İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/543 E. 2026/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/543
Karar No
2026/663
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/543 Esas KARAR NO : 2026/663

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapı market, inşaat malzemeleri ve hafriyat hizmetleri tedarikine dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda ... numaralı 16.03.2026 tarihli 441.610,00 TL bedelli ve ... numaralı 08.04.2026 tarihli 24.750,00 TL bedelli e-faturaların düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın yasal süresi içerisinde faturalara herhangi bir itirazda bulunmayarak fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, muaccel hale gelen borçların ödenmemesi üzerine ... 35. İcra Dairesinin... Esas ve ... 34. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyaları üzerinden ilamsız icra takipleri başlatıldığını, davalının 12.05.2026 tarihinde her iki dosyaya da borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve kesin delil niteliği taşıdığını, dava konusu faturaların tarafların BA ve BS formlarında yer aldığını, faturalarda belirtilen son ödeme tarihlerinin kesin vade niteliğinde olduğunu, borçlunun ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünü, alacağa 3095 sayılı Kanun uyarınca avans faizi işletilmesi gerektiğini, davalının faiz oranına yönelik itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla itirazın iptalini, takiplerin faturalarda yer alan kesin vadelerden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamını, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyaları üzerinden başlatılan ilamsız icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemiyle açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmasına rağmen takip tarihi itibarıyla muaccel ve kesinleşmiş bir alacak mevcut olmadığını, ödemelerin tek seferde değil belirli vadeler ve taksitler halinde ifa edilmesi hususunda mutabakata varıldığını, faturaların düzenlenmiş olmasının alacağın tamamının muaccel hale geldiği sonucunu doğurmadığını, müvekkili şirketin kararlaştırılan ödeme planına uygun hareket ettiğini, davacı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmeler neticesinde ödemelerin takvim doğrultusunda gerçekleştirilebileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin bu mutabakata güvenerek 09.01.2026 tarihinde 200.000,00 TL, 16.01.2026 tarihinde 100.000,00 TL ve 27.03.2026 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, bu ödemelerin banka kayıtları ve dekontlarla sabit olduğunu, davacı tarafın ödeme planını dikkate almaksızın haksız şekilde icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin faiz, takip gideri, vekâlet ücreti ve icra inkâr tazminatı talepleriyle karşı karşıya bırakıldığını, faturalara süresinde itiraz edilmemiş olmasının taraflar arasındaki ödeme vadelerine ilişkin mutabakatı ortadan kaldırmadığını, uyuşmazlığın çözümünde ticari defterler, banka hareketleri ve BA/BS formlarının dikkate alınması gerektiğini, borcun muaccel hale gelmemesi nedeniyle temerrüt koşullarının oluşmadığını, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin icra takiplerine yönelik itirazının borçtan kaçınma amacıyla değil alacağın muaccel olmaması gerekçesine dayandığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla davacının, davalı aleyhine giriştiği ... 35. İcra Dairesi... Esas ve ... 34. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili celse arasında 15/09/2026 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, sulh protokolü Madde 3.5 gereğince taraf vekillerinin feragat neticesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerini bildirdiği, dilekçe ekinde sulh protokolü ve ödeme dekontu sunduğu görüldü. Davalı vekili 16/09/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında "feragata bir diyeceğimiz yoktur, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307.md.) Feragat ve kabul, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. Md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. Md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312.md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. (HMK 74/1.md.) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1.md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6.md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır. Feragat tek taraflı irade beyanı ile davayı sonlandıran işlemlerden olduğundan feragat tarihi itibariyle esasen dava sonuçlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın feragat nedeniyle reddine, Alınması gerekli 244,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 8.636,30 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 8.392,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/543, K. 2026/663, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-543-e-2026-663-k-39c6f5a59dc4