İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/568 E. 2026/616 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/568
Karar No
2026/616
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/568 Esas KARAR NO : 2026/616

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/07/2026 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...' ın maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, ... tarihinde davalı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ekspertiz incelemesine göre hasar tazminat tutarının 36.460,22 TL olduğu olduğu, bu tutarın 27/03/2025 tarihinde ...LTD ŞTİ'ne 35.020.22 TL... HİZMETLERİ SANAYİ VE DIŞ TİCARET ŞİRKETİ'ne 1.440,00 TL olarak ödendiğini, davalılara gönderilen rücu mektubuna rağmen ödemenin yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, huzurdaki davayı ikame etmek amacıyla arabuluculuğa başvurduklarını, görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını beyan ederek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile davalının takibe asıla alacağa ve tüm fer'ilerine vaki itirazların iptaline, takibin devamı ile alacağın likit olduğu dikkate alınarak hükmolunacak borç miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ile talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına ödediği araç hasar tazminatının, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun (YİBK) 22/3/1944 tarih ve 37 (E) - 9 (K) sayılı kararında, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilerek "halefiyet" ilkesi benimsenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) "Halefiyet" başlıklı 1472'nci maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davalılar arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; araç tescil plakalarının dosya arasına alınması neticesinde, davacı sigorta şirketinin kaza tarihinde sigortalısı olduğu ... plakalı aracın malikinin ... olduğu tespit edilmiştir. Nitekim dava dilekçesi ekinde yer alan kaza tespit tutanağında da söz konusu aracın anılan şahıs adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Aracın ruhsat kayıtları itibari ile hususi nitelikte olduğu sabittir. Davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği kendi sigortalısının haklarına halef olduğu ve zarara neden olduğu ileri sürülen davalılar ile aralarındaki hukuki mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigortalısının tacir olmaması, davanın mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, bu nedenle yukarıda açıklanan YİBK uyarınca davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. (Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 40. H.D'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/07/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/568, K. 2026/616, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-568-e-2026-616-k-0bc3cb8cc980