prosedürlerinden geçirmekte ve gerekli kurum ve kuruluşlardan onaylar aldığı; davacı tarafça iddia edilen ayıbın aracın üretiminden kaynaklanması mümkün olmadığı; davacı da aracı teslim aldıktan arabuluculuk sürecine başvurusuna kadar ve halen uzun bir süre boyunca herhangi bir problem ile karşılaşmadan kullandığı; davacının araçtan kullanım ve yararlanmasının engellendiği yönündeki iddiaları yersiz ve gerçek dışı olduğu; araçta ayıbın varlığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, bir anlığına araç boyasında leke ve çizik gibi bir ayıp bulunduğu varsayılsa dahi davacı sözde bulunan açık ayıba ilişkin gözden geçirme ve bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve aracı sözde ayıbı ile kabul ettiği; davacının iddiasını ispatlayamadığı ve somutlaştıramadığı; davacı sözde ayıba ilişkin zamanında bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği; aracı kabul ettikten 5 ay sonra seçimlik haklarını talep ettiği; teslim anında araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığı; aracın misli ile değişimi, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinde orantısızlık teşkil ettiğinden davacı aracın ayıpsız misli ile değişimini talep edemeyeceği; araç üretim kaynaklı herhangi bir ayıp ihtiva etmediği; davacının taleplerinin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği neticeten davacı tarafın haksız davasının reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, alacak davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacıya teslim edilen araç yönünden varsa meydana gelen ayıp yönünden davacının fazladan ödediğini iddia ettiği miktar ile ayıp oranında bedel tenzili neticesinde davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarından ibaret olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Mahkememizin 12/06/2024 tarihli duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, tüm dosya kapsamı ile bilirkişiye araç üzerinde inceleme yetkisi de verilerek dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir gizli ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı( sonradan ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı),varsa iddia olunan gizli ayıpların ne olduğu ve onarımla giderilmesinin mümkün olup olmadığı, onarımla giderilecekse satım bedelinden indirilmesi gereken miktarın başka bir değişle onarım bedelinin ne olduğu varsa miktarının tespiti ile ilgili ayrıntılı, bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine, mahkememizce re'sen belirlenenen Motorlu Taşıtlar konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetince araç üzerinde kapsamlı olarak yerinde inceleme yapılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK 266 vd maddeleri gereğince inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Makine mühendisi bilirkişi ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ... Ltd.Şti. Tarafından tanzim edilmiş 09.08.2023 tarihli ve ... no.lu ve KDV ve vergiler dahil 2.688.998,40 TL bedelli araç satış faturası tanzim edilmiş olduğu, keşifte yapılan incelemede: Dava konusu araç üzerinde ... lastik ve buna uygun 20” jant bulunduğu; davacının araç konfigürasyonunda istediği jant değişikliği için araç alımında ÖTV az ödeneceği iddialarına karşın bilirkişi heyetimizin vergi hususlarında uzmanlık alanı olmadığından değerlendirilemeyeceği; dava konusu aracın kaporta ve boya kısımlarında hasar sonrası boya onarımı şeklinde olmadığından dolayı piyasa şartlarında değer kaybı bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 27/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile mahkememizin 12/06/2024 tarihli celse 1 nolu ara kararında yer alan hususlardan “ dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir gizli ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı( sonradan ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı),varsa iddia olunan gizli ayıpların ne olduğu ve onarımla giderilmesinin mümkün olup olmadığı, onarımla giderilecekse satım bedelinden indirilmesi gereken miktarın başka bir değişle onarım bedelinin ne olduğu varsa miktarının tespiti” talep edildiği halde bilirkişi raporunda bu hususların denetime elverişli şekilde açıklanmadığı görülmekle, a-davacının taleplerinden olan geliştirilmiş oto pilot yönünden ayrıca değerlendirme yapılmadığı ve araçtan bu özelliğin çıkarılıp çıkarılmamasının mümkün olup olmadığı ve çıkarılıp çıkarılmadığı; bu özelliğin bulunması ve bulunmaması durumunda aracın fiyatının ayrı ayrı hesaplanmasına, b-bilirkişi raporunda yer alan resimlerin güncel olup olmadığı, yerinde inceleme yapıldığında araca ilişkin fotoğraflamanın yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı, bilirkişilerin bu yönde herhangi bir tespitinin bulunmadığı anlaşılmakla işbu hususu açıklamakla birlikte resimlerde yer alan ayıplar yönünden yeniden değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti 18/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, kök raporda da tespit edildiği gibi; araç üzerinde yapılan incelemede hem araç siparişine hem de araç faturasına uygun olarak “20” jant ve geliştirilmiş oto pilot bulunduğu dolayısıyla elektronik ortamda düzenlenen araç siparişine uygun halde araç bulunmasından dolayı üretimden kaynaklı ayıp bulunmadığı neticeten kök rapor kanaatlerinde bir değişiklik olmadığını beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının davalı şirketten 07.07.2023 tarihinde ... model ... aracı şipariş vererek satın aldığı; araç yapılandırılmasına ilişkin belgede araç fiyatı 1.230.020,00 TL; solid black renk 25.070,00 TL; 20 " induction jantlar 51.550,00 TL; all black premium iç mekan, beş koltuklu iç mekan ve otopilot dahil olduğu; geliştirilmiş otopilot 88.880,00 TL teslimat ve tescil ücreti 5.000,00 TL toplam 1.400.250,00 TL ötv ve kdv dahil 2.688.988,40 TL olarak belirlendiği ve 09.08.2023 tarihli faturanın iş bu miktar üzerinden düzenlendiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan motorlu araç sipariş sözleşmesinde 1. sayfada yer alan " satım sözleşmesi. Araç konfigürasyonunuzda açıklanan aracı iş bu sözleşmenin hüküm ve koşullarına tabi olarak ... Şti'den almayı kabul etmektesiniz. Ödeme koşulları da dahil olmak üzere aracınızla ilgili daha önce sağlanmış olan herhangi hüküm ve koşullar hariç tutulmuştur. Aracınız, sipariş tarihinde mevcut olan özelliklere ve seçeneklere göre fiyatlandırılır ve yapılandırılır. Siparişinizi verdikten sonra piyasaya sürülen veya üretiminde kullanılabilir hale gelen veya yasal onaya tabi olan seçenekler, özellikler veya donanımlar, teslimat sırasında aracınıza dahil olmayabilir veya aracınız için mevcut olmayabilir ancak daha sonra kullanılabilir hale gelebilir. Bu durum, aracın belirli seçeneklerinin, özelliklerinin veya donanımının sonraki yazılım ve/veya donanım güncellemeleri yoluyla daha fazla geliştirmeye ve değişikliğe tabi olabileceği anlamına gelmektedir. Sözleşmenin 2. Sayfasında yer alan " değişiklikler" başlığında "aracınız siparişinize uygun şekilde üretildiğinden veya halihazırda üretilmiş olduğundan araç konfigürasyonunuzda yaptığınız bu tür değişiklikler bu sözleşmenin bir parçasını oluşturacak olan ek bir araç konfigürasyonu kapsamında düzenlenecektir. Araç konfigürasyonunuzdaki değişiklikler izin verilmeyen değişiklikler niteliğinde ise veya bu değişiklikleri yerine getirmemiz mümkün değilse veya değişikliği karşılayacak envanterimiz yoksa bu sözleşmeyi tamamen kendi takdirimize bağlı olarak feshetme hakkımızı saklı tutarız. Bu kapsamda yeni bir sipariş süreci başlatabilirsiniz. Araçlarımızı sürekli olarak iyileştirdiğimizi için herhangi bir araç bileşenine uygulanan veya kullanılan üretim teknolojilerinde veya malzemelerde yapılan değişiklikler de dahil olmak üzere makul takdirimize bağlı olarak siparişinizi esaslı olarak etkilemediği ölçüde aracınızda esaslı değişiklikler yapabiliriz. Aracınızın siparişinizin verildiği sırada gösterilen menzili, hızı veya ivmesindeki değişiklikler de dahil olmak üzere siparişinizi önemli ölçüde etkileyecek herhangi bir değişiklik yapılması halinde aracınız teslim edilmeden önce size bildireceğiz ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde davaya konu araca ilişkin iptal edilmesini talep ettiği iki özellik iptal edilmemesinden kaynaklı fazla ödediği miktarın iadesini ve ayıplı çıkan malın ayıp oranında tenzilini talep etmekle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf araca yüklenen "geliştirilmiş oto pilot" özelliğinin araçtan çıkarılmasını talep ettiği; dava dilekçesi ekinde yer alan e mail yazışmalarında davacı tarafında kabulünde olduğu üzere iş bu talebi vın atanmadan önce talep edilmesi gerektiği halde vın atamasının hızlı yapıldığı araya bayram tatili girmesi nedeniyle geç kalındığı, sözleşmeyi iptal etmek istemediklerini, aracı yaklaşık 4 ay bekledikleri için 4-5 ay daha beklemek istemediklerini talep ettiği; 4 Temmuz 2023 tarihli e mail yazışmasında mevcut siparişte seçilmiş olan 2 adet özelliğin iptalini talep ettiği; 1. 20" ınduction jantlar 51.500,00 TL ve 2. Geliştirilmiş otopilot 88.880,00 TL; 13.07.2023 tarihli e mail yazışmasında artan kur nedeniyle ötv diliminin artması ve en son farklara kdv farkı gelmesi tahmini fiyatı çok aştığından değişiklik talep edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu araca ilişkin düzenlenen araç yapılandırılmasına ilişkin belgesinde açıkça 20 " induction jantlar ve geliştirilmiş otopilot özelliğinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacıya ait araca yüklenen bu özelliğin çıkarılması talep edilmiş ise de sözleşmede yer alan değişiklik kısmında " makul takdirimize bağlı olarak siparişinizi esaslı olarak etkilemediği ölçüde aracınızda esaslı değişiklikler yapabiliriz." ibaresinin yer aldığı; bu hususun esaslı yapılması gereken işlerden olması nedeniyle davacı vekilinin vın ataması sonrası Geliştirilmiş otopilot uygulamasının çıkarılmasını talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Davacıya araç teslim edileceği sırada 19 jant teslim edildiği; araca ilişkin siparişin 20 jant olması nedeniyle davalının kötü ifa da bulunduğu ancak davacının fark etmesi üzerine davalı tarafından aracın jantlarının 20 jant olarak değiştirildiği sözleşmeye uygun hale gelmesi nedeniyle bu hususta aracın teslimi halinde sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiği anlaşılmıştır. Nitekim 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu araç üzerinde ... lastik ve buna uygun 20” jant bulunduğu anlaşılmakla TBK m.219 şartlarının iş bu kısım yönünden uygulanma imkanı bulunmayacaktır. Davacı aracın boyasında çizikler ve lekeler olduğunu fark ettiği bu nedenle aracın değer kaybına uğradığını iddia etmesi üzerine bilirkişi heyeti tarafından araç üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı iddiasında bulunan ve teslim fotoğraflarında gözüken bir kısım çiziklerin bulunmasına karşın mini onarımla giderilebilecek boyutta olduğu ve yapılan keşifte çiziklerin mini onarımla giderilmiş olduğu, dava konusu aracın kaporta ve boya kısımlarında hasar sonrası boya onarımı şeklinde olmadığından dolayı piyasa şartlarında değer kaybı bulunmadığı yani dava konusu aracın kaporta ve boya kısımlarında hasar sonrası boya onarımı şeklinde olmadığından dolayı piyasa şartlarında değer kaybı bulunmadığı tespit edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’na göre; bir maldaki ayıp; satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır. 6098 sayılı TBK m. 219 “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK 25/3. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 25/3. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanununun 227 ve 228. maddelerinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir. Bu durumda davacı, davalıya ayıplı olduğunu iddia ettiği hususlarda başvuruda bulunmadığı ve davaya konu araçta değer kaybı oluşturacak ayıp bulunmadığından iş bu talebinin de reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekili her ne kadar vergi uzmanı bilirkişinin dosyaya eklenmesi ve yeni rapor alınmasını talep etmiş ise de dava dilekçesinde davaya konu araca ilişkin iptal edilmesini talep ettiği iki özellik iptal edilmemesinden kaynaklı fazla ödediği miktarın iadesini ve ayıplı çıkan malın ayıp oranında tenzilini talep etmekle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının iş bu uyuşmazlığın çözümünde hükme esas alınacak nitelikte olduğu anlaşılmakla yeniden rapor alınması gerekmediğinden davacıya sözleşme kapsamında düzenlenen araç yapılandırılmasına ilişkin belgesi ve fatura dikkate alındığında araçta esaslı değişikliğe neden olacak şekilde davalıdan talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğu ve araçta değer kaybını oluşturacak ayıp tespit edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.600,00 TL karar harcının peşin yatırılan 3.400,01 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 10.199,99 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 31.854,78 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2023 yılı tarifesine göre toplam 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına) Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2025 KATİP ... ¸e-imzalıdır HAKİM ... ¸e-imzalıdır