İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/87 E. 2026/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/87
Karar No
2026/654
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/87 Esas - 2026/654 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/87 KARAR NO: 2026/654

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2026 KARAR TARİHİ : 10/09/2026 K. YAZIM TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında devam eden ticari ilişki kapsamında davalıya vinç hizmeti sunulduğunu, bu hizmete istinaden 19.08.2025 ve 15.10.2025 tarihli iki adet faturanın düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, fatura içeriklerinin kabul edilmiş sayıldığını, davalı şirket yetkilileri ile yapılan WhatsApp yazışmalarında ödeme yapılacağının belirtilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle Kahramankazan İcra Müdürlüğü nezdindeki ...... Esas sayılı dosya ile toplam 502.800,00 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borcun varlığına ve miktarına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, ticari faturaya süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle faturanın içeriğinin kesin delil niteliği kazandığını, davaya konu alacağın likit, muaccel ve miktarının belirli olduğunu, davalının haksız itirazı nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının işbu davaya konu alacak oranında ihtiyati haczine karar verilmesini, Kahramankazan İcra Müdürlüğü nezdindeki ....... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini, icra takibinin 502.800,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının ikametgahının ..... olduğu ve müvekkilİ şirketin merkezinin .......'da bulunduğu belirtilerek yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında ...... şantiyesinde vinç hizmetlerine ilişkin ticari bir ilişki kurulduğunu ancak davalı tarafın piyasa rayiç bedellerinin fahiş oranda üzerinde faturalar tanzim ettiğini ve fiilen ifa edilmeyen iş kalemlerini faturalandırdığını, bu sebeple müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin içeriğin kabulü anlamına gelmediğini ve faturanın tek başına borç doğuran bir belge olmadığını, davacının vinç hizmetini fiilen verdiğini sevk irsaliyesi veya puantaj kayıtları gibi somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekindeki WhatsApp yazışmalarının bütünlükten uzak ve kimin tarafından yapıldığı belirsiz kayıtlar olduğunu, bu yazışmaların bir borç ikrarı teşkil etmediğini, 502.800,00 TL tutarındaki hizmet ilişkisinin hayali olduğunu ve müvekkili şirketin ticari defterlerinde bu yönde bir hizmet girişi bulunmadığını, iki adet fatura ile talep edilen tutarın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının elinde herhangi bir teslim-tesellüm tutanağı bulunmadığını, alacağın yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde ortaya konulamadığını, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, bu sebeple icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek haksız ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın reddine, müvekkil lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 17/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılan icra takibeni yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Ağrı Defterdarlığının 12/02/2026 tarihli cevabi yazısında; dairelerinin ...... vergi kimlik numaralı mükellefi......' un 23/02/2000 tarihinden itibaren faaliyetine devam ettiği, bilanço usulüne göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla davacının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .....E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 16/12/2025 tarihli ödeme emri ile 502.800,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 29/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin aynı tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 27/01/2026 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 502.800,00 TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024-2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.

Dosyaya kazandırılan 17/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalının incelenen ticari defterleri ile bu defterlere yapılan kayıtların, TTK’nın 64.,65. ve 82. Maddeleri ile HMK’nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu, bu defterlere yapılan kayıtların TTK’nın 64/5. Maddesinden atıfla yayımlanmış olan “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve Tek Düzen Hesap Planına” öngörülerine uygun olduğu ve bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle davalının 502.800.-TL borçlu olduğu, bu nedenle davalının takibe itirazının yerinde olmadığı, Davacının takip tarihinden evvel, davalıyı temerrüde düşürmüş olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin dava dosyası kapsamında yer almadığı, bu nedenle takip tarihinden (10.12.2025), dava tarihine kadar ; 55 gün; Faiz oranı %24, (502.800 x24x55)/36500 =18.183,45 TL, 502.800 + 18.183,45 =520.983,45 TL. talep edebileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 4 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı, Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/471 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.” Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 502.800,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-502.800,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 34.346,27 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.586,57 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 25.759,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 732,00 TL başvurma harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 8.586,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.422,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 273,90 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.237,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 80.448,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2026

Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/87, K. 2026/654, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-ankara-bati-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-87-e-2026-654-k-9fd053f748f6