İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/999 E. 2026/380 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/999
Karar No
2026/380
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/999 KARAR NO : 2026/380

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ile davalı arasında ticari işletmeleriyle ilgili olarak "pişmiş döner-et ürünlerinin" satışı konusunda anlaşılmış ve muhtelif tarihlerde teslim edilen ürünlere ilişkin olarak faturalar düzenlenerek davalıya iletildiğini, davalı ..., söz konusu faturaların kendisine ulaşmasına müteakip 8 günlük yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmayarak bahse konu faturaların içeriğinin doğruluğunu kabul ettiğini, ancak süresi içerisinde fatura bedellerini yatırmaktan imtina etmiş ve borçlu temerrüdüne düştüğünü, bu sebeple taraflarınca başlatılan icra takibinde davalı, ---. İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istemiş akabinde takip durduğunu, borçlunun itirazları haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkil arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borçların en geç faturaların düzenlenme tarihlerinden bir ay sonrasında davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ----. İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı dosyasıyla; " 27/05/2025 tarihli ve------numaralı" , "31/05/2025 tarihli ve ----- numaralı" , " 31/05/2025 tarihli ve ----- numaralı", "10/06/2025 tarihli ve ------ numaralı","13/06/2025 tarihli ve ------- numaralı" faturalara dayalı olarak toplam 44.827,64 TL asıl alacak ve her bir fatura için temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek TTK 1530. Maddeye göre faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış; davalı 16/07/2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, söz konusu itirazda; borcun mevcut olmadığından bahisle borca ve ferilerine itirazda bulunulduğunu, ancak davalı tarafça ne müvekkil tarafından düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz edildiğini ne de fatura bedellerinin ödendiğini gösteren bir belge sunulduğunu, müvekkil, ödemeleri zamanında alacağı yönündeki güveninin boşa çıkması sebebiyle ticari hayatta yaşadığı zorluklar sebebiyle davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptaline ilişkindir. ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, müzekkere yazı cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. -----Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.04.2026 tarihli cevabına göre davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, --- 08.01.2026 tarihli cevabına göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından mutlak ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/999, K. 2026/380, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-999-e-2026-380-k-824f3c842c35