İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/50 E. 2026/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/50
Karar No
2026/270
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/50 Esas - 2026/270 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/50 KARAR NO : 2026/270

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 03/02/2026 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhinde açılan Marka YİDK İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Müvekkili şirket .... faaliyetlerine 1995 yılında 21 mağazayla başladığını, ana ilkesi, temel gıda ve tüketim malzemelerinin mümkün olan en uygun fiyat ve yüksek kaliteyle tüketiciye ulaştırılmaya çalışıldığını, yüksek indirim (....t) modelinin Türkiye’deki ilk temsilcisi olan ...., çoğunluğunu kendine ait markaların oluşturduğu yaklaşık 900 üründen oluşan ürün yelpazesini Türkiye çapında faaliyet gösteren perakende mağazaları aracılığıyla tüketicilere sunduğunu, davalılar’dan .... ibareli markanın tescili için 22.12.2023 tarihinde .... başvuruda bulunduğunu, başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ön inceleme aşamasında kabul edildiğini ve 12.01.2024 tarihli 436 no’lu Resmi Marka Bülteni'nde üçüncü kişilerin itirazlarına açıldığını, ....” marka başvurusunun ilanına müvekkili şirket .... tarafından yapılmış olan itirazın reddi yönündeki .... kararına karşı, başvurunun ....” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedilmesi talebiyle müvekkili tarafından ikinci itiraz gerçekleştirildiğini, ancak, söz konusu itiraz da, “işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ihtiva ettiği unsurlar ve bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılan itirazın haklı bulunmadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, .... sayılı kararının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) ilgili hükümleri ile Marka Hukuku'nun genel mantık ve ilkelerine uygun olmadığını ve bu nedenle iptali gerektiğini, müvekkilinin tescilli "...” markası ile davalının başvuru konusu “.... markası benzer olduğunu, müvekkilinin "...” markası ile davalının başvuru konusu "S....İ" markası aynı emtiaları kapsadığını ve markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve bu karıştırılma ihtimali markaların ve/veya işletmelerin ilişkili olduğunun düşünülmesi ihtimalinin de bulunduğunu, bu nedenlerle....sayı ile işlem gören “S....” ibareli marka başvurusunun, 29. sınıfta yer alan “Zeytin, Zeytin Ezmeleri” emtiaları için işlemden kaldırılmasına, başvuru konusu markanın tescil işlemleri tamamlanmış ise kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... vekili cevabında özetle; Davacı şirket vekilinin iddia etmekte olduğu iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu markaların benzer markalar olmadığını, markaların görsel olarak incelendiğinden, başvuru markasının sahip olduğu şekil ve tertip tarzının itiraz gerekçesi markalardan farklı olduğunu, davacı vekilinin iddialarının aksine, dava konusu markalar bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle, görsel işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer markalar olmadığın, ilgili tüketiciler, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılanabileceğini bu nedenlerle kurum kararının yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahısa usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, dosyada mevcut bir cevabına rastlanmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceme duruşması için17/06/2026 tarihine gün verilmiş ve yargılama devam ederken davacı vekili UYAP üzerinden gönderdiği 16/06/2026 tarihli dilekçesi ile, müvekkili ile davalı şahıs arasında imzalanmış olan Sulh Protokolü'ne istinaden işbu davadan feragat ettiklerini ve davalıdan herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadıklarını, feragat beyanları doğrultusunda hüküm kurulmasını beyan ve talep etmiştir. Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede feragata yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Beliren duruma göre 6100 sayılı HMK'nın 311.maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Davanın Feragat Nedeniyle Reddine, Alınması gereken (732,00/3=)244,00-TL peşin harcın mahsubu ile kalan (732,00-244,00=)488,00-TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, Davalı Türk Patent Kurumu kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce iş bu karar verildiğinden 27.500,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davacının yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı davalı şahsın yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

K... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/50, K. 2026/270, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-50-e-2026-270-k-ae1a058c34c4