İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1205 E. 2026/761 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1205
Karar No
2026/761
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1205 Esas KARAR NO : 2026/761

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkilin cari hesaptan kaynaklanan alacağını davalıdan tahsil edememesi üzerine 22/12/2025 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya 25/12/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu, ödeme emrinin tebliğinden sonra 29/12/2025 tarihinde dosyaya borca itiraz dilekçesi sunarak takibe konu alacağı ve tüm fer'ileri inkar etmiş ve böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibi durdurduğunu, takibe konu alacağı inkar eden davalı taraf, icra takibi başlatıldıktan 2 gün sonra 24/12/2025 tarihinde müvekkile haricen sadece "ana para" tutarı olan toplamda 385.000,00 TL tutarında 20/01/2026 vadeli 2 adet çek verdiğini, ve bu 2 adet çek vadesi geldiğinde tahsil edildiğini, dolayısıyla borcun varlığı konusunda ispat gerektiren bir durum kalmadığını, zira borçlu borcun varlığını ve yapmış olduğu itirazın haksızlığını borcu kabul ederek kendisi bizzat ispatladığını, yerleşik Yargıtay içtihatları ve İcra İflas Kanunu uyarınca, takip açıldıktan sonra yapılan ödemelerin öncelikle feri alacaklardan (faiz, masraf, vekalet ücreti) mahsup edilmesi gerektiğini, borçlu sadece ana parayı ödemekle borcun tamamından kurtulmuş sayılmayacağını, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-822 Esas, 2018/1754 Karar sayılı kararında "... İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir." şeklinde bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle icra dosyasında kalan bakiye borç miktarı 15.594,40 TL olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Ticaret İnşaat Sanayi Ltd. Şti. İle müvekkil ... A. Ş. Arasında süren ticari ilişki kapsamında karşılıklı fatura ve ödemeler ticari defter kayıtlarında yer aldığını, davacı taraf 385.316,06 TL cari hesap alacaklısı olduğu iddiası ile 20.799,15 TL işlemiş faiz de talep ederek toplam 406.115,21 TL talep ile .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas numaralı dosyası ile icra takibine geçtiğini, icra takibine geçildiğinden ve bihaber olan müvekkil kendi hesaplarında görünen bakiye yönünden davacı tarafa ödeme yerine geçen çek keşide etmiş ve taraflar arasındaki tüm alacak ve borç ilişkisini sonlandırarak karşılıklı ibralaştığını, nitekim ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan karşılıklı ibra ve ödeme icra müdürlüğüne bildirilmemiş sanki aynı alacak ve borç halen devam ediyormuş gibi takibin kesinleşmesi beklenildiğini, halbuki bu hususta hiçbir hak ve alacağı kalmayan davacı tarafın taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda dosyaya bildirimde bulunması gerekirken haksız ve hukuka aykırı şekilde alacak iddiasını sürdürmesi iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, taraflar arasındaki anlaşmaya ve karşılıklı ibraya istinaden müvekkil aleyhine işlem yapılmasını önlemek adına borca itiraz edildiğini, huzurdaki davaya konu Feri haklar (vekalet ücreti, harç, masraf ve faiz), asıl borcun varlığına ve devamına bağlı olduğunu, asıl borç ifa edildiğinde, bu haklar da ek bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceğini, alacaklı, asıl borç ödenirken işlemiş faizleri veya diğer ferileri talep etme hakkını korumak istiyorsa, en geç ifa anında bu hakkını saklı tuttuğunu bildirmesi gerektiğini, bu bildirimin yapılmadığı durumlar yargı uygulamasında "kayıtsız ve şartsız kabul" olarak adlandırılır ve fer'i hakları sona erdireceğini, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünü ispat yükü alacaklıya ait olup somut olayda karşılıklı ibra sonrasında alınan ve tahsil edilen çeklerde hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeyen alacaklının ödeme sonrası fer'i alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Eldeki dava, takibin takip öncesi işlemiş faiz ve fer'ileri yönünden takibin devamına karar verilmesi taleplidir. Davacı tarafından davalıya .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatılmıştır. İcra dosyası incelendiğinde davacının, 385.316,06 TL asıl alacak, 20.799,15 TL işlemiş faiz talep ettiği, davadan önce asıl alacak miktarı ödenmiş, akabinde borca itiraz edilmiştir. Davacının hem takip öncesi işlemiş faiz hem de takibin ferileri yönünden takibin devamını talep ettiği dikkate alındığında öncelikle takip öncesi işlemiş faiz yönünden değerlendirme yapmak gerekir. Dosya kapsamında davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Takip sonrası takibin ferileri yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu icra takibinde asıl alacak miktarı haricen ödenmek suretiyle takibe konu borç davalı tarafça kabul edilmiş olup, takibin fer'ileri yönünden itirazın iptali davası açmakta davacının hukuki yararı mevcuttur. Yargıtay HGK'nun 2012/19-1827 E-2013/802 K.sayılı kararında; "Davaya konu icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda yerel mahkemenin bir karar vermesi gereklidir. Bu nedenle de alacaklının, itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir." şeklinde belirtilmiştir. Davalı tarafça takipten sonra, davadan önce asıl alacağın ödendiği anlaşılmıştır. Yargıtay 19. HD.nin 12.2.2018 tarih 2016/15516 E. 2018/565 K. Sayılı ilamında "Borçlu tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise de itiraz sonucu takip tamamen durmuş olmakla, icra giderleri, vekalet ücreti ve faiz vs. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar vardır. Ne var ki, bu feri taleplere ilişkin hesaplamalar kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilir. Bu durumda mahkemece davaya konu borç fer'ileri ile ilgili rakam ve miktar belirtilmeksizin yalnızca alacak kalemlerinden bahisle itirazın iptali ve takibin devamına karar vermekle iktifa edilmesi gerekirken, bilirkişiye kapak hesabı yaptırılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki açıklamaları ile takipten sonra davadan önce yapılan ödemelerde itirazın iptali davası açmakta davacının takip ferileri yönünden hukuki yararının bulunduğunu belirtilmiştir. Takibin ferileri yönünden tahsil aşamasında hesaba ilişkin icra dairesince yapılan hataların icra mahkemesince değerlendirilmesi gerekmektedir. (Benzer : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/388 esas 2025/1650 karar sayılı ilamı) Yukarıdaki açıklanan nedenlerle mahkememizce takibin sadece takip ferileri yönünden devamına karar vermek gerekmiştir. Asıl alacağın ödenmiş olması nedeniyle takibin mahkemece, takip masrafları ve feri'ler yönünden hüküm tesis edildiği durumda, hüküm fer'i alacaklarla ilgili olarak tesis edildiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca nispi harca hükmedilmesi yerinde olmadığından maktu harca karar vermek gerekmiştir. (Aynı doğrultuda İstanbul BAM 12.HD'nin 2021/519-522 E-K.sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacağın takip sonrası işleyen faizi, icra vekalet ücreti ve icra giderlerinin tahsili yönünden devamına, 2-Takip öncesi işlemiş faiz yönünden davanın reddine, 3-Feri alacaklarla ilgili hüküm tesis edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL Başvuru Harcı, 732,00-TL Peşin Harcı, 87,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.551,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.799,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1205, K. 2026/761, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1205-e-2026-761-k-b5cf04fccd05