İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/167 E. 2026/773 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/167
- Karar No
- 2026/773
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/167 Esas KARAR NO : 2026/773
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2018 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/11/2017 ve 25/01/2018 tarihlerinde 2 adet eser sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin 25/01/2018 tarihli sözleşme konusu edimleri tamamlamasına rağmen davalı tarafından hak edilen bedellerin ödenmediğini, ödemeden kaçınıldığını, 20/11/2017 tarihli sözleşmeye göre de sözleşme bedelinin müvekkil şirket tarafından hak edilmesi sebebiyle davalı şirketin malvarlığına kısmi dava değeri nispetinde değil alacağın tamamı değerlendirilerek bu miktar üzerinden öncelikle teminatsız aksi değerlendirmede teminat karşılığında ihtiyati tedbir uygulanmasını, davalı tarafın sözleşmeler gereği müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğu toplam 215.073,00-TL'lik borcunun kısmi alacak istemli olarak şimdilik 10.000-TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 27/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerendi bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/11/2017 tarihli ve 25/01/2018 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, işin yapılması esnasında karşılaşılan sorunlar sebebiyle .... Noterliği'nin 12/04/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile akdin feshi ve kesilen faturanın iadesinin yapıldığını, davacı tarafından gönderilen 40.169,38-TL bedelli ... OG Kablo montajı ve kablo kanalı yapımına dair faturaya konu iş yapılmış olmasına karşın yeraltı enerji nakil hattı kablo montajında ekli montaj yapılmış olduğunun tespit edildiğini, sözleşmeye konu iş ve mesafede mühendislik hesapları gereği yeraltı enerji nakil hattı kablosunun tek parça olarak çekilmesi gerektiğini, enerji nakil hattı kablo montajına bağlı sebeplerle sistemde çalışmama veya gereği gibi çalışmama hali söz konusu olması halinde parçalı kablo montajının kaldırılarak tek parça kablo montajı yapılarak telafi edilerek teslim edilmesi, ardından da ... geçici kabulünün yapılması ve faturanızı kesmeniz halinde gereği yapılarak faturanın bedelinin ödeneceğinin bildirildiğini, davacı tarafın bir sözleşmeye konu işi hiç yerine getirmediğini, başlamadığını, diğerini de gereği gibi yerine getirmediğini, bu gibi nedenlerle akdin feshinin müvekkili tarafından haklı olduğunu, davacı tarafın haksız ve dayanaksız davasının reddini, aksi kanaatte 22/11/2017 tarihinde yapılan 9.600-TL avans ödemesinin mahsubunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ... CBS 2018/13576 Soruşturma sayılı dosya, ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu. KALDIRILMA ÖNCESİNDEKİ MAHKEMEMİZ KARARI: Mahkememizin 01/11/2023 tarihli, E:... sayılı kararında; "...Getirtilen belgeler, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı yüklenicinin ... ilçesinde davalı lehine Yeraltı Kablosu Yapım İşini üstlendiği, işin yapılacağı bağlantı noktasının İdare tarafından değiştirilmesi üzerine projelerin revizyonunun gerektiği, buna göre idare tarafından 20/09/2018 tarihine dek süre verildiği ancak davalının sözleşmeyi 12/04/2018 tarihinde feshettiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmakla, davacının sözleşme bedelini KDV dahil bedeli ile hak ettiği; yine ... ilçesinde de davacının benzer bir işi yüklendiği, buradaki işin tamamlandığı, her ne kadar davalı iş sahibi tarafından kablolarda ekleme yapılması sebebiyle edimin ayıplı olarak ifa edildiği savunulmuş ise de ayıbın varlığını ispat yükünün davalıya ait olduğu, alınan 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda ek'li kablo imalatının ayıplı ifaya vücut vermeyeceğinin bildirildiği, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ayıbın mevcudiyetine dair herhangi bir kanıt getirilmediği hususları davacının KDV'ye hak kazanacağı hususu ile birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir." gerekçesiyle "Davanın kabulüne ve 167.890,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden; bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır. KALDIRILMA KARARI: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 03/02/2026 tarihli, E:2024/386, K:2026/111 sayılı ilamında; "...Somut olayda; taraflar arasında 20/11/2017 ... 'de yapılacak yer altı kablosu yapım işi ve 25/01/2018 tarihli ... ilçesi yer altı kablosu yapım işine dair eser sözleşmeleri akdedildiği, davacı yüklenicinin taşeron sıfatına haiz olduğu, davacı yüklenicinin 25.01.2018 tarihli sözleşme gereği ...'de işi tamamladığı ancak davalı işveren tarafından, kabloların ekli yapılmış olduğu ileri sürülerek hakedişinin ödenmediği, davacı yüklenicinin 20.11.2017 tarihli ... İlçesindeki yer altı kablosu döşeme işine başlamadığı, bunun da; işin yapılacağı bağlantı noktasının, asıl işveren İdare tarafından değiştirilmesi üzerine projelerin revizyonunun gerektiği, buna göre idare tarafından 20/09/2018 tarihine dek süre verilmesine rağmen, davalının (asıl yüklenici) sözleşmeyi 12/04/2018 tarihinde feshettiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayanmadığı, mahkemece; işin tamamlandığı ... İlçesine dair iş bedelinin işin tamamlandığı ve kabloların ekli olmasının herhangi zarara yol açmadığı gerekçesi ile davacıya ödenmesine karar verildiği, ... ki iş ise hiç yapılmamış olsa da bunun yapılamasının davacının kusurundan ileri gelmediği ve sözleşmenin 7. Maddesindeki "Projeden vazgeçilmesi ve herhangi sebepten dolayı durdurulması durumunda işveren, taşerona ait yükümlülüklerinden vazgeçemez" hükmüne dayalı olarak bu işin bedelinin de davacı yüklenici taşerona ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemece; işin tamamlandığı ve davalı yanın iddiasının aksine; kabloların ekli olarak döşenmesinin yine davalının dayandığı uzman görüşü ve test raporu ve dahi mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de hiç bir sorun yaratmadığının anlaşılması karşısında; davacı yana 25.01.2018 tarihli sözleşme gereği hakediş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmuş ise de; davacının edimini kusuru olmadan yerine getirmediği 20.11.2017 tarihli ... ilçesine ilişkin iş bedenin de sözleşmenin 7. Maddesine dayalı olarak tamamına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Sözleşmenin feshinde; davacı yüklenicinin kusuru olmadığı hallerde, yüklenici müspet zarar olan kar kaybını talep edebilir bu da kesinti yöntemi ile hesaplanır. Davalı yan sözleşmeyi, asıl işveren idarenin kabloların geçiş yollarını revize etmesi ve bu nedenle de taşeron olan davacıya 20.09.2018 tarihine kadar süre verdiği halde, 12.04.2018 tarihinde haksız olarak fesih etmiştir. Mahkeme kararına dayanak yapılan sözleşmenin 7. Maddesi düzenlemesi olan;"Projeden vazgeçilmesi ve herhangi sebepten dolayı durdurulması durumunda işveren, taşerona ait yükümlülüklerinden vazgeçemez" hükmü cezai şart mahiyetinde değil, sözleşmenin tasfiyesi hükmündedir. Müspet zarar olan kâr kaybı, kâr elde edememek nedeniyle mal varlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yöntemi esas alınmalıdır. 408. maddede iş sahibinin temerrütü nedeniyle istenebilecek ücret hesabı, 438. maddede ise iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle istenebilecek zarar hesabı düzenlenmiştir. 408. madde işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulunulan giderler ile başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesini, 438. madde ise sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirileceğini düzenlemiştir. Her ikisi de indirim unsurları olarak benzer düzenleme içermekte olup, öğreti ve uygulamada bu hesaplama, kesinti yöntemi olarak adlandırılmaktadır. TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.2010 tarihli, 2010/14-244 Esas, 2010/260 Karar sayılı ilâmında da iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde, kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanunu'ndaki kesinti yönteminin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Kesinti yöntemine göre yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerden dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden, yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile kâr mahrumiyeti hesaplamasının da yapılmadığı görülmüştür. O halde; mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilerek kesinti hesabına uygun olarak ek rapor tanzim edilmesi sağlanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur..." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. KALDIRILMA SONRASI DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasında 20/11/2017 tarihli "... İli ... İlçesi ... Köyü 671 Parselde inşa edilecek Güneş Enerji Santrali tesisi için 34,5 kV yeraltı kablosunun işveren tarafından yapılacak beton köşkün giriş hücresine irtibatlandırması yapım işi” ve 25/01/2018 tarihli "... Elektrik Üretim A.Ş. yatırımı ... İli ... İlçesi ... Köyü 103 Ada 17 Parselde yapılacak Güneş Enerji Santrali tesisi için 34,5 kV yeraltı kablosu yapım işi" olmak üzere iki ayrı eser sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu sözleşmeler davacı şirket taşeron sıfatıyla, davalı şirket ise işveren sıfatıyla akdetmiştir. Davacı şirket vekili, müvekkilinin 25/01/2018 tarihli sözleşme uyarınca ... ilçesinde yapılacak işe dair sözleşme gereğini yerine getirdiğini fakat davalının bedel ödeme mükellefiyetini yerine getirmediğini; yine 20/11/2017 tarihli sözleşme uyarınca ... ilçesinde yapılacak işe dair, işveren tarafından işin yapılacağı yerin işe hazır bulundurulmaması ve müvekkilince üçüncü bir özel hukuk kişisinin mülkiyetinde olan yere gerekli izinler alınmaksızın girilememesi sebebiyle, dolayısıyla davalı şirketten kaynaklı sebeplerle işin ifa edilemediğini, buna rağmen sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğini, davalının kusurundan kaynaklı ifa edilemeyen bu sözleşme bedelinin de yine sözleşme hükümleri uyarınca taraflarına ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı vekili ise, 20/11/2017 tarihli sözleşme uyarınca ... ilçesinde yapılacak işe ilişkin sözleşmedeki işin hiç ifa edilmemesi, 25/01/2018 tarihli sözleşme uyarınca ... ilçesinde yapılacak işin ise ayıplı ifa edilmesi sebepleriyle davacının sözleşmede kararlaştırılan bedellere hak kazanmadığını, ayrıca davacıya 9.600,00-TL avans ödemesi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkememizce kaldırılma öncesinde verilen kararla, davacı şirketin ... ilçesindeki işi ifa etmesi ve ayıplı ifaya dair davalı tarafından ispata yarar bir delil sunulmaması sebebiyle bu iş bedelini hak ettiği, ... ilçesindeki işe dair sözleşmenin davalı tarafından feshinin ise haklı nedene dayanmaması sebebiyle davacının sözleşme bedelini KDV dahil olarak hak ettiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Kaldırılma ilamında, davacı yana 25/01/2018 tarihli(...) sözleşme gereği hakediş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu belirtilmiştir. Bu karar mahkememizce bağlayıcı nitelikte olduğundan artık 25/01/2018 tarihli sözleşmedeki davacının hakediş bedelinin veya bu sözleşmenin ayıplı ifa edilip edilmediğinin tartışılmasına gerek görülmemiştir. Kaldırılma ilamında davacının edimini kusuru olmadan yerine getirmediği 20.11.2017 tarihli ... ilçesine ilişkin iş bedenin de sözleşmenin 7. maddesine dayalı olarak tamamına hükmedilmiş olması ise doğru görülmemiş, bu kapsamda kesinti yöntemine göre hesaplama yapılarak çıkan bedelin davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda kaldırılma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 13/07/2026 tarihli raporunda özetle; "-20.11.2017 tarihli ... sözleşmesine konu işin davalıdan kaynaklanan nedenlerle gerçekleştirilemediği, bu nedenle davacının sözleşmeden doğan haklarını kaybetmediği ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin kaldırma ilamı uyarınca bu sözleşmeye ilişkin 64.000,00-TL bedelin doğrudan sözleşme alacağı olarak değil, kesinti yöntemiyle hesaplanacak müspet zarar (kâr mahrumiyeti) olarak talep edilebileceği gözetilmekle yapılan hesaplamada; Söz konusu işlerde piyasadaki kâr oranının %15 ile %35 arasında değişmekte olması, bu oranın zemin ve kazı şartları, toprak yapısı (sert kaya, yumuşak toprak vb.), işçilik ve ekipman gibi değişkenlere göre değişmesi ve ... ve diğer resmi kurumların birim fiyat belirlerken maliyetlere %25 yüklenici kârı ve genel giderleri eklemesi gözetilerek söz konusu projenin kârının %25 olduğunun kabulünün gerektiği, sözleşmenin toplam tutarı 64.000-TL olduğuna göre davacının 16.000-TL kâr elde edilebileceği kanaatine varıldığı, -25.01.2018 tarihli ... sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini sözleşme ve teknik şartnamelere uygun şekilde yerine getirdiği; bu sözleşmeden doğan 99.000,00-TL sözleşme bedeli ile 6.127,53-TL KDV alacağından, davalı tarafından yapılan 24.450,00-TL ödemenin mahsubu sonucunda, davacının bu sözleşme yönünden 80.677,53 TL alacaklı olduğu, -Önceki bilirkişi raporlarında yer alan ve BAM kaldırma ilamından önce hesaplanmış 144.677,53 TL’lik toplam alacak tutarının 64.000,00-TL'lik kısmının ... Sözleşmesine, bakiye 80.677,53-TL'lik kısmının ise ... Sözleşmesine isabet ettiği, davacının ... Sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin tamamını, ... Sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ise kesinti yöntemine göre %25'ini hak etmesi sebebiyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 80.677,53-TL+16.000,00-TL=96.677,53-TL olacağı" mütalaa edilmiştir. Mahkememizce kaldırılma ilamı doğrultusunda yöntemine uygun şekilde tanzim edilen, gerekçeli ve denetlenebilir olan yukarıda özeti yazılı 13/07/2026 bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve burada kesinti yöntemine göre yapılan hesaplama isabetli bulunmuştur. ... sözleşmesi kapsamında işin hiç ifa edilmediğinden, dolayısıyla fatura kesilmesini gerektiren bir hizmet veya mal teslimi gerçekleşmediğinden bu sözleşme kapsamında yapılan hesaplamaya KDV bedelinin dahil edilmemesi de doğru görülmüştür. Tüm bu sebeplerle kaldırılma ilamı ve rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 96.677,53-TL'nin 10.000,00-TL'lik kısmının dava tarihinden, bakiye 86.677,53-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Mahkememizce kaldırılma kararı öncesi tesis edilen 01/11/2023 tarihli, E:... tarihli hükme ilişkin ilam dayanak yapılarak davacı tarafça davalı aleyhine ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasıyla ilamlı takibe girişildiği ve bu takibin davacı alacaklı vekilinin 05/01/2026 tarihli haricen tahsil bildirimi üzerine kapatıldığı anlaşılmakla, yapılan ödemelerin İİK'nın 40. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına ve tahsilde tekerrüre mahal verilmemesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 5.920,94-TL ilam harcından peşin alınan 170,78-TL ve 2.867,15-TL ıslah harcın mahsubu ile eksik kalan 2.883,01-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (mahkememizin 01/11/2023 tarihli kaldırmadan önce verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davacıdan tahsiline karar verilen 8.601,42-TL karar ilam harcı davalıdan tahsil edilmiş ise 5.718,41-TL karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine,) 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 170,78-TL peşin harç ve 2.867,15-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.073,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 41,10-TL vekalet harcı, 1.259,70-TL keşif harcı, 51.267,80-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 52.568,60-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesap olunan 27.139,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 171,20 TL vekalet ücreti ile 320,00 TL posta/tebligat gideri olmak üzere toplam 491,20 TL'nin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesap olunan 237,60-TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.06/10/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı