İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/125 E. 2026/532 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/125
- Karar No
- 2026/532
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/125 Esas KARAR NO : 2026/532 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2026 KARAR TARİHİ : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı ... ... . A.Ş. Arasında Antalya ... . Noterliği ... keşide numaralı ... tarihli Kar Payı Ortaklığı Protokolü akdedilmiştir. Protokole göre müvekkilimiz ... TL ödeme gerçekleştirme yükümlülüğü altına girmiş olup karşılığında da davalı şirket tarafından müvekkilimize, şirketin karından %27 oranında pay verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüklerini ifa ettiğini, ... TL ödemeyi gerçekleştirdiğini, davalı şirketin, ... tarihine kadar sözleşme gereğince bir kısım fiili kar payı ödemesi yaptığını, ancak önce ... döneminde ve devamında da ... tarihinden itibaren kar payı ödemelerini haksız ve kötüniyetli bir biçimde kestiğini, neticeten; şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak şirketin karlılığının tespiti ve müvekkilin hesaplanan kar payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine eğer yapılacak incelemede şirketin kar etmediği tespit edilecek olursa bu halde müvekkilin ödemiş bulunduğu avansların yıllık enflasyon oranı dikkate alınarak hesaplanan bedel ile birlikte hesaplanarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın, görevsiz mahkemede açılmış olup, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında akdedilen ... tarihli Kar Payı Ortaklığı Protokolü'nün, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 620 ve devamı hükümlerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu tür uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların tacir olup olmadığı hususunda ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere cevap verildiği davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından mahkememize açılan alacak davasında davacının davalı şirkette ortaklığı olmadığı, taraflar arasında ... tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin 6098 sayılı TBK 620 maddesinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin unsurlarını taşıdığı davacı tarafın iddiası aksine uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden doğduğu, nitekim davacının adi ortaklığa sermaye koyduğu ve ortaklık yönetiminde söz sahibi olduğu (davacının onayı olmadan iş ortağı alınmaması gibi) davacının tacir de olmadığı dolayısıyla davanın nispi veyahut mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.15/06/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza