İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/165 E. 2025/290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/165
- Karar No
- 2025/290
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/165 KARAR NO : 2025/290 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti.'nin kurucusu ve yetkilisinin ... olduğunu, müvekkili şirketin bugüne kadar yapmış olduğu tüm işlerde usul, kanun, kural ve kaidelere uygun hareket ettiğini, müvekkillerin aleyhine bu güne kadar hukuka ve yasalara aykırı bir faaliyet gösterdiği iddiası ile bir işlem tesis edilmediğini, davaya konusu çeki müvekkili elinden nasıl çıktığının daha iyi anlaşılabilmesi için müvekkili şirket ile dava dışı ... ve davalı şirket arasındaki ilişkinin bilinmesi gerektiğini, dava dışı ... müvekkili şirket yetkilisi ... ile görüşerek dış cephe inşaat malzemesi olarak inşaatlarda kullanılan 93.000 adet, 160 gr.... inşaat filesini yurt dışından gemi aracılığı ile getirdiğini, piyasa fiyatının ise yaklaşık 1.000.000 Euro olduğunu ve ürünün alıcısının hazır olması sebebi ile de ürünün iç piyasa da kısa sürede satılacağını, piyasadan alacaklarını alamadığı için şuan nakit problemi yaşadığını, bu sebeple gelen ürünleri limandan çekmediğini, gelen malın limandan çekilmesi için paraya veya çeke ihtiyacı olduğunu, daha sonra satılacak ürünlerden kar payı vereceğini taahhüt ederek gelen malın limandan çekilmesi için müvekkili şirkete ortaklık teklif ederek müvekkilinden yüklü miktarda çek ve ödeme aldığını, bu görüşmeler sırasında dava dışı ... bu işte davalı şirket yetkilisi ... ile birlikte çalıştığını beyan ederek müvekkili şirket yetkilisi ...'tan bazı çeklerin davalı şirket adına keşide edilerek davalı şirkete verilmesini istediğini, davalı şirket yetkilisi müvekkili şirket yetkilisi ... ile yapmış olduğu görüşmede dava dışı ... ile birlikte hareket ettiğini ikrar ettiğini, iş bu sebeple müvekkili şirket, davaya konu çek de dahil olmak üzere bir kısım çeki imzalayarak davalı şirkete verdiğini, dava dışı ... ve ortağı davalı şirketin bahsetmiş olduğu ürünler bu güne kadar ne gelmiş ne de verilen çekler müvekkiline iade edildiğini, müvekkili tarafından mal alımı için verilen çekler davalı şirket tarafından şahsi işlerde kullanıldığını, müvekkili kaptırmış olduğu çekler nedeni ile cebr-i icra tehdidi altına girdiğini, müvekkilinin iş yerine haciz tadbik edildiğini, gayrimenkullerine haciz konulduğunu, müvekkili şirketle davalı arasında yapılan anlaşma gereği davalı şirketin söz konusu malları müvekkili şirkete teslim etmesi gerektiğini, davalı tarafın kötü niyetli hareket ederek müvekkili şirket yetkilisi aleyhine .. 2. İcra Ceza Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek konulu şikayette bulunduğunu, dosyaların derdest olduğunu, işbu sebeple müvekkili hapis cezası ile de karşı karşıya kaldığını, ayrıca dava konusu çekin vadesinin gelmiş olmasına rağmen davalı tarafça bugüne kadar müvekkili aleyhine icra-i işlemler başlatıldığını, bu husus davalı tarafın da esasen işbu çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını bildiğini gösterdiğini, dava konusu çeklere ilişkin ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... başvuru numaralı, ... dosya numaralı arabuluculuk dosyasından anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulüne, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, ...bank... San. Şubesi ... seri nolu, 20/07/2023 keşide tarihli, 250.000,00 TL. Bedelli çekin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak icra takibine konulmaması ve ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı koyularak ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını ve neticede dava konusu çekin iptaline, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun teblgat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve... Soruşturma sayılı dosyaları, 2-Bilirkişi raporu, 3-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Dava İİK'nın 72.maddesi gereği, avans olarak dava dışı ...'e verilen çek nedeniyle bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu çekin davacı tarafından keşide edilerek dava dışı ...’e aralarında yaptıkları anlaşma uyarınca avans olarak verildiğini, dava dışı ...’in davacıyı dolandırdığını, davalının da ...’i tanıması nedeniyle iyi niyetli olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara katılmamıştır. Davacı tarafında delil olarak dayandığı soruşturma dosyaları celp edilerek dosya arasında alınmış, incelenen soruşturma dosyalarında dava dışı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davalının vefat etmesi sebebiyle mirasçılık belgesi davacı vekilince dosyaya sunulmuş ve davalı mirasçıları adına duruşma gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış ve yargılamaya devam olunmuştur. Davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmış, davalı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmemiştir. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B: İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 136). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Dava konusu çekte davacını hamil olduğu daha sonra ciranta sıfatıyla ciro silsilesine dahil olduğu , ciranta sıfatının bulunduğu gibi davacının bu çek nedeniyle borçlu olduğu hususu da kendisine karşı icra takibi yürütüldüğü, ,icra takibinden önce menfi tespit davası açılabileceğinden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin kambiyo senedinde görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, bedelsizlik iddiasına dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve ... E., ...K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201.maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir. Somut olayda, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Davacı davaya konu çekin avans olarak verildiğini, Davalı ise iddianın yersiz olduğunu savunmuştur. 6100 sayılı HMK’nun 201.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerekmektedir. Somut olayda davacı, çeklerin avans olduğunu, davalı ise nakit alış verişi nedeniyle düzenlendiğini savunduğu gözetilerek yöntemine uygun davacı çeklerin aslında avans olarak verildiği yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafından imzalanan çekin bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispat edilmesi zorunlu olduğundan, dava konusu çeke dair davacının yazılı delil sunmadığı, kambiyo senedinin ticari defterlere kaydının zorunlu olmadığı, davacı taraf her ne kadar yemin deliline dahi dayansa da, tahkikat sırasında davalı asilin öldüğü anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.653,98 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/04/2025 KATİP ... ¸e-imzalıdır HAKİM ... ¸e-imzalıdır Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 4.269,38 TL Karar Harcı : 615,40 TL Bakiye Harç : 3.653,98 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 9.950,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama Gideri Detayları Bilirkişi Ücreti : 5.000,00 TL Posta Giderleri : 4.760,00 TL