İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/617 E. 2024/716 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/617
Karar No
2024/716
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/617 Esas KARAR NO : 2024/716 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2021 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... İli ... İlçesi 7409 ada 19 parselde kayıtlı ... projesi ile ilgili “...” sözleşmesi ile bu sözleşmeyi tadil eden 2 ayrı ek protokol imzaladığını, sözleşme ve ek protokollere göre müvekkilinin uhdesindeki işlerin yapılarak teslim edildiğini nitekim projedeki taşınmazların hak sahiplerine dağıtıldığını ve iskân alındığını, müvekkilinin davalıya yapılan hak edişler uyarınca faturalar düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, faturaların davalı yanca itirazi kayıt olmaksızın ticari defterine işlendiğini ve hakkedişlerinde yine itiraz edilmeksizin imzalandığını, bakiye 390.285,97-TL borcun ödenmesi ve geçici kabulün yapılması için davalı borçlu şirkete ... 2.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmişse de bir netice alınamadığını, bunun üzerine ... 23.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 02.08.2021 tarihinde takibe geçilmiş ancak takibin vaki haksız itiraz ile durdurulduğunu, Takipten sonra şirket hesabına davalı yanca 17.08.2021 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığını, Bu ödemenin TBK m.100 uyarınca öncelikle asıl borcun ferilerine mahsup edildiğinden işbu davalarının 351.400,87-TL asıl alacak bedeli üzerinden ikame edildiğini, Zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin uzlaşamama ile neticelendiğini, Takibe itiraz edilmesinin sadece takibi uzatmaya yönelik olup kötü niyetli bir itiraz olduğunu, davalı yanın borca itirazının hukuki dayanağının olmadığını, davalı yandan 0395 sk. M.2/2 uyarınca avans faiz taleplerinin olduğunu, avansın faiz takip tarihinden itibaren başlatılmasının gerektiğini, davalı borçlu şirketi haklı gösterecek bir hukuki gerekçenin olmadığını, alacakların taraflar arasındaki sözleşmeye, itiraza uğramaksızın deftere işlenmiş faturalara ve yanlarca imzalanmış hakediş raporlarına dayandığını ve davalı tarafından da açık bir şekilde hesaplanabilir mahiyette olduğunu, alacağın tamamının likit ve muaccel olduğunu, bu haliyle itiraz edilmesinin sadece art niyet göstergesi olduğunu, bu nedenlerle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı taleplerinin olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı yanın davaya konu haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sk m.2/2 uyarınca avans faiz işletilmesine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dayalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından 351.400,87-TL dava değeri belirlenerek işbu davanın ikame edildiğini, dava değeri olarak belirlenen bedelin hukuka aykırı olduğunu, dava değerinin 290.285,97-TL olduğunu, iş teslim tarihinin 15/09/2018 olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin ilişki içerisinde davacı şirkete yüklenilen edim gereği gibi ifa edilmemiş olduğunu, geçici veya kabul yapılmadığını, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri eksik ve ayıplı bir şekilde ifa etmiş olduğundan huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, 37.2 maddede belirtilen garanti süresi gereğince davacı şirketin gerçekleştirdiği edim gereği sorumluluğunun devam ettiğini, davacı şirketin işbu davayı açma hakkının bulunmadığını, dava konusu alacağın yargılama gerektirdiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını ve haklı itirazlarına rağmen işbu davayı açtıklarını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı şirketin dava ve takip tarihi itibari ile alacak hakkı bulunmadığı gibi işi süresinde teslim etmediğinden dolayı sözleşme gereği belirlenen cezai şart bedelinni hesaplanmasını, davacı şirketin varsa alacağından takas ve mahsup edilmesini, yine davacı şirketin sözleşme gereği ödemediği giderlere ilişkin hesaplama yapılmasını, davacı şirketin varsa alacağından takas ve mahsup edilmesini, ... 48. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamede belirtilen eksiklik ve ayıpların giderilmesi için yapılacak işçilik ve malzeme giderinin keşfen yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak varsa davacı şirketin alacağından taka ve mahsubuna, netice itibari ile davanın tümden reddine, davacının haksız bulunan talep miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava dosyasına celbedilen ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosaysı üzerinden 390.285,97-TL asıl alacak için 02/08/2021 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, alacağının sebebinin 19/05/2021 tarihli cari hesap bakiyesinin gösterildiğini, davalı borçlu vekillerinin 12/08/2021 tarihli dilekçesi ile takip dayanağı ve içeriğine, borcun aslına , işlemiş faiz miktar ve oranına, takip dayanağının içeriğine itiraz ettiği görülmüştür. Uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan eser sözleşmesine uygun olarak davacının yükümlülüklerini ayıpsız ve tam olarak yerine getirip getirmediği, bedelin ödenip ödenmediğine ilişkin hususlarından kaynaklanmış olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Mahkememizin 08/02/2022 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile Birisi mali müşavir ..., birisi inşaat mühendisi bilirkişisi ..., birisi de sözleşme hukuku uzmanı ...'a dosyanın tevdi edilerek bu kişilere özellikle de inşaat bilirkişisine yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek ve bu incelemenin yerinde yapması istenerek davalı tarafın cevap dilekçesinde bildirmiş olduğu ayıp ve kusurların olup olmadığının da tespiti bu şekilde istenilerek davacı tarafın iddiaları ve davalı tarafın savunmaları değerlendirilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası bilirkişiler ..., ... ve ...'na tevdii edilmiş, bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 18/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda: " Yapılan inceleme ve tespitlere göre; Teknik Yönden Davalı tarafından cevap dilekçesindeki beyanları ile ilgili dosyaya bilgi/belge sunulmamış olduğu, Mali Yönden Taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun ve defterlerin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, Taraf şirketlerin ticari defter kayıtlarına göre; davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 388.997,95 TL cari hesap borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra davalı tarafından 17.08.2021 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, taraflarca cari hesap bakiyesinde mutabık olunduğu, Rapor içerisinde açıklandığı üzere, yapılan hesaplamalar neticesinde; Davacı şirket alacağının 20.09.2021 dava tarihi itibarıyla toplam 350.526,87 TL hesaplandığı" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Teknik inceleme için; işbu ek rapor tarihi itibarıyla davalı tarafından sunulan herhangi bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, Cezai şart ile ilgili hesaplama yapılamayacağı, Bu durumda taraflar arasındaki Sözleşmede yer alan gecikme cezasına ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin değerlendirme yapılması için öncelikle teknik yönden bir inceleme yapılması gerektiği; heyetimizin teknik üyesi tarafından gecikmeye yönelik bir inceleme yapılamadığı için Sözleşmede yer alan cezai şart maddelerinin uygulanması bakımından da bir inceleme yapılamadığı, İcra takibinden sonra yapılan ödemelerin TBK madde 100 uyarınca önce faiz ve fer'ilerden mahsup edildikten sonra asıl alacaktan düşülmesi gerektiği; somut olay özelinde, icra takibinden sonra ve fakat huzurdaki dava ikame edilmeden önce ödenen 100.000,00-TL'nin asıl borcun ferilerinden mahsup edilmesi iddiasının yerinde olduğunun düşünüldüğü, ... 23. İcra Müdürlüğü...E. sayılı icra takip tarihi itibarıyla davacı alacağının 388.997,95 TL olduğu, davalı şirket tarafından 17.08.2021 tarihinde davacıya yapılan 100.000,00 TL ödeme miktarının ve tarihinin icra dosyası infazında dikkate alınması gerektiği" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasında, İş veren” in ..., ..., 7409 ada, 19 parselde inşa ettiği ...projesi kapsamında PVC Doğrama İmalatı İşlerinin yapımı ile ilgili 02.01.2018 tarihli sözleşme imzalandığı, Sözleşme bedelinin 2.075.000,- TL + KDV olduğu, işin teslim tarihinin 15.09.2018 tarihi olduğu, gecikme halinde yüklenicinin %0,5 ( Binde beş) oranında günlük gecikme cezası ödeyeceği, davacı dava dilekçesi ile davalıdan yaptığı işe karşılık alacağı olduğunu ileri sürerken davalı da, davacının 50 civarında dairede işi ayıplı yaptığını, ayrıca işi zamanında yapmadığını öne sürdüğü görülmektedir. Mahallinde İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre, davalı şirket çalışanı, davacının dairelerde bıraktığı ayıplı imalatı başka firmalara yaptırdıklarını, bu konuda ellerinde bulunan bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulacağını beyan etmiş, ancak davalı tarafından ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı rapordan ve dosya münderecatından anlaşılmış, bu durumda teknik olarak raporun tamamlanamadığı görülmüştür. Mevcut delillere göre yapılan yargılamada, huzurdaki dava İtirazın İptali davası olup, davacı şirket tarafından 02.08.2021 tarihinde ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında; 390.285,97 TL Asıl Alacak üzerinden icra takibinde bulunulmuştur. Takip dayanağı olarak; “19.05.2021 tarihli 390.285,97 TL tutarlı ...Projesi PVC Doğrama İmalatları İşleri Sözleşmesi ve Ek Protokoller ve sair ticari ilişkiden -2 adet- doğan cari hesap bakiyesi 390.285,97 TL” gösterilmiştir. Mali bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan e-Faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davalı şirket olduğu görülmekte olup, e-Faturaların davalıya elektronik ortamda iletilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu faturalara karşı yasal itiraz süresi içerisinde davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmamıştır.İncelenen BA-BS Analizi formlarında; Davacı şirket tarafından davalı şirket adına BA-BS Formları ile vergi dairesine beyan edilen faturalara karşılık, aynı şekilde davalı şirket tarafından da davacı şirket adına BA-BS Formları ile vergi dairesine beyan edilmiş olduğu görülmektedir. Davacı şirket kendi ticari defterlerinde, davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 388.997,95 TL alacaklı durumda olup, takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından 17.08.2021 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı şirketin kendi ticari defterlerinde de, davacı şirkete takip tarihi itibarıyla 388.997,91 TL borçlu durumda olduğu, takip tarihinden sonra 17.08.2021 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, taraflara ait defter ve kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 02.01.2018 tarihinde imzalanan Sözleşmenin 33.2 maddesi; “Yüklenici, taahhüt konusu işi mücbir sebep olmaksızın 4 ve 29.madde de belirlenmiş olan süre içinde tamamen ikmal ve teslim etmediği takdirde, gecikilen her takvim günü için Sözleşme bedelinin 960,5 i oranında cezayı İşverene ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir. Şu kadar ki; bu gecikme 30 günü geçerse İşverene bu cezayı alarak beklemekte veya herhangi bir hüküm istihsaline ve protesto keşidesine lüzum kalmaksızın Sözleşmeyi feshetmekte serbesttir. Sözleşmenin bu suretle feshi halinde, Yüklenici” den fesih anına kadar Sözleşme gereğince talep edilmesi iktiza eden gecikme cezası ayrıca tahsil olunur. İşverene zarar ve ziyanını talep hakkı saklıdır.” 33.3 maddesi; “İşverenden kaynaklanan gecikmeler için Yüklenici ek süre talep etme hakkına sahiptir. Yüklenici bu talebini gerekçesini sunmak şartıyla İşverene yazılı olarak bildirecek ve İşverenin yazılı onayı ile yalnız bildirimi yapılan gecikme sebebi için gecikme cezasından muaf olacaktır.” şeklindedir. Davalı taraf, davacının yüklendiği edimi ifa etmekte geciktiğini ileri sürerek cezai şart talebinde bulunmakta olup, varsa davacının alacağından takas, mahsup yoluna gidilmesini talep etmektedir. Ancak kök ve ek raporlarda da belirtildiği üzere davalı tarafından iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından mezkur sözleşme hükümlerinin somut olaya uygulanıp uygulanamayacağı ancak teknik inceleme neticesinde ortaya çıkacağından bu konuda bir değerlendirme yapılamamıştır. Davalı, davacı şirketin sözleşme gereği ödemediği giderler ilişkin (Barınma, Yiyecek, Sigorta vs.) hesaplama yapılmasını, davacı şirketin varsa alacağından takas ve mahsup edilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde 28. Maddede; “28.6 YÜKLENİCİ işyerinde kendisinin ve alt yüklenicilerinin çalıştırdığı bütün işçi, personel ve diğer yardımcı elemanların alacaklarını, gelir vergilerini, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerini zamanında ödemeye ve bu konudaki belgeleri İŞVEREN vermeye mecburdur.” “28.7 YÜKLENİCİ kendisinin ve alt yüklenicisinin işe aldığı işçi ve personelin yiyecek ve içeceğini sağlamak üzere bütün önlemleri almak zorundadır.” şeklinde hükümlerin yer aldığı görülmüştür. Sözleşmenin 30.7. maddesi ise şu şekildedir: “30.7 YÜKLENİCİ tüm elemanlarının Şantiyeye geliş gidişini sağlayacaktır. Elemanların her türlü konaklama, ofis ve koğuşlarda kullandıkları enerji ve yemek bedelleri yükleniciye aittir.” Dosya kapsamı incelendiğinde davalı tarafından davacıya kesilen “yurtiçi konaklama giderleri”, “personel yemek yardım”, “...” açıklamaları ile toplamda 102.238,26-TL tutarında fatura kesildiği görülmektedir. Takas, birbirlerine karşı aynı cins alacağa sahip olan kimselerden birinin tek taraflı irade beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında indirmesidir. Takas beyanı herhangi bir geçerlilik şekline tabi değildir. Bir kimse, aleyhine açılan alacak davasında da takas beyanında bulunabilir veya bunun için karşı dava açabilir. Davalının takas etmek istediği alacağın miktarı asıl davada istenen alacaktan daha fazla ise ve davalı bu fazla alacağını hüküm altına aldırmak istiyorsa karşılık dava açması gerekir. Takas, birbirine karşı bir miktar para ödemek veya başka bir edimi yerine getirmek borcu altında olanlar arasında söz konusu olur. İstisnâen, alacağın devrinde, borçlu, devredene karşı olan alacağını devredilen alacakla takas edebilir. Buna karşılık üçüncü kişi lehine taahhütte bulunan kimse, borcunu, taahhüt ettirene karşı olan alacağı ile takas edemez. Kural olarak sadece konusu aynı cinsten olan alacaklar takas edilebilir. Kanun para borçlarının aynı cinsten olduğunu belirtmiştir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa dahi takas beyanında bulunulabilir. Muaccel borçlar takas edilebilirler. Fakat borçların vadeye bağlanmaları esasen borçlu yararınadır. Bu itibarla bir kimse muaccel olmayan fakat ifa edilebilir nitelikte borcunu karşı taraftan olan muaccel alacağı ile takas edebilir. Takas edilecek alacağı karşı, karşı tarafın ileri sürebileceği herhangi bir defi hakkı bulunmamalıdır. Fakat zamanaşımına uğramış bir alacak, eğer karşı alacakla takasın mümkün olduğu zamanda henüz zamanaşımına uğramamış idiyse, takas edilebilir. Mamafih, takas beyanında bulunulabilmesi için alacak ve borçların “karşılıklı”, “aynı cinsten” ve “muaccel” olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davalı tarafından davacıya kesilen “yurtiçi konaklama giderleri”, “personel yemek yardım”, “...” açıklamaları ile toplamda102.238,26-TL tutarında fatura kesildiği, Bilirkişi Heyetinde yer alan Mali Müşavir tarafından yapılan mali incelemede; cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan e-Faturaların davalı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davacı şirket olduğu görülmekte olup, e- faturaların davacıya elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı yasal itiraz süresi içerisinde davacı tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı; davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davalı şirket tarafından tanzim edilen faturaların ...no.lu hesaba alacak kaydedilmiş olduğu, bu hesaptaki alacak bakiyelerinin ... no.lu hesaba virman yapılmış olduğu, dolayısıyla davalının cari hesap borcundan mahsup edilmiş olduğu; taraf şirketlerin ticari defter kayıtlarına göre; davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 388.997,95 TL cari hesap borcu bulunduğu, taraflarca cari hesap bakiyesi hususunda mutabık olunduğu sonucuna varılmakla takas iddiasına konu tutarın cari hesap alacağından düşüldüğü, davalının işbu savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; Taraf şirketlerin ticari defter kayıtlarına göre; davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 388.997,95 TL cari hesap borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra davalı tarafından 17.08.2021 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu tespit edilmiş olup, taraflarca cari hesap bakiyesi hususunda mutabık olunduğu, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 388.997,95 TL Alacaklı olduğu, davacı şirketin 388.997,95 TL miktarındaki cari hesap alacağına 02.08.2021 takip tarihinden itibaren, 100.000,00 TL' nin ödendiği 17.08.2021 tarihine kadar faiz miktarının 2.677,69 TL olarak hesaplandığı, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosya hesabı alacağının 388.997,95 TL Cari Hesap Alacağı, 2.677,69 TL takip sonrası faiz, 17.699,41 TL Tahsil Harcı, 86,80 TL Masraf ve 35.679,86 TL Vekalet ücreti alacağı olmak üzere toplamda 445.141,71 TL olduğu, toplam alacaktan 17/08/2021 tarihinde yapılan 100.000 TL ödemenin tenzili ile 345.141,71 TL kalan alacak tutarının hesaplandığı, davacı tarafça asıl alacak tutarı yönünden işbu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 345.141,71-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 345.141,71-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 23.576,63-TL karar harcının, peşin yatırılan 4.049,62-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 19.527,01-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 55.222,67-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 6.259,16-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 9.126,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 8.963,44-TL yargılama giderinin ve 4.049,62 TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı toplamı 13.072,36-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.296,48-TL'nin davalıdan, 23,52-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/617, K. 2024/716, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-617-e-2024-716-k-d8a5b5134a51