Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1610 E. 2026/1114 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1610
Karar No
2026/1114
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1610 KARAR NO : 2026/1114

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.09.2025 NUMARASI : 2020/525 E. - 2025/618 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.06.2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2025 tarih 2020/525 E. - 2025/618 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacılar vekili, 20.10.2017 tarihinde müvekkili ....., yanında diğer müvekkili .... ile birlikte, sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracıyla seyir halindeyken, trafik sigortası bulunmayan ..... plakalı traktörün trafiği tehlikeye düşürecek şeklide sinyal vermeden şerit tecavüzü yaratacak şekilde aniden şerit değiştirerek müvekkilinin aracının önüne geçmesiyle müvekkilinin ani fren yapmasına rağmen duramadığını ve davalının traktörün arka lastiğine çarpmasıyla müvekkilinin aracının kayarak ve sürüklenerek yolun ortasında bulunan refüje girerek yan yattığını, kazada ..... plaka sayılı aracın tam kusurlu olduğunu, kazanın ardından tanzim edilen adli muayene raporları ile de sabit olduğu üzere müvekkillerinin kazada hayati tehlike geçirecek derecede yaralandığını, müvekkilli .... ..un kaza tarihi itibariyle, gemi söküm sektöründe oksijen şalaması iie kesim ustası olarak çalışmakta olup, aylık ortalama NET 3.000 TL geliri bulduğunu, ancak kaza dolayısıyla müvekkilinin tedavi süresince geçici iş göremezliğinin meydana geldiğini, tedavi sürecinde müvekkilinin çalışamadığını, müvekkili ..... ev hanımı olduğunu, bir süre ev hizmetlerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, şimdilik fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davacı .... için 1.000,00 TL maddi (900,00-TL geçici, 100,00 TL sürekli iş göremezlik), davacı ..... için 100,00 TL ( 50,00-TL geçici, 50,00 TL sürekli iş göremezlik) tazminatın kaza tarihi olan 14.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacı tarafından başvuru yapılmadan davanın açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla iş bu davaya konu tazminat alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davanın ..... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olan.....'e ihbarının gerektiğini, Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/313 E. Numaralı dosyası derdest olup görülmeye devam ettiğinden derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araç maliki yahut sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesinin gerektiğini, -Davayı Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla- 20.10.2017 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu olan ölümlü trafik kazası sonucu müvekkili kuruma yapılan başvuru sonucunda, müvekkili kurum tarafından vekaletnamesinde Ahzu Kabz yetkisi olan yetkili vekil Av......'na 13.325,00- TL tutarında ödeme yapılmış olması nedeniyle, davanın reddedilmesi gerektiğini, aksi halde yapılacak hesaplamalar sonucu ortaya çıkması ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, müvekkilince yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren güncellenmiş tutarının, hükmedilecek tazminattan mahsubunun gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespitinin gerektiğini, beyanla öncelikle usul yönünden yapmış olduğumuz itirazların dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların maluliyetlerine ve meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarına ilişkin rapor aşamalarının tamamlanmasından sonra dosyanın aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiği ve raporun dosyaya kazandırıldığı, davacılardan ..... yönünden yapılan yargılama sonucunda, meydana gelen kazada herhangi bir kalıcı iş göremezlik durumunun söz konusu olmadığı, tüm yaralanmalarının araz bırakmadan iyileştiği, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu ve davacıya SGK tarafından yapılan ödeme ile herhangi bir geçici iş göremezlik ya da kalıcı iş göremezlik tazminat talep hakkının bulunmadığı görüş ve kanaatine varılarak bu davacı yönünden açılan davaların reddine karar verildiği, davacılardan ..... yönünden ise tespit edilen geçici ve kalıcı iş göremezlik süre ve oranları kapsamında aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamaların yerinde bulunduğu ve bu davacı yönünden açılan davanın kabulüne karar verildiği ancak davacı tarafından aynı talepler ile ilgili olarak araç malikine karşı Aliağa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde de dava açıldığı ve anılan dosyanın halen derdest olduğu gerekçesiyle davacı ..... yönünden açılan geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatlarına yönelik davanın reddine, davacı ..... yönünden açılan davalar ile ilgili olarak; Aliağa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/36 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınacak tutarlar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; 1.450,80 TL geçici iş göremezlik tazminatının 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 169.607,08 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacılar vekili, davacılardan ..... yönünden geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, iş bu davaya da konu edilen trafik kazası olayına ilişkin olarak kazayı gerçekleştiren araç sürücüsüne karşı Aliağa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde devam eden yargılamada dosya kapsamında bulunan Karşıyaka Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen raporda davacının %10,2 maluliyeti bulunduğu tespit edilmiş iken ATK 3. İhtisas Dairesi'nin % 0 vücut fonksiyon kaybı bulunduğuna yönelik tespitinin hatalı olduğunu, maluliyetin tespitine ilişkin yönetmeliklerin farklı olmasının da bu derece ciddi bir farkın ortaya çıkmasına neden olamayacağını, bu bakımdan, ATK 3. İhtisas Dairesi raporunu kabul etmediklerini, bu davacı açısından hükmün ortadan kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, davacılar tarafından KTK'nın 97. maddesi gereğince yapılan usulüne uygun başvuru bulunmadığını, iş bu davadan önce aynı olay ile ilgili olarak davacı .... tarafından dava dışı işletene karşı Aliağa 4. AHM'nin 2024/36 E sayılı dosyada tazminat davası açılmış olmakla derdestlik nedeni ile iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı.....'nin dava dilekçesinde kalıcı iş göremezlik tazminatı talep etmemiş olmasına rağmen mahkeme tarafından kalıcı iş göremezlik yönünden raporlar alınmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından talep artırım dilekçesi ve bilirkişi raporlarına karşı itiraz süreleri dolmadan karar verilmesi nedeni ile hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hesap raporunun 19.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, talep artırım dilekçesinin ise 19.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, iş bu rapor ve dilekçelere karşı itiraz süresi dolmadan, ek rapor da alınmadan karar verildiğini, kazada davacı ....'ın kusurlu olduğunu, davacı .....'un sürücüsü olduğu ..... plakalı kamyonete ait 22 metre fren izi olduğu, hız sınırının kamyonetler için 50 km/s olduğunu, mahkemenin davacının kazada kusursuz olduğu yönündeki 10.08.2022 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre karar vermesinin hatalı olduğunu, araçta yolcu olarak bulunan davacı .....'un kazanın meydana gelmesinde veya zararın artmasında herhangi bir kusurunun olup olmadığı, emniyet kemeri takip takmadığı incelenip araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ..... için yapılan tazminat hesabında davacı .....'un asgari ücretin 1,9 katı ücret aldığı dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yine davacı .... ev hanımı olup gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığını, mahrum kaldığı herhangi bir gelir olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu, 12.09.2025 tarihli hesap raporunda bilirkişi tarafından bilinmeyen dönem zararı hesaplanırken; bilinen son dönem asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bilinen son dönem net ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, pasif dönem tazminatı hesaplamasında asgari geçim indirimi yerine yürürlüğe giren gelir vergisi istisnası ve damga vergisi istisnasının mahsup edilmesi gerektiğini, bu doğrultuda bilirkişi tarafından gelir vergisine tabi fiili ve ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem tazminat hesabında vergi istisnasız net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, TRH2010 yaşam tablosu ile hesaplamada %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, tedaviyle ilgili giderler, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerini karşılama yükümlülüğü SGK'ya ait olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu bulunduğunu, SGK'ca davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını araştırılması gerektiğini, müvekkil kurumun 15.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğüne karar verilmesi hatalı olduğunu, ayrıca davacı ..... açısından tazminat hesabında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı ..... açısından yürürlükteolmayan yönetmeliğe göre maluliyet raporu hazırlandığını, davacı ..... tarafından açılan davanın reddine, .... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacılar lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine, 639,40 TL harca, 10.023,40 TL yargılama giderine hükmedildiğini, davacı .... tarafından ödenen harçların kendi üzerinde bırakılması gerektiğini, yine davacı .... açısından davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesi bulunmayan traktörün karıştığı kazada yaralanan davacıların uğradığı cismani zararın ....nın sorumluluğu kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davacı ...... yönünden kabulüne, diğer davacı .... yönünden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla .... oluşturulmuştur. ....'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve .... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. .... Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminat, yönetmeliğin 16. maddesi gereğince sorumlulardan rücuan talep edilebilir.....nın rücu edebileceği tazminat tutarı, sürücünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ..... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani ....nın sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder.( Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K. ) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706- 2022/9633) Mahkemece aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant sistemine göre tazminat hesabının yapılmasında, hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari ücret olarak dikkate alınmamasında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant sistemine göre yapılmasına, ev hanımı olan davacı .....'un tazminat hesabının asgari ücret üzerinden hesaplanmasına, zararın davalı kurumun sorumluluk kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketince kanıtlanamamış olmasına, mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Kabule göre de; davanın davacı ..... yönünden kabulüne, diğer davacı .... yönünden reddine karar verilmiş olması nedeniyle, mahkemece yalnızca davacı .... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hükümde sehven "davacılar" lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve davacı .... yönünden reddine karar verilen miktar yönünden "1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiş ise de, netice itibarıyla davalı lehine ve aleyhine hükmolunan vekalet ücretinin değişmeyeceği, bu durumun mahkemece sehven yapılan maddi hatadan kaynaklandığı, istinafa gelen davalının sıfatına göre bu durumun esasa etkisinin bulunmadığı, sehven yapılan bu maddi hatanın mahal mahkemesinde giderilebilecek nitelikte olduğu dikkate alınarak, davalı vekilinin anılan hususa ilişkin istinaf itirazı yönünden kararın kaldırılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.684,96 TL'den peşin alınan 2.921,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.763,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1610, K. 2026/1114, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1610-e-2026-1114-k-a0fafe902e6a