İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/332 E. 2026/528 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/332
Karar No
2026/528
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/332 Esas - 2026/528 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/332 Esas KARAR NO : 2026/528

... DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 27/03/2017 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI asil ve şirket temsilcisi dava dilekçesinde özetle: davalı .... ilçesinde bulunan işletmeleri için 61.750,00 TL yatırım kredisi, 18.250,00 TL işletme kredisi olmak üzere toplam 80.000,00TL kredi kullandıklarını, uygulanacak faiz oranları için Hazine Müsteşarlığı ile davalı banka arasında protokol düzenlendiğini, iş yerlerinin kiraya verilmesi akabinde kiracının haksız işlemleri nedeni ile işlerinin aksadığını, bankanın bu arada alacağını kat ettiğini, 4743 sayılı Kanun gereğince kredilerin yapılandırılması için davalı bankaya başvuruldu ise de başvurunun kabul edilmediğini, davalı bankaca yapılan takiplerde belirtilen miktarlar kadar borçlu olmadıklarını, zira 4743 sayılı ve 5569 sayılı Kanunlar gereğince faizlerin yeniden yapılandırılması gerekirken yapılandırılmadığını, alacağın üzerinde tahsilat yapıldığını, buna göre borçlu olmadıklarından borçlu olmadıklarının tespiti ile fazla ödemenin reeskont faizi ile iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. 10/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinin ıslah edilmiş ve şirketin tuğla fabrikasının 125 kişi kapasiteli olduğu, kişi başı istihdam maliyetinin 707.325,64 TL olup, kira sözleşmesinden görüleceği üzere tuğla fabrikasının yıllık 1.500.000 adet 13,5'lik blok tuğla karşılığı 6 yıllığına kiraya verildiği, davalı tarafından icra keşfi yapınca 25/08/2004 tarihinde kiracının kira süresi dolmadan 4 yıl olduğu halde fabrikayı terk ettiği, davalının fabrikayı ucuza almak için mahkemede kıymet takdirine itiraz davası açtığı, mahkemece yapılan 2005 tarihli son keşifte fabrikaya 3.592.589.210.000 TL (eski) değer tespiti yapıldığı, davalının daha sonra gizlice tespit yaptırarak fabrikaya 709.500,00 TL sembolik fiyatla el koyduğu, 1.370.000,00 TL sembolik fiyatla fabrikayı sattığı, davalının el koyduğu 200.000,00 TL değerindeki arsanın kullanılan 80.000,00 TL krediyi ve davalının komisyonunun iki katından fazlasını karşıladığı, kişi başı istihdamın 707.325,64 TL olup, 125 kişilik kapasite gözetilerek fabrikanın değerinin tespit edilmesi gerektiği, kira kaybının yıllık 1.500.000,00 TL hesap edilmesi gerektiği belirtilerek dava dilekçesi tam ıslah edilmiştir. 07/11/2022 tarihli dilekçesi ile de ıslah dilekçesini tekrar ettiğini belirterek fabrikanın değeri ve kira kaybının toplam 380.000.000,00TL zararın taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kullandığı ve geri ödemesini yapmadığı kredilere ilişkin açılan takipler nedeni ile daha önce de yargı yoluna gittiğini, asıl borçlu yönünden ...Mahkemesi ilamlarının bulunduğunu, öncelikle kesin hüküm nedeni ile esasa ilişkin olarak da banka kredi alacağını yasaya uygun tahsil etmiş bulunduğundan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; bankadan kullandırılan kredinin 4743 sayılı Kanun çerçevesinde yapılandırılmaması nedeniyle fazla yapılan ödemeler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizin 22/06/2020 tarih ....ara sayılı kararlarını bu dosya yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği gereğine değinilerek kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce davanın reddine dair verilen 02/01/2022 tarih 2021/307-2022/1010 sayılı karar .... sayılı kararı ile dava ıslah edilmiş olup dava değerinin tam ıslah tarihi olan 10/06/2021 tarihi itibarıyla 500.000,00 TL'nin üzerinde olduğundan davanın davanın heyetçe görülmesi gerektiği değinilerek kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında dosya tek hakimden heyete tevdi edilmiştir. ....Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı banka tarafından iş bu davanın davacıları aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılarak 110.816,07 TL asıl alacak, 37.677,60 TL %100 faiz + % 5 bsmv, 57,36 TL noter ihtar masrafı olmak üzere toplam 148.551,03 TL'nin işleyecek faizi ve icra ferileri ile tahsilinin talep edildiği, takibin kesinleştiği, ....kargir tuğla fabrikası tek katlı idare binası ve sulu tarla vasıflı taşınmazın 30/06/2008 tarihinde ihalesinin yapılarak kesinleşen ihale sonucunda 709.500,00 TL'ye satıldığı, bu miktarın sıra cetveli sonrasında iş bu dosya borcuna mahsup edildiği görülmüştür. ....Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı banka tarafından iş bu davanın davacıları aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılarak 19.203,61 TL ipotekli takibin faizi, icra masrafı, vekalet ücreti, 22,50 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 19.226,11 TL'nin işleyecek faizi ve icra ferileri ile tahsilinin talep edildiği, takibe itiraz edildiği, takibin durmasına ancak ihtiyati haciz kararı bulunduğundan ihtiyati hacze konu 16.941,11 TL üzerinden takibin devamına karar verildiği, dosyada çeşitli haciz işlemleri bulunduğu görülmüştür. ....olduğu, yargılama sonunda, "Dava, davacının kullandığı kredinin 4743 ve 5569 sayılı yasalar uyarınca yeniden yapılandırılmasına ilişkindir. / Taraflar arasındaki kredi ilişkisine dair belgeler, davacının başvuru dilekçeleri ve davalı tarafın bu başvurulara verdikleri cevabi yazılar ibraz edilmiş, ibraz edilen belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından sunulan rapor ve ek rapor ile 4743 sayılı Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 2. maddesine dayanılarak hazırlanan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarının Onaylanması, Kabulü ve Uygulanmasına İlişkin Genel Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 4. maddesi ile borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçluların finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamayacağı, 9. maddesi ile sözleşmeye konu toplam alacak tutarının %6 sının 6 aydan az olmamak üzere en az bir faiz ödemesi yapılıncaya kadar takip edilmesi, toplam ana para ve faiz ödemesi tutarının toplam ödeme dönemi sayısına bölünmesi suretiyle elde edilecek tutardan az olmamak kaydıyla en az bir ödemenin yapılmış olması koşulunu taşıdığı halde davacı şirketin 24.2.2004 tarihli dilekçe ile her yıla ait ödemelerin ancak sezon sonunda tek taksit olarak ödenebileceği ve o sezondan başlamak üzere her yıl 35.000 TL ödenmek üzere 2004,2005,2006 ve 2007 yıllarında 4 taksitte ödemeyi taahhüt ettiği şeklindeki başvurusunun Yönetmeliğin 9. maddesindeki şartlara uygun olmadığı, davacının 16.2.2007 tarihli dilekçesi ile kredi borcunun 5569 sayılı yasa uyarınca yapılandırılmasının istendiği, 5569 sayılı Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Mali Sektöre Olan Borçlarının Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine dayanılarak hazırlanan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarının Onaylanması, Kabulü ve Uygulanmasına İlişkin Genel Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 9. maddesine göre toplam alacak tutarının en az %6 sının geri ödenmiş olması, en az 6 ay süre ile izlendikleri grupta takip edilmeleri ve ödemelerin aksatılmaması kaydıyla bu sürenin sonunda bankalarca kredilerin ve diğer alacakların niteliklerinin belirlenmesi ve bunlar için ayrılacak karşılıklara ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yenilenen ve itfa planına bağlanan krediler hesabına aktarılabileceği hükmünün bulunduğu, davalı bankanın davacının talebi üzerine somut borç ödeme teklifini içerecek şekilde başvuru ve taahhüt mektubunun imzalanarak ekinde yer alan bilgi ve belgelerle birlikte en kısa sürede müracaatın yenilenmesi gerektiği şeklindeki cevabi yazının şirket yetkilisine elden tebliğ edilmesine rağmen yazı gereği yerine getirilmediğinden davacının ilgili yasadan yararlandırılmasının mümkün olmadığı mütalaa edilmiştir. / Dosya kapsamına, ibraz edilen belgelere ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve mahkememiz denetimine elverişli nitelikte düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının başvurularının 4743 ve 5569 sayılı yasalar ile bu yasalar gereğince düzenlenen yönetmelik hükümlerine uygun nitelikte olmadığı, davacı tarafından davalı bankanın cevabi yazısında belirttiği belgeler de eklenerek yasal düzenlemelere uygun olarak başvurunun yenilenmediği, böylece açılan davanın yersiz olduğu sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın reddedildiği , kararın taraflarca temyiz edilmediği ve 31.05.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. .... olduğu, davanın davalıların 80.000,00 TL asıl alacağı kabul etmekle birlikte, ferilerine itiraz etmeleri üzerine itirazın iptali davası olarak açıldığı, davacının 19/12/2000 tarihli .... sayılı dosyasındaki davalı itirazlarının iptali davası olduğu, davanın takibe itiraz etmeyen ....yönünden reddedildiği, diğer davalılar yönünden 65.333,33 TL işlemiş faiz ve 3.266,67 TL BSMV olmak üzere takibin devamına, takip tarihinden itibaren %100 faiz ve %5 BSMV uygulanmasına, 81.894,99 TL fazlaya ilişkin istemin reddine, 27.440,00 TL icra inkar tazminatının, 3.714,50 TL harcın, 152,55 TL yargılama giderinin, 5.516,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verildiği, ....Karar sayılı ilamı karar düzeltme istemlerinin reddine karar verildiği, kararın 12.12.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan ve bilirkişi .... tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda özetle ; Davacıların 30/06/2008 tarihinde ihalesinin yapılarak kesinleşen ihale sonucunda 709.500,00 TL ile satışı yapılan gayrimenkulden elde edilerek .... Esas sayılı dosyasında ödeme kabul edilen dışında ödeme iddiası bulunmadığı, gayrimenkulün davalı Banka'ya satıldığı, asıl borçlu ve kefil yönünden borç miktarının 80.000,00 TL asıl alacak ve 19/12/2000 tarihli takip tarihi itibariyle 65.333,33 TL işlemiş faiz ve 3.266,67 TL BSMV olduğunun ....Karar tespit edildiği ve hükmün kesinleştiği, kesinleşmiş hükme esas alınan raporlardaki hesaplamalarda hesap katına göre temerrüt tarihi 01/03/2000 olarak kabul edildiğini, Buna göre; 30/06/2008 tarihi itibariyle davalı Banka alacağının davacı şirket yönünden toplam 1.127.407,89 TL, davacı kefil yönünden toplam 805.489,85 TL olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce alınan ve bilirkişi .... ve davalı kefil ...'ın ayrı ayrı olmak üzere (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 09/03/2000 takip tarihi itibari ile asıl alacak 110.777,73-TL, işlemiş faiz tutarı 23.127,03-TL, faizin % BSMV 1.156,35-TL ve ihtarname masrafı 57,36-TL olmak üzere toplam 135.118,47-TL borçlu olduğu, sözleşme ve mevzuat uyarınca takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak temerrüt faiz oranının yıllık %100 olduğu, davacı asıl borçlu ..... davalı kefil ...'ın ayrı ayrı olmak üzere (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 25/06/2021 takip tarihi itibari ile asıl alacak 110.777,73-TL, işlemiş faiz tutarı 1.740.065,24-TL, faizin % BSMV 87.003,26-TL ve ihtarname masrafı 57,36-TL olmak üzere toplam 1.937.903,59-TL borçlu olduğu, .... sayılı yasalar uyarınca tespit ve borçların yapılandırılması talebinde bulunmuş ancak yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 05/05/2010 tarih ve 2008/383 esas 2010/248 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini bildirilmiştir. Davacı şirket tasfiye memuru ve davacı ... duruşmada alınan beyanında kendisinin hukukçu olmadığını, tahmini bir rakamla davayı ıslah ettiğini, ıslah dilekçesinin geri çektiğini fazla ödenen faiz bedelinin tespiti ile iadesinin talep ettiğini bildirmiştir. Davacı ... vekili de müvekkili ... 'ın hukukçu olmadığı için bilinçsizce davayı ıslah ettiğini, ıslah taleplerini geri çektiklerini, müvekkili ... yönünden ıslahın geçersiz olduğunu, davalı bankadan çekilen kredinin bankanın 4743 sayılı yasa gereğince uygulaması gereken faizden fazla faiz aldığını , yapılandırma yapması gerekirken yapmadığının tespiti ile fazla ödenen faiz miktarının iadesini talep ettiklerini bildirmiştir. Tüm Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine; 10/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinin ... tarafından kendi ve .... ....A.Ş adına verildiği , ayni şekilde 07/11/2022 tarihli açıklama dilekçesininde ... tarafından kendi ve . ....A.Ş adına verildiği ıslahın her iki davacı adına yapıldığı görülmüştür. HMK 'da ıslahın geri alınmasına dair sir müessese bulunmamaktadır. Hukuk yargılamasında yapılan ıslah işlemi kural olarak geri alınamaz. Ancak ıslah edilen kısım, usul işlemlerini içeriyorsa ve dava hakkının özünü etkilemiyorsa, ıslah dilekçesinin sunulmasından hemen sonraki duruşmada açıkça ıslah talebinden vazgeçildiğinin (ıslahın geri alındığının) beyan edilmesi bazı durumlarda mahkemece dikkate alınabilmektedir. Ancak somut olayda bu şekilde usul işlemlerini içeren bir ıslah bulunmamakta olup ıslahla dava değire artırılarak fabrikanın değeri ve kira kaybının toplam 380.000.000,00TL zarar talep edilmiş olduğundan davacıların ıslahı geri aldıklarına dair beyanları kabul edilmemiştir. Davacı.... tarafından davalı banka 80.000,00TL kredi kullanıldığı , kredinin geri ödemelerinin aksaması üzerine davalı banka tarafından ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı , ayrıca... sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 19/12/2000 tarihi itibarıyla 230.494.991.638 TL yi olaşan alacağın tahsili için genel haciz yoluyla takip yapıldığı , borçluların asıl borcu kabul ettiği ancak faiz yönünden takibe itiraz ettiği bunun üzerine ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece 65.333,33 TL işlemiş faiz ve 3.266,67 TL BSMV olmak üzere toplam 68.600.000.000TL yönünden takibin devamına karar verildiği, Eldeki dava 4743 sayılı Kanun gereğince kredilerin yapılandırılması için davalı bankaya başvurulduğu ancak başvurunun kabul edilmediğini, davalı bankaca yapılan takiplerde belirtilen miktarlar kadar borçlu olmadıklarını, zira 4743 sayılı ve 5569 sayılı Kanunlar gereğince faizlerin yeniden yapılandırılması gerekirken yapılandırılmadığı , banka tarafından alacağın çok üzerinde tahsilat yapıldığı, fabrikanın satıldığı ve bu nedenle zarara uğradıkları bildirilerek fabrika değeri ile kira kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açıldığı, davacı... ....... A.Ş. ile davalı banka aleyhine .... esas sayılı dosyasında 4743 sayılı ve 5569 sayılı Kanunlar gereğince çekilen kredinin yapılandırılması talebiyle dava açtığı , mahkemece davacının talebinin 4743 sayılı ve 5569 sayılı Kanunlar ile bu kanunlara göre düzenlenen yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiği , hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, bu şekilde kullanılan kredinin banka tarafından 4743 sayılı ve 5569 sayılı Kanunlar gereğince yapılandırılmamasının doğru bulunduğu, davacının başvurularının 4743 ve 5569 sayılı yasalar ile bu yasalar gereğince düzenlenen yönetmelik hükümlerine uygun nitelikte olmadığı, davacı tarafından davalı bankanın cevabi yazısında belirttiği belgeler de eklenerek yasal düzenlemelere uygun olarak başvurunun yenilenmediği, davacının kullanılan kredi borcu nedeniyle fazla ödemesinin ve zararını olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00TL harcın dava açılışında peşin yatırılan 1.366,20TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 634,20TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. Maddesi gereğince taktir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafına verilmesine, 5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı ..., ... vekili ve davacı şirket tasfiye memuru ... ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/332, K. 2026/528, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-332-e-2026-528-k-8d45094d5fee