İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/314 E. 2026/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/314
Karar No
2026/305
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/314 KARAR NO : 2026/305

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde "1-Davalı şirket tarafından müvekkil aleyhinde ----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile 14.03.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ----- plakalı araçta meydana gelen ticari kazanç kaybı bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İş bu takibe itiraz süresini kaçıran müvekkil hakkında takip kesinleşmiş ve haciz işlemleri başlatılmıştır. Takibe dayanak olarak 14.03.2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı iş bu takibe dayanak gösterilmiştir. 2-Takip konusu asıl alacak miktarı 38.500,00-TL olarak gösterilmiştir.------ plakalı aracın sadece sağ bagaj kapak onarımı olmuş ve takılıp sökülebilen bir parçadır. Takibe konu araç servis aracı olmakla birlikte bir veya iki günlük onarımda kalan aracın bu miktar kadar kazanç kaybına uğraması mümkün değildir. Borç miktarı gerçeği yansıtmamaktır. Yargıtay uygulamasına göre, kazanç kaybı bedeli zararının belirlenmesi noktasında; fiili onarım süresinin değil aracın yalnızca mevcut kaza ile ilgili makul onarım süresinin ve davacı aracı ile aynı nitelikteki araçların günlük ikame bedelinin belirlenmesi, davacının araç için yapılacağı halde aracın kullanılamaması nedeniyle tasarruf ettiği şöför, yakıt ,bakım, lastik , eskime payı vs.'nin düşülmesi gerekmektedir. Sayın Mahkemece iş bu dava konusu araçta meydana gelen gerçek zararın ve buna bağlı olarak kazanç kaybı miktarının tam ve doğru olarak tespiti için bilirkişi raporu alınmasını talep ediyoruz." ileri sürerek "1-Davalı aleyhine açtığımız Menfi Tespit Davamızın Kabulüne, 2----- İcra Dairesi'nin ------ Sayılı İcra Dosyasına Konu takibe dayanak gösterilen trafik kazasına bağlı olarak araçta meydana gelen ticari kazanç kaybı yönünden bilirkişi raporu alınmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava konusu ----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibi UYAP üzerinden dosyaya eklenmiş ve incelenmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde icra dosyasının ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası olarak bildirilmiş ise de, dava konusu takibin ----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibi olduğu görülmüştür. ----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibi incelendiğinde davalının davacı aleyhine "TİCARİ KAZANÇ KAYBI BEDELİ 38.500,00 TL" alacak sebebine dayalı olarak 38.500,00 TL asıl alacak ve 5.645,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.145,26 TL'nin tahsili amacıyla takip başlattığı, takip dayanağının davacının sürücüsü olduğu ------ plakalı araç ile davalıya ait ------ plakalı aracın karıştığı 14/03/2025 tarihli trafik kazası olduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. (...)" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve asliye ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya TTK'da (veya maddede sıralanan) hususlardan doğması (mutlak ticari dava) gerektiği, eldeki davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, bu sebeple mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, bu sebeple ancak davacının tacir olarak kabul edilmesi halinde davanın ticari dava olacağı, davalının sürücüsü olduğu ------ plakalı aracın hususi araç (motosiklet) olduğu, davacının tacir olduğuna dair bir iddiasının da bulunmadığı, bu sebeple davalının tacir olmadığı ve davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ----- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/314, K. 2026/305, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-314-e-2026-305-k-5cc58752e22f