İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/490 E. 2026/470 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/490
Karar No
2026/470
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/490 Esas KARAR NO :2026/470

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/06/2026 KARAR TARİHİ:10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ... adına tescil edilmiş olan ... plakalı ... 2011 model araç davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile güvence altına alındığı, söz konusu poliçenin bitiş tarihi 20.10.2026 olup kaza tarihi olan 12.12.2025 itibariyle de geçerli olduğu, müvekkil ... adına kayıtlı araç ile henüz 21 yaşında olan oğlu ...'in sevk ve idaresinde iken 12.12.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkilin oğlu ... genç ve tecrübesiz olması nedeniyle trafik kazasına karışmışsa da meydana gelen kaza sebebiyle oldukça paniklemiş, korktuğu, kazanın meydana geldiği ... Mh. ... Cd. .../... mevkisinde (...) akaryakıt istasyonu bulunmakta olup müvekkilin oğlu yalnızca sakinleşebilmek amacıyla elini yüzünü yıkamak istemiş, kaza mahallinden kaçmamış yalnızca yaşının getirdiği tecrübesizlik ve korku nedeniyle birkaç dakikalığına sakinleşebilmek su içip kendi gelebilmek gibi temel insan ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına kaza mahalinden ayrılmış ve yürüyerek akaryakıt istasyonuna gittiği, müvekkilin oğlunun olay yerini terk etme kastının bulunmadığını yalnızca başına gelen ilk kaza olmasınında tesiri ile düşünemeyerek elini yüzünü yıkamak vb. temel insani ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla akaryakıt istasyonuna gittiğine yönelik iddiamız ise gerek kamera kayıtları gerekse HTS kayıtlarının celbi ile sübut bulacağı, nitekim alkol yahut madde tesiri altında kazaya karışan bir kimsenin oldukça işlek ve kameraların mevcut olduğu bir mevkideki akaryakıt istasyonuna yaya olarak gidip burada beklemesi hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil etmekte olup müvekkilimin oğlunun alkol yahut madde tesiri altında olmadığının da ispatı niteliğinde olduğu, gelinen aşamada ve yukarıda izah edilen nedenler ile, davalı sigorta şirketinin bahse konu kaza nedeniyle müvekkilin aracına ilişkin hasar bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüş olup trafik kazası sonucunda ortaya çıkan araç hasar bedelinin davalı taraftan tahsili istemli huzurdaki davanın açılYukarıda açıklanan ve mahkemece re'sen tespit edilecek nedenlerle davamızın Kabulü ile; HMK 107 gereğince fazlasına dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik ; müvekkile ait ... plakalı araçta kaza sonucu meydana gelen 100,00-TL Hasar Onarım Bedelinin ve 100,00-TL Değer Kaybı Bedelinin kaza tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz ile birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; davacıya ait ... plakalı ... marka aracın davalı sigorta nezdinde ... numaralı "... Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi" ile sigortalandığı, tacir olmayan davacının kasko poliçesi kapsamında kendi sigorta şirketine karşı iş bu davayı açtığı, Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bu nedenlerle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, 3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 10/06/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/490, K. 2026/470, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-490-e-2026-470-k-9d240af4b900