İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/168 E. 2023/738 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/168
- Karar No
- 2023/738
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/168 KARAR NO : 2023/738 DAVA : İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) DAVA TARİHİ : 04/03/2020 KARAR TARİHİ : 30/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... TİC. LTD. ŞTİ. arasında devam eden ticari ilişkilerden kaynaklanan müvekkili şirketin alacaklarının bir kısmına karşılık gelmek üzere, davalı/borçlu tarafından keşide edilerek müvekkile tevdi edilen 15/08/2019 tanzim, 18/12/2019 vade tarihli, 85.0000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmediğini, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirket iyi niyetli davranarak davalı şirketin borcunu ödemesini beklediğini, tüm şifai başvuru ve taleplere rağmen davalı/borçlu tarafın hiçbir ödemede bulunmamakla birlikte, borçlu olduğu miktarı ödeyeceğine dair de hiçbir şekilde davacı müvekkili şirket ile irtibata geçmediğini, davalı/borçlu taraf hakkında ... 11. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile icra takibi ikame edildiğini, takipte “ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren borcu ve takip giderlerini (5) gün içinde ödeme emrini gönderen icra ve iflas dairesine ait banka hesabına yatırılması, kambiyo senedi ve borca ait her türlü itiraz ve şikayetlerin yine bu (5) gün içinde sebepleriyle birlikte ve diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirilmesi , (5) gün içinde borç ödenmediği; veya itiraz ve şikayet edilmediği takdirde alacaklının Ticaret Mahkemesinden iflas isteyebileceği, itiraz ve şikayet edildiği takdirde alacaklının Ticaret Mahkemesinden itiraz ve şikayetin kaldırılması ve iflas karar verilmesini isteyebileceği” ihtar olunmasına rağmen davalı/borçlu alacağı ödemediği gibi takibe ve ödeme emrine karşı itirazda da bulunmadığını, ilgili icra takibi kesinleşmiş olduğunu, dava tarihine kadar da davalı/ borçlunun borcunu ödemediğini, takibin kesinleştiğine ve borcun ödenmediğine ilişkin ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından dosya kapsamına herhangi bir borç ödemesi yapılmadığına ilişkin 28.02.2020 tarihli derkenar alınmış olduğunu, takibe konu bono ve takibe ilişkin güncel kapak hesabının dilekçemiz ekinde sunulduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesinin sunulmadığı anlaşıldı. Mahkememizin 08.10.2020 tarihli duruşmasında bir sonraki duruşma tarihi itibariyle depo emrine esas alınacak borç miktarının (asıl alacak, işlemiş faiz, icra harç, vekalet ücreti ve masrafları dahil) hesaplanmasının istenilmiş, bilirkişi ... tarafından sunulan 19.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda ; 17.12.2020 celse tarihi itibariyle depo edilmesi gereken borç tutarının 117.037,82 TL olarak , 01.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda ise 23.09.2021 celse tarihi itibariyle depo edilmesi gereken borç tutarı 127.861,93 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış, müdahillerin itirazları kapsamında davacı ve davalının ticari defterleri incelenerek davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağın muvazaalı olup olmadığı konularında rapor tanzim edilmesi için yeminli mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 30.06.2022 tarihli raporda özetle, Davacı şirket vekilinin bilirkişi incelemesinin yapıldığı 09.05.2022 tarihinde, kambiyo senedinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olması nedeniyle ticari defter ibrazında bulunmadıkları, bu kapsamda davacı şirket vekili tarafından inceleme amacıyla tarafıma ticari defter ibrazı yapılmadığından işbu raporda davacı ticari defterlerine ilişkin herhangi bir İnceleme, tespit ve değerlendirmede bulunulmadığı, davalı şirketin 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin noter onaylarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, bu kapsamda, davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerin delil niteliği taşıması konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere, bu defterlerin HMK md. 222 uyarınca kendi lehlerine ve aleyhlerine delil teşkil eder nitelikte oldukları, davalının ticari defterlerinde senetsiz borçların izlendiği 320.01.788 ... Ltd. Şti. hesabı bakiyesine göre davacının davalıdan 484.645,34 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacının davalıdan olan ve 2019 yılı öncesi yıllardan devreden 484.645,34 TL tutarındaki alacağın muvazaalı olduğunu gösterecek ticari defterlerde ve dava dosyasında herhangi işlem, kanıt, olay ve belgeye rastlanılmadığı, davalı ticari defterlerine göre 31.12.2019 ve 31.12.2020 itibariyle 2.106.806,75 TL bakiye gösteren 321 Borç Senetleri Hesabının bakiyesinin 2019 yılı öncesi yıllardan devreden bakiye olduğu, 2019 ve 2020 yılında bu hesaba herhangi bir senede bağlı muhasebe kaydının yapılmadığı, bu hesapta görülen borç tutarının bankalara verilen çeklerden kaynaklanan borçlardan olması nedeniyle bu hesaba bağlı olarak davacının davalıdan herhangi bir senet ya da bonodan kaynaklı bir alacağının bulunmadığı, ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile icra takibinde alacak dayanağı olarak gösterilen 15.08.2019 tanzim 18.12.2019 vade tarihli, 85.000,00 TL bedelli bononun davalı ticari defterlerinde kaydedilmediği, Dava dosyasındaki İstanbul ... 11. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile icra takibinde alacak dayanağı olarak gösterilen 15.08.2019 tanzim, 18.12.2019 vade tarihli, 85.000,00 TL bedelli Bono ile ilgili olarak davalı şirket vekilinin; “davalının ticari defterlerine göre davalının davacı şirkete 484.645,34 TL borcunun bulunduğunu, bu borca mahsuben davalı tarafından 85.000,00 TL'lik bir bononun düzenlenerek davacı şirkete verildiğini” ifade ettiği, davalı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı şirketin müdahale talebinde bulunan ... ve ...'e herhangi bir borcunun bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla yapılan takibin kesinleşmesi üzerine İİK 173/3 maddelerine dayalı olarak açılan iflas davasıdır. İİK 173/1.maddesinde, iflas yoluyla yapılan takipte ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi halinde alacaklının takip borçlusunun iflasını isteyebileceği belirtilmiştir ve İİK 158.maddesinde de, iflas takibinin kesinleşmesi halinde açılan iflas davasında İİK 166/2. maddesindeki usulle ilanların yapılacağı açıklanmıştır. İflas avansının yatırıldığı, İİK. 158/1 maddesi uyarınca ilan yapıldığı, ... 12. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasının tetkikinden itirazın ve açılan bu davanın süresinde olduğu, iflası istenilen şirketin sicil kaydından dava tarihi itibari ile kayıtlı olduğu adresin mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu bu nedenle mahkememizin işbu davaya bakmakta yetkili olduğu, İİK 158. ve 166. maddeleri doğrultusunda yazılı basında ve sicil gazetesinde ilanların yaptırıldığı, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu, bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu, İİK 176 m. atfı ile İİK 173 ve 156/4. maddesi uyarınca, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davalı hakkında Mahkememizin ... Esas... sayılı ek kararla iflas kararı verildiği, iflas kararının 23/05/2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İflasta yurt içinde birlik ( vahdet) ilkesi geçerlidir. Bu nedenle borçlu hakkında muhtelif iflas davalarının açılması eşyanın tabiatı icabı ise de ancak tek iflas kararı verilebilir. İflasın tekliği prensibi sadece yurt içinde geçerli olup borçlunun muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde birden fazla iflas davasının derdest bulunması durumunda, bu davalardan birisinde iflas kararı verildiği takdirde, diğer iflas davalarının iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapmaları zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğun nedeni, bir borçlu hakkında birden fazla iflas kararı verilemeyeceği ve mameleki hakkında birden fazla iflas tasfiyesi açılamayacağı esasına dayanmaktadır. Bu durum birlik (vahdet) ilkesinden kaynaklanmakta ve iflasın inşai karakterinin doğal sonucunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte borçlu hakkında verilen iflas kararı Yargıtayca bozulduktan sonra, daha önce iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapan diğer iflas davalarına bakan mahkemelerin artık bekletici sorun hakkındaki ara kararlarını kaldırarak yargılamayı sürdürmeleri gerekir. Şu kadar ki; iflasa daha önce karar veren ve kararı Yargıtayca bozulan hüküm mahkemesinin direnme kararı vermesi de ihtimal dahilinde olduğundan bozma hakkında yerel mahkemece verilecek karara kadar diğer mahkemeler bekletici sorun hakkındaki ara kararını sürdürmeli, bozmaya uyulması halinde kendi mahkemelerindeki iflas davasına ilişkin yargılamayı devam ettirmelidirler. Direnme kararı doğrultusunda yeniden iflasa karar verilmesi durumunda ise daha önce oluşturulan bekletici soruna dair kararın sürdürülmesi gerektiğinde kuşku yoktur.(Türk İflas Hukuku, Sümer Altay, Sayfa 132) Somut davada, müflis şirket hakkında Mahkememizin... Esas... sayılı kararla iflas kararı verildiği, iflas kararının 23/05/2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın konusuz kaldığı, bilirkişi raporlarından davacının davalı şirketten alacaklı olduğu belirlenmekle birlikte depo emri düzenlenmesi halinde borcun ödenip ödenmeyeceğinin bu aşamada tespit edilemeyeceği, davacının dava tarihi itibari ile iflas talepli dava açmakta haklı olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmış ve iş bu dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İflası istenen ... hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas...Karar sayılı ilamı ile verilen 17/10/2022 tarihli iflas kararı 23/05/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğundan iş bu dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 269,85-TL olduğundan peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Müdahiller tarafından yapılan yargılama giderlerinin müdahiller üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kalan kısmının ve iflas avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının ve müdahillerin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/11/2023 BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...