İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1790 E. 2026/159 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1790
Karar No
2026/159
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1790 Esas KARAR NO :2026/159

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/08/2026 KARAR TARİHİ:06/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. arasında 03.09.2019 tarihli alım-satım sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ... ise iş bu sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzaladığını, sözleşme kapsamında, davalı ... A.Ş.’nin (Alıcı) bizzat üretimde kullanacağı ve/veya ticaretini yapmak maksadıyla ihtiyaç duyacağı çubuk ve filmaşin formatındaki, karbonlu karbonsuz vs nitelikteki çelik ürünlerin müvekkil şirket ... Dış Ticaret A.Ş. (Satıcı) tarafından sözleşmede belirlenen şartlarda temini konusunda taraflar anlaştıklarını, öte yandan, davalı ... A.Ş. ile 03/09/2019 tarihinde ayrıca Antrepo Sözleşmesi imzalanarak, alım -satım sözleşmesine konu ürünlerin davalı ...’e ait depoda muhafaza edilmesi ve ... A.Ş.’nin Saklayan sıfatı ile müvekkil şirket ... Dış Ticarete ardiye hizmeti vermesi konusunda taraflar anlaşma sağladığını, taraflar arasında imzalanan 03/09/2019 tarihli Alım Satım Sözleşmesi kapsamında, davalı şirket tarafından sipariş edilen ürünlerin 29/12/2020 tarihli Sipariş Teyid Formu ile müvekkili şirkete iletildiğini, müvekkili şirket dava konusu ürünleri 3. Kişilerden parası peşin olarak ödenmek sureti ile satın aldığını, iş bu ürünler sipariş tarihlerine uygun olarak 10/05/2021 ve 17/06/2021 tarihlerinde stoklara girdiğini, sipariş edilen ürünleriin depoya girdikten en geç 90 gün içerisinde bedeli nakden ve peşin ödenmek suretiyle davalı şirket tarafından satın alınmak zorunda olduğunu, müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmeye devam ettiği halde davalı şirketin ödemelerini geciktirdiğini, aralarında dava konusu ürünlerinde olduğu sipariş verdiği ürünleri , satın almamaya başladığını, davalıların bu şekilde sözleşmeye aykırı davranması üzerine ....Noterliği 07.05.2024 tarih 06503 nolu ihtarname gönderilerek , "müvekkil şirkete olan borçlarının ödenmesi , sözleşme gereğince satın ve teslim alması gereken ürünlerin alınması aksi takdirde iş bu ürünlerin 3. Kişilere satılacağı" ihtar edildiğini, iş bu ihtar sonrasında davalı şirket dava konusu ürünlerinde aralarında olduğu ürünleri satın ve teslim almadığını, 14.10.2024 tarihinde dava konusu ürünlerinde aralarında olduğu ürünlerin 3. Kişilere satılması hususunda davalı tarafa mail gönderildiğini, ürünlerin 3. kişilere satılmaya başlandığını, iş bu zarar faturaları davalılarca sözleşmeye aykırı olarak ödenmemekte olduğunu müvekkili şirketin uğradığı zararların devam ettiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalılar hakkında dava konusu zarar faturaları nedeniyle .... İcra Müdürlüğü 2025/... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların iş bu takibe de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına davalılar aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile taraflar arasında, ticari nitelikte bir alım-satım sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme gereğince taraflar arasındaki ticari ilişki yaklaşık 5 yıl süresince sorunsuz şekilde devam ettiğini, buna rağmen gelinen aşamada davacının sözleşme'ye aykırı şekilde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmaksızın sözleşmeyi ihlal eder nitelikte üçüncü kişilere satımlar yaptığı davacının, kendisi tarafından yapılan sözleşme ihlalini bertaraf etmek amaçlı gerçekleştirdiği e-mail yazışmalarının, usule ve sözleşmeye uygun temerrüt ihtarı niteliği taşımadığını, davaya sözde dayanak gösterilen üçüncü kişiye satıma dair satış faturası, davacı tarafın usulüne uygun bildirim/temerrüt niteliği taşımayan mailinde iletmiş olduğu birim fiyat bilgileri ile de uyumsuz olduğunu, üstelik satım üçüncü kişiye döviz yerine türk lirası üzerinden yapıldığını, ayrıca üçüncü kişilere satışlar hususunda daha önce yapılan satımlarda bire bir aynı kalite ve çaptaki malların müvekkiline çok daha yüksek fiyatlardan satılırken üçüncü kişilere çok daha düşük fiyatlardan satımlarının yapıldığını dava dilekçesinde zikredilen ihtarname dava konusu satışlarla ve/veya temerrüt ihtarı ile alakalı olmadığını, davacının tazmin talebini dayandırdığı üçüncü kişilere yapılan satışlar muvazaalı olup hukuken tazmin talebine esas alınacak nitelikte olmadığını, tazminat talebinin dayanağı satış fiyatlarının, hiçbir şekilde rayici yansıtmadığını, piyasa rayiçlerine uygun olmayan satım fiyatlarının nazara alınmasının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafça ürünler keyfiyetle bekletilmekte ve bu durum adeta bir 'yatırım/kazanç' yöntemine dönüştürülmeye çalışılmakta olduğunu, davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın bir an için haklı olduğunun kabulü halinde de talebinin borçlar kanunu'nun 52. maddesi çerçevesinde irdelenmesi gerektiğini, hiçbir manada itirazlarımıza halel getirmemek ve davacı iş ve işlemlerini kabul anlamı taşımamak kaydıyla; sözleşme uyarınca teminattan tahsil yoluna gidilmeyip doğrudan üçüncü kişilere satım ile zarar tazmin faturası işlemlerine girişilmesi sözleşmenin açıkça ihlali niteliğinde olup bu kapsamda kesilen takibe konu faturaların tamamen usulsüz mahiyette olduğunu, ihtilaflı ve kesinleşmemiş bir alacak yönünden fatura düzenlenmesi tahakkuk ilkesinin açık ihlali niteliğinde olduğunu ve faturaya dayalı başlatılan takip ve buna dayalı açılan huzurdaki dava her yönüyle iptale/redde mahkum olduğunu, faiz başlangıç tarihlerine ve türlerine de itiraz etmekte olduğumuz icra takibinde, neticede haksız ve hukuka aykırı davanın tümden reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... e. sayılı dosyası ile birleştirilmesi talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebine ilişkindir. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi hususu düzenlenmiş olup, HMK'nın 166/4 maddesinde, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğunu, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, yukarıda açıkladığımız nedenle davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve bir biri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu düzenlemesine yer yerilmiştir. HMK'nın 166/2 maddesine göre; davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Davalı tarafın birleştirme talep ettiği .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... E sayılı dosyası ile iş bu davanın taraflarI, dava konusu, dava sebebi, talep sonucu, dayanılan sözleşme ileri sürülen iddia ve tüm dayanakların aynı olduğu, sadece zarar tazmini faturalarına konu fatura dönemleri farklı olduğu görülmekle iddia ve savunmaların birlikte incelenmesinin yargılamanın sıhhati ve usul ekonomisi için elzem olduğu kanaatiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan mahkememizin işbu esas sayılı dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... Esas sayılı dosyasının HMK'nın 166/1. maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, 4-Harç ve yargılama giderlerinin birleştirilen dosya üzerinden nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-Davacı vekilinin ihtiyati tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin birleştirilen dosya üzerinden karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1790, K. 2026/159, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1790-e-2026-159-k-a94708d18147