İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/176 E. 2026/417 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/176
- Karar No
- 2026/417
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/176 Esas - 2026/417 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/176 Esas KARAR NO : 2026/417
HAKİM :.... KATİP : ...
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/11/2022 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi aleyhine Karacabey 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1134 Esas sayılı dosyasından tesis edilen karar neticesinde Mustafakemalpaşa İcra Dairesi'nin 2018/1281 Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tazmini talep edilmektedir. Karacabey 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1134 E. sayılı dosyasında dava dışı Orman işletme tarafından müvekkili şirket ... Elektrik aleyhine görülen dava ile;... ... Elektrik İletim Anonim Şirketi(TEİAŞ), ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi(TEDAŞ), Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ve Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) Genel Müdürlükleri arasında imzalanan 04.04.2002 tarihli protokol ile enerji nakil hatları için bedel olarak verilen izinlerin taahhütlerinde yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlarla ilgili düzenleme yapılıp imzalandığı, protokolün 5.maddesi uyarınca orman sahasına izinsiz olarak yapılan tesislerin varlığının tespiti halinde belirlendiği yıla ait birim fiyatlarına göre tanzim edilecek proje bedelleri esas alınarak yeni bir tesis gibi işlem yapılıp protokol çerçevesinde izne konu edilmesi ve taahhütname hükümlerine göre ödenmesi gerektiği, davalıların Orman Müdürlüğü'ne ait orman sınırları içerisinde davalı TEDAŞ tarafından gerekli müracaatın yapıldığını müvekkili kurum müdürlüğü tarafından projenin onaylandığını ancak ilgili kurumun taahhütname, saha teslim tutanağı ve bedellerin ödenmesi için açılan davada ağaçlandırma bedeli, orman köylerin kalkındırma fonu, arazinin ilgili ENH'na(Enerji Nakil Hattı) tahsis edilmesi nedeniyle yıllık ödenmesi kararlaştırılmış arazi tahsis bedeli hesaplamalarının yapılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 31.502,11 TL alacağın hesaplanacak 4018 KDV si ile işleyecek gecikme zammı ile tahsilinin talep edilmiş olduğunu, Karacabey 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.2013 tarihli, 2009/1134 E. Ve 2013/65 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile 28.182,37 TL nin 9.290,00 TL'nin ağaçlandırma bedeli, 656,76 TL bakanlık fonu ve 437,84 TL ağaçlandırma fonu kalemlerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yine bu kalemlere 9018 KDV ilave edilmek suretiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi sonucu Mustafakemalpaşa İcra Dairesinin 2008/1281 E sayılı dosyasına müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, müvekkili şirket ile TEDAŞ arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin ödediği bedele gerekçe olan tutarın sorumluluğunun TEDAŞ a ait olduğunu, Müvekkili şirketin 2006 yılı itibariyle işletme hakkını devralmış olduğundan ve Karacabey 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/ 1134 E. sayılı dosyaya konu edilen TEİAŞ, TEDAŞ, BOTAŞ ve EÜAŞ arasında imzalanan 04.04.2002 tarihli protokol ile enerji nakil hatları için belirlenen bedeller söz konusu olduğundan, bu tarihte imzalanan bir protokolden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığını, dava dışı Orman Müdürlüğü tarafından ikame edilen davada, TEDAŞ” in sorumluluğunda olmasına rağmen haksız olarak tahsil edilen 51.646,96 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte TEDAŞ'tan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Tedaş Genel Müdürlüğü 07.12.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; derdestlik, kesin hüküm ve zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, bilançoların kesinleştiğini, davanın kabulü yönünde karar verildiği takdirde Tedaş tarafından mükerrer olarak ödeme yapılacağına ilişkin emsal karar teşkil eden ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1006 E. sayılı dosyada verilen davanın reddi kararının Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2017/192 E.ve 2020/1718 K. sayılı kararı ile onandığını, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. bağlı ortaklığı olan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 22.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale sonunda şirketin ... hissesinin 31.08.2010 tarihinde ...... A.Ş. tarafından devralındığını, elektrik dağıtım hisselerinin özelleştirilmesinde, bir dağıtım bölgesinde dağıtım varlıklarının kullanım hakkına ve dağıtım ile perakende satış lisansına sahip şirketin hisselerinin blok olarak satışının öngörüldüğünü, bu yönteme göre özelleştirme öncesinde ve sonrasında Elektrik Dağıtım şirketinin hak, borç ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik sözkonusu olmaksızın sadece hisselerinin el değiştirmesinin söz konusu olduğunu, İHDS'nin 3.1.maddesinde “sözleşmenin konusunu; sözleşmede yer alan kapsam ve şartlar dahilinde, Dağıtım Bölgesindeki mevcut ve yeni yapılacak elektrik dağıtım sisteminin, dağıtım tesislerinin ve dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların dağıtım faaliyeti için işletme hakkının devri, bu tesislerin iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi ile ihtiyaç duyulan yeni dağıtım hat ve tesislerinin yapımı...” şeklinde bir tanımlama mevcut olduğundan 24.07.2006 tarihinden önceki döneme ait dağıtım faaliyetinden kaynaklı hangi iş ve işlemlerin sorumluluğunun Tedaş'a ait olduğunun belirlendiğini, İHDS tarihi olan 24.07.2006 tarihinden önceki döneme ait bütün sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğu mantığı ile inceleme yapılmasının kabul edilemez olduğunu, Özelleştime İdaresi Başkanlığının 22.01.2005 tarih ve 1980 sayılı yazısına istinaden TEDAŞ Yönetim Kurulu'nun 01.03.2005 tarih, 3592 sayılı kararıyla Bursa Balıkesir Çanakkale Yalova illerini kapsayan bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliklerinin sonlandırılarak İl Müdürlüklerine dönüştürüldüğünü, tüm hak ve borcları ile ... Edaş'a bağlandığını, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkili Tedaş Genel Müdürlüğüne ait olacağı iddiasının haksız olduğunu, 01.03.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde TEDAŞ Genel Müdürlüğünün değil, ayrı tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin yetkili ve sorumlu olduğunu, 04.04.2012 tarih ve 2313 sayılı yazısında “Elektrik Dağıtım Şirketlerinin hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesinde bu konuyu düzenleyen bağlayıcı ve kesin nitelikte açık hükümler bulunduğu ifade edilmiş olup, özelleştirme modeli gereği fiili devir aşamasında bilanço çalışmaları yapılarak şirket tarafından düzenlenerek devre esas mizan düzenlendiği ve beyan edilen mizan kayıtları esas alınarak “devre esas bilanço” düzenlendiğinden ve devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak TEDAŞ'tan herhangi bir talepte bulunamayacağı”nın belirtildiğini, özelleştirme sürecinde blok hisse satış yöntemi ile söz konusu şirketlerin özel sektöre devrinin gerçekleşmesi aşamasında, son bir kez daha bilanço düzenlemesi yapılarak mizan kayıtlarının esas alındığını, söz konusu bilanço kayıtlarında yer alan bazı borç ve alacak bakiyeleri dikkate alınarak alacak devri ve borç nakil işlemleri sonucu oluşan aktif değerlerin şirket sermayesine ilave edilerek sermaye düzeltilmesi yoluyla devir işlemlerinin tamamlandığını, kaydi sermaye ilave edilmek suretiyle ikmal edilen borç-alacak düzenlemelerinden sonra bilanço kalemlerinde bir değişikliğe gidilmesinin mümkün olmadığını, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğinden TEDAŞ'tan herhangi bir talepte bulunulmasının İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine ters düştüğünü, kök davaya ilişkin açıklamalar yönünden dayanak davanın konusunun orman izin bedelinden kaynaklanan alacak davası olduğunu, enerji nakil hatlarının tesislerine ve mülkiyete ilişkin davalarda mali sorumluluğun tespitinde her ne kadar 30.03.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile birtakım düzenlemelerin getirildiğini, bu kapsamda el atma tarihinin tespiti açısından inceleme yapılması gerektiğini, kök davada müvekkilinin sorumluluğunun doğabilmesi için kök karar gereği taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilinin yapılıp yapılmadığının tespitinin önemli olduğunu, yapılmadıysa müvekkili aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini, kök dava konusu bedel ile ilgili müşterek ve müteselsilen tahsile karar verildiğini, davacının da kök dava konusunda müşterek sorumluluğunun olduğunu, bedelin tamamını müvekkilinden talep edemeyeceğini, ticari faiz talep edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını, ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin temerrüde düşürülmediğinden yerinde olmadığını, davacının sözleşme gereğince gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü bulunmasına rağmen Mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak kalemlerini icra takibine mahal vermeden ve gecikmeksizin ödemediği anlaşıldığından, müvekkilinin ancak mahkeme rücu davasına dayanak teşkil eden davada hükmedilen bedelden sorumlu olabileceğini, ilam sonrası faiz, icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konu edilmesinde davacının kusurunun bulunduğu için bu kısımların müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; "Davacının Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1134 Esas sayılı dosyasından verilen karar kapsamında sorumlu olmadığını ileri sürdüğü ve... Dairesi’nin 2018/1281 Esas sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı bedelin davalıdan rücuen tahsili " istemine ilişkindir. Talep, cevap, Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1134 Esas sayılı dosyası, Mustafakemalpaşa İcra Dairesi'nin 2018/1281 Esas sayılı icra takip dosyası, 04/04/2022 tarihli protokol, 24/07/2006 tarihli " İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 07/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafıma tevdii edilen dosya incelenmiştir. Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı; dosyada mevcut bilgi ve belgeler de dikkate alınarak davacının davalıdan rücuya tabi alacağı olmadığı, görüş ve kanaatinde bulunmuştur. 07/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Tarafıma Ek Rapor hazırlanmak üzere tevdii edilen dosya incelenmiştir. Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı; dosyada mevcut bilgi ve belgeler de dikkate alınarak davacının davalıdan rücuya tabi alacağı olmadığı hususunda görüş ve kanaatimi değiştirir mahiyette bir itiraz bulunmamaktadır. Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz ederim, şeklinde görüş ve kanaat beyan etmiştir. 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının rücu isteminin kabulü halinde davacı tarafından 51.646,96 TL tutarındaki alacağı bulunduğu, İşbu alacağa işleyecek faiz türünün takdiri ve rücuya esas temerrüt tarihinin tespiti ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz olunur, şeklinde görüş ve kanaat beyan edilmiştir. Yukarıda içerikleri açıklanan birbirleri ile uyumlu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 02/06/2023 bilirkişi raporu ve 07/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu dikkate alındığında; ispatlanamayan davanın reddine dair mahkememizce 29/03//2024 tarihinde karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2025 tarih ve 20224/1314 Esas-2025/1810 Karar sayılı ilamı ile "....Somut olayda mahkemece, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları içerikleri gerekçe kısmına yazılarak "02/06/2023 bilirkişi raporu ve 07/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir" denilmek suretiyle herhangi bir gerekçe yazılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde yer alan tüm talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması ve gerekçesi yazılması gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamış olması HMK'nın 297. ve Anayasa'nın 141/3.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzenine aykırılık oluşturan bu husus re'sen gözetilmiştir. İstinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun bir hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece, asıl davada davacı yanın tüm talepleri hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla Dairemizce denetim yapılamamıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş..." gerekçesi ile kesin olarak kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma kararı sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında; 2003 yılında yapılmış olunan enerji nakil hatları dolayısıyla ödemeye ilişkin olarak dava dışı T.C. Orman Genel Müdürlüğü ile anlaşmazlığa düşüldüğü, Davalı TEDAŞ’ın, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, TEDAŞ’ın hissedarı olduğu “... Elektrik” in, Bursa merkez olmak üzere Balıkesir, Çanakkale ve Yalova il sınırlarında faaliyet göstermek üzere, 01.03.2005 tarihinde ilan edilerek kurulmuş olduğu, TEDAŞ ile ... Elektrik arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Devir Hakkı Sözleşmesinin akdedildiği, - ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin 01.09.2006 tarihinde EPDK’dan 30 yıl boyunca geçerli olacak şekilde ... numaralı dağıtım lisansını alarak Balıkesir-Bursa-Çanakkale-Yalova illerini kapsayan bölgede faaliyet göstermeye hak kazandığı, 01.09.2010 tarihinde ise Hisse Alım Sözleşmesi imzalanmak ve ... Elektrik’in hisseleri satılmak suretiyle özelleştirme sürecinin tamamlandığı, Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1134 Esas sayılı dosyasından tesis edilen karar neticesinde UEDAŞ’ın dava dışı T.C. Orman Genel Müdürlüğüne enerji nakil hatlarına ilişkin olulşan bedeli ödediği, UEDAŞ’ın bahse konu ödemeyi TEDAŞ’a rücu etmeyi talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda dağıtım şirketinin tüzel kişiliği, hakları, borçları ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, hisselerinin el değiştirdiği, özelleştirme sonucu işletme hakkını elde eden yatırımcının hisse değişimi ile birlikte ilgili şirkete ait tüm hak ve yükümlülükleri de üstlendiğinin değerlendirildiği, nitekim elektrik dağıtım şirketlerinin tarife sistematiğinin de bu kurgu ile uyumlu olduğu, daha net olarak ve somut olaydaki uyuşmazlığı da açıklayacak bir örnekle, UEDAŞ’ın geçmiş dönem yatırımları çerçevesinde ilave bir gelir elde etmesi halinde (örneğin geçmişte yapılan bir trafo yatırımına yönelik olarak trafonun üzerine bir reklam alınması sonucu gelir elde edilmesi) TEDAŞ’ın bir hak talebinde bulunması mümkün olmayacağı gibi, somut olayda da geçmişten gelen bir davaya/borca ilişkin TEDAŞ’tan bir talepte bulunulmaması gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, zaten bu gelir ve giderler uygun görülmeleri halinde, doğal tekel mahiyette faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinin tarifelerinde dikkate alınmaktadır. İhaleler ile yatırımcılar fizibilite çalışmalarını yaparken bütün bu hususları dikkate almış ve işletme hakkı devirlerini “devre esas bilanço” ile devralmayı kabul etmişlerdir. İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 7.4. maddesinin; “Dağıtım Faaliyeti’nin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu TEDAŞ’a aittir. TEDAŞ tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı TEDAŞ’tır. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar TEDAŞ tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük TEDAŞ tarafından karşılanır.” 7.6. maddesinin ise; “Sözleşmenin imza tarihinden önce Dağıtım Tesisleri ile Dağıtım Tesisleri’nin işletmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk TEDAŞ’a aittir. Bu dönemde yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı TEDAŞ’tır. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar TEDAŞ tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük TEDAŞ tarafından ödenir.” hükümlerinin amir olduğu görülmekle birlikte, kök davanın TEDAŞ tarafından yürütülmediği ve Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin UEDAŞ’ı davanın tarafı olarak belirlediği anlaşılmaktadır. Bu minvalde davaya esas işlemin, Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesince de İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 7.4. ve 7.6. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; somut olay bakımından davalı TEDAŞ'ın bir sorumluluğunun bulunmadığı ciheti ile davacının alacağını rücuen davalıdan tahsil edemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 882,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 150,01 TL harcın davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen işbu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi 19/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır