İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/403 E. 2026/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/403
Karar No
2026/354
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/403 Esas - 2026/354 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/403 Esas KARAR NO : 2026/354

DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 14/04/2026 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, üretim ve montaj işleri yapan şirketlere endüstriyel ürünler, pompa ve türevi malzemeler sattığını, müşterilerinin talebi doğrultusunda bunların montaj, bakım ve onarım işlemlerini yaptığını davalı şirketin de bir dönem müvekkil şirketin müşterisi olduğunu, müvekkil şirketten ürün aldığını fakat almış olduğu ürünlerin ödemesini yapmadığını bunun üzerine müvekkilinin, alacağının tahsili için 09/03/2023 tarihinde ... .... ... .... .... .... ... ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalı borçlu şirketin itirazı ile takibin durduğunu itiraz üzerine müvekkilinin .... .... .... .... .... ... ... sayılı dosya ile itirazın iptali davası ikame ettiğini bu davasının kabul edilerek takibin devamına karar verildiğini ve ilama dayalı alacaklar için de ayrıca davalı borçluya örnek no:4-5 icra emri tebliğ edildiğini, takip dosyası üzerinden yapılan mal varlığı sorgulamalarında; davalı borçlu şirket adına 63 adet taşınmaz ve 25 adet araç bulunduğu, belirtilen bu varlıklar üzerinde bu davanın açıldığı 14.04.2026 tarihi itibarıyla 1043 adet takyidat bulunduğunu, böylelikle borçlunun ödemelerini tatil eylemiş sayılması gerektiğini gerekçe göstererek alacaklılarının tahsilinin imkansız hale geldiğini, Ticaret Sicil Gazetesi ve UYAP sistemi üzerinden yaptıkları araştırma neticesinde; davalı borçlu şirkete daha önce de başka bir alacaklısı tarafından... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/111 E. sayılı dosyası ile İİK m.177'e dayalı iflas davası ikame edildiğini bu davanın feragat ile neticelendiğini öğrendiklerini, dolayısıyla takibinin devamına karar verilen ve ilama bağlanmış alacaklarını tahsil edemeyen müvekkilinin, mevcut durum karşısında iş bu davayı ikame etmesinin zorunluluk arz ettiğini ve davalı şirketin iflasına karar verilerek mal varlığının tasfiyesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin gümüş madeni üretimi sektöründe yıllardır faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, davacı şirketin icra takibinin semeresiz kaldığı yahut şirket adına kayıtlı mal varlığı bulunmadığı iddialarının hiçbir somut dayanağının olmadığını, davacı tarafın alacağını takibe koyduğunu iş bu dosya üzerinden gerekli haciz işlemlerini yaparak alacağını tahsil etme imkanı bulunmasına rağmen iflas davası yoluyla alacağını tahsil etme yoluna gitmesinde hem hukuki yarar bulunmadığını hem de doğrudan doğruya iflas davası açılabilmesinin amacına da hizmet etmediğini, dolayısı ile davacının alacağını tahsili amacıyla icra dosyası üzerinden işlem yaptıktan sonra bir de doğrudan doğruya iflas talebi ile iş bu davayı açmasının hukuki dayanağı bulunmadığını İcra ve İflâs Kanunu m.37’ye göre, icra emrinde yazılı yedi günlük süre geçtiği halde, borcunu ödemeyen veya mal beyanında bulunmayan borçlu, aynı zamanda iflâsa tabi kimselerden ise, alacaklının iki seçimlik hakkı doğacağını ya ilâmlı icra takibine devam ederek, haczedilen malları paraya çevrilmesini sağlayarak alacağına kavuşması gerektiğini ya da borçlunun iflâsa tabi kişilerden olması şartıyla alacaklının, ilâmlı icra takibini terk ederek, m. 177/4‟ e göre, doğrudan doğruya yetkili ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle, borçlunun iflâsını istemesi yolunu seçebileceğini ancak alacaklının , m.177/4’teki hakkını kullanmayarak, ilâmlı icra takibine devam ederse, daha sonra m.177/4’e dayanmak suretiyle borçlunun iflâsını isteyemeyeceğini böyle bir durumda, alacaklı, takip şeklini, ancak İcra ve İflâs Kanunu’nun 43 üncü maddesine göre iflâs yoluna çevirebileceğini huzurdaki davada ise davacı takip alacaklısının hem hacze devam edip hem de İİK md 177/4 hükmü gereğince iflas talep ettiğinden açıkça kanuna aykırı hareket etmiş olduğunu tüm bu nedenlerle huzurdaki somut olayda şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, İİK 177/4 maddesi gereğince doğrudan iflas talebine ilişkindir. Davacı vekili, 02/06/2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş, incelenen vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalılar vekili tarafından 03/06/2026 tarihli 1 numaralı celsede davacının feragat dilekçesi gereği karar verilmesini, karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 311. Maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." ve 309/2 maddesinde "Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükmü düzenlenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, davadan feragat konusunda vekaletnamesinde özel yetki bulunan davacı vekilinin davadan feragat ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı vekilinin vekalet ücreti ve sair hususlarda taleplerinin olmadığına ilişkin beyanı dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Talep bulunmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/403, K. 2026/354, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-403-e-2026-354-k-d6f19d9935db