Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1135 E. 2026/1286 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1135
Karar No
2026/1286
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1135 - 2026/1286 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1135 KARAR NO : 2026/1286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 NUMARASI : 2022/325 E. - 2023/158 K.

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2023 tarih ve 2022/325 E. - 2023/158 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/41666 sayılı "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalının bu marka ile iltibas yaratacak şekilde 2020/156848 sayılı "...” ibareli markasının 05. ve 31. sınıflardaki mallar açısından adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2022/M-7809 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduklarını, taraf markaları arasındaki yakın benzerlik nedeniyle karşılaştırılan markaların refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdığını, karşılaştırılan markaların dizinleri de aynı olacak şekilde aynı harf kombinasyonundan oluşturulmuş olduğunu, başlangıç ve bitiş kısımlarının tamamen aynı olduğunu, taraf markalarının kapsamına giren/alınmak istenilen 05. sınıftaki emtiaların birebir aynı olduğunu, 1995 tarihinden beri piyasada olan bu ürünlerin markasının davacının yoğun emek, çaba ve ciddi yatırımları sayesinde tanınmış hale geldiğini ve bu markanın davacı ile özdeşleşmiş olduğunu, dava konusu edilen markanın davacının tescilli markası karşısında seri marka intibası uyandırdığını, davacının tanınmış hale getirdiği markasıyla yakın benzer bir markanın aynı sektörde kullanılması halinde davacının tanınmış markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, markanın itibarına zarar geleceğini ve davalının bu markanın tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini ileri sürerek, davalı ...'in 2022/M-7809 sayılı kararının 05. sınıfa giren emtialar bakımından iptaline, 2020/156848 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde 05. sınıfa giren emtialar bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, davalının hayvan sağlığına yönelik ilaçların üretim, pazarlama ve satışı ile ilgili olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu edilen markayı hayvanlarda C vitamini katkılı tamamlayıcı yem kapsamında kullandığını, davacının dava konusu edilen markayı bugüne kadar hiç kullanmadığını, ayrıca bu marka kullanılsaydı dahi veterinerlerin sattığı bir hayvan ilacı ile eczanelerin reçeteyle sattığı bir insan ilacının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ve çok farklı kesimlere hitap ettiğini, ayrıca taraf markalarının yazılışlarının şekil itibariyle tamamen birbirinden farklı olduğunu, teleffuzlarının da benzemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının markasının tescili kapsamına giren emtialar ile davalının markasının tescil edilmek istendiği ve dava konusu edilen emtiaların birebir aynı olduğu, taraf markalarının bir bütün olarak algılandığı ve bir bütün olarak marka adlarının markaların esas unsurunu oluşturdukları, emtialar birebir aynı olsa da taraf markalarının görsel ve işitsel açılardan benzemediği, kavramsal açıdan farklılaştıkları, markalar ortak harfler içerse de başvuru konusu 2020/15648 sayılı "..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi 2020/41666 sayılı "..." ibareli markanın tüm unsurlarıyla birlikte yarattıkları bütüncül algı itibarıyla malların ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicileri nezdinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, çekişme konusu malların hitap ettiği uzmanlaşmış tüketici kesiminin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olması, malların son kullanıcısı olan halkın genelinin ise ilaç, vb. nitelikteki sağlığa yönelik ürünlerde ortalamanın üzerinde ihtiyat gösterecek olması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasında iltibas ve karıştırılma ihtimalinin doğmayacağı, yine çekişme konusu malların niteliği ile bu malların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi (ilaç markalarının, dikkat seviyesi yüksek olan bilinçli tüketici kesimine hitap ettiği hususu) göz önüne alındığında, markalar arasında SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, sonuç olarak; davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin değişiklik gösterdiği, bu hususta bir genelleme yapılamayacağı, dava konusu edilen markanın kapsamında giren ve dava konusu edilen 05. sınıftaki tüm emtialar yönünden, markalar arasında iltibas tehlikesinin/ karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ilaç markalarının orijinal niteliği az olan, ayrım gücü zayıf markalar olması karşısında ve karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak küçük ilave veya değişikliklerle iltibas ihtimalinin bertaraf edilebileceği, davacnın dava dosyasına "..." markasının tanınmışlığına ilişkin hiçbir belge/delil sunmadığı, bu sebeple davacının markasının ilaç sektöründe bilinir bir marka olduğunun ispat edilemediği, ayrıca davacının markasının tanınmışlığı ispat edilebilseydi dahi, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiğine/gerçekleşmesinin olası olduğuna dair herhangi bir delil sunmamış olduğu gözetildiğinde, somut olayda, SMK 6/5 hükmünün uygulanması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın nispi ret gerekçeleri ile açılmış bir dava olup mutlak ret gerekçeleri ile açılmış bir dava olmadığını, ancak Yerel Mahkeme tarafından markalar arasında mutlak ret gerekçesi düzeyinde bir benzerlik arandığını ve bilirkişi raporunun tam aksine hüküm tesis edildiğini, Yerel Mahkeme tarafından sadece kavramsal benzerliğin esas alınıp, görsel ve işitsel benzerliğe yönelik bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunda "taraf markaları arasında görsel ve işitsel açılardan benzerlik olduğu, markaların kavramsal açıdan farklılaştığının söylenmesinin de mümkün olmadığı" kanaatine varıldığını, taraf markalarının refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdıklarını, zira davalının markasının da müvekkilinin markası ile aynı teşkil tarzına sahip bulunduğunu, tek harf hariç markayı oluşturan tüm harflerin aynı olduğunu, ortadaki s ve v harf farklılığının markaları ayırtedici kılmadığını, dava konusu edilen emtialardan “ilaçlar” açısından, hitap ettikleri tüketici/alıcı/kullanıcı kitlesinin bilinç/bilgi/dikkat/özen seviyelerinin yüksek olduğu söylenebilecek ise de; doktorların ve eczacıların bilinç/dikkat/özen derecesinin yüksek olması, birbirlerine son derece benzer iki ibarenin ilaçlar üzerinde marka olarak kullanılması durumunda karıştırılma ihtimalinin olmayacağı sonucunu vermeyeceğini, kaldı ki tarafların markaları tüm 5. sınıf mallarına yönelik olup yerleşik içtihatlar itibariyle 5. sınıfın tüm mallarında ortalama tüketici profilinin aynı olmadığını, davaya konu taraf markalarının reçeteli-reçetesiz satılacak ilaçlardan olup olmadığının ayrımı işbu davanın niteliği itibariyle yapılmasa da markaların kapsamı itibariyle hem reçeteli hem reçetesiz ilaçları üretme haklarının olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava,YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markaları hükümsüzlüğü istenen 5. sınıf emtialar birebir aynı olsa da taraf markalarının görsel ve işitsel açılardan benzemediği, kavramsal açıdan da farklılaştıkları, markalar ortak harfler içerse de başvuru konusu 2020/15648 sayılı "..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi 2020/41666 sayılı "..." ibareli markanın tüm unsurlarıyla birlikte yarattıkları bütüncül algı itibarıyla malların ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicileri nezdinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı, "..." ibaresinin "sayı veya gol pası" şeklinde ayrı bir anlamının bulunduğu gibi markaların sonunda yer alan "" ibaresinin de ortalama kullanıcılar nezdinde "c vitamini" algısını oluşturacağı ve tarafların markaları arasında herkesin kullanımına açık bu ibarenin ortaklığından kaynaklı bir benzerliğin söz konusu olmayacağı, çekişme konusu malların hitap ettiği uzmanlaşmış tüketici kesiminin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olması, malların son kullanıcısı olan halkın genelinin ise ilaç, vb. nitelikteki sağlığa yönelik ürünlerde ortalamanın üzerinde ihtiyat gösterecek bulunması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasında iltibas ve karıştırılma ihtimalinin doğmayacağı, yine çekişme konusu malların niteliği ile bu malların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi (ilaç markalarının, dikkat seviyesi yüksek olan bilinçli tüketici kesimine hitap ettiği hususu) göz önüne alındığında, markalar arasında SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1135, K. 2026/1286, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1135-e-2026-1286-k-a3ea16429e1c