İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/571 E. 2026/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/571
- Karar No
- 2026/504
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/571 Esas KARAR NO:2026/504
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/06/2026 KARAR TARİHİ:09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato kesin mühleti verildiğini, müvekkilinin nakit akışının komiser heyeti nezaretinde bulunması ve yüksek yargılama giderlerini karşılamasının şirketin ticari varlığını sürdürmesini tehlikeye düşüreceği açık olduğundan adli yardım kararı verilmesini talep ettiklerini, Davalı ... A.Ş. tarafından müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Ancak takibe dayanak olan çek üzerindeki imza müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, mzanın sahte olduğu çıplak gözle dahi anlaşıldığını, müvekkili şirketin davalı faktoring firmasıyla veya ciro silsilesindeki diğer şahıslarla hiçbir ticari veya hukuki ilişkisi bulunmadığını, çekin, müvekkilinin rızası dışında elinden çıkmış ve sahte imzayla piyasaya sürüldüğünü, davalının basiretli finans kurumu gibi davranmış olması ve mevzuat uyarınca kötü niyetli olduğunu, icra ceza mahkemesindeki yargılamanın durdurulmasına ilişkin tedbir talebi olduğunu, müvekkili şirketin içinde bulunduğu konkordato süreci dikkate alınarak adli yardım talebinin kabulüne, telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2025/... esas sayılı dosyasındaki ceza yargılamasının menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı icra takibine konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, basiretli bir finans kurumu gibi davranmayarak Faktoring Yönetmeliği m. 8/1 ve İİK m. 170/a-2 uyarınca haksız ve kötü niyetli takip başlatan davalının, takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden ve dosya içerisinde bulunan çek aslının (... ... ... Şubesi'ne ait, 26.04.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı, 290.000,00 TL bedelli çek) fiziki olarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İcra Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası ile mahkemenizin 2025/... esas sayılı dosyasına gönderildiği belirtilen (... ... ... Şubesi'ne ait, 26.04.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı, 290.000,00 TL bedelli çek aslının Mahkememizin 2026/... esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'inci maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır (HMK m.114/1-c ve ç) 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak iş bu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca; 1-Dava dosyasının konusu itibariyle ihtisas mahkemesi olan İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Harç, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin esas mahkemesinde karara bağlanmasına, 4-Adli yardıma itirazın görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere karar verildi. 09/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır