İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/191 E. 2026/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/191
- Karar No
- 2026/534
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/191 Esas KARAR NO : 2026/534
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 18/11/2022
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... TÜKETİCİ MAHKEMESİ .... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ..... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. Arasında İstanbul İli .... İlçesi ... Mah. .... ADA ..... PARSEL de bulunan M2 Blok D:41 deki Bağımsız bölüme ilişkin müvekkili ile satış vaadi sözleşmesi imzalı olduğunu, davalının müvekkili ile imzalamış olduğu .... KONUT SATIM SÖZLEŞMESİ'NE rağmen, dava konusu taşınmazın mülkiyetini devretmediğini, müvekkilinin taşınmaza ait ödemelerine devam etmiş olduğunu ancak bu süre zarfında .....'nın hukuki durumuna ilişkin belirsizlikler ortaya çıktığını, her ne kadar kalan ödemeleri peşin yapabileceklerini söyleseler de ....... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş tescil yapmadığından dolayı müvekkiline tescili icbar davası açma zarureti doğduğunu, müvekkili tarafından geriye kalan ödemelerin kime nasıl yapılacağı hususunun da da belirsizlik kazandığından dolayı mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğunu, tüm ticari ilişkilerin önünde korunmaya muhtaç durumda olduğunu, bu aşamada .......'dan dava konusu taşınmazın mülkiyetinden vazgeçip ödenen bedellerin iadesini talep edip bunun tahsilini beklemenin çok güç olmasından dolayı davaya ilişkin terditli taleplerin şunlar olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken tüm bedellerin; davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile tüm takdiyatlardan ari bir şekilde müvekkili adına tescil edilmesi şartı ile, davalı yahut alacaklılarına verilmek üzere peşinen bir banka hesabına depo edilmesine ve bu yönde ara karar verilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise bu zamana kadar ödenmiş tüm miktarların bilirkişiler marifetiyle tespiti yaptırılarak mahkemenizce takdir edilecek en yüksek faizin uygulanarak tahsiline karar verilmesini, mahkemenizce bu yönde bir karar verilmesi halinde taşınmaza ilişkin olarak hem tüketici olan müvekkili korunmuş olacak, hemde dava konusu taşınmaz üzerindeki alacaklıların alacağına kavuşma ihtimallerinin artacağını, dava konusu taşınmaz hisseleri ile ilgili davalı adına bulunan tapu kaydına öncelikle müvekkilinin mağdur olmasını engellemek ve tapu kaydının üçüncü kişilere devrini önlemek için HMK 392/1. Maddesine istinaden dava konusu bağımsız bölümün, dava sonuna kadar cebri icra yolu satışını önleyecek Teminatsız İhtiyat-i Tedbir konmasına, mahkemenin tensibi doğrultusunda müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken tüm bedellerin, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile tüm takdiyatlardan ari bir şekilde müvekkilinin adına tescil edilmesi şartı ile, davalı yahut alacaklılarına verilmek üzere peşinen bir banka hesabına depo edilmesine ve bu yönde ara karar verilmesine, talep şeklinde tescilin mümkün olmaması halinde ise; fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla bilirkişilerce tespit edilecek ödenmiş tutarın ödeme günlerinden itibareni işleyecek en yüksek yasal faizi ile ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Masa vekili katıldığı duruşmada '' Dava iflas tarihinden sonra açılmıştır, dosyada görevsizlik kararı verilmesini talep ederiz, mahkeme aksi halde ise davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünden davanın reddini talep ederiz '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Birleşen Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin ..... Esas, ..... Karar sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili davacı ile imzalamış olduğu gayrimenkul satış sözleşmesine rağmen dava konusu taşınmazın mülkiyetini devretmediğini, müvekkilinin taşınmaza ilişkin ödemelerine devam ettiğini, ancak bu süre zarfında .......'nın hukuki durumuna ilişkin belirsizliklerin ortaya çıktığını, davalının tescili yapmadığından davacının tescili icbar davası açma zaruretinin hasıl olduğunu, Bakırköy ...... Tüketici mahkemesinin .....Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, eldeki davanın işbu dava ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davalı ..... Bank A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın geldiği aşama dikkate alındığında Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesinin hatalı olduğunu, davada Müvekkili Banka lehine kurulan ipoteğin kaldırılmasının talep edildiğini, müvekkili Banka ile Davacı arasında herhangi bir tüketici ilişkisi veya tüketici işlemi ise bulunmadığını, ayna ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, müvekkili Bankaya karşı ipoteğin usulsüz tesis edildiği yönündeki iddiayı ancak gayrimenkul üzerindeki hak sahibinin yöneltebileceğine şüphe olmadığını, bütün bu hususlar düşünüldüğünde, Davacının ipoteğin usulsüz ve kötü niyetle tesis edilmiş olduğunu iddiasını yöneltmek için Aktif Husumet Ehliyetinin bulunmadığının görüldüğünü, Tapu iptal ve tescil talebi açısından Müvekkili Banka adına pasif husumet yokluğu bulunmakta olduğunu, harcın tamamlattırılması gerektiğini, bankanın ipotek tarihi davacının iddia ettiğinin satış tarihinden önce olduğunu, davacı taşınmazın alımına ilişkin sözleşmeyi 19.11.2019 tarihinde yapmış olmasına rağmen müvekkili bankanın ipotek tarihi 12.05.2017 olduğunu, bu durumda müvekkili bankanın ayni hakkına hiçbir şekilde halel gelemeyeceğini, ilk itirazlarımızın değerlendirilerek, davanın husumet, görev ve yetki yönünden reddine, bu talepler uygun görülmediği takdirde sunulan itirazlar ve mahkemenin re’sen dikkate alacağı nedenlerle, özellikle ipoteğin korunarak; ayni hakkın önceliği, özelliği, tapu siciline güven ilkesi ve TMK. 1023. Madde gereği ipoteğin terkinine ilişkin davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen dosya davalı ..... Kiralama A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği gibi müvekkiline ait bir ipotek bulunmamakta olduğunu, taşınmazın mülkiyeti müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen şekilde müvekkili lehine taşınmaz üzerinde kurulmuş bir ipotek bulunmadığından, ipoteğin fekki talebi ile açılan bu davada müvekkilinin hasım gösterilmesi, tarafımıza husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın öncelikle bu yönden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirkete kötü niyet atfeden davacının bütün bu kötü niyetli iddia ve isnadlarının (mülkiyetin müvekkile ait olması karşısında) gerçek dışı olduğu ve dikkate alınamayacağının da açık bulunmakta olduğunu, bununla birlikte, davacının dilekçesi çelişkili ve tarafımızı ilgilendirmeyen hususlarla dolu olduğunu, tarafılarınca neye/ hangi tarihe, belgeye göre cevap verileceğinin anlaşılamamış olduğunu, usulen cevap verme gereği doğduğunu, davacının, dava dilekçesinde de belirttiği gibi taşınmaza ait bedeli ödemediğini, zira dava diekçesi sunulan evraklardan satış bedeli taksitler halinde ödenecek olduğunu, son taksitin 30.09.2024 olduğunu, bu durumda davacının, zaten üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, 2019 yılında sözleşme yapan davacının, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen ödemeleri yapmaması karşısında iyiniyetli olduğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını, esasen taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti, müvekkili şirketin taşınmazı tapuda devralmasından çok önce kurulmuş olduğu, davacı gerçekte bir satış sözleşmesi yapmış olsaydı kat mülkiyetinin kurulduğu tarihte taşınmazın mülkiyetini davaya gerek kalmadan tapuda adına tescil ettirebileceğinin hususunun da açık bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin edinim tarihinin davacının iddia ettiği satış tarihinden önce olduğunu, davacı taşınmazın alımına ilişkin sözleşmeyi 16.10.2019 tarihinde yapmış olmasına rağmen müvekkili şirketin taşınmazı edinim tarihi 04.07.2018 olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin ayni hakkına hiçbir şekilde halel gelemeyeceğini, ilk itirazların değerlendirilerek, öncelikle müvekkili hakkında açılan davanın husumet, usul,görev yönünden reddine, talebin uygun görülmemesi halinde itirazlar ve Mahkemenin re’sen dikkate alacağı nedenlerle, özellikle mülkiyet hakkı korunarak; ayni hakkın önceliği, özelliği, tapu siciline güven ilkesi ve TMK. 1023. Madde gereği tapu iptal ve tescil davasının esastan reddine, itiraz doğrultusunda mahkemenin tedbire ilişkin kararının kaldırılmasına, tüm yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMANIN ÖZETİ VE GEREKÇE: Dava; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin ..... Esas, .... Karar Sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosya mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Bakırköy .... Tüketici Mahkemesince duruşma ara kararı ile mahalinde 29/05/2024 Tarihinde saat 10:00'da keşif yapılmasına, davacının sözleşmeye konu dairelere ilişkin ödemelerini tamamlayıp tamamlamadığı hususlarının tespiti ile tescil koşullarının oluşup oluşmadığına yönelik değerlendirme yapılmasının istenilmesine ayrıca taşınmazın davalı şirketin iflas tarihi ile dava tarihlerindeki rayiç değerlerinin tespitinin istenilmesine, eğer ödemeler kısmi yapılmış ise tespit edilen rayiç değerlerin sözleşme bedeli nispetinde yapılan kısmi ödemenin uygulanmak suretiyle (ödenen bedel x sözleşme bedeli/hesaplanan rayiç) rayiç değerlerin belirlenmesinin istenilmesine, İpotek alacaklısı bankaların taşınmaz satış sözleşmesi tarihi, teslim tarihi ve ipoteğin tesis tarihi dikkate alınıp , davalı ipotek alacaklısı bankalar tarafından delil olarak sunulmuş ise ipoteğin dayanağı belgeler de incelenmek sureti ile davalı ipotek alacaklısı bankaların taşınmazın satımı ve kullanımının kolayca tespiti mümkün iken bunu yapılıp yapılmadığı, davacı ile davalı inşaat şirketi arasında gerçekleşen işlemlerin muhasebe kayıtlarına usulünde yansıtılıp yansıtılmadığı, taşınmazın satım veteslimine ilişkin fatura kesilip kesilmediği, davalı bankaların diğer davalı inşaat şirketlerine ipoteğe konu kredi ve teminat alınması sırasında eksper raporu alıp almadığı, davalı bankaların buna ilişkin delil sunup sunmadığı, eksper raporu sunulmuş ise taşınmazın satım ve kullanım durumunun tespiti mümkün iken bunun yapılıp yapılmadığı hususunda ipotek alacaklısı bankalar yönünden araştırma yapılarak raporda ayrı ayrı değerlendirme yapılmasının istenmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 19/08/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının davaya konu dairenin tüm takyidatlardan ari olarak kendi adına tescili talebi ile ilgili takdirin mahkemeye ait olduğu, davaya konu M2 Blok 41 nolu dairenin tamamlanmış bir şekilde, 18.11.2022 dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 4.750.000 TL kadar, 30.03.2021 ....... A.Ş’ nin iflas tarihi itibariyle rayiç değerinin 1.180.000 TL kadar, 29.05.2024 keşif tarihi itibariyle rayiç değerinin 8.350.000 TL kadar olabileceği, davacı ödemelerinin tam olarak tespiti ile tapu kaydında bulunan ipotek konusunda değerlendirme yapılabilmesi için, davacı ve davalı şirket tarafından yukarıda ayrı ayrı gösterilen bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 21/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; Davacı vekilince yapılan hesaplamalar ve açıklamalar bu tutarı doğrulamakta olup, bu konuda bir terettüt kalmadığı, buna göre; taraflar arasındaki 16/10/2019 tarihli sözleşmede taşınmazın satış bedeli 1.295.000 TL gösterilmiş olup, bu bedelin 30/11/2019-30/01/2024 tarihleri arasında 52 taksit halinde ödenmesinin planlandığı. Davacı tarafından bu bedelin peşinat kısmı ile 30/03/2020 vadeli senede kadar olan ilk 5 adet senet bedelinin ödendiği, ödemeler toplamının 459.810 TL olduğu, kalan senetlerin ödenmediği, bunların toplamının (1.295.640-459.810)= 835.830 TL olduğu, tespit edildiği, dosyada bulunan suretine göre, Davalı şirket tarafından ..... BANK A.Ş’ ye gönderilen 24/12/2019 tarihli yazıda ,” .....’ a ait M-2 Blok 7. Kat 41 numaralı konut satım sözleşmesi müşterimizin yaşadığı ödem güçlüğü nedeni ile 16/10/2019 tarihinde iptal edilmiştir…” denilmekte olduğunu, kök raporda, satış sözleşmesinin yürürlükte olup olmadığı, ödemelerin durmuş olması nedeniyle davacıya gönderilen bir fesih ihtarnamesi olup olmadığı varsa tebliğ mazbatası ile birlikte dosyaya sunulması, talep edilmişse de bu yönde dosyaya sunulmuş herhangi bir beyan dilekçesine rastlanmamış olduğu, bu hususta takdirin mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak .... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına kazandırılmıştır. Bakırköy ..... İflas müdürlüğüne müzekkere yazılarak .... iflas sayılı dosyası uyaptan dosya arasına celp edildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve .... Esas sayılı kararı ile ..... İstanbul Ticaret Sicil Numarasında ve ..... vergi numarasında kayıtlı ..... Mh..... Cd. ..... Sitesi B blok, No:12A/161 Esenler/İstanbul adresinde faaliyet gösteren müflis ..... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ nin 30/03/2021 tarih saat 14:24 itibari ile iflasına karar verilmiş olduğunu, tasfiye işlemlerine ..... iflas sayılı dosyasından başlanıldığını, müdürlüklerince 24.08.2023 tarihinde yapılan ikinci alacaklılar toplantısında alacaklılarca oy çokluğu ile belirlenen ve Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nce 04.09.2023 tarihinde seçilen iflas idare memurlarına ait kimlik ve adres bilgilerinin gönderildiğini, müdürlüklerince yapılan 24.08.2023 tarihli ikinci alacaklılar toplantısı müdürlüğümüzce ve bir takım alacaklılar tarafından şikayet makamına taşınmış olduğunu ve bu şikayet davalarının Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyalarından devam etmekte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tensip tutanağı ile Dosyanın bilirkişi heyetinde yer alan Mali Müşavir bilirkişisine tevdi edilerek; satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafından yapılan TL cinsinden olan ödemeler için; ödeme tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş yasal faizlerinin hesabı yapılarak, yabancı para cinsinden olan ödemeler için; müflis şirketin iflasının açıldığı 30/03/2021 tarihli T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru esas alınarak (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları) iflas tarihi itibariyle davacının kayıt kabul talebine konu alacağının miktarı hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olmakla, mali müşavir bilirkişinin 24/03/2026 tarihli raporunda özetle; Davacının USD cinsinden yaptığı ödemelerin iflas tarihindeki TL karşılığı; Sayın Mahkemenin ara kararında “ yabancı para cinsinden olan ödemeler için; müflis şirketin iflasının açıldığı 30/03/2021 tarihli T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru esas alınarak…” hesaplama yapılması talep edilmiş olduğu, TCMB tarafından 30/03/2021 tarihinde ilan edilen kur tablosunda USD/TRY efektif satış kuru 8,3535 olarak gösterildiği, Netice olarak; Davalı ....... şirketinin iflas tarihi olan 30/03/2021 tarihi itibariyle, davacının kayıt kabul talebine konu alacağının miktarı ( 99.440,38 + 396.943,95 )= 496.384,33 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı ile müflis ....... İnşaat şirketi arasında 31/05/2016 tarihli 383 ada, 5 parsel, M2 blok, 7.kat, 41 nolu dairenin satımına ilişkin adi yazılı sözleşme düzenlendiği, sözleşmede peşinat bedeli 5.000,00-USD, senet toplamı 434.200,00-USD olmak üzere satış bedelinin 439.200,00-USD olarak kararlaştırıldığı, daha sonra müflis ....... İnşaat şirketinin 24/12/2019 tarihli yazısında davacıya ait M-2 blok, 7.kat, 41 numaralı konut satım sözleşmesinin ödeme güçlüğü nedeni ile 16/10/2019 tarihinde iptal edildiği, ekte dökümü yapılan 82 adet 359.652,00-USD'lik senedin sözleşmenin iptal edilmiş olması nedeniyle hiçbir hükmünün bulunmadığı hususunun belirtildiği, yine taraflar arasında aynı taşınmaza ilişkin Yatırım Amaçlı Gayrimenkul Satış Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmede ise satım bedelinin 1.295.640,00-TL olarak, peşinat bedelinin ise 369.810,00-TL olarak belirtildiği, bakiye 925.830,00-TL'nin senet halinde ödeneceği hususlarının yer aldığı görülmektedir. Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup incelenmesinde; İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, .... ada, .... parsel, M2 blok, 7.kat, 41 nolu konut niteliğindeki bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tam hisse ile .... Finansal Kiralama A.Ş. adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde birçok takyidat olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu, iflas müdürlüğünden gönderilen yazı cevabı ve ekleri ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile müflis ....... İnşaat arasındaki Yatırım Amaçlı Gayrimenkul Satış Sözleşmesi uyarınca İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ..... Mahallesi, .... ada, ..... parsel, M2 blok, 7.kat, 41 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın, müflis şirket tarafından davacıya satışının kararlaştırıldığı, davacının tapu iptal ve tescil istemli asıl davayı 18/11/2022 tarihinde ikame ettiği, davalı ....... şirketi hakkında iflas kararı verildiği, kararın 22/06/2022 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın ..... Kiralama A.Ş. adına kayıtlı olduğu, iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklar için doğrudan dava açılamayacağı, iflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi gerektiği, bunun kabul edilmemesi halinde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiği, eldeki dosyada 2. alacaklılar ve fevkalade alacaklılar toplantısının yapıldığı, davacının alacak kayıt talebi hakkında ....nolu kayıt ile reddine karar verildiği, buna göre açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekmektedir. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. Somut uyuşmazlıkta ise davacı tarafça sözleşme bedelinin tamamının ödenmediği, bir kısım ödemelerin USD, bir kısım ödemelerin ise TL olarak yapılmış olduğu, sıra cetveline döviz alacağının kaydının mümkün olmadığı 2004 sayılı Kanun gereğince davacının müflisten olan alacağının iflas tarihi ve saati itibariyle açıklanmış olan TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığına çevrilerek sıra cetveline kaydının gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafından yapılan TL cinsinden olan ödemeler için; ödeme tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş yasal faizlerinin hesabı yapılarak, yabancı para cinsinden olan ödemeler için; müflis şirketin iflasının açıldığı 30/03/2021 tarihli T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru esas alınarak (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları) iflas tarihi itibariyle davacının kayıt kabul talebine konu alacağının miktarı hususunda ek rapor tanzim etmek üzere dosyanın bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup, 24/03/2026 tarihli ek raporda davacının kayıt kabul talebine konu alacak miktarının toplam 496.384,33-TL olarak hesap edildiği, bu bedel üzerinden davacının alacağın kaydı talebinin kabulünün gerektiği, birleşen dava yönünden ise taşınmazın davalı ..... Kiralama A.Ş. adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından yapılan ödemelere dayanak taşınmaz satış sözleşmesinin tarafı olmadığı, tapu maliki ve ipotek lehtarı olması nedeniyle husumet yöneltildiği, sözleşmenin tarafı olan şirketin iflasıyla, iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, bu nedenle birleşen davadaki tapu iptal ve tescil talebinin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; asıl davanın kısmen kabulü ile, davaya konu toplam 496.384,33-TL'nin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ..... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen (Bakırköy .....Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı) davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile, Davaya konu toplam 496.384,33-TL'nin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ..... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, B)Birleşen (Bakırköy .....Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı) davanın REDDİNE, C)Asıl dava yönünden; 1-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından başka harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harç ve 732,00-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.464,00-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 15.867,30-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 9.191,93-TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, D) Birleşen (Bakırköy .....Tüketici Mahkemesi'nin .....Esas sayılı) dava yönünden; 1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE, E)Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, F)HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ..... VE .... BANK vekilinin ( e duruşma yolu ile ) yüzüne karşı, davalı iflas masası vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2026
Katip .... ¸e-imza
Hakim ..... ¸e-imza