İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/348 E. 2026/60 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/348
- Karar No
- 2026/60
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/348 Esas KARAR NO : 2026/60
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin otomotiv sektöründe araçların lastiklerinin bakımı, lastiklerin yenilenmesi, yol yardımı, lastik satışı gibi hizmetler verdiğini, davalı yönetim kurulu üyelerinin, hukuka aykırı eylemleri ile müvekkilinin ve şirketin zarara uğratıldığını, ...Şirketi Yönetim Kurulu üyeleri tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’a aykırı hareket edilerek şirketin çok büyük cezalarla karşı karşıya bırakıldığını, davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından 2023 ticari faaliyet yılı içerisinde rekabete aykırı olacak şekilde rakiplerden hassas bilgiler elde edildiğini, davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından 2023 ticari faaliyet yılı içerisinde ekonomik gücün/hakim durumun kullanılmak suretiyle sömürücü davranışlarda bulunulduğunu beyan ederek bu kapsamda rekabet kurumuna müzekkere yazılarak brisa hakkında soruşturmanın ve önaraştırmanın başlatılıp başlatılmadığının sorularak rekabet kurumu tarafından soruşturma açılması ihtimalinde, davalı yönetim kurulu üyelerinin açıkça sorumluluğunu doğuran bu rekabete aykırı hareketlerden dolayı rekabet kurumu tarafından gerçekleştirilecek olan soruşturmanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, İİK 257. maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini aksi takderde uygun görülecek makul bir teminat karşılığında, davalıların yedindeki menkul, gayrimenkul mallar ile tüm bankalardaki hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki malları ile diğer hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulüne, müvekkilinin pay sahibi olduğu ... Şirketi'ne, şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından 2023 ticari faaliyet yılı içerisinde şirkete verilen zararlar bakımından 1.000.000,00 TL’nin (HMK madde 107 kapsamında), TTK madde 553 ve 555 uyarınca zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalı yönetim kurulu üyelerinden müşterek ve müteselsilen tahsili ile ...Şirketi’ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Feragat kurumu, HMK 307. Maddesinde düzenlenmiş olup, devamı maddelerinde açıkça belirtildiği üzere, feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracaktır. HMK'nın 309 maddenin 2.fıkrasında feragatın karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, dava açıldıktan sonra hükmün kesinleşmesine kadar davadan feragat edilebileceği, HMK'nın 309/3. Maddesinde feragatın dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Somut dosyada, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin Uyap üzerinden ayrı ayrı sundukları 09/04/2026 tarihli e-imzalı dilekçeleri ile; tarafların sulh olduğunu, sulh protokolü uyarınca davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan herhangi yargılama gideri ve sözleşmesel her nevi vekalet ücreti talebi bulunmadığını, feragat dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durum karşısında davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafça yatırılan 17.077,50-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.345,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca kendisine iadesine, İlişkin olarak davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/09/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır