İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/304 E. 2026/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/304
- Karar No
- 2026/304
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/304 KARAR NO : 2026/304
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 28/03/2026 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde "1- Dava şartı arabuluculuk ve görev İşbu uyuşmazlık, tarafların her ikisinin de ticari işletme kapsamında faaliyet göstermesi ve davalının araç kiralama (-----) faaliyeti yürüten tacir olması nedeniyle ticari iş niteliğindedir. Uyuşmazlık ticari nitelikte olduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6325 sayılı Kanun uyarınca dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, ---- Arabuluculuk Bürosu ------- sayılı dosyası kapsamında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamıştır. 2- Kaza 26.09.2024 tarihinde davacıya ait ----- plakalı araç park halinde bulunduğu sırada, davalıya ait----- plakalı araç tarafından çarpılmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sürücü olay yerinden kaçmış olup kaza araç içi kamera kaydı ile tespit edilmiş ve polis tarafından da bu doğrultuda tespit yapılmıştır. 3- Kusur ve kazanın kanıtlanması İşbu kaza yalnızca kamera kaydı ve polis tespiti ile değil, aynı zamanda sigorta tahkim süreci ile de kesin olarak sabit hale gelmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan 2 adet yargılama sonucunda; Davalı aracın kazada %100 kusurlu olduğu, Kazanın gerçekleştiği ve zarar doğduğu kabul edilerek; 112.758,84 TL hasar bedeline 85.000,00 TL değer kaybına hükmedilmiştir. Bu haliyle kazanın meydana geldiği, kusur durumu ve zarar olgusu artık tartışmasızdır. 4- Araç yoksunluk zararı Kaza sonucunda davacıya ait araç kullanılamaz hale gelmiş ve tamir süresi boyunca araçtan fiilen yararlanılamamıştır. Davacı şirket ticari faaliyet yürütmekte olup araçtan mahrum kalınması doğrudan ekonomik zarara yol açmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre araç kiralanmış olsun veya olmasın, araçtan mahrum kalınan makul süreye ilişkin araç yoksunluk bedelinin talep edilmesi mümkündür. Bu kapsamda, aracın makul tamir süresi ve emsal araç kiralama bedelleri esas alınarak araç yoksunluk zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerekmektedir. 5- Sorumluluk Davalı, araç maliki ve işleteni sıfatıyla, kusurlu eylemi sonucu meydana gelen zarardan sorumludur. Sigorta şirketi tarafından karşılanan hasar ve değer kaybı dışında kalan araç yoksunluk zararı doğrudan davalıdan talep edilmektedir. 6- Faiz talebine ilişkin açıklama (TİCARİ İŞ) Tarafların her ikisi de tacir olup uyuşmazlık ticari iş niteliğindedir. Ayrıca davalı araç kiralama faaliyeti yürüten ticari işletme sahibidir. Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve yerleşik yargı uygulamaları gereği, haksız fiilden doğan bu ticari alacak bakımından kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekmektedir. Nitekim sigorta tahkim kararlarında da aynı olay bakımından avans faizi uygulanmıştır." ileri sürerek "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1,00 TL araç yoksunluk bedelinin kaza tarihinden (26.09.2024 ) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davalıya ait olduğu iddia edilen kazaya karışan ----- plakalı aracın kaza tarihi itibariyle tescil kaydının UYAP WEB üzerinden sorgulanması sonucu, aracın kaza tarihi itibariyle davalının yetkilisi olduğu -----adına kayıtlı olduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve asliye ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya TTK'da (veya maddede sıralanan) hususlardan doğması (mutlak ticari dava) gerektiği, eldeki davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan tazminat davası olduğu, bu sebeple mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, bu sebeple ancak davalının tacir olarak kabul edilmesi halinde davanın ticari dava olacağı, dava konusu aracın davalıya değil, davalının yetkilisi olduğu dava dışı şirkete ait olduğu, şirketin tacir olduğu, davalının şirket ortağı ve yetkilisi olmasının tacir sıfatında bulunmasını gerektirmediği, bu sebeple davalının tacir olmadığı, tüm bu sebeplerle davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ------ Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.