İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/936 E. 2026/801 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/936
Karar No
2026/801
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/936 Esas KARAR NO : 2026/801 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... arasında ... tarihli iskele kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında kira süresinin 2 ay olarak kararlaştırıldığı ve toplam kira bedelinin ... TL olduğu, sözleşmeye konu iskele elemanları ve malzemelerinin davalıya eksiksiz ve hasarsız şekilde teslim edildiği, davalının kira bedelini süresinde ve tam olarak ödememesi üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipte ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalı borçlunun itiraz dilekçesi ile borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, ancak kira sözleşmesini ve sözleşmedeki imzayı açıkça inkâr etmeyerek kira ilişkisinin ve borcun varlığını kabul ettiği, yalnızca kira bedelinin bir kısmını elden, bir kısmını banka hesabına ve bir kısmını kredi kartı/POS yoluyla ödediğini, bazı ödemelerin ise müvekkilinin yakını olduğunu ileri sürdüğü ... ... ’a yapıldığını savunduğu, davalının ödeme iddiasını geçerli ve yazılı belgelerle ispatlaması gerektiği, üçüncü kişilere yapılan ödemelerin kiraya verene karşı kira borcunu sona erdirmeyeceği, davalının takip konusu bakiye kira borcunu ödediğini kanıtlayan yasal ve geçerli bir belge sunmadığı, tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davanın ticari dava niteliğinde bulunduğu ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davalının kira ilişkisini ve sözleşmesel borcu açıkça reddetmeyerek yalnızca ödeme savunmasında bulunması nedeniyle ödeme olgusunu ispat yükünün davalı kiracıya ait olduğu, takip konusu alacağın yazılı kira sözleşmesinden kaynaklanması ve miktarı ile vadesinin belirli olması nedeniyle likit ve belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davalının borcun varlığını bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibine itiraz ederek alacağın tahsilini sürüncemede bıraktığı belirtilerek davanın kabulü ile davalı borçlunun Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 4. maddesinde; “ (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler” amir hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’ndan (HUMK) farklı olarak bu düzenlemede miktar ayrımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Somut davadaki uyuşmazlığın taşınır kiralama sözleşmesinden doğduğu, tarafların sıfatına bakılmaksızın kira ilişkisinden doğan davalardan görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, nitekim benzer birçok yargılamanın Sulh hukuk Mahkemelerinde görülerek üst mahkeme denetiminden geçtiği (Bknz. Antalya Bam 6. HD 2022/1977 esas, 2025/2126 karar; Antalya Bam 15. HD 2024/1104 esas, 2025/1675 karar; Antalya Bam 6. HD 2020/1579 esas, 2021/1646 karar)anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ANTALYA SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde ve HMK.nun 20. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.25/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/936, K. 2026/801, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-936-e-2026-801-k-08d8f1fd5a8b