İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/569 E. 2026/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/569
- Karar No
- 2026/609
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/569 KARAR NO : 2026/609
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/06/2026 KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülenAlacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı fenomen arasında 28.05.2024 tarihinde tam zamanlı menajerlik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının sosyal medya kariyerinin ve marka işbirliklerinin yönetimi hususunda müvekkile yetki verildiğini, davalının sözleşmenin 5.1, 6.8 ve 6.12 maddelerine aykırı olarak müvekkilin bilgisi dışında işbirlikleri gerçekleştirdiğini, fatura düzenleme yetkisini kötüye kullandığını, --- konulu işbirliğinde müvekkili devre dışı bıraktığını, instagram biyografisinde müvekkilin e-posta adresine yer vermediğini ve kariyer etkinliklerine katılmadığını, bu ihlaller nedeniyle sözleşmenin 14.03.2025 tarihinde haklı sebeple feshedildiğini, davalının sözleşme öncesi devam eden işbirliklerini gizleyerek 4.1 maddesini ihlal ettiğini, sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca yoksun kalınan kârın ve 13.3 maddesi uyarınca maktu 10.000 USD cezai şartın tahsilinin gerektiğini, 100 TL tutarındaki yoksun kalınan kâr alacağının ve 10.000 USD karşılığı 460.000 TL maktu cezai şartın ödeme günündeki döviz kuru üzerinden toplam 460.100 TL olarak davalıdan tahsilini, alacaklara ticari avans faizi veya yabancı para alacakları için en yüksek banka mevduat faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, tensip tutanağı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle yoksun kalınan kâr ve cezai şart alacağı ilişkindir. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 28.05.2024 tarihli tam zamanlı menajerlik sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmeye aykırı davranışları olduğu iddiası ile eldeki alacak davasının açıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık incelendiğinde; davanın mutlak ticari dava olmadığı, yine davalının tacir olduğuna veya uyuşmazlığın tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğuna dair bir iddia veya delilin bulunmadığı, buna göre eldeki davanın mahkememiz görev alanına girmediği ve eldeki dava Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği kanaati ile görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere --- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair karar, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.