İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/994 E. 2025/994 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/994
- Karar No
- 2025/994
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/994 Esas - 2026/85 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/994 Esas KARAR NO : 2026/85 ... DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 24/12/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 06/02/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE: Davacı müvekkiline ait "... m² yüzölçümlü, dubleks konut ve arsa nitelikli taşınmazın 4 nolu bağımsız bölümünün, 21/11/2025 tarihinde davalı ... adına tapu sicilinde satış yoluyla devredilmiş olduğunu, tapu işlemi sırasında taraflar arasında yapılan görüşmelerde davalının, taşınmaz bedelinin tamamını kısa süre içinde ödeyeceğini, ödemeye ilişkin herhangi bir tereddüt bulunmadığını, hatta müvekkile güven telkin edecek şekilde maddi durumunun iyi olduğunu, farklı taşınmaz satışlarından gelecek paralarla ödeme yapacağını beyan etmiş olduğunu, "... parsel" üzerinde bulunan ... m² yüzölçümlü, dubleks konut ve arsa nitelikli taşınmazın ... nolu bağımsız bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, (Harca esas dava değeri: 10.000,00.TL) tedbir talebinin öncelikle bedelsiz olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde ise belirlenecek teminat karşılığında kabul edilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİNİN 26/01/2026 TARİHLİ SUNDUĞU BEYAN DİLEKÇESİNDE: İhtiyati tedbir talebine itirazları ile tedbirin kaldırılması talep ettiklerini. Davacı taraf dava dilekçesinde, taşınmazın “bedelsiz, hileli ve aldatmaya dayalı olarak devredildiğini” ileri sürmüş ise de bu iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamakta olduğunu. Taraflar arasında kurulan ilk anlaşmada işbu taşınmazın 35.000.000(otuzbeşmilyontürklirası) bedelle dava dışı ...'e satılmış ancak dava dışı ... talebi ve davacı tarafın da bu talebi onaylaması neticesinde taşınmaz müvekkil davacı şirket adına kaydedilmiş olduğunu. Bu durumun sebebi ise dava dışı Beytullah BEDİR'in satış tarihi itibariyle müvekkili davacı şirkete borcunun bulunmasından olduğunu. Dava dilekçesinde ileri sürülen “bedel ödenmedi – aldatıldım – hileye uğradım” iddiaları sonradan kurgulanmış ve hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğunu. Taşınmazın satış bedeli dava dışı ... tarafından ödeneceği ve taşınmazın devrinin müvekkili şirkete yapılacağı kararlaştırılmış olup, bu durum yazılı belge ile kararlaştırılmış ve bu yazılı belgede hem davacı şirketin hem de dava dışı ...'ın imzası bulunduğunu. Taşınmazın devredildiği gün olan 21.11.2025 tarihinde, tapu müdürlüğünde, davacı tarafça müvekkilinden Satışın borca mahsuben yapıldığını kabul eden sonradan herhangi bir hak veya alacak iddiasında bulunulmayacağını içeren yazılı belge imzalanarak karşı tarafa teslim edilmesi istenilmiş olduğunu. Müvekkilinine bu belgeyi düzenleyip imzalamış olup davacı tarafa da teslim etmiş olduğunu. Müvekkilinin işbu belgeyi teslim etmeden önce de fotoğrafını çekmiş olduğunu. Söz konusu belgenin fotoğrafı, müvekkilin kullandığı ... marka... telefon kayıtlarında 21 Kasım 2025, 13:17 tarihinde çekilmiş olup, satış günüyle birebir örtüşmekte olduğunu. TBK m.36 kapsamında hileden söz edilebilmesi için; Karşı tarafın bilerek yanıltması, bu yanıltmanın sözleşmenin kurulmasında etkili olması, hilenin ispatlanması gerektiğini, ortada gizlenen bir durum olmadığını, Satış bedelinin banka yoluyla ödeneceği yönünde herhangi bir taahhüt bulunmamakta olduğunu. İşlemin mahiyeti baştan itibaren borca mahsup olarak belirlenmiş olduğunu. Bu nedenle davacının “hile” iddiası soyut, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu. Bir zarar tehlikesi ortaya koyamamış olduğunu. Davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, Taşınmaz üzerine konulmuş / konulacak ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini savunmuştur. Davacı vekilinin uyap üzerinden gönderdiği 05/02/2026 tarihli beyan dilekçesinde; davalı taraf ile sulh olduklarını, sulh protokolünün yazı ekinde gönderildiğini, bu neden ile davadan feragat ettiklerini, feragat nedeni ile sulh anlaşmasına göre karşılıklı olarak herhangi bir vekalet ücreti, yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığını bildirildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hile iddiası ile taşınmaz satışından kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından ibarettir. HMK.nın 310. maddesi uyarınca, feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Anılan yasanın 309/2. maddesine göre de, feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. Feragat, davayı sona erdiren tek taraflı irade beyanı olup, dava açıldıktan sonra davacı vekilinin UYAP üzerinden gönderdiği 05/02/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2)Mahkememizin 30/12/2025 tarihli ara kararı ile dava konusu olan ... m² yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmazın, ...+. tat olan, niteliği dubleks konut bulunan .... Nolu bağımsız bölüm olan yerin tapu kaydı üzerine 30/12/2025 tarihli ... yevmiye ile konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması için DERHAL ... MÜZEKKERE YAZILMASINA, 3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40. TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 116,60. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4) Taraflar feragat sulh sözleşmesinde karşılıklı vekalet ücreti talep etmediklerinden bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda olmak üzere gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/02/2026 ... *E İmza *E imza ** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**