İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/47 E. 2026/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/47
- Karar No
- 2026/443
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/47 Esas - 2026/443 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2026/47 Esas KARAR NO : 2026/443
DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2026 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketinde ... sayılı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi (...) ile sigortalı davalı ...'e ait ve dava dışı firari sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon cinsi ticari araç, 07.03.2025 tarihinde, .... . Cadde, ... kapalı otopark girişinde, park halindeki ... plakalı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, Davalıya ait aracın, kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu ve dava dışı sürücü ...'in kazadan hemen sonra olay yerini terk ettiği hususları, kaza tespit tutanağı ile olay anına ilişkin kamera görüntüleri hazırlanarak tanzim edilen ekli inceleme ve tespit tutanağı ile sabit olduğunu, sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazadan hemen sonra olay yerini terk etmesi sebebiyle, Trafik Poliçesi Genel Şartlarına göre davacı şirketin davalı sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, Bu sebeple, 79.972,45 TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 4.417,11 TL yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla, kusur ve hasara ilişkin davalı aleyhine .... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı borca itiraz ettiğini belirterek takibin devamına, şimdilik 79.972,45 TL asıl alacağın, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 4.417,11 TL yasal faizi ve takip tarihinden itibaren de asıl alacağa işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı yan davacıya ait aracın ... plakalı araca çarparak zarar vermiş olduğunu ve bu nedenle bu zararın kendilerince karşılandığını iddia etmiş iseler de davacının aracının söz konusu araca çarpması söz konusu olmadığını, ... isimli şahıs aracını park ettiği ... ye ait otoparkta aracının hasarlanmış olduğunu fark ettiğini, durumu karakola bildirdiğini, Polis memurlarınca aracın bulunduğu yerde inceleme yapıldığını ve aracın bulunduğu yeri gören kameraların arızalı olduğunu ve olaya ilişkin kamera kaydı ve tanık bulunmadığı tespit edilerek konu tutanağa bağlandığını, Konu .... tarafından ... yönetiminden sorulduğunda da çarpma yerini ve anının gösteren kamera kaydı bulunmadığı ... Yönetimi tarafından cevaben bildirildiğini, aracın hasarlandığı 07.03.2025 tarihinden 12 gün sonra, 19.03.2025 tarihinde bu kez polis memurlarınca düzenlenen başka bir tespit tutanağında, ilgili şahsın aracında meydana gelen hasarın durumuna göre muhtemelen yüksek bir aracın çarpmış olabileceğinin değerlendirildiğini, yapılan kamera incelemelerinde ... istikametinden geri geri bir aracın geldiği, park halindeki araca çarptığının görüldüğünu, bunun üzerine ... adlı iş yerinin önündeki kameraların incelenmesinden ... isimli iş yerine mal bırakan kamyonun davalıya ait ... nolu araç olduğunun tespit edildiği belirtilendiğini, mevcut haliyle söz konusu araca zarar veren aracın davalıya ait araç olduğu her türlü şüpheden uzak ve kesin bir şekilde ispatlanamadığını, polis memurlarının tahminleri üzerinden davalıya ulaşıldığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce kusur ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17.05.2026 tarihli raporda özetle; "Kusur Yönünden: ... plakalı araç sürücüsü ...’in, geri manevra sırasında park halinde bulunan araca yeterli yan emniyet mesafesi bırakmaması, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması, aracının sevk ve idaresini trafik güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde sağlayamaması ve park halinde bulunan araca çarpması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/c, 67/a ve 84/l maddelerini ihlal ettiği, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü / işleteni ...’ın, aracını park yasağı bulunmayan alanda park ettiği, aracın konumu itibariyle seyir şeridini engeller, trafik akışını aksatır veya diğer araçların manevrasını zorlaştırır nitelikte olmadığı, taşıt yolu dışında ve sabit konumda bulunduğu, kazanın meydana gelmesine etken herhangi bir kural ihlali veya dikkat eksikliğinin bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen trafik kazasında KUSURSUZ olduğu, kanaat ve sonucuna varılmıştır. Hasar Yönünden: Dosya kapsamında yer alan hasarlı araç fotoğrafları ile ekspertiz raporunda belirtilen motor kaputu değişimi, ön tampon onarımı, klips ve plaka braketi kalemlerinin teknik yönden uyumlu olduğu, Ekspertiz raporunda iskonto sonrası 63.822,45 TL parça bedeli ve 16.150,00 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam 79.972,45 TL hasar bedeli tespit edildiği, Dosyaya sunulan ödeme dekontunda, ... Sigorta A.Ş. tarafından 01.09.2025 tarihinde .... numaralı hasar dosyası ve ... plakalı araç açıklamasıyla 79.972,45 TL ödeme yapıldığı, Bu nedenle, davacı tarafından ödenen 79.972,45 TL hasar bedelinin, dosya kapsamındaki ekspertiz raporu, hasarlı araç fotoğrafları ve ödeme dekontu ile uyumlu olduğu, İşlemiş faiz hesabı; uygulanacak faiz türü, faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve takip tarihi dikkate alınarak yapılması gereken mali/hukuki nitelikte bir hesaplama olduğundan, heyetimizin teknik otomotiv/hasar uzmanlık alanı dışında kaldığı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava taraflar arasındaki trafik sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin Genel Şartlar uyarına poliçe lehtarından tazmini amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. Dosyaya sunulan 07/03/2025 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...müracaatçı .... girişinde park halinde bulunan ... plakalı aracına plakasını tespit edemediği bir aracın çarparak kaza yerini terk ettiğini iddia ve beyanı üzerine iş bu olay yeri terkli kaza tespit tutanağı tanzim edilmiş olup, tutanak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 179/2 madde gereği .... sevk edilmiştir..." şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında ... plakalı kamyonetin 17/06/2024-2025 tarihleri arasında Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanmasına ilişkin sigorta poliçesi akdedildiği anlaşılmıştır. .... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı ... ve dava dışı ... aleyhine 79.972,45 TL asıl alacak, 4.417,11 TL işlemiş faiz toplamı 84.389,56 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkını düzenleyen B.4. Maddesinde, "...Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde..." maddesi düzenlenmiştir. Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına aykırılık nedeniyle davalı sigorta sözleşmesinin akidine karşı dava açılmış olup davalının sigorta sözleşmesinin tarafı olması nedeniyle husumete ilişkin itirazarı yerinde görülmemiştir. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Zira, davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. Bu durumda, mahkemece ödeme tarihi itibari ile zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerekir. Davacı tarafından başvuru üzerine yapılan ödemenin rücuen tahsilinin talep edilmiş olması nedeniyle esasen eldeki davada ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı, dava dışı üçüncü kişinin uğradığı zararı ve bu zararın giderildiğini ispat etmelidir. Davacının bu davayı açabilmesi için öncelikle zarar gören üçüncü kişiye haklı bir ödeme yapmış olması elzemdir. Bu nedenle davacı yapmış olduğu ödemenin yersiz bir ödeme olmadığını, bir başka değişle haklı bir ödeme olduğu ispat etmek zorundadır. Zira, rücunun konusu gerçek zarardır. Bu kapsamda, gerçek zararın varlığının tespiti için somut olayın özeliğine göre öncelikle zarar görenin üçüncü kişinin maluliyeti bulunup bulunmadığının varsa oranının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi gerekir.(.... sayılı emsal ilamı) Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, eldeki davada taraflar arasındaki ihtilaf 07/03/2025 tarihli kaza tespit tutanağında dava dışı ... plakalı araca çarparak olay yerini terk eden aracın davalı tarafından işletilen araç olup olmadığına ilişkindir. Kaza sonrasında kolluk görevlileri tarafından yapılan tahkikatta kazanın meydana geldiği ...'ye ait kamera görüntüleri incelenmiş olup tanzim edilen Olay Yeri Araştırma Görüntü İnceleme ve Tespit Tutanağı'nda "... Olay anı olan 07/03/2025 günü saat 13:39:10 da işyerine ürün teslimi yapan şahsa ait kırmızı renkli kasalı beyaz çadırlı kamyonetin geri geri manevra yaparak sokak üzerinden çıkmaya çalıştığı görülmüş (olay anı zamansal olarak uyuşmaktadır)... Şüpheli aracın tespitine yönelik yapılan .... ve .... (plaka tanıma sistemi) çalışmaları sonucunda bahse konu aracın ... plaka sayılı Isuzu marka kamyonet olduğu anlaşılmış..." şeklindeki tespite istinaden, sigortalı araç sürücüsünün dava dışı ... plakalı araç ile karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrasında olay yerini terk ettiği kanaatine varılmıştır. Bu kabulden hareketle dosya kapsamında alınan 17/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan ödemenin dosya kapsamındaki hasar fotoğrafları ve ödeme dekontu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile .... Esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,, 2-Alınması gereken 5.764,65 TL harçtan peşin alınan 1.019,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.745,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.300,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 732,00 TL başvurma harcı, 1.019,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.751,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 350,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.350,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/06/2026
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.