İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/259 E. 2026/931 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/259
Karar No
2026/931
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/259 Esas KARAR NO : 2026/931

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/03/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı aracın 30/09/2020 tarihinde %100 kusurlu sürücü sevk ve idaresindeyken müvekkili şirketin sigortalısı olan ...plakalı araca %100 kusurlu bir şekilde çarparak sigortalı araç nezdinde hasar meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili şirket sigortalısı araçta maddi hasar oluştuğunu, araçta kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının %100 lük kusuruna tekabül eden kısmının tamamınını müvekkili şirket tarafından ödendiğini, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulüne, 117.796,62-TL'nin 22.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden düşük olmamak kaydıyla ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirkete ait aracın kaza tarihinde davacının sigortalısı olduğunu, müvekkili şirketin iş bu davayı kaybetmesi halinde davacıya rücu etmesi söz konusu olabileceğinden ihbar talebinde bulunduklarını, huzurdaki dava müvekkili aleyhine sonuçlansa dahi, müvekkilinin işbu dava nedeniyle tekraren davacı şirkete rücu etme hakkı bulunduğunu, neticede davacı dava konusu ettiği tutarı müvekkilinden tahsil etse de, bu tutarı tekrar müvekkiline ödemek durumunda kalacağını, hal böyle iken davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, trafik kazalarında kusurun temel öğe olduğu ve tazminat hesaplarının genellikle kusur oranları üzerinden hesaplanacağını, davaya konu trafik kazasının oluşumunda müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, zira müvekkiline ait aracın kaza tespit tutanağında belirtilen aksine, ... Caddesini takiben ... kavşak istikametinde seyir halinde iken, arkasından gelen ... plakalı araç sürücüsünün hızını azaltamayarak müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, söz konusu kazanın bu şekilde meydana geldiğini, sonrasında müvekkiline ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmaması, araçta hasarın az olması ve her iki taraf sürücüsünün sağlık durumlarının iyi olması nedenleriyle müvekkiline ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrıldığını, kabul edildiği anlamına gelmemekle birlikte, kazanın oluşumunun ... plakalı araç sürücüsünün beyanına göre tutulan kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olsa bile, trafik kurallarına göre yan yoldan çıkan aracın, ana yoldan geçene öncelik tanımalı ise de, ana yoldan gelen çok hızlı aracın, yan yoldan çıkan araca çarpıp kazaya neden olmuşsa, burada kazanın asıl sorumlusunun hızlı araç kullanan olacağını, sürücünün hız kurallarına uyulması halinde kazanın meydana gelmeme ihtimalinin çok daha kuvvetle muhtemel olacağını, kazaya sebebiyet veren eylem ve davranış, ... plakalı araç sürücüsünün eylem ve davranışı olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan ekspertiz raporunda işbu aracın 30.09.2020 tarihinde meydana gelen kaza öncesinde de, 15.02.2012 – 06.09.2013 – 19.12.2015 – 11.04.2016 – 18.08.2016 ve 24.05.2017 tarihlerinde olmak üzere toplam yedi (7) kez kazaya karıştığı belirtildiğini, aracın bu kazalarda uğradığı hasarlar tespit edilmeksizin hasar belirlemesine gidilmesi doğru olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile sigortalı tarafından ödenen bedelin İMMS poliçesi kapsamında sigortacıdan tahsili amacıyla açılan tazmini davasıdır. Davacı şirket adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalı ve davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ...plakalı aracın çarpışması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dava dışı ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, davalı yanca ödenmesi gereken hasar bedelinin tamamının davacı yanca ödendiğinden bahisle ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı yanca yapılan savunmada; dava dışı araç sürücüsünün olay yeri terk/firar olması ve sürücü değişikliği nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, kazaya karışan sürücünün hatalı beyan edildiğini, sigortalı tarafından kasten eksik ve hatalı beyan sunulması nedeniyle taleplerin poliçe kapsamı dışında kaldığından ödeme yapılmadığı ve davanın reddini talep ettikleri görülmektedir. Anlatılan kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazadaki kusur oranı, davalı sigorta şirketinin, sigortalı aracında meydana gelen kazada zarar görmesi nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceği, araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödemenin teminat dışında kalıp kalmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Kaza sonrası trafik polisi tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına göre; 30.09.2020 günü saat 15:00 sıralarında sürücü ...idaresindeki .... plakalı otomobili ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan ...sokak kavşağına geldiğinde aracının sol ön köşe kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafında kalan kavşaktan gelip ... Caddesine katılım sağlayan ...plakalı aracın sol arka köşe kısmına çarpmış ve ...plakalı otomobil sürücüsü çarpma nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek önce sol arka çamurluk kısmıyla yolun diğer yön bölümündeki başka bir araçla çarpışması ve yol dışı kalarak ön kısmı ile ağaca çarparak durabilmesi neticesi dava konusu... plakalı araçta maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtilmiştir. KTK 81. maddesinde; "Trafik kazalarına karışanlar kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek bunlar gelinceye kadar bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadır" hükmü yer almaktadır. KTK'nun 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmüne yer verilmiştir. Kasko Sigortası Poliçe Genel ve Özel Şartları açısından değerlendirildiğinde; Kasko Sigortası Poliçe Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5 maddesinde tahdidi olarak sayılan haller A.5.10.maddesi “Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 no.lu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” halinde meydana gelen hasarın teminat dışında kalacağı belirlenmiştir. 5.4 ve 5.5. maddeleri alkollü veya ehliyetsiz araç kullanma sebebiyle sürücünün kimliğinin tespit edilememesi halleri olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Anlatılan kapsamda dava konusu olayın kasko poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı ve davacının tazminat hakkının olup olmadığı hususunda hazırlanan 27/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı aracın firari sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı şirkete kasko sigortalı ...plakalı aracın sürücüsü ...'nin %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının kusur oranına göre 58.125,00 TL olduğu," ifade edilmiştir. Hazırlanan rapora karşı davacı yanca itiraz edilmiştir. Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zararı ödeme yükümlülüğü yoktur. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Diğer taraftan, TTK md.1421. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir. Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5. maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür. İhbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, konunun TTK'nın 1446.,1447.ve 1448. madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Anlatılan kapsamda kaza sonrasında kolluk kuvvetlerince de hazırlanan tutanakta araç sürücünün olay yerini terk ettiği anlaşılmaktadır. 01/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesinde; "Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması" teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Poliçe kapsamında zararın tazminin talebi için gerekli olan sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ... genel şartları A.5.10. bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerektiği, ancak davacının bu hususta hiçbir savunmasının olmadığı görülmekle, İMMS genel şartları A.5.10. bendi kapsamında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, meydana gelen hasarın poliçe dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 2.011,68 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.279,68 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/259, K. 2026/931, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-259-e-2026-931-k-5f447510fda9