İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1791 E. 2026/12 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1791
Karar No
2026/12
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1791 KARAR NO : 2026/12

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 14/08/2026 KARAR TARİHİ : 21/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 14.04.2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti. 'nin ... vergi kimlik numarasıyla faaliyet gösterdiğini, şirkete ait pay defterinin gerçekleştirilen tadilat ve yenileme işlemleri esnasında kaybolduğunu, şirket bünyesinde yapılan tüm arama ve araştırmalara rağmen söz konusu pay defterinin bulunamadığını, yasal süresi içerisinde pay defterinin zayi olduğunun tespiti için mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu, bu durumun hukuki bir gereklilik olduğunu, şirketin ticari kayıtlarının korunması ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla zayi belgesi alınmasının elzem olduğunu, pay defterinin zayi olması sebebiyle ilgili mevzuat hükümleri uyarınca mahkemece inceleme yapılmasını, yapılan incelemeler neticesinde müvekkil şirket adına pay defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi düzenlenmesini, bu hususta gerekli kararın verilerek tarafımıza tebliğ edilmesini arz ve talep ettiğini belirterek zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince hasımsız açılan zayi belgesi istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Öte yandan iş bu dosyada bulunan dava dilekçesi ve eklerinde TTK. Madde 82/7 düzenlemesinde açıkça düzenlenen "otuz günlük" sürenin ne zamandan itibaren başladığının dahi belirtilmediği, davacı tarafça beyan edilmeyen bu husus hakkında kanunda açıkça düzenlendiği de gözetilerek mahkememizce bir değerlendirme yapılamayacağı açıktır. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır. Davacı tacirin, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, ilk derece mahkemesince verilen red kararı isabetlidir (Yargıtay 11 H.D'si 04/02/2008 tarih,...E. ...K. Sayılı ilamı). "...TTK'nın 82/7 maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin olayda mevcut olmasının gerektiği, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davacının, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin bir delilin de mevcut olmadığı anlaşılmakla zayii belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından davanın reddine dair karara ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir..." T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen hakdüşürücü süre içinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, zayi durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda; davacı tarafça zayi olduğu bildirilen defterlerin çalındığı beyan edilmiş ise de suç duyurusu bulunmamakta, ne zaman nasıl olduğunun da belirtilmediği anlaşılmış, davacı zayi durumunun nasıl meydana geldiği iddiasının somutlaştırılmamış, dosyada olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin bir delilin de mevcut olmadığı anlaşılmakla zayii belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından dolayısıyla iddia edilen zayiinin sebebinin ve gerçekliğinin yeterli delil ile ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN REDDİNE, Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca iadesine, Dair davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/08/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1791, K. 2026/12, T. 21.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1791-e-2026-12-k-3ea034c29ea7