İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2030 E. 2026/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2030
Karar No
2026/812
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2026/2030 Esas KARAR NO :2026/812

DAVA :Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :28/04/2026 KARAR TARİHİ :29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... İcra Dairesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, işbu davanın, İİK m.72 kapsamında takipten sonra açılmış menfi tespit davası olduğunu, davanın amacının, müvekkilinin takibe konu senet ve takipnedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti olduğunu, taraflar arasında hiçbir borç, ticari ilişki, sözleşme veya hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki, borç ilişkisi, sözleşme, mal veya hizmet alışverişi bulunmadığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, davalı ile müvekkili arasında takibe konu senedin düzenlenmesini gerektirecek hiçbir hukuki sebebin mevcut olmadığını, bu nedenle takibe konu borcun tamamen mesnetsiz olduğunu, takibe konu senedin müvekkili tarafından düzenlenmediğini ve imzalanmadığını, takibe dayanak yapılan senedin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin, senet altındaki imzayı açık, kesin ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde inkâr ettiğini, bu nedenle uyuşmazlığın özünün, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olup olmadığı olduğunu beyan ederek ... İcra Dairesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama süresince öncelikle ... İcra Dairesi’nin 2026/... Esas sayılı icra takibinin teminat karşılığında veya mahkemece uygun görülecek teminatsız şekilde tedbiren durdurulmasına, mahkemece takibin tümden durdurulması mümkün görülmez ise İİK m.72 kapsamında icra veznesine girecek paraların davalı/alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama sonunda müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile haksız takibin hukuki dayanağı kalmayacağından ... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı takibin hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının haksız ve kötü niyetli takip başlatmış olması nedeniyle İİK m.72 kapsamında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A. maddesi şöyledir; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2024 tarih 2024/507E. 2024/1095K. sayılı kararında; "... 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan eldeki uyuşmazlığın ticari dava sayıldığı ve aynı Kanun'un 5/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, ancak arabuluculuk dava şartının eldeki davada yerine getirilmemesi nedeniyle Mahkemece 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2025/1825 Esas, 2025/1617 Karar sayılı ilamında; "Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmış, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir." İstanbul BAM 16. HD. 30.01.2020 Tarih 2020/220 E, 2020/218 K. Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için bkz. ... BAM 17 HD. 26.04.2019 T. 2019/657 K. Sayılı ilamı, ... BAM 17. HD. 23.02.2021 T, 2021/256 K. Sayılı ilamı, ... BAM 11 HD. 2021/100 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 4. HD. 21.01.2021 T., 2020/1890 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 12. HD.2020/714 sayılı kararları) Somut olayda; davacı, ... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas numaralı dosyası ile 4.676.000,00 TL toplam alacak için icra takibine başlanıldığını, davalının imzasını taklit ederek düzenlenen senedi icraya koyduğunu, davalıya borçlu olmadığının ve imzanın kendisine ait olmadığının tespiti ile menfi tespit istemli dava açmıştır. Dava, 28/04/2026 tarihinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 28/04/2026 tarih .... sayılı kararı tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 19/09/2026 tarihinde kesinleşmek üzere görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu arabuluculuk tutanağında Her ne kadar davacı tarafça 30.04.2025 başlama tarihli arabuluculuk başvuru formu dosyaya sunulmuşsa da, dosyanın dava tarihi olan 28/04/2026 tarihinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecek olması, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olması, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan olmaması nedenleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; 2025/1405 Esas, 2025/6064 Karar sayılı ilamı,)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732.00 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 79.854,39 TL peşin harçtan mahsubi ile kalan 79.122,39 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACI TARAFA İADESİNE, 3-Dava ret ile sonuçlandığından, davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA 4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine YEROLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, istek halinde davacıya İADESİNE, Dair; tarafların kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2030, K. 2026/812, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2030-e-2026-812-k-1c5ccdcfd1a0