İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/505 E. 2026/555 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/505
- Karar No
- 2026/555
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/505 Esas KARAR NO : 2026/555
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 18/06/2026 KARAR TARİHİ : 19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; ... Şirketi 'nin ... Ticaret Sicili'ne ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, ... Vergi Dairesi'nde ... vergi kimlik numarasıyla mükellefiyet tesis ettiğini, 15.08.2011 tarihinden bu yana faaliyetini sürdüren bir limited şirketi olduğunu, şirketin kayıtlı iş yeri adresinin ... olduğunu, şirketin ortağı ve müdürü olan ... 'nun (T.C. ...) 21.12.2025 tarihinde vefat ettiğini, vefatı üzerine ölüm belgesi düzenlendiğini,... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan son değişikliğe göre şirketin pay yapısının ... ve ... üzerinde kayıtlı olduğunu, ... 'nun şirketin hem tek müdürü hem de ortağı sıfatını uhdesinde taşıdığını, pay defterinin fiilen müdür sıfatıyla onun elinde muhafaza edildiğini, ...'nun vefatı üzerine yasal mirasçılarının belirlendiğini, ... 6. Noterliğinin ... yevmiye numarasıyla düzenlenen mirasçılık belgesine göre miras bırakanın terekesinin 4 pay kabul edildiğini, bu payların 3/4'ü kızının davacı ...'na, 1/4'ünün ise eşi ... 'na intikal ettiğini, TTK m.596/1 uyarınca esas sermaye payının miras yoluyla geçmesi halinde tüm haklar ve borçların, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, payı iktisap eden kişiye geçtiğini, anılan madde hükmü gereğince söz konusu payların işbu intikalle birlikte hukuki sonucunu doğurduğunu, akabinde ... 'nun, ...'nun vefatıyla kendisine intikal eden; beheri 25,00 TL değerinde 4.500 adet paya karşılık gelen, toplam 112.500,00 TL değerindeki hissesinin tamamından, kızı davacı ... lehine feragat ettiğini, bu feragat işleminin, ... 5. Noterliğinin ... tarihinde düzenlendiğini, feragat belgesiyle resmileştirildiğini, söz konusu feragatle birlikte davacı ... 'nun, şirket bünyesindeki tüm pay ve haklar üzerinde tek hak sahibi konumuna geldiğini, davacı ... 'nun, miras intikali ve feragat işlemlerinin tamamlanmasının ardından Şirket adına imza sirküleri çıkartabilmek ve ticari faaliyeti sürdürebilmek amacıyla ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurarak müdür değişikliği ile ortaklık yapısı değişikliğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanmasını talep ettiğini ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü 'nün, anılan işlemleri gerçekleştirebilmek için zorunlu şart olarak pay defterinin ibrazını istediğini; pay defteri ibraz edilemediğinden işlem tesis edilmediğini, pay defterinin, şirketin eski müdürü ve ortağı ...'nun ölümünden sonra şirket merkezinde ve miras bırakanın şahsi evrakları arasında arandığını ancak tüm araştırmalara karşın hiçbir şekilde bulunamadığını, bu durumun ortaya çıkmasında herhangi bir kasıt, ihmal veya bilerek saklama söz konusu olmadığını, pay defterinin, şirketin sicile tescilli müdürünün ani vefatı sebebiyle davacı dahil kimse tarafından zamanında teslim alınamadığını ve vefat üzerine fiilen kaybolduğunu bildirerek davanın kabulüne, ... Şirketi 'nin (Ticaret Sicil No: ..., Vergi No: ...) bünyesindeki pay defterinin zayi olduğuna ve TTK m.82/7 uyarınca davacı ... adına zayi belgesi verilmesine karar verilmesine, Mahkemece gerekli görülmesi halinde, TTK m.82/7'nin açıkça tanıdığı yetki çerçevesinde, pay defterinin akıbetine ve şirket pay yapısına ilişkin her türlü delilin resen toplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Karar sayılı kararında "TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Somut olayda; davacı Türkmenistan'dan İstanbul'a dönüş yaptığı sırada içerisinde şirket defter ve kayıtlarını bulunduğu çantasının çalındığı idiasıyla şirket kuruluş defterleri, pay defteri ,genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve karar defteri için zayii belgesi verilmesi talep edilmektedir. Dava dilekçesi ekindeki imza sirküsü ve incelenen ticaret sicil gazetesine göre davacının talebe konu şirketin yetkili müdürü ise de davacı eldeki davayı şirket adına değil kendi adına açmış olup bu hali ile eldeki davada aktif husumeti bulunmadığından mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir" belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davacının babası olan ...'nun ... Ltd. Şti'nin ortakları olduğunun, ...'nun şirketin tek müdürü olduğunun ve vefat ettiğinin, ...'nun paylarının mirasçıları olan davacıya ve eşi dava dışı ...'na intikal ettiğinin, ...'nun intikal eden hisselerini davacıya devrettiğinin, şirketin pay defterinin aramalara rağmen bulunamadığının, kaybolduğunun beyan edilerek şirketin pay defteri yönünden zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep edildiği, şirketin tek ortağı olduğunu beyan eden davacının dava dilekçesinde kendisini davacı olarak göstererek kendi adına dava açtığı, somut olayda ...Şti'nin pay defteri yönünden zayi belgesi verilmesi talep edilmiş olmakla şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu bu nedenle davanın şirket adına açılması gerektiği anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden tahsiline yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır