İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/49 E. 2026/468 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/49
- Karar No
- 2026/468
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/49 Esas KARAR NO : 2026/468
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, Müvekkili Şirket tarafından işletilen ... köprüsü ve bağlantılı otoyolundan, davalıya ait, dava araçları ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, davalı borcunun bulunmadığı iddiası ile borcun tamamına itiraz ettiğini, İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla dava açtıklarını, itirazın iptalini, davalarının kabulünü, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazın iptalini, alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için icra takibinin devamını, Davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini ile müvekkili şirkete ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından söz konusu icra takibinine konu borca, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına, borcun dayanağı olduğu iddia edilen sözleşmedeki imzaya ve cezai şarta dayanak gösterilen sözleşmedeki imzaya itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durdurulduğunu, borca dayanak belgelerin geçerliliğini ve belgelerdeki imzaları kabul etmediklerini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, sözleşmeden dolayı komisyon ücreti, tazminat cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin müvekkiline dava dilekçesinde bahsedilen hizmetleri sunmadığını, sözleşmenin ve sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olan taahhütnamenin geçersiz olması nedeniyle komisyon ücreti ve tazminat ve cezai yaptırım şartlarının oluşmadığını, tanıkların dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacının icra inkar taleplerinin reddini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; İşletmesi davacıya ait olan otoyollardan davalıya ait araçlar ile ödeme yapılmaksızın geçiş yapıldığı iddiasına dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçip geçmediği hususlarına ilişkindir. .... İcra Dairesine ait 2022/... Esas sayılı takip dosya suretinin UYAP üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğüne ait 2022/... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... Şirketi tarafından davalı ... ... Bankası Anonim Şirketi aleyhine 28/02/2022 tarihinde 29.597,50 TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca 20/01/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı 27/11/2024 tarihli gerekçeli kararında; "..Davacı tarafça davaya konu itirazın iptali davası öncesinde itirazın iptali davasına ilişkin 01/08/2022 arabuluculuk süreci başlatılmış,05/08/2022 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağı düzenlenmiştir. Eldeki itirazın iptali davası 27.05.2024 tarihinde açılmıştır. Bu durumda her ne kadar icra dosyası kapsamında davacı alacaklıya davalı borçlunun itirazına ilişkin tebligat yapılmamış ise de davacının 01/08/2022 arabuluculuk başvurusu anında veya en geç arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği 05/08/2022 tarihinde borçlunun itirazdan haberdar olduğunun kabulü gerekecektir. Çünkü itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için davalı borçlunun borca itiraz etmiş olması gerekir. Davacının arabulucuğa başvurma amacın icra dosyasına yapılan itirazın iptali olması nedeni ile arabuluculuk son oturum tutanağının imzalandığı tarih olan 01/08/2022 tarihi itibariyle itirazdan haberdar olması yani kanunun lafzında belirtilen itirazın tebliği ile amaçlanan alacaklının itiraza tüm yönleriyle muttali olma durumu karşısında,İİK’nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin itirazın kaldırılması için 01/08/2022 itibariyle işlemeye başladığı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından (aynı yönde içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2023/2179 Esas, 2024/87 Karar) ve yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/4064 Esas, 2020/285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ''Yerleşik uygulamada da bu sebeple ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı). Ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklının ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu hâlde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır. Alacaklı, bu şekilde itirazın kaldırılması yönünde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. '' içtihadıyla da belirtildiği üzere davacı tarafça arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğu anlaşıldığından ve eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı sonucuna varılmış; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine.." gerekçesi ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2025/816 Esas 2025/1534 Karar sayılı 31/12/2025 tarihli kararı ile; "...İİK'nın 67.maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin başlaması için itiraz dilekçesinin tebliği zorunludur. Zira yasa öğrenmeyi değil tebliği şart koşmuştur. Yine emsal nitelikte kararlarda da hak düşürücü sürenin başlaması için itiraz dilekçenin tebliğ edilmesi gerektiğinde işaret edilmiştir. Somut olayda itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğine göre "...alacaklının davalının takibe itirazından arabuluculuk son tutanak imza tarihi itibarıyla haberdar olduğu kabul edilmeli..." gerekçesi yasal düzenlemeye aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf istemi kabul edilerek, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine..." dair karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, 2026/49 sayılı esasımıza kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu, ... plakalı araçların ihlalli geçiş tarihi olan 01/07/2021- 01/11/2021 tarihindeki kullanım amacını gösterir tescil kaydının uyap sisteminden dosyamız arasına alınmıştır. Karayolları 1. ve 4. Bölge Müdürlüğü ile Karayolları Ana kontrol merkezine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, Bilirkişi Uğur Karadavut tarafından hazırlanan 06/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya muhteviyatının tamamı analiz edilip, incelenip ve yapılan değerlendirmeler neticesinde aşağıda tabloda ayrıntılı belirtildiği üzere; ¸ Aşağıda İzahatlarının belirtildiği; Anapara Kaçak Geçiş Bedeli olarak 5.9193,50 TL, Kaçak Geçiş Bedeli 4 Katı Ceza Tutarı olarak 23.678,00 TL, toplamda Anapara + 4 Katı Ceza Tutar Toplamı olarak 29.597,50 TL hesaplandığı, 3095 Sayılı Faiz Yasa gereği Dönemlik Yığılmış Avans Faiz Tutarı olarak 2.266,61 TL olduğu, Kaçak Geçiş + 4 Katı Ceza + Faiz Toplamı olarak 31....,11 TL hesaplandığı, Kdv 9618 olarak 407,99 TL dahil edildiğinde, Takiple İstenebilir. Güncel TOPLAM ALACAK BEDELİ” nin 32.272,10 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre; Davalı ... ... Bankası Anonim Şirketi'nden takiple istenebilir güncel toplam alacağın 32.272,10 TL olduğunun, 29.597,50 TL'ye takip tarihi itibari ile TC Merkez Bankası yıllık %16,75, %15,75 olmak üzere ihlalli tarih aralıklarına göre değişen oranlarda işlemiş faiz yürütüleceği, Davalı ... ... Bankası Anonim Şirketi' ne ait ... plaka sayılı araçlar ile 03.06.2021 — 29.10.2021 tarihleri arasında ihlalli geçişlerine ait fotoğraflarının olduğu ve ihlalli geçiş provizyon bilgisi listesi ile uyuştuğu, ayrıca davacı işletici firmanın, aralarında yapılan protokol gereğince davalıya herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı ve yukarıda izahatlarının yapıldığı, Bu duruma istinaden; 1.Davalıya ait araçlarla otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı yönünden; Dosya kapsamındaki ihlalli geçiş listeleri, plaka bazlı geçiş dökümleri, banka hareket kayıtları, OGS/HGS üyelik araştırmaları ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; ... plaka sayılı araçlar ile 03.06.2021 — 29.10.2021 tarihleri arasında, davacı ... A.Ş. işletimindeki ücretli otoyol kesimlerinden toplam 58 adet geçişin ücret tahsil edilemeden gerçekleştiği anlaşılmıştır. Dosyada yer alan listelerde her bir geçişe ilişkin plaka, tarih, çıkış istasyonu, geçiş ücreti, 4 kat ceza ve toplam borç ayrı ayrı gösterilmiş; Bu durum, dava konusu 58 geçiş bakımından tahsilatın sistem üzerinden gerçekleşmediğini ve geçişlerin ihlalli geçiş olarak değerlendirilmesinin teknik verilerle uyumlu olduğunu göstermektedir. 2.Davacının alacak talebinin haklı olup olmadığı yönünden; 6001 sayılı Kanun'un 30/5. maddesi uyarınca, işletme hakkı verilmiş otoyollardan geçiş ücretini ödemeden geçen araç sahiplerinden, geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin 4 katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edilebileceği açıktır. Dosya kapsamındaki resmi yazışmalarda, özellikle OGS yönünden yalnızca ... plakalı araçta üyelik tespit edilmiş, diğer araçlar bakımından ilgili dönemde OGS üyeliği ve OGS geçiş kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. HGS ve banka hareketi kayıtlarında ise bazı işlemlerin “reddedildi”, bazı hesapların kara liste/gri liste kapsamında işlem gördüğü ve yeterli bakiye/provizyon alınamayan hallerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu teknik veriler karşısında, yalnızca sistem aboneliğinin bulunması ödeme yapıldığını göstermemekte; asıl önemli olan, somut geçiş bedelinin tahsil edilip edilmedi Somut olayda dava konusu geçişler yönünden tahsilat yapılamadığı dosya kapsamıyla desteklenmiştir. Bu nedenle, davacının geçiş ücreti ile 4 kat ceza tutarını istemekte esas itibariyle haklı olduğu kanaatine varılmıştır. 3.Davacının alacağının ne miktarda haklı olduğu yönünden; Dosya içerisinde yer alan plaka bazlı ihlalli geçiş dökümleri ve toplu hesap tablosuna göre davalıya isnat edilen 58 adet ihlalli geçiş bakımından; * Geçiş ücretleri toplamı: 5.919,50 TL * 4 kat ceza toplamı: 23.678,00 TL * Toplam asıl alacak: 29.597,50 TL olarak hesaplanmıştır. Dosyada yer alan plaka bazlı özet tabloda da bu meblağların 12 plaka için ayrı ayrı dökümlendiği görülmektedir. Buna göre davacının asıl alacak bakımından talep ettiği 629.597,50 tutarın, dosyadaki ihlalli geçiş listeleri ve hesaplama sistematiği ile uyumlu olduğu, teknik hesap yönünden yerinde bulunduğu değerlendirilmiştir. 4.Neticeten var ise davacı alacağının hesaplanması yönünden; Dosya kapsamındaki ihlalli geçiş listeleri, geçiş ücretleri, 6001 sayılı Kanun'un 30/5. Maddesi uyarınca hesaplanan 4 kat ceza tutarları ile 3095 sayılı Kanun gereği takip tarihine kadar işlemiş dönemsel avans faiz hesapları birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ... plaka sayılı araçlar ile yapılan ihlalli geçişlerden kaynaklı olarak anapara kaçak geçiş bedelinin 5.919,50 TL, bu bedele ilişkin 4 kat ceza tutarının 23.678,00 TL olduğu, buna göre anapara ile 4 kat ceza toplamının 29.597,50 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamında yapılan faiz hesabına göre, 29.597,50 TL asıl alacağa, takip tarihi olan 28.02.2022 esas alınarak, ihlalli geçiş tarihlerine göre dönemsel ve kademeli biçimde T.C. Merkez Bankası yıllık 016,75 ve 9015,75 avans faiz oranları uygulanmak suretiyle 2.266,61 TL işlemiş avans faizi hesaplandığı, böylelikle kaçak geçiş bedeli + 4 kat ceza + işlemiş faiz toplamının 31....,11 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu tutara faiz üzerinden hesaplanan %18 KDV karşılığı 407,99 TL ilave edildiğinde, takiple istenebilir güncel toplam alacak bedelinin 32.272,10 TL olduğu teknik kanaatine varılmıştır...." şeklinde rapor tanzim etmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır....." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1124 Esas, 2021/347 Karar sayılı ilamı) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24754 Esas, 2022/39 Karar ''Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde uyuşmazlık; finansal kiralama sözleşmesine konu olan aracın ihlalli geçişi nedeniyle davacı şirkete ödenecek geçiş ücreti ve ceza tutarından kimin sorumlu olacağı, husumetin kime yöneltileceği noktasında toplanmaktadır. Trafik sicilinde araç maliki olarak görünen kişi, bu aracını finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracıya teslim ettikten sonra trafik kazası meydana gelmesi halinde, malın zilyedi olan kiracı, 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesi uyarınca işleten sıfatıyla zarar gören üçüncü kişilere verilecek zararlardan sorumlu olacaktır. Ancak somut olaya konu alacak, 2918 sayılı Kanun hükümlerine göre aracın trafik kazası sonucu üçüncü kişilere verdiği zararlardan işletenin sorumlu tutulduğu bir eylemden kaynaklı olmayıp, davacı şirket tarafından işletilen otoyoldan davalı adına kayıtlı ve ihbar olunan şirketin finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracısı olduğu aracın ihlalli geçiş eyleminden kaynaklı bir alacaktır. Yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem, ücret ödenmeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olmakta, ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme, oluşan neticeyi ortadan kaldırmaktadır. O halde, davaya konu ihlalli geçişten kaynaklı alacak yönünden husumetin araç sahibi/kiralayan davalıya yöneltilebileceği gözetilerek mahkemece, taraf delilleri toplanıp işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ihbar olunan/kiracı şirketin 2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca işleten sıfatıyla sorumlu olduğu ve davalı/malike husumet yöneltilemeyeceği şeklindeki hatalı hukuki değerlendirme ile husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilerek kararın bozulması gerekmiştir.'' Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; ihlalli geçiş görüntüleri ile provizyon kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmakla ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalının sahibi olduğu ... plakalı araçlar ile 03.06.2021-29.10.2021 tarihleri arasında davacıya ait ücretli otoyollardan HGS/OGS hesap bakiyesinde yeterli meblağ bulundurmadan çok sayıda ihlalli geçişler yaptığı ve geçiş ücretlerini 15 günlük süre içinde ödemediği, rapordaki tespitler uyarınca yasa gereğince geçiş bedelinin 4 katı tutarında ceza bedelini de ödemekle mükellef olduğu, ihlalli geçiş yapan aracın, ihlallerin yapıldığı tarihte davalıya ait olduğu hususunun tescil kayıtları ile sabit olduğu, alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedeli toplamı 29.597,50-TL asıl alacak tutarı kadar davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Tanzim edilen bilirkişi raporun yeterli incelemeyi ihtiva eder nitelikte olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Anılan rapora davalı tarafça kendilerinin husumeti bulunmadığından bahisle itiraz edilmiş ise de 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemesi yer aldığı, davaya konu ihlalli geçişten kaynaklı alacak yönünden husumetin araç sahibi/kiralayan davalıya yöneltilebileceği (emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2022 tarih 2021/24754 E. 2022/39 K. Sayılı ilamı) bu nedenle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, bilirkişi raporunda hesap bakiyeleri plakalar ve geçiş bazında yapılan inceleme ve tespitler yerinde olduğundan davacının normal geçiş ücreti ve 4 katı oranındaki ceza miktarı olan 29.597,50-TL asıl alacak tutarı yönünden talebinde haklı olduğu, kanaatine varıldığından davanın 5.919,50-TL normal geçiş ücreti ve 23.678,00-TL 4 katı cezası olmak üzere toplam 29.597,50-TL asıl alacak tutarı üzerinden kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar tazminatı talebi bakımından da alacağın likid alacak olduğu ve bu bağlamda icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmakla (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/771 Esas, 2024/998 Karar) asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline dair davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 29.597,50-TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle asıl alacağın takdiren % 20'si oranında hesaplanan 5.919,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 2.021,80 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 1.594,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 8.482,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 29.597,50 vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL ile 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/06/2026
Katip ... (e-imza)
Hakim .. (e-imza)