İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/500 E. 2026/813 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/500
Karar No
2026/813
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/500 Esas KARAR NO : 2026/813

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizin .../... E - .../... K sayılı kararı, Bölge Adliye Mah. ... Hukuk Dairesinin ... gün ve .../... E - .../... K sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin .../... Esas sayılı kaydını aldığı, ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı istinaf ilamı üzerine kaldırılarak dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın küçük kızı, diğer müvekkili ... ...'nın küçük kardeşi ..., halası ... ile markete giderken, ... ... Caddesi üzerinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek üzere beklerken sağ şeritteki araçların yavaşlayıp yol vermesi sonucu karşıdan karşıya geçmeye başladıkları, ancak davalı ... ...'a ait diğer davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın sol şeritten aşırı sürat ile yaya geçidinde duran araçları ve yaya geçidinden geçmekte olan müteveffa ... ve halası ...'ya dikkat etmeksizin tüm trafik kurallarını hiçe sayarak durmadığı, yoluna devam ettiği ve müteveffa ...'ya ciddi bir hızla çarparak ölümüne neden olduğu, trafik kazası neticesinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Sor. No'lu soruşturması ile tanıklardan alınan tanık ifadeleri, kaza anını gösterir görüntüler ve yine savcılık makamınca aldırılan ... tarihli bilirkişi raporu ile de davalı ...' ın, müteveffa ...'nın vefatı ile sonuçlanan kazada tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, Savcılık Makamınca iddianame tanzim edilerek Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E. Sayılı dosyasında davasının açıldığı, davalı ...'nın, trafik kurallarını hiçe sayarak çarptığı henüz ... yaşında hayatının başında ailesi ile mutlu bir hayatı ve geleceği olan müteveffayı müvekkil ailesinden kopardığı, öncelikle kazaya karışan davalı ... ...'a ait ... plakalı araç olmak üzere davalılar ... ve ... ...'a ait taşınır ve taşınmazlar üzerine 3. Kişilere satışını engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasını, tahsilde tekerrür olmamak ve dava sonucu müvekkilleri için hükmedilecek tazminattan mahsup edilmek şartıyla şimdilik ...-TL'nin müvekkillere geçici olarak ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ... TL maddi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan ... ve ... ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilleri adına talep etmiştir. Davalılar ... ve ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı ikame etmeden önce vekil edenin sigorta şirketine başvurmadığı, davanın usulden reddi gerektiği, müvekkili ...' ın 2 çocuk annesi olduğu, müvekkilinin yaya geçidinde geçmekte olan küçük bir kız çocuğunu görmesine rağmen durmaması, hızını dahi yavaşlatmaması yönündeki beyanların mantık dışı olduğu, müvekkilinin kaza esnasında durduğu, kaçmadığı, müteveffaya türbanlı olmasına rağmen hiçe sayarak türbanını çıkarıp çocuğa ilk yardım müdahalesinde bulunduğu, hemen ambulansı çağırdığı, müvekkilinin alkollü olmadığı, sürücü belgesinin tam olduğu, çarpıp kaçmadığı, hızının yasal hız sınırlarında olduğu, karşı tarafın açmış olduğu davanın reddini, davalı müvekkillere ait taşınır ve taşınmaz malların kaydına ihtiyati tedbir konulması talebinin reddini, davacılar tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerin ayrı ayrı reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete başvuru şartının dava şartı olduğu, dava şartı yerine getirilmediğinden haksız davanın reddi gerektiği, başvuru aşamasında sunulması gereken söz konusu evrakların müvekkil şirkete gönderilmediği, zararın tespit edilmesi gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğu, sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiği, müvekkili şirketin temerrüdü bulunmadığı, davanın belirsiz alacak davası olması sebebiyle geçici ödeme taleplerinin reddi gerektiği, söz konusu alacağın likit olmayıp tazminat alacağı ve miktarı belirsiz olduğundan hakkaniyet aykırı olup reddi gerektiği, usule yönelik itirazların karar bağlanmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda özetle; A)Sürücü ...'ın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, B)... doğumlu yaya ...'nın, kusursuz, olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklindedir. Aktüerya Bilirkişisi ... ...'ün ... tarihli kök raporunda özetle; "a)Mahkemenin istemi ve Yargıtay 4. H.D.’nin yeni tarihli içtihatları çerçevesinde; hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, %10 artırma ve iskonto hesabı kullanıldığı; hesaplanan zarardan kusur indirimi yapılmadığı; hesaplamada ... yılı itibariyle yürürlüğe girecek asgari ücret tutarlarının da kullanıldığı; hesaplamalara ilişkin detaylı tabloların işbu raporun ekinde yer aldığı; b) İşbu rapor tarihi itibarı ile yapılan hesaplama neticesinde, davalı tarafından davacı ... için ödenen ... TL geçici ödemenin tenzili sonrası davacı ...’nın bakiye destekten yoksun kalma zararının ... TL olduğunun hesaplandığı; c) Desteğin babası olan davacı ... ile desteğin annesi olan dava dışı ... ...’un toplam destekten yoksun kalma zararlarının ZMSS ölüm teminatı limiti olan ... TL’yi aştığı; buna göre davalı sigorta şirketinin davacı ... için ... TL geçici ödeme yaptığı da gözetildiğinde, KTK m. 96 uyarınca davalı sigorta şirketinin davacı ... yönünden sorumlu tutulabileceği ZMSS ölüm teminatı bakiye limitinin ... TL ile sınırlı olduğunun belirlendiği, " şeklindedir. Davacılar vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava dilekçesi ile davacı ... yönünden talep edilen ... TL destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarını dosyada mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sigorta şirketi yönünden poliçe ile sorumlu olduğu ... TL ile sınırlı olmak üzere toplam ... TL'ye yükselterek ıslah talebinde bulunmuştur. Aktüerya Bilirkişisi ... ...'ün ... tarihli ek raporunda özetle; "a) Tarafların itirazlarının irdelenmesi neticesinde, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hesaplamada değişikliği gerektirir bir itiraza rastlanmadığı; ayrıca kök raporun sunulmasından sonra asgari ücrette değişiklik olmadığından yeniden hesaplama yapılmasına da gerek bulunmadığı; kök raporda yapılan tespit ve hesaplamaların işbu ek raporda da aynen geçerli olduğu; hesap tablolarının kök raporun ekinde mevcut olduğu; b) Buna göre, davalı tarafından davacı ... için ödenen ... TL geçici ödemenin tenzili sonrası davacı ...’nın bakiye destekten yoksun kalma zararının ... TL olduğunun hesaplandığı; c) Desteğin babası olan davacı ... ile desteğin annesi olan dava dışı ... ...’un toplam destekten yoksun kalma zararlarının ZMSS ölüm teminatı limiti olan ... TL’yi aştığı; buna göre davalı sigorta şirketinin davacı ... için ... TL geçici ödeme yaptığı da gözetildiğinde, KTK md. 96 uyarınca davalı sigorta şirketinin davacı ... yönünden sorumlu tutulabileceği ZMSS ölüm teminatı bakiye limitinin ... TL ile sınırlı olduğu, " şeklindedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava trafik kazasında ölüm nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasıdır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında toplanan deliller, kaza tespit tutanağı, mahkememizce aldırılan ... tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu birlikte değerlendirildiğinde dava konusu kazanın ... tarihinde davalı sürücü ...' ın ... plaka sayılı otomobiliyle sol şeridi takiben seyir halindeyken yaya geçidine geldiği esnada aracın ön kısmı ile seyir istikametine göre sağ taraftan karşıdan karşıya geçmek isteyen küçük ...' ya çarpması neticesinde gerçekleştiği, davalı sürücünün meskun mahalde yola dikkatini vermemesi ve yaya geçidinde ilk geçiş hakkını yayaya vermemesi nedeniyle tam kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmıştır. Davacı ...' nın dosya kapsamında bulunan nüfus kaydına göre küçüğün babası olduğu, küçüğün davacı için farazi destek konumunda bulunduğu anlaşılmakla dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüer bilirkişi olaya, mevzuata ve yargı içtihatlarına uyumlu şekilde rapor düzenlemiştir. Davalı ... ve ... ... vekilinin rapora yapmış olduğu itirazlardan müteveffanın ... yaşından itibaren davacıya destek olabileceğine dair itirazları yerleşik içtihatlarda desteğin çocuk olması halinde ... yaşından itibaren desteğe başlayacağı kabulü ve davalının sunduğu içtihatların anne ve babasını kaybeden kız çocuğu için benimsenmiş olduğu nazara alınarak yerinde görülmemiştir. Davalı sigortanın teknik faize ilişkin itirazına ise Anayasa Mahkemesinin genel şartlara ilişkin iptal kararı nazara alındığında itibar edilmemiştir. Özetle rapor yeterli görülmekle hükme esas alınmış, davalı sigorta yönünden bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmuştur. Davacının ön ödeme kararı ile tahsil ettiği tutar yönünden davanın konusuz kaldığı dikkate alınmış, bu tutara haksız fiil tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faiz hüküm altına alınmıştır. Maddi tazminat yönünden yargılama giderleri için yapılan değerlendirmede konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısım davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre değerlendirilmekle davanın tam kabulü gibi yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmıştır. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, davalı sürücünün tam kusurlu olması, meydana gelen neticenin ağırlığı, davacıların müteveffayla olan yakınlık durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü nazara alınarak hakkaniyetli görülen tutarda manevi tazminata hükmedilmiştir. " gerekçesi ile verilen karara karşı; Davacılar vekili ile davalılar ... ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Antalya BAM ...HD'nin .../... E, .../... K sayılı ilamı ile; "... Dava dilekçesiyle davacı ... için ... TL maddi ve ... TL manevi tazminat ile diğer davacı ... ... için ... TL manevi tazminat talep edilmiş, davacı vekili ... tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatını ... TL'ye (davalı sigorta şirketi ... TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) yükseltmiş ve bu taleplerini de harçlandırmıştır. Talep artırım tarihi itibariyle davacı ...'nın, davalılar ... ... ve ...'tan talep ettiği tazminat miktarı toplamı ... TL olmaktadır. 6545 Sayılı Kanun'un 45'inci maddesi ile değiştirilen 5235 Sayılı Kanunun 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında, asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı, konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değerinin beş yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın bazı uyuşmazlıklara asliye ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapıp, karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. 5235 Sayılı Yasa'nın 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasındaki heyet hâlinde incelemeye ilişkin parasal sınır, 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Kanun'un 54'üncü maddesiyle, “üç yüz bin” Türk Lirası dan, “beş yüz bin” Türk Lirasına yükseltilmiştir. Az yukarıda belirtilen 7251 Sayılı Yasa, 28/07/2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davacının son olarak tamamlama harcını yatırıldığı 27/12/2022 tarihi itibariyle, davacı ... açısından dava değeri beş yüz bin Türk Lirası miktarın üzerinde olduğundan, uyuşmazlıkla ilgili, ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapması gerekirken, tek hakim tarafından davaya bakılması suretiyle sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Dairemizin ilk derece mahkemesi kararını kaldırma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile davalılar ... ... ve ... vekilinin sair istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekili ile davalılar ... ... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin ilk derece mahkemesi heyetinin usulünce oluşturulmaması nedeni ile 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi uyarınca kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-1) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın heyet halinde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili ile davalılar ... ... ve ... vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle kaldırılmıştır. Mahkemenin .../... Esas sayılı dosyasından taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili davacı ...'nın diğer davacı kızı adına dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını iddia etmiş ise de; davacıların aile nüfus kaydının tetkikinden ...'nın velayetinin, Antalya ... Aile Mahkemesi'nin ... tarihinde kesinleşen .../... E-.../... K sayılı kararıyla baba ...'ya verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen kaldırma kararı gerekçesine uygun olarak dosya heyet halinde incelenmiş ve Mahkemenin önceki gerekçesine bağlı kalınarak; Davacı ...'nın tüm davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazimat davası hakkında; davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ... ve davacı ... ... nın davalılar ... ve ... aleyhine açmış oldukları manevi tazminat davaları hakkında ise davaların kısmen kabulüne" dair verilen karar ; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas .../... Karar sayılı istinaf ilamı ile; "Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeni ile manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hakkındaki dava tefrik edilen davacı ...'nın kızı ve iş bu dava dosyası davacısı ... ...'nın kardeşi olan ..., davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu vefat etmiştir. Davacılar, yakınlarının ölümünden dolayı destekten yoksunluk zararı ile manevi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar ... ve ... ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dairemizin .../... esasına kaydedilen dava dosyasında istinaf incelemesi sonucu davacı baba ...'nın, davalılar ..., ... ... ve ... ... AŞ'den talep ettiği maddi ve manevi tazminat yargılamasında eksiklik bulunmaması nedeniyle, davacı ... ... tarafından davalılar ... ve ... ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının tefrikine karar verilmiş ve tefrik edilen dava Dairemizin iş bu .../... esasına kaydedilerek, davacı ... ...'nın talepleri yönüyle bu dosyada istinaf incelemesi yapılmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... gün ve .../... esas, .../... sayılı kararı ile davalı ...'ın bilinçli taksir ve tam kusurla ...'nın ölümüne sebebiyet vermesinden dolayı TCK.'nun 85/1, 22/3 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin istinaf yasa yolu denetiminden geçerek ... tarihinde kesinleşmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Davalılar ... ve ... ... vekili, tefrik edilen dosya davacısı ...'nın davacı kızı ... ... adına dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince davacıların aile nüfus kaydının tetkikinden davacı çocuk ... ...'nın velayetinin Antalya ... Aile Mahkemesi'nin ... tarihinde kesinleşen .../... esas-.../... karar sayılı dosyasıyla baba ...'ya verildiği gerekçesiyle bu talep kabul görmemiştir. Tefrik edilen dosya davacısı ... ile dava dışı eski eşi arasındaki boşanma ve velayet dava dosyalarının Uyap üzerinden incelenmesi için ilgili aile mahkemelerinden talepte bulunulmuştur. İncelenen dava dosyalarına göre; Davacı ... ...; tefrik edilen dosya davacısı ... ile dava dışı ...'nin önceki evliliklerinden müşterek çocuğu olup, anne ve babası arasında görülen anlaşmalı boşanma davası sonrasında Antalya ... Aile Mahkemesinin ... gün ve .../... esas, .../... sayılı kararı ile anne ve babanın boşanmaları sonucu ölen kardeşi ... ile birlikte velayetleri anne ve babaya ortaklaşa bırakılmış, çocukların baba yanında kalmalarına karar verilmiştir. Bu karar yasa yoluna başvurulmazın ... tarihinde kesinleşmiştir. Dava dışı anne ... ... tarihli dilekçesi ile; ... ... üzerindeki eski eşi ... ile birlikte ortaklaşa velayetin kaldırılarak çocuğun velayetinin kendisine verilmesi istemli dava açmış, Antalya ... Aile Mahkemesinin ... gün ve .../... esas, .../... sayılı kararı ile Antalya ... Aile Mahkemesinin .../... esas-.../... karar sayılı dosyasında hükmedilen ortak velayetin kaldırılarak, ... ...'nın velayetinin annesi ...'ye verilmesine karar verilmiş, bu karar yasa yoluna başvurulmaksızın ... tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ... ..., dava tarihinde ve halen reşit olmadığından HMK'nın 51 ve 52. maddeleri gereğince davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilmeleri gereklidir. Somut olayda, dava ve karar tarihi itibariyle davacı ... ...'nın velayeti boşanmış olmalarına rağmen babası ... ile dava dışı annesi ...'dedir. Eldeki dava ise ...'nın tek başına davacı kızı adına velayeten verdiği vekaletnameye göre davacı ... ... vekili tarafından açılmıştır. Yargılama aşamasında dava dışı annenin bu davaya muvafakat verdiğine dair bir beyan ya da bilgiye rastlanılamamıştır. Davacı ... ...'nın taraf ehliyeti bulunmasına rağmen, yaş küçüklüğü nedeniyle dava ehliyeti bulunmadığından, boşanma kararı sonrasında ortaklaşa veleyat hakkına sahip olan anne ve babadan her biri tek başına kanuni temsil yetkisini kullanamayacağı dikkate alındığında, davayı birlikte açıp takip etmeleri ya da velayet hakkında sahip bulunanlardan birisinin açtığı davaya muvafakat etmesi gereklidir. İstinaf karar tarihi itibariyle davacı ... ...'nın velayeti dava dışı annede olduğundan, bu kişinin davaya dahlinin sağlanıp davaya muvafakat verip vermediğinin sorulması, muvafakat vermesi halinde annenin kendisinin ya da davacı kızı ... ...'ya velayeten atayacağı bir vekil aracılığıyla davayı takip etmesi gerektiği ihtar edilmelidir. İlk derece mahkemesince davalıların savunmalarına itibar edilmeyerek davacı küçük ... ...'nın davayı kanuni temsillerinin tamamı tarafından açılıp açılmadığı ve babanın tek başına kanuni temsili yetkisi bulunup bulunmadığı yeterli şekilde araştırılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı düşmüştür. Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar ... ve ... ... vekilinin davacı ... ...'nın kanuni temsil eksikliğine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davacı ... ... tarafından açılan davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar ... ve ... ... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verildiği, BAM kaldırma kararı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir. Davacı ... ...'ya velayeten annesi ... tarafından davacı vekiline vekaletname verilmesi ile taraf teşkili sağlanmıştır. Davalılar vekili ... (... ...) vekili ile aralarında düzenlenen ... tarihli uzlaşma tutanağına göre davacı küçüğün de manevi zararını giderdiklerini dolayısı il davanın konusuz kaldığını iddia etmiş ise de; tutanağın tetkikinden dava dışı ...'nin müteveffa ... mirasçısı olarak maddi ve manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı, vekalet ücreti vs zararlarının karşılandığı, davacı küçüğün manevi zararının da karşılandığına dair bir ibra bulunmadığı gibi vekilin sadece ... adına uzlaşma tutanağını imzaladığı, vekile velayeten verilmiş bir vekaletname de bulunmamasına göre , Mahkememiz önceki gerekçesine bağlı kalınarak Davacı ... ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE: ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli ... TL harcın davalılar ... ve ... ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu hususta ... tarihinde harç tahsil müzekkeresi yazılmakla yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...' tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...' ya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan ... TL tebligat posta giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine Dair, davacı vekili ile Davalılar ... ve ... ... vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.. 29/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/500, K. 2026/813, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-500-e-2026-813-k-1b8ce5945b87