İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/372 E. 2024/8 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/372
- Karar No
- 2024/8
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/372 Esas KARAR NO : 2024/8 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... A.Ş.’nin ..., ... ve ... dönemleri normal elektrik tüketimi faturalarından ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak, ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığını, elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, davacının mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile düzenlenen .... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 12.05.2023 tarihli, ... no’lu ve 335.507,45-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve aynı tarihli, ... no’lu ve 199.243,97-TL bedelli kaçak ek tüketim faturası ile davacı adına toplam 534.751,42-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmesi nedeniyle mevzuata aykırı olarak davacıya verilmediğini; kaçak elektrik tespit tutanağı somut uyuşmazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirketin hizmet akdiyle çalışan görevlileri tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği HMK.m.204 hükmüne göre aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil/resmi belge niteliğinde olmadığı; davalı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği, davacının imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının, HMK.m.205 hükmüne göre adi senet vasfı olmadığını davalını ileri sürdüğü kaçak elektrik kullanım iddiası ile kaçak elektrik bedeli talep eden davalı şirketin üzerinde olduğunu HMK m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 12.05.2023 tarihli, ... no’lu ve 335.507,45-TL bedelli ve 12.05.2023 tarihli, ... no’lu ve 199.243,97-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 534.751,42-TL’nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, asıl dava dosyasının eki olan ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep edildiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, uyuşmazlığa konu elektrik tüketimi kaçak elektrik tüketimi olduğu; davacının tacir sıfatını haiz olmadığı; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu; kaçak elektrik kullanımın yapıldığı adres ''Avcılar'' olup , davaya bakmakla yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu; davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı olmadığı; davacının, işbu dava ile dava konusu yaptığı faturaların bedeli belirli olduğu davacıya dava konusu fatura bedelleri toplamı üzerinden dava değeri bildirmek ve bunun üzerinden harç tamamlamak üzere kesin süre verilmesi gerektiği; borçlu fatura adresinde ticarethane (büfe + oto yıkama) işlettiği, yapılan kontrolde davacının, adreste " dağıtım sistemine müdahale ederek, ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı'' tespit edildiği; kaçak zabıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olduğu; Dava konusu faturaların son ödeme tarihleri geçmesi, ancak borçlu tarafından ödeme yapılmamış olması nedeni ile davacı borçlu hakkında ... 2. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği; borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığı davanın öncelikle usulden giderek esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, kaçak elektrik kullanımından borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davacı hakkında ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 12.05.2023 tarihli, ... no’lu ve 335.507,45-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve aynı tarihli, ... no’lu ve 199.243,97-TL bedelli kaçak ek tüketim faturası ile davacı adına toplam 534.751,42-TL kaçak elektrik tüketim borcu nedeniyle şimdilik 500,00 TL yönünden davalı şirkete borcu bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Davaya konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında davacıya ait ... Mahallesi'nde yer alan abone grubu olarak " Tic. (Büfe+ oto yıkama) yer aldığı anlaşılmıştır. Davacının gerçek kişi olması nedeniyle tacir olup olmadığı hususunda mahkememizce yapılan araştırmada davacının ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı; ... Odası'na kayıtlı olduğu ve kaydının halen devam ettiği; vergi müdürlüğü müzekkere cevabında davacının kazancının şahsi ticari kazanç olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece res'en gözetilir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Tüm dosya kapsamında davanın mutlak ticari davalardan olmadığı; davacının tacir olmadığı, esnaf olduğu ve davacının kazancının şahsi ticari kazanç olduğu görülmekle davanın nispi ticari dava özelliğine de sahip olmadığı anlaşılmakla mahkememizde açılan iş bu menfi tespit davasında mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan-usulden reddine; Mahkememizin görevsizliğine, Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının Davasının Görev-Dava Şartı Yokluğundan-USULDEN REDDİNE, 2-)Mahkememizin görevsizliğine, 3-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-)HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-)Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına dair, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf başvurma ve karar harçları ile istinaf gider avansının tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 10/01/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır