İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/75 E. 2026/239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/75
Karar No
2026/239
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/75 Esas - 2026/239 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2026/75 Esas KARAR NO : 2026/239

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 16/12/2021 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14.05.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.05.2019 tarihinde, davacı ...’ın yolcu olarak bulunduğu, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile .... İl yolu 28+350 km’ye gelindiği esnada; sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun sağından çıkarak taklalar atması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, yargılama konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ... nolu Genişletilmiş Kasko ... Poliçesi uyarınca davalı ... A.Ş.'nin teminatı altında olduğunu, kaza tarihi itibariyle davalı ...'ın araç sürücüsü ve ...'nin ise araç sahibi/işleteni olduğunu, davacının yargılama konusu trafik kazası sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden davalıların müştereken ve müteselsilen ... A.Ş. Teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) sorumlu olduğunu, davacının dava konusu trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, özellikle el, yüz, çene, bilek, kafatası, diş ve diz kemiklerindeki kırıklar ve sağ gözündeki görme kaybı başta olmak üzere; davacının vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilme ve yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra .... ’ne kaldırılan ve .... ’nde tedavi altına alınan davacının yatarak tedavi gördüğünü ve cerrahi operasyonlar geçirdiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, ağır tedavilerden ve muayenelerden geçtiğini, müdahale, tahlil ve işlemlere maruz kalındığını, davacının hem fiziken hem de manen telafisi güç ve imkânsız acı, elem ve üzüntüler yaşadığını, davacı dava konusu kaza nedeniyle vücut fonksiyonlarını büyük ölçüde kaybettiğini, vücut fonksiyonlarının tam olarak eski kuvvetinde bulunmaması nedeniyle de derin bir acı ve elem yaşamakta olup, kazanın meydana getirdiği iz ve emareleri halen daha atlatamadığını, dava konusu trafik kazasının izlerini yaşamı boyunca taşıyacak olması da dikkate alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının davacının uğramış olduğu manevi zarar karşısında son derece cüzi kaldığını, davacının kaza sonrasında maruz kaldığı yaralanmalar ve uğradığı maluliyetlerin tedavi edilemeyen, kalıcı sakatlığa sebebiyet veren maluliyetler olduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle .... Esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapıldığını ileri sürerek davacı ...'ın dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 150.000,-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen ( ... A.Ş. Teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesini, hür türlü yargılama harç ve giderler ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... hakkında açılan dava bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davasını .... Mahkemesinde açtığını, hâlbuki davaya bakmaya davalı şirketin yargı çevresinde bulunan .... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, maddi tazminat ile ilgili sorumluluğu kabul etmemekle birlikte İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesinde maddi-bedeni ayrımsız teminatın 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin de bu tutarın %20'si ile sınırlı olarak teminata dahil olduğunu, manevi tazminat talebinin kusur ve davacının zararı ile ilgili olduğunu ve fahiş olduğunu, kusur oranı ve davacının uğradığı zarar nazara alınarak tazminatın makul bir seviyeye indirilmesi gerektiğini, aksi takdirde tamamen reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasını, zira davacının manevi zararı ve davalı şirketin sorumululuğunun sigortalısının kusuru ve oranına bağlı olduğunu, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu bildirerek öncelikle davanın yetki yönünden reddini, olmazsa davanın esastan reddini savunmuş, davacının davasının ispatı halinde davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacının trafik kazası sonucu oluşan maluliyeti sebebiyle davalı ... şirketine karşı açılan manevi tazminat isteminden ibarettir. Mahkememizce verilen 14/11/2023 tarihli .... sayılı ilamı ile .... sayılı ilamı ile kaldırıldığı; kaldırma gerekçesinin; ... limitinin %20'si manevi tazminat limiti olduğundan, davalı ... Şirketi yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın hükmedilmesi gerekirken, infazda karışıklık yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabulü göre de; yargılama giderleri ve vekalet ücreti de poliçe limiti üzerinden hesaplanmalıdır, dava tarihi itibariyle faiz uygulanması doğru değildir, davacının davalı ... şirketince başvuru tarihini araştırılıp, başvurmuş ise 45 (kırkbeş) günü sonra başvurmamış ise arabuluculuğa başvuru tarihi gözetilerek temerrüt tarihinin belirlenip faiz uygulanması gerektiği" gerekçesiyle Mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür. Mahkememizin bozma öncesi .... sayılı dosyasında; .... , .... 'ne, .... , .... , .... , .... 'na, .... , .... 'na, .... , ... ... A.Ş.'ye, .... 'ya müzekkereler yazıldığı, cevapların kazandırıldığı görülmüştür.

.... soruşturma sayılı dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, hastane cevapları, KASKO poliçe örneği , kurum yazı cevapları, davacının ve tefrik edilen davalı şahısların Sosyal Ekonomik araştırma müzekkere cevapları, adli tıp raporları ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. KASKO poliçesinin incelenmesinde; ... plakalı aracın KASKO poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde 05/12/2018-2019 tarihleri arasında davalı ... ... A.Ş.'ye Genişletilmiş Kasko Katılım ... Poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza başına ölüm ve sürekli sakatlık nedeniyle ihtiyati mali mesuliyet klozu ile teminat limitinin 100.000,00-TL olarak belirlendiği, manevi tazminat taleplerinin, İhtiyari Mali Mesuliyet limitlerinin %20'si ile sınırlı olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Bozma öncesi Mahkememizin.... Esas sayılı dosyasında alınan; .... 'ndan 26/04/2023 tarihinde aldırılan adli tıp raporunda özetle; "davacı ...'ın 15.5.2019 tarihli kazadan önce .... olduğu anlaşıldığından söz konusu kaza ile çenesine yönelik şikayetlerini illiyeti kırılamamış olup değerlendirilmeye alınmamıştır. 21.05.1976 doğumlu ...'ın dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılan muayene değerlendirilmesi sonucunda; 15.05.2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanması dikkate alınarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekinde ki cetveller esas alınmak kaydıyla engel oranı hesaplandığında; Balthazar formülü uygulandığında 15.05.2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %47 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğu, Tıbbı iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği kanaati" bildirilmiştir. Bozma öncesi Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında alınan, Aktüer Bilirkişi ...'dan aldırılan 29/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının, tefrik edilen davalılardan ... tarafından sevk ve idare edilen aracın aracın önüne köpek atlaması nedeni ile hakimiyetini kaybetmek sureti ile meydana gelen tek taraflı kazada araç içinde yolcu konumunda olduğu görülerek, kaza tek taraflı olması nedeni ile %100 sürücü kusuruna istinaden hesaplama yapıldığını, dosya içerisindeki belge ve bilgilerden hareketle hesap raporu hazırladığını, talebin hukuken oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirme, Mahkemenin takdirinde oluduğunu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuki değerlendirme takdiri mahkemeye ait olmakla dosya içindeki verilere göre; Davacının dava konusu olay sonrasında %47 oranında sürekli malul kaldığı, 12 ay geçici iş göremez olduğu ve 4 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyar halde olduğunu, Davacının dava konusu olay nedeni ile uğramış olduğu maddi Tazminatının; Geçici İş Göremezlik :26.827,32 TL Sürekli İş Göremezlik : 1.875.203,22 TL Bakıcı Giderinin :10.233,60 TL Toplam :1.912.264,14TL olarak hesaplayıp" rapor halinde mahkememiz dosyasına sunmuştur. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda; Davalı ... şirketine kasko poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ve kusuru sebebiyle araçta yolcu konumunda bulunan davacının 15/05/2019 günü meydana gelen tek taraflı trafik kazasında maluliyetinin oluştuğu, davacının baş/yüz bölgesinde yaralanmasının oluştuğu nazara alınarak kaza sırasında emniyet kemerini takmadığının anlaşılması karşısında davacının müterafik kusurunun bulunduğu, davacının müterafik kusuru sebebiyle uhdesinde meydana gelen zararın arttığının kabul edileceği, düzenlenen kasko ... poliçesi gereğince davalı şirketin istem konusu edilen manevi tazminattan ... poliçesindeki azami teminat tutarı ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla haksız fiil sorumlusu ve araç malikiyle birlikte manevi zarardan sorumlu olacakları anlaşılmıştır. Davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat talebine gelindiğinde, bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, davacının müterafik kusur teşkil eden ve zararın artmasına neden olduğu kabul gören eylemleri, kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının içinde bulunduğu ve ileride yaşanacağı muhakkak elem, keder ve ızdırap ve davalı ... şirketinin ... limiti ve manevi tazminat limiti göz önünde bulundurularak 20.000,00-TL manevi tazminatın, davalı ... şirketinden 16.07.2021 tarihinden itibaren,( poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi gereği işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 20.000,00 TL manevi tazminatın (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 16.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.366,20 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 512,33 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 853,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1,.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 264,00TL'sinin davalıdan, 1.056,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 59,30 TL Başvuru harcı ve 512,33 TL Peşin harç olmak üzere toplam 571,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan; 2.150,00 TL Bilirkişi ücreti, 706,70 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.856,70 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 571,34 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 20.000,00TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.15/04/2026

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/75, K. 2026/239, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-75-e-2026-239-k-93cbab51cd99