İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/683 E. 2025/475 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/683
- Karar No
- 2025/475
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/683 KARAR NO : 2025/475 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili idare arasında Kamu İhale Kanununa tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkette hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idarelerine karşı dava açıldığını, ... 1. İş Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve bahsi geçen tüm alacak kalemlerinin idarelerince ödenmesine kesin karar verilmiş olduğunu, kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarih... E., ...K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın idare yönünden kesin olarak karar verildiği, kararın dava dışı ... tarafından icraya konu edildiğini, ...24. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri toplan olmak üzere (yasal kesintiler dahil) 32.358,12.-TL idareleri tarafından ödendiğini, idarelerince yapılan ödemenin dava dışı ...'ün davalı şirketin idarelerinden aldığı ihale kapsamında çalışması neticesinde ödenmiş olduğundan, ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına idarelerince ödenen tüm meblağ ve yasal kesintilerin davalı şirket tarafından idarelerine ödenmesi gerektiğini, müvekkili idare ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereği yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personellerle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlar konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulandığını, Yargıtay içtihatlarına göre de tüm işçilik borçlarından yüklenici firmaların sorumlu olacağının açıkça belirtildiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı şirkete ulaşılamamış olup anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 32.358, 12.-TL”nin 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 1. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-... 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 3-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen ...'e ait hizmet döküm cetveli ve işyeri unvan listesi, 4-Bilirkişi raporu, 5-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında dava dışı işçi ... tarafından işbu davanın tarafları aleyhine ... 1. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin alacak davası açıldığı, anılan Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile istinaf itirazlarının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 6100 sayılı yasanın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu, dava dışı işçi tarafından işbu davanın davacısı aleyhine ... 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında ilama dayanan icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından takip dosyasına yasal kesintiler dahil olmak üzere toplam 32.358,12 TL ödeme yapıldığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir. Davaya dayanak teşkil eden ... 1. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, ...24. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan "Yapım işlerine ait Sözleşme" ve eki olan şartnameler celp edilerek dosya arasına alınmış ve uyuşmazlığa ilişkin iş hukuku alanında uzman bir hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen 10.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "davacı ... tarafından dava dışı işçi ...’ün işçilik alacakları nedeniyle ... 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına 25.12.2020 tarihinde 8.897,36.-TL (Brüt 10.193,97.-), 08.01.2021 tarihinde 23.806,39.-TL (brüt 23.904,49.-TL) olmak üzere toplam 34.098,46.-TL ödeme yapıldığı, ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverene ait olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçinin 09.07.2011-19.11.2013 dönemine isabet eden Kıdem Tazminatı, Genel Tatil Ücreti, Fazla Çalışma Ücreti, Ücret Alacağı, Yıllık İzin Ücreti alacağı olarak dava konusu edilen 34.098,46.-TL’nin, Davalı ... A.Ş.’nin teminatından davacı idare tarafından yapılan 1.740,34.TL kısmi tahsilat düşüldükten sonra davalı alt işverenin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süreye isabet eden sorumluluk miktarının 32.258,12.-TL olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ...K., 11/05/2017 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli ...E. ... K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir. İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E. ... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemeden davalı şirketin kendi dönemi ile sorumlu olduğu, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporu ile de davacının sorumlu olduğu tazminat miktarının 32.358,12 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, -32.358,12 TL'nin 08/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avansa faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.210,38 TL nispi karar harcının, 552,60 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.657,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6.400,00 TL yargılama gideri ile 552,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı toplamı 7.380,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.620,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/06/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü Peşin Harç : 552,60 TL Karar Harcı : 2.210,38 TL Noksan Harç : 1.657,78 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 7.000,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama gideri detayları Bilirkişi Ücreti : 5.000,00 TL Posta Giderleri : 1.400,00 TL