İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/83 E. 2026/833 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/83
Karar No
2026/833
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/83 Esas KARAR NO : 2026/833

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili müflis banka ile borçlular arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden adı geçen şahıslara krediler kullandırıldığını, anılan borçluların borçlarını ödememesi nedeniyle, hesaplar kat edilmiş ve adı geçen borçlulara ... 2. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi gönderildiğini, borçlu davalılar tarafından ihtara rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamış ve işbu ödenmeyen borç nedeniyle davalılar aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlulara ödeme emri tebliğ edilmesi akabinde borçlular tüm borca ve ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, Mahkemeden borçlular tarafından yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmek mecburiyeti hasıl olduğunu, borçluların ... 19. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile duran icra takibinin devamına, davalı-borçlular aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu - davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Talep edilen alacak daha önce ... 16. İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile talep edilmiş ancak zamanaşımı sürelerine riayet edilmediğinden, ilgili icra dosyasının zamanaşımına uğramış olma ihtimaline binaen müvekkilini huzursuz etmek adına ikinci bir kambiyo senedine haiz olmayan bir belge ile işbu kere ilamsız takip başlatıldığını, daha önceki takibe ilişkin talep edilen borçta da sunulan kambiyo senedinin "teminat" senedi olduğu açık olduğunu, ilgili takipteki borcun da kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte, ödemeyi kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takipte alamayacağını fark eden alacaklı tarafın kanunu dolanarak işbu kere ilamsız takip ile ödeme almaya çalışmaları da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi haksız olduğundan mutlak suretle kötü niyet tazminatına da hükmedilmesi gerektiği açık olduğunu, açılan davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatteyse açıklanan nedenlerle esastan reddine, karşı taraf hakkında takibin haksız olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar müteselsil kefillerin itirazının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın, davalıların , fon alacağının tahsili amacı ile başlatılan ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dava dosyası ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiştir. Uyuşmazlığa ilişkin bankacı bilirkişiden alınan 06.05.2026 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıların 15.04.2007 tarihinde imza altına alınan GKS ile sözleşme limiti ile sınırlı olmak üzere dava dışı ... Paz. Ltd.Şti.'nin borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibi ile talep edilen teminat mektubundan kaynaklı davacı alacağının, 15.04.2004 tarihinde kullandırıldığı, bu nedenle 15.04.2007 tarihinde imza altına alınan GKS ile açıkça belirtilmediğinden davalı kefillerin bu tarihten önceye ilişkin dava dışı şirketin borçlarından sorumlulukları bulunmadığı değerlendirildiği, Mahkememizce davalıların anılan 15.04.2007 imza tarihli GKS'nin 1. Maddesi uyarınca dava dışı şirketin doğmuş borçlarından da sorumlu olduklarına kanaat edilmesi halinde, davalı kefillere 22.01.2014 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilmemesi nedeniyle temerrüde düşürülmedikleri, temerrüdün 25.02.2025 takip tarihi itibarıyla başladığı, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasından başlatılan icra akabinde, takip tarihi itibarıyla davacı alacağının 33.526,12 TL olduğu, 25.02.2025 takip tarihinden itibaren asıl alacağa 9636 oranında temerrüt faizi ile 3095 sayılı temerrüt faizine ilişkin kanunla belirlenen ticari temerrüt faiz oranının %50 fazlası ile (değişen oranlarda) faiz talep edebileceği yönünde görüş bildirmiştir. TBK'nın 599/1. maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün değildir. Kaldı ki, TBK'nın 599/1. maddesinde sayılan kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda da herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin ortaklığından ayrılma kefaletten dönme sebepleri arasında sayılmamıştır. Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözleşmeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibine dayanak borcun teminat mektubundan kaynaklı davacı alacağının, 15.04.2004 tarihinde kullandırıldığı, 15.04.2004 tarihinde kullandırılan krediye dayanak genel kredi sözleşmesinde davalıların kefil sıfatı ile imzalarının bulunmadığı, davalıların kefil sıfatı ile imzaladıkları 15.04.2007 imza tarihli genel kredi sözleşmesinde 15.04.2004 tarihinde kullandırılan krediden davalıların sorumlu olduklarına dair bir açıklamada da bulunulmadığı, bu durumda davalıların 14.04.2004 tarihinde kullandırılan krediden sorumlu oldukları ispatlanamadığından davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğu nedeni ile harç alınmasına yer olmadığına, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/83, K. 2026/833, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-83-e-2026-833-k-33ad0b13dde7