İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/117 E. 2026/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/117
- Karar No
- 2026/122
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/117 Esas KARAR NO :2026/122
DAVA:Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak) DAVA TARİHİ:28/12/2018 KARAR TARİHİ:24/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... ... arasında 13.05.2013 tarihinde... HİZMET BAKIM SÖZLEŞMESİ kapsamında ...'a toplam bedeli 119.588,000 USD tutarında süresiz ve kesin banka teminat mektubu verdiğini, müvekkili şirketin, ... ile 30.04.2013 tarihinde yönetilebilir kablosuz erişim hizmetleri sözleşmesi kapsamında davalı ... ...'a toplam bedeli 444.101,00 USD tutarında 30.04.2018 tarihli vadeli ve kesin banka teminat mektubu verdiğini, müvekkili şirketin söz konusu her iki sözleşme kapsamında tüm ifa yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, zira ...'un müvekkili şirkete her iki sözleşme kapsamında ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin tüm taahhütleri eksiksiz olarak yerine getirmiş ve tüm ödemelerin yapılmış olmasına rağmen, ... şirketinin sözleşmeye aykırı olarak 27.04.2018 tarihinde 119.580,00 USD teminat mektubunu ve 30.04.2018 tarihinde(teminat mektubu süresinin son günü) ise 444.101,00 USD ... Bankasına başvurarak nakte çevrildiğini, davalı ... ...'un 25.09.2018 tarihinde müvekkili şirkete dilekçe ekinde dosyaya sunmuş olduğu mutabakat mektubunu gönderdiğini, Türk Ticaret Kanunu madde 94 kapsamında ... gönderildiğini mutabakat mektubunda müvekkili şirket 30.06.2018 tarihi itibarı ile toplamında 2.292.377,89 TL alacaklı olduğunu bu tutara mutabık olup olmadığını müvekkili şirketten bildirilmesini talep ettiğini, ... tarafından gönderilen mutabakat mektubu üzerine TTK 94. Maddesi gereği ...'a .... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ve 19.10.2018 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede müvekkili şirketin ...'dan alacağının şirket kayıtlarında 30.04.2018 tarihi itibarı ile 563.681,00 USD olduğunu bu nedenle gönderilmiş olan mutabakat mektubunda belirlenen 2.292.377,89 TL alacakla tutarı ile mutabık olunmadığını, gerçekte olan alacak tutarının 30.04.2018 tarihli itibarı ile 563.681,00 USD olduğu ihtar edildiğini, Davalı tarafından, cevaben .... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı 22.11.2018 tarihli ihtarnamesinde, söz konusu mutabakat mektubunun sehven, sistemsel sorunlar nedeniyle hataen gönderildiğini ve mektupta yazılı tutar ile bir alacak olamadığını beyanı ettiğini, ...'un 22.11.2018 tarihli noter ihtarnamesini gönderdikten bir gün sonra müvekkili şirkete ikinci mutabakat mektubu gönderdiğini, önceki mutabakat mektubu ile aynı olduğunu, müvekkili şirkete 2.292.377,89 TL alacakla tutarı ile mutabık olup olmadıkları ile ilgili mail dönüşü beklediğini belirttiklerini, ...'un müvekkili şirkete göndermiş olduğu noter ihtarında mutabakatın sehven gönderilmiş olduğu beyanını TTK gereğince kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı şirketin aynı hesap mutabakatını iki defa müvekkili şirkete gönderdiğini, mutabakat mektubundaki yetkili imzasına yada yetkili olup olmadığına dair de bir itirazda bulunmadığını, borcun her iki tarafında defterlerini incelenmesi halinde ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle HMK madde 109 kapsamında alacağı şimdilik 10.000 TL , bakiye kısım için ve kur farkından dolayı fazlaya ilişkin alacak haklarımız saklı tutarak mutabakat mektubunda belirlenen 30.06.2018 tarihi itibari işleyecek ticari temerrüt faiz ile birlikte ...'dan alınıp müvekkili firmaya verilmesi yönünde karar verilmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında alacak iddiasının dayandırıldığı sözleşmeler kapsamında yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın dava noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı firma ... Ltd.Şti 'nin iddia ve taleplerini kabul etmek anlamına gelemediğini her türlü itiraz hakkını saklı tutarak, davanın, TTK ve sair mevzuat hükümlerine göre dava şartı yerine getirilmediğini usulden reddi gerektiğini, söyle ki keyfiyetin 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna 5/A maddesi eklenmiş olduğunu; ilgili maddenin 1. Fıkrasına göre konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, söz konusu davanın da ticari alacaktan doğan bir dava olduğunu dava konusu iddia ve talepler de kabul edilememekle birlikte arabulucuya başvurulmuş olması gerektiğini dava şartı yerine getirilmediğini bu nedenle usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın gerekçesi dava dilekçesinde açıkça anlaşılamadığından alacağın dayanağı ile ilgili taleplerin çelişkili ve belirsiz olduğunu, taleplerin açıklattırılması gerektiğini, talep edilen alacağın neye ilişkin olduğunu belirsiz olduğunu, davanın basit yargılama usulüne tabi olmadığı gibi heyet tarafından görülmesi gereken dava olduğunu, davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, iki farklı sözleşmeye göre verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, bir an için mutabakat mektubuna dayandırılarak varsayıldığında bile alacağının toplam tutarı belli olduğu için kısmi dava açma yoluna gidilemeyeceğini 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunun sehven gönderilmiş olup, hataen gönderilen ve davacı tarafından kabul edilmeyerek itiraz edilen bu mektuba dayalı herhangi bir borçları bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten 563.681 USD 'lik alacağı olduğunu iddia ettiğini ancak bu alacak iddiasına ilişkin hiçbir belge, hesap exceli veya dayanak fatura / makbuz vs. ihtarname ekinde taraflarına iletilmediğini, cevabi ihtarname ile de e-mail mutabakat metnin sehven gönderildiğinin bildirildiğini, davacıya bu miktar tutar üzerinden borçlarının bulunmadığının ihtar edildiğini, davacı tarafça da herhangi bir hesap mutabakatı yapılma gayretine de girilmediğini, 6102 s.y. TTK 18 vd. md. uyarınca tacirler arasındaki bu nevi bildirimlerin noter aracılığıyla, taahhütlü mektup, telgraf veya elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik ortam üzerinden gönderilebileceğinin, gelen e-mailin geçerlilik taşımadığını, sözleşmelere dayalı hakkedişlerin müvekkili tarafından ödemelerinin yapıldığının davacı tarafından ikrar edildiğini, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında gizlilik yükümlülüklerini ihlal etmiş olduğunu, her iki sözleşmedeki teminatın paraya çevrilmesinin hem sözleşmeye hem de hukuka uygun olduğunu, davacıya ait web sitesinde kendisine ait ticari sır niteliğine haiz bilgilerin ,proje bilgi ve detaylarının paylaşıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, davacının müvekkili şirkete ait gizli bilgileri paylaştığının tespit edildiğini, taraflar arasındaki 30.04.2013 tarihli "Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmet sözleşmesi "13.05.2013 tarihinde ise... Hizmet Bakım Sözleşmesini başta gizlilik başlıklı 22 md, 20 md. ve muhalif eylemler ve Her Türlü Yayın Yasağı başlıklı 26. Madde 24. Madde olmak üzere ilgili sözleşme ve mevzuat hükümlerinin ihlal edildiğini, her iki sözleşmenin gizlilik hükümlerinin ihlal edilmiş olması nedeniyle teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, taraflar arasında imzalanan 28.03.2013 tarihli Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmet Sözleşmesi ve ekledi gereğince bir kısım malzeme ve hizmetlere ilişkin geçicy kabul evrakının şirkete sunulmadığını tespit edildiğini, ivedilikle sunulmasının talep edildiğini, eksikliklere ilişkin gerekli düzeltmelerin yapılmadığını, ayrıca 13.05.2013 tarihinde imzalanan... Hizmet Bakım Sözleşmesi eki teknik şartnamenin 20.4 md. uyarınca dokümanların Türkçe olarak sağlanması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, 20.07.1 md uyarınca sistemlerin bakımının 3'er aylık periyodlar halinde yapılması gerekirken geçici kabulden sonra bakım yapılmadığını ve 20.07.4 md uyarınca yazılımda yama, güncelleme ve versiyon artırımlarının 3'er aylık periyodlarda müvekkili şirkete iletilmesi, update /upgrade'lerin ücretsiz yapılması gerektiği halde yapılmadığını, Sözleşmenin 10. md kapsamında yeni versiyonlara ilişkin eğitim verilmediğini, 28.03.2013 tarihli sözleşme uyarına teminat mektubunun davacının müvekkili şirkete herhangi bir borç ve yükümlülüğünün kalmadığı ve kesin kabul onayından sonra 60 gün sonra iade edileceğini, ancak davacı taraf sözleşme hükümlerini yerine getirmediğinden kesin kabulün tamamlanmamış, iade şartlarının oluşmamış olduğunu bildirerek, davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Hizmet Bakım Sözleşmesi örneği, Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi örneği, ... Bankasından düzenlenen 119.580,00 USD ve 444.101,00 USD bedelli teminat mektup örnekleri, teminat mektuplarının nakde çevrildiğine dair swift belge suretleri, davalının gönderdiği 25/09/2018 tarihli mutabakat mektup örneği, mail yazışmaları, .... Noterliğinin 19/10/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname örneği, .... Noterliğinin ... yevmiye nolu 22/11/2018 tarihli ihtarname örneği, .... Noterliğinin ... yevmiye nolu 08/10/2015 tarihli ihtarname örneği, ... 6. Noterliğinin ... yevmiye nolu 14/12/2015 tarihli ihtarname örneği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyandan gönderilen tensip tutanağı, davalıya ilişkin muavin defter kayıt örneklerinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görüldü. Mahkememizin 13/11/2019 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı uyarınca dosya üzerinde 3 kişilik bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 17/06/2021 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; Davalının davacıya 563.681,00 USD borcu bulunduğunun bu borcun varlığı Mahkemece benimsenecek olursa, 30.06.2018 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi (TL cinsi alacak isteminde 3095 sayılı Kanun'un 2. yabancı para cinsinden istemde aynı Kanun'un 4/a maddesi gözetilerek..,) yürütülmesinin de -temerrüdün tekemmül etme hali anına dair takdir yüce Mahkemeye ait olarak- değerlendirilebileceği, öte yandan TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ YÖNÜNDEN, davacının talebinin şimdilik 10.000,00-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görüldü. Bilirkişi raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir 01/07/2020 tarihli dilekçesinin dosyada olduğu görüldü. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir 08/07/2020 tarihli dilekçesinin dosyada olduğu görüldü. Davacı vekilinin 30/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 2.292.377,89 TL'ye ıslah ettiği, ancak ıslah harcı olarak 250.00 TL yatırdığı, harcın eksik olduğu görüldü. Davacı vekilinin ıslah dilekçesinin bir suretinin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin 27/10/2020 tarihli ıslaha karşı beyan ve itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü. Davacı vekilinin mahkememizin 28/10/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında; davayı yatırdığı harca tekabül eden 14.639,00 TL kadar arttırdıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere talep ettiği görüldü. Mahkememizin 28/10/2020 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince davalı vekilinin rapora itiraz dilekçesi doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 11/02/2021 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; Kök raporda yer alan alalizlerin özünün muhafaza edildiğini ifade etmişlerdir. Bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü. Davalı vekilinin bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir 01/03/2021 tarihli dilekçesinin dosyada olduğu görüldü. GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalanmış olan hizmet sözleşmeleri gereği davalı tarafından gönderildiği iddia edilen cari hesap mutabakatına ilişkin alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin ... sayılı 02/07/2021 tarihli gerekçeli kararı ile; "Davalı vekilinin yetki itirazının mahkememizin 10/07/2019 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı ile taraflar arasında iki adet imzalanmış sözleşme bulunduğu, davacı vekilinin beyanlarında taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerin toplamından kaynaklanan cari hesaba ilişkin alacaklarının talep edildiğinin beyan edildiği, sonraki tarihli sözleşmenin İstanbul Mahkemelerini yetkili kıldığı görülmekle; yetki itirazının reddine dair karar verilmiştir. Toplanan delliler, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları uyarınca; taraflar arasında ... Ltd.Şti. arasında 19.02.2013 tarihli Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi ile 13.05.2013 tarihli Hizmet ve Bakım Sözleşmesi (10.04.2013) akdedildiği,ve ilgili sözleşmeler uyarınca davacı tarafından davalıya 119.580,00 USD ve444.101,00 USD tutarında toplam 563.681,00 USD iki adet teminat mektubu verildiği, davalı tarafından teminat mektuplarının 27. 04.2018 ve 30.04.2018 tarihlerinde paraya çevrildiği ve davacı ve davalı kayıtlarında TL karşılıklarının davacı alacağı olarak kayıtlara alınmış olduğu, ve bilirkişi tarafından yapılan mali incelemeler kapsamında davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkide fatura ve karşılığı yapılan ödeme kayıtlarından kaynaklı borç alacak ilişkisi kalmadığı, ancak davacının 2 adet teminat mektubunun davalı tarafından 2018 yılında paraya çevrilmesi sebebiyle kayıtlarda davacının söz konusu teminat mektupları tutarı kadar alacağının oluştuğu, kayıtlarda, mektubun bozdurulmasına sebep herhangi bir ticari evrak kaydı mevcut olmadığı ve davacı tarafından sunulan banka çıktısından 30.04.2018 tarihinde 444.101,00 USD teminat mektubunun ve 27 04.2018 tarihinde 119.580 USD teminat mektubunun ödendiği tespit edilmiştir. ...nin ... firmasına ... nolu cari hesapta 30.06.2018 tarihi itibariyle 2.292.377,89 TL alacak bakiyesi verdiğine, mutabık olup olunmadığının mail yolu ile 25.09.2018 tarihinde bildirildiği, yine ... İletişim tarafından ...ye keşide ettiği ....Noterliği 19.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunda 2.292.377,89 TL alacaklı olunduğunun, mutabık olup olunmadığının sorulduğunu, şirket nezdindeki cari hesaba göre 563.681,00 USD alacak görüldüğünü, mutabık olmadıklarını, şirketin kayıtlarının düzeltmesini ve ivedilikle şirkete ödemenin yapılmasının ihtar edildiği, davalı ...Ş tarafından ise ... İletişim'e keşide ettiği ... 21.Noterliği 22.11.2018 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarname ile, 25.09.2018 tarihli mutabakat mektubunun sehven gönderildiği, herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, 563.661, 00 USD alacak iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, firmalar arası cari hesap mutabakatları, cari hesapların tcplu bir şekilde gönderimi, dip toplamlarının alınması, tüm verilerinin raporlanması ve mutabakat dönüşlerinin yapılması sonrasında ortaya çıktığından, gerektiği takdirde şirketin finans birimlerince ayrıca irtibata geçileceğini, taraflar arasında hesap mutabakatı yapılmadığından, herhangi bir talep hakkının da bulunmadığını bildirerek ihtar ettiği görülmüş olup, somut olayda davalı tarafından davacıya gönderilmiş mutabakat mektubu geçerli olup davalının sehven gönderildiği şeklindeki beyanının tacir sıfatıda gözetildiğinde yerinde olmadığı yine davalı tarafından gizliliğe aykırı davranılması nedeniyle mektupları paraya çevirdiği yönündeki savunmasına yönelik dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu gözetilerek, davaya konu iki adet teminat mektubu tutarı olan 563.681,00 USD tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu ancak davacı tarafından ıslah edilen dava miktarı dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 24.639,00 TL'nin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin ... sayılı 02/07/2021 tarihli kararının davalı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/1703 Esas 2025/1138 karar sayılı ilamı ile " 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak düzenlenen Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca düzenlenen 444.101,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile oluştuğu iddia olunan alacak ile ilgili davada yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK nun 17. Maddesi uyarınca ... Mahkemeleri olduğu gözetilmeksizin hüküm tesis edilmesi hatalı olup, davacı vekilinden 6100 sayılı HMK nun 31. Maddesi uyarınca beyan alınarak her 2 sözleşme uyarınca alacak taleplerinin ve dayanağının ayrıştırılmasının istenilmesi ve 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak düzenlenen Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca düzenlenen teminat mektubunun nakde çevrilmesinden doğan alacak istemine ilişkin taleplerin ayrı esasına kaydı yapılarak yetkisizlik kararı verilmelidir. " gerekçesiyle, mahkememizin ... sayılı 02/07/2021 tarihli kararının kaldırılmasına dair karar verildiği görülmüştür. HMK'nın 6. maddesinin ilk fıkrasında genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Sözleşmeden doğan davalarda yetki, HMK'nın 10.maddede düzenlenmiş ve sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hükmüne yer verilmiştir. Yetki sözleşmesine ise aynı yasanın 17.maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde yer verilmiş, HMK'nın 18/2. maddesinde ise yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması, yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu düzenlenmiştir. HMK'nın 17.maddesi münhasır yetki hükmüdür ancak kesin yetkiyi düzenlememektedir. Yani yetki itirazı süresi içerisinde ileri sürülmediği takdirde mahkemece re'sen nazara alınamayacak, yetkisiz mahkeme yetkili hale gelecektir. HMK'nın "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19. maddesinde; "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmü ile yetki itirazının şekli ve zamanı ile usulüne uygun yetki itirazının bulunmaması halinde mahkemenin yetkili hale geleceği düzenlemiştir. Somut davada, taraflar arasında 19 Şubat 2013 ve 10 Nisan 2013 tarihli 2 sözleşme yapılmıştır. Dava dilekçesinde ve dosyada yer alan tespitlerden davanın taraflar arasındaki 2 sözleşme kapsamında verilen teminat mektubu bedelinin iadesine ilişkin oluştuğu iddia olunan alacağının faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen konuları birbirinden farklı 2 sözleşmede yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkin hükümler yer almakta olup, yukarıda bu husus ile ilgili bilgi verilmiştir. 10 Nisan 2013 tarihli sözleşmenin 33. Maddesinde anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemeleri yetkili kılınmış iken, yine taraflar arasında düzenlenen 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmenin 35. Maddesinde anlaşmazlıkların çözümünde ... mahkemeleri yetkili kılınmıştır . Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/1703 Esas 2025/1138 karar sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen 10 Nisan 2013 tarihli yani sonradan düzenlenen sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmış ise de, bu sözleşmede taraflar arasında düzenlenen ilk sözleşmeye atıf yapılarak sözleşmenin yetkili mahkemeyi düzenleyen hükümlerinin tadil edildiğine dair bilgi yer almadığı, bu nedenle sırf sonradan düzenlenen sözleşmede yer alan hükümlere bakarak yetkili mahkemenin belirlenmesi yoluna gidilemeyeceği, 19 Şubat 2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak düzenlenen Yönetilebilir Kablosuz Erişim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca düzenlenen 444.101,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile oluştuğu iddia olunan alacak ile ilgili davada yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesi uyarınca ... Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla; davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİ İLE MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkili mahkemenin ... ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğuna, 3-Taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-H.M.K.'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılma kararı verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/02/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza