İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/158 E. 2026/423 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/158
Karar No
2026/423
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/158 Esas KARAR NO : 2026/423

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/0/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP Davacının mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalının aleyhine başlatmış olduğu ... 36. İcra Müdürlüğü'nün...Esas numaralı dosyasında senetli borcunun bulunduğu gerekçesi ile ilamsız takip başlatıldığını, süresinde ... 13. İcra Hukuk Mahkemesine itirazda bulunduğunu, davalı ile uzun süreden beri ticari ilişkisi bulunduğunu, senet bedellerini davacıya peyder pey ödediğini, ödemiş olduğu bedellerin davalı tarafından mahsup edilmeyerek senedin tamamı ile takip işlemi başlatıldığını, dava ve takip konusundan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile teminatsız olarak ihtiyati tedbirli olarak takibin durdurulmasını akabinde iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce 2025/269 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada davacının gider avansını ikmal etmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf kaldırma ilamından sonra yukarıdaki esas numarası verilmek suretiyle yargılamaya devam edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / m.43/1-a) para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.8 (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. " şeklinde düzenleme yapılmıştır. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A.2 maddesi ise; ''(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarihte bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı usulden reddetmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın 06/01/2025 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihi itibari ile arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu, dava dilekçesinde arabuluculuk başvurusu yapıldığının ve görüşmelerin sonlandırılarak son tutanağın hazırlandığının bildirilmemiş olduğu, dava dilekçesinde ve ekinde de arabuluculuğa başvurulduğuna dair herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, buna rağmen davacı tarafça belirtilen yükümlülüğünün yerine getirilmeden davanın açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından 07/01/2025 tarihli tensip zaptının 14 nolu ara kararı gereği davacı tarafa süre verilerek arabuluculuk tutanağının sunulmasının istendiği, verilen kesin sürenin dolmasına rağmen tutanağın sunulmadığı, davacı tarafça arabuluculuğa başvuru yapılmadığının beyan edildiği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; TTK'nın 5/A maddesinde 28/03/2023 tarihinde yapılan değişiklik ile birlikte menfi tespit davaları ikame edilmeden önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu hale geldiği, eldeki davanın 11/07/2024 tarihinde ikame edildiği, davacı tarafından sunulan dilekçede arabulucuya başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan ve bilgi olmadığı gibi arabuluculuk son tutanağının da sunulmamış olduğu, mahkememizce yapılan yargılama esnasında davacıdan alınan imzalı beyana göre de dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmamış olduğunun beyan edildiği dikkate alınarak dava tarihi itibariyle dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan ve davacı tarafça da dava şartı yerine getirilmeden dava açılmış olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 4.071,77 TL harçtan mahsup edilerek 3.339,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; Davacı asilin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/158, K. 2026/423, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-158-e-2026-423-k-c73da1e4913d