İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1663 E. 2026/878 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1663
Karar No
2026/878
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1663 KARAR NO : 2026/878

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/10/2026 KARAR TARİHİ : 26/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasnın dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı borçlular... Şirketi ve ... Şirketi arasında ayrı ayrı Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalıların kullandırılan kredilerde birbirlerine müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, söz konusu sözleşmeler uyarınca borçlu şirketlere ait 10 adet aracın kredilerin teminatı olarak rehin verildiğini, davalılara Taksitli Ticari Kredi, Ticari Kredili Mevduat, Ticari Kredi Kartı ve KTMH nitelikli krediler kullandırıldığını, borçların geri ödenmemesi üzerine davalılara ... 14. Noterliği’nin.. tarih ve ..., ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiğini ancak borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalılar hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalıların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazların iptali ile takibin devamına ve davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacı bankanın kredi ilişkisinden kaynaklanan alacak iddiasını, miktarını ve hesaplanma yöntemini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığını, dava dilekçesinin denetlenebilir açıklıkta olmadığını, kredilerin ne miktarda kullandırıldığı, hesabın hangi tarihte kat edildiği, anapara ve fer'î kalemlerin ne şekilde belirlendiği ile ödemelerin nasıl mahsup edildiğinin gösterilmediğini, sözleşme ve kefalet tarihlerinin birbiriyle uyumsuz olduğunu, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu ancak takip konusu alacağın varlığını ve müvekkillerinin sorumluluğunu ortaya koyan belgelerin icra dosyasına sunulmadığını, alacak miktarının ancak bilirkişi incelemesi ile belirlenebilecek olması sebebiyle likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, haksız davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, takibin haksız ve kötü niyetli başlatılması sebebiyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, davacı banka ile davalı şirketler arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri uyarınca kullandırılan ticari kredilerden doğan alacağın ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiş, ilgili evraklarının bir sureti dosyamız arasına alınarak, dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası incelenmiş; dava konusunun, davacı banka ile davalı şirketler ve gerçek kişiler arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan ticari kredilerden doğan alacağın, asıl borçlu ... Şirketi ve müteselsil kefil diğer davalılar tarafından ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacısının dosyamız davacısı ...Bankası Anonim Şirketi olduğu, davalıları arasında dosyamız davalıları ...Şirketi ile ... Şirketi'nin yanı sıra dava dışı gerçek kişiler ... ... ... ve ...'nin de yer aldığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemede; eldeki bu dosyada (... esas) davalı şirketlerin birbirlerine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla borçlu oldukları, birleşecek... esas sayılı dosyada ise davalı... Şirketi'nin asıl borçlu olduğu, dosyamızın diğer davalısı ... Şirketi ile yukarıda adı geçen gerçek kişilerin ise ilgili sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları görülmüştür. Her iki davanın da aynı bankacılık riskleri ve kredi sözleşmelerine dayalı olarak başlatılan icra takipleri ile bu takiplere vaki itirazların iptali istemlerine ilişkin olduğu ve davanın mahkememizin bu dosyası ile aynı gün açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun birleştirmeye yönelik 166. maddesinde; "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar taraflarca bu yönde açık bir talepte bulunulmamış ise de; mahkememizin gerek eldeki bu dosyası gerekse ... esas sayılı dava dosyası arasında tarafları, dava konusu, hukuki sebebi ve delilleri itibarıyla tam bir hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu, her iki davanın da aynı kredi sözleşmesi uyarınca kat edilen hesap kat ihtarnamelerine dayalı olarak başlatılan icra takipleri ile bu takiplere vaki itirazların iptali istemlerine ilişkin olduğu, dolayısıyla biri hakkında verilecek hükmün diğeri hakkında da belirleyici nitelik taşıyacağı, usul ekonomisi ile yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ilkeleri uyarınca uyuşmazlıkların birlikte çözüme kavuşturulmasının zorunlu olduğu mahkememizce re'sen fark edilmiş olup, HMK’nin 166/1. maddesinde düzenlenen re'sen birleştirme şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede, her iki davanın mahkememizin kendi nezdinde görülmekte olduğu, UYAP esas sırasına göre ...esas sayılı dosyanın daha önce sisteme kaydedilerek ilk dava niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla birleştirmenin ilk açılan dava dosyası üzerinde yapılması gerektiği, mahkememizin kendi içindeki birleştirme kararlarına karşı HMK'nin 168. maddesi uyarınca doğrudan(müstakil) istinaf yoluna başvurulamayacağından bu usuli kararın doğruluğunun ancak davanın esası hakkında verilecek nihai hükümle birlikte istinaf incelemesine konu edilebileceği, bu nedenle mahkememizin kendi içindeki birleştirmelerde tarafların hak kaybına uğramayacağı gibi yargılamanın da kesintisiz süreceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin işbu 2026/1663 esas sayılı dava dosyasının, aralarındaki hukuki, fiili ve yakın bağlantı nedeniyle mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamanın mahkememizin ... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 3-Mahkememizin 2026/1663 esas sayılı dosyasının bu şekilde kapatılmasına, 4-Derdest dosyaların mahkememizin aynı hakimliği önünde bulunması ve kararın mahkemenin kendi iç işleyişine ilişkin olması nedeniyle HMK'nin 166. maddesinde yer alan "kesinleşme" şartının aranmayacak olması nedeniyle, birleştirme işleminin UYAP ve fiziki dosya üzerinden derhâl uygulanmasına, 5-Yapılan yargılama giderleri, harç ve ücreti vekalet konusunun esas hüküm ile birlikte birleşilen dosya üzerinden karara bağlanmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, esas hükümle birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/10/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1663, K. 2026/878, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1663-e-2026-878-k-41df985cd469